Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

Foto galeri: Jennifer Lopez

Yazan: admin 26 Kasım 2009  
Kategori: Magazin

Böyle canlı yayın kazası görülmedi!

Yazan: admin 26 Kasım 2009  
Kategori: Magazin

mustafa_topaloglu
Mustafa Topaloğlu konuk olduğu programda köylü bir kadına “seni alan kocanın ben a…. s….” dedi!

Uzaylı türkücü lakabı ile tanınan Mustafa Topaloğlu, Show Tv’de Alişan ve Özlem Yıldız’ın sunumu ile ekrana gelen Herşey Dahil programında açıkça küfretti. Canlı yayınlanan programda program sunucuları şaşkına döndü ve program sunuculaırndan Alişan Mustafa Topaloğlu’nun olası başka bir küfürlü sözü engellemek amacıyla ağzını tuttu.

Detaylar geliyor…

KadınMAG

Sarkmış göğüsler için memetoks!

Yazan: admin 26 Kasım 2009  
Kategori: Güzellik, Sağlık

silikongogus1Alındaki ince çizgiler ve şu meşhur kaz ayaklarından kurtulmak için botoks uygulandığını biliyorduk, hatta bildiklerimizden sıkılmaya başlamıştık ki yeni bir haber imdadımıza yetişti: Botoks artık göğüslere de uygulanabiliyor ve sarkmış dekolte bölgesinde çok başarılı sonuçlar veriyor.

Sadece yarım saat süren tedavi özellikle, hamilelik öncesi formuna kavuşmak için bıçak altına yatmaya vakti olmayan genç anneler arasında son derece popüler olmaya başladı.

Doktorlar, İngiltere’de tek seansı 1000 sterlin olan göğüs botoksunun düzenli aralıklarla tekrarlanması yerine kalıcı bir çözüm olan ameliyata kadar uygulanabilecek bir özgüven desteği olarak kullanılmasını tavsiye ediyorlar.

Transform adında bir estetik ameliyat kliniği zinciri sahibi olan Sach Mohan; yeni annelerin ‘Breastox’a (göğüs botoksuna verilen isim bu) yöntemine doğumdan sonra en az üç ay geçmesini beklemelerini öneriyor.
Göğüse yapılan botoks uygulamalarında anestezi için bir krem uygulandıktan sonra, hastanın minör göğüs kasına 12 iğne vuruluyor. Bu kasın ‘donması’ arkadaki diğer kasların güçlenmesine yol açıyor, böylelikle de göğüsleri kaldırmaları için onlara bir destek vermiş oluyor.

Yüzdeki yaşlılık emarelerini yok etmeye yarayan botoksun başka kullanım alanları da var. Aşırı terleme, diş gıcırdatmalarının önlenmesinde kullanılan yöntem son zamanlarda migren tedavisi ve inmenin yol açtığı hasarı azaltmak konusunda da umut vaadediyor!

Marie Claire

Mango 2010 ilkbahar-yaz koleksiyonunu tanıttı

Yazan: admin 25 Kasım 2009  
Kategori: Güncel, Moda

mango-elbise-2
MANGO İlkbahar-Yaz 2010 sezonu için erkek ve kadına yönelik olarak tasarladığı yeni koleksiyonunu 11 Kasım Çarşamba günü Madrid Caja Mágica’da tanıttı.

MANGO Başkanı İsak Andic, İspanyol firmasının önümüzdeki sezon için sunacağı kreasyonları öğrenmek üzere sezonun en gözde etkinliklerinden biri olarak kabul edilen bu defileye gelmiş olan pek çok tanınmış simayı kabul etti.

Firmanın imgesi olan Scarlett Johansson defileye önümüzdeki sezon için MANGO kataloğunda başrol sahibi diğer bir model olan Dree Hemingway ile birlikte katıldı.

Ayrıca cemiyet, sinema, moda, müzik ve televizyon dünyasına mensup olan ve bu önemli moda randevusunu kaçırmak istemeyen pek çok tanınmış simadan bazıları şunlardı: Naty Abascal, Konstantin de Bulgaria ve María Gª de la Rasilla, Alejandra de Rojas, Simoneta Gómez-Acebo, Gómez-Acebo çifti (Fernando ve Mónica), Cari Lapique, Carla Goyanes, Luis Medina, Patricia Medina Abascal, Laura Vecino, Moises de la Renta, Eugenia Martínez de Irujo, Rosa Tous, Ana Rodríguez de Bono, Pepe Barroso ve Mónica Silva, Ana Gamazo de Abelló, Fabiola Toledo, Fiona Ferrer Leoni, Álvaro de Marichalar, Olivia de Borbón, Bruno Senna, Claudia Ortiz Domecq, Carmen March, Maxi Iglesias, Úrsula Corberó, Leticia Dolera, Nerea Garmendia ve Jesús Olmedo, Toni Acosta, María Botto, Mónica Cruz, Yuriria del Valle, Fanny Gautier, Esmeralda Moya, Rubén Ochandiano, Lola Marceli, Alejandra Jiménez, Verónica Sánchez, Vanesa Romero, Amaya Montero, Emilia de Poret, Dover’den Llanos kardeşler, Pignose grubunun üyeleri, Los Vivancos, Sonia Ferrer, Anne Igartiburu, Raquel Sánchez Silva, Ana García Siñeriz, Paula Vázquez, Sara Carbinero, Mª José Besora, Arantxa de Benito, Priscila de Gustín, Mónica Hoyos, Paloma Lago, Mª José Suárez, Raquel Rodríguez, Carla Pereira, Elisabeth Reyes.

Gerçekleştirilen casting’de Jon Kortajarena ile Paola Dominguín ve José Coronado’nun oğlu Nicolás Coronado diğer top model’ler arasında podyumdaki duruşlarıyla göze çarptı.

Defile sonrasında MANGO yine Caja Mágica’da İsveçli şarkıcı Emilia de Poret’in özel olarak performans sunduğu ve tanınmış pek çok simanın katıldığı bir kutlama gerçekleştirdi. Davetliler, bu ayrıcalıklı etkinlik için Six Sense de Caritina Goyanes tarafından özel olarak hazırlanmış olan bir kokteylin tadını çıkarma fırsatını buldu.

MANGO’nun yeni koleksiyonu ile ilgili ne dediler?

Scarlett Johansson
Aktris şunları belirtti: “Bence çekici bir insan kendine güvenen insandır. MANGO ile çalışmaktan çok hoşnutum. Bu onlarla gerçekleştirdiğim ikinci kampanya. Fotoğrafçı Mario Sorrenti kendimi çok rahat hissetmemi sağlıyor; fotoğraf çekimleri çok eğlenceli oluyor. MANGO’yu pek çok ferah ve genç kıyafeti bir arada sunan casual bir firma olarak görüyorum. Olmazsa olmazlarım ise jeans ve tişörtler. Genelde düz ayakkabılar giyerim, çünkü New York’da yaşıyorum ve orada çok yürümek gerekir ama topuklu ayakkabılara da bayılıyorum. Bir sürü ayakkabım var çünkü benim favori aksesuarlarım onlar. Seyahat etmek için, çoğunlukla siyah renkte çok yönlü kıyafetler, ceketler ve botlar yanımda götürürüm. Benim için en önemli olan şey, kendimi rahat ve güvende hissetmem.” Moda ile ilgili olarak ise Scarlett şunları belirtiyor: “Moda trendleri ve tasarımcılarla ilgili olarak güncel bilgilerden haberdar olmak ve yenilikleri, fotoğrafları görmek için moda dergileri okuyorum.”

Projeleri ile ilgili olarak aktris bizlere şunları anlattı: “Projelerim arasında Broadway’de bir tiyatro eseri mevcut, “A view from the bridge”. Çok memnunum ama hala provaları gerçekleştirmekteyiz: telaşlanmama bile fırsat kalmadı. Önümüzdeki 10 yıl boyunca neler yapacağımı bilmiyorum, şimdiden fikir yürütmem zor ama sinemada devam edeceğimi sanıyorum ve sağlığımı muhafaza etmeyi umuyorum. Aktris ve şarkıcı olmama karşın, kendimi her şeyden öte aktris olarak hissediyorum, benim mesleğim bu. En son diskim olan “Break up” profesyonel bir disk olmaktan ziyade arkadaşlar arasında yarattığımız bir çalışma. Arkadaşım olan Pete Yorn ile gerçekleştirdik. İnsanlarla paylaşmayı seviyorum ve umuyorum ki insanlar bunu sevecek”.

Dree Hemingway
Efsanevi Ernest Hemingway’in torununun kızı olan model önümüzdeki sezonun MANGO kataloğu için poz verdi. Dree şunları belirtti: “MANGO ile işbirliği yapmak üzere burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum ve heyecanlıyım. Koleksiyonlarını çok beğeniyorum ve günün herhangi bir saatinde giyebileceğin giysi çeşitliliğine sahipler. Modayı seviyorum ama benim giyinme tarzım oldukça sade. Madrid’i zaten biliyordum ve Barselona’da da bulunmuştum. İspanya’yı çok seviyorum ve burada olduğum zamanlar kendimi keyifli hissediyorum”.

Nicolás Coronado
Paola Dominguín ve José Coronado’nun oğlu olan ve defilede yer alan Nicolás şunları belirtti: “Şu anda İşitsel-Görsel İletişim üzerine yaptığım ve moda dünyası ile bir arada yürüttüğüm kariyerime odaklanmış bulunuyorum. Yavaş yavaş keşfediyorum ve çok hoşuma gidiyor. Sürekli seyahat ediyorum ve yeni insanlar tanıyorum. Bu defileye katılmış olmaktan dolayı da çok mutluyum. MANGO’nun sunduğu giysilerle kendimi iyi hissediyorum çünkü benim kişisel tarzıma oldukça yakın giysileri var, ayrıca bedenleri tam üzerime oturuyor.”

KadınMAG

LOST Uçak korkusuna neden oluyor!

Yazan: Editör: Nurhan Demirel 25 Kasım 2009  
Kategori: Ana Haber, Güncel, Yaşam

editor_nurhan_demirelNurtopu gibi bir korkum daha oldu: Uçak korkusu!

Halbuki eskiden ne çok severdim çift motorlu uçağı. Binmeden önce içimi tatlı bir heyecan alır ve çabucak uçağımın havalanmasını isterdim.

Uçuş sırasında pamuk gibi bulutları hayranlıkla ve merakla izlerdim…
Mutlu olurdum.

Gelecekle ilgili hayaller kurar,
Herşeyin çok daha güzel olmasını umud ederdim.

Şimdiyse durum çok farklı…

Artık uçağa binmeye korkuyorum. Bu durumun nedeni ise bütün sezonlarını bir nefeste izlediğim LOST dizisi. Dizi sayesinde artık uçuş korkusu yaşayan bir insana dönüştüm.

Uçak daha kalkmadan, henüz anonslar yapılırken benim korkular start alıyor…

Acil durumda neler yapmamız gerektiği anlatılırken benim kafamda LOST yeniden senaryolaştırılmaya başlanıyor. Uçak havalanırken paranoyalarım başlıyor….
Ya kalkışta uçağın kuyruğu yere sürterse diye ödüm kopuyor!..
Uçuş sırasında hele bir de pilot türbülans anonsu yaparsa siz beni işte o zaman görün…
Yolunda gitmeyen bir şeyler mi var yoksa?!…
Acaba uçağın motorlarında mı bir sorun var ?
Acaba kuş sürüsüne mi çarptık?..
Ya da iniş takımlarımız açılmıyor?!
Anlaşılacağı üzere kendimi yiyip bitiriyorum.

Bu dizi hayatıma gireli iki sene oluyor. Bir arkadaşım dvd’lerini bilgisayarıma kopyalamıştı ve beni bu dizi ile ilgili uyarmıştı. Yoğun olduğun zamanlarda sakın bu diziyi izleme yoksa işi gücü unut diye beni bir güzel tembihlemişti. Ben de zaten yoğun bir zamanımda değil, hastayken diziyi seyretmeye başladım.
Grip olmuş evde yatıyordum ve açıkçası hastayken yatmak hiç de hazzettiği bir durum değil.
Ne yapayım canım sıkılyor?! Tavuk da değilim ki yatmanın bir faydasını göreyim….
Arada bir iki film seyrediyorum zaman geçiyor. O kadar hasta oldum ki film falan kalmadı evde. Tam da ne seyredeyim derken bir bakmışım ki sıra LOST’a gelmiş…
Bir başladım seyretmeye, duramıyorum. Bir bölüm, iki bölüm, üç bölüm derken… Bir de ne göreyim sezonları devirmeye başlamışım… LOST’taki heyecan, gizem, stres hasta yatağımda sık sık terleyip, terimin soğumasına neden oluyor. Dizinin en bayıldığım karakteri tabii ki Sawyer yani Josh Holloway. Jack de hiç fena değil ama favorim gene de Sawyer. Resmen ağzım açık adamı seyrediyorum. Yüzümde bir de gevşeme, ağzım kulaklarımda…

“Lost”ta bir dizide olması gereken her şey var; yakışıklı erkekler, güzel kızlar, gizem, aşk, entrika, eşsiz manzara, doğa üstü güçler ve insanın içinde söndürülmeyen bir merak ateşi yakan gizem… “Televizyon dünyasının en büyük yapbozu” olarak adlandırılan dizi, her bölümde insanın eline farklı bir parça veriyor. Ama o yapboz parçaları çok nadir bir araya geliyor ya da “parçalar bütünden fazla ediyor”.

Henüz seyretmeyenler için dizi ile ilgili biraz bilgi vereyim. Dizide bir uçak kazası sonrasında bir adada mahsur kalan insanların hikayesi anlatılıyor. Bu insanların hayatı birbiriyle ilintili ve aslında o uçakta olmaları planlı bir eylem. Dizide karakterlerin Oceanic 815 sefer sayılı uçağa binmeden önceki hayatları ve gelecek yaşantılarında nelerle karşılacaklarını izliyoruz ve yaşadıkları şeylerden dizinin gidişatı ile ilgili öngörülerde bulunmaya çalışıyoruz. Nitekim dizi bizi bu noktada yanıltıyor ve hiç de tahmin etmediğimiz olaylar gelişiyor…

Uçak kazasının ardından 48 kişi adada mahsur kalıyor. Yolcuların arasında her türden insan görmek mümkün… Doktor, kanun kaçağı, rock yıldızı, loto zengini ve hamile bir kadın enteresan tiplerden sadece bir kaçı… İlk bölümlerde yolcuların yardım isteme çabalarını izliyoruz. Uçak kazasından kurtulan yolcular büyük bir heyecanla ve ümitle adadan kurtulmayı bekliyorlar. Fakat her geçen dakika ümitsizlikleri katlanarak artmaya başlıyor ve en sonunda adada kendi başlarının çaresine bakmaya karar veriyorlar. Yolcular kaza şokunu atlattıktan sonra ilk iş olarak yolcu sayımı yapılıyor. Yolcu sayımı sırasında aralarında yolcu listesinde olmayan biri olduğu anlaşılıyor ve bu kişinin kim olduğu tespit edilmeye çalışılıyor. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlıyorlar ve tam da bu noktada hikaye başlıyor.

Oceanic 815 in yaptığı kazadan sonra adada yaşayanlardan Benjamin Linus’un talimatıyla yolcuların arasına Ethan isminde bir casus gönderir. Ethan’ın ismi yolcu listesinde yoktur ve bu anlaşıldığı zaman Ethan, hamile olan Claire’i ve rock yıldızı Charlie’yi kaçırIR. Charlie’ i bir ağaca asıp, ölüme terkeder. Claire’i ise Staff istasyonuna götürür. Burada Claire’ e bazı testler yapar. Claire elinden kurtulup kaçtığında ise Ethan onu geri almak için gidip Charlie’yi bularak, her gün yolculardan birini öldürmekle tehdit eder. Bu yüzden Sayid, Jack, Locke, Kate ve Sawyer bir plan yapıp ormana giderler ve Ethan’ı tuzağa düşürürler. Ama Ethan, Charlie tarafından silahla vurularak öldürülür..

Uçak kazasında hayatta kalmayı başarabile yolcular için asıl hayatta kalma savaşı yeni başlar. Uçağın düştüğü ada mistik güçlere sahip, yeri belirlenemeyen ve gizemli bir adadır. Adada yaşayanlar da zaten Dünya’nın adadan haberdar olmasını istemezler.

Yolcular bir süre sonra adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını keşfederler. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır… Anlayacağınız aşk, gizem, mistik güçler, entrika ne ararsanız var bu dizide…

Öyle görünüyor ki LOST yüzünden uçağa binemez hale gelsemde bu diziden vazgeçemeyeceğim…

Düşmek

“Uçak simdi
Düşüyor”
Dedi yanımdaki.
Düşmenin bilmesem
İnmek olduğunu
Azerice’de
Herhalde o saat
Yüregime inerdi.

Ataol Behramoglu

Sevgiler,
Nurhan Demirel

Çocuğunuzu uyutamıyor musunuz?

Yazan: admin 23 Kasım 2009  
Kategori: Bebek & Çocuk, Sağlık

Çocuklarda uyku problemleri
aglayan_cocukYaşamın ilk yıllarında uyku problemleri çok sık görülür. Uykuya dalmakta güçlük, gece yarısı uyanma, kabuslar ve uyurgezerlik sık rastlanan sorunlardır. Amerikan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Özgeneci daha iyi bir uyku için önerilerini paylaştı.

Çocuklar ihtiyaç duydukları uyku süresi ve uykuya dalma süresi açısından farklılık gösterebilir. Ne kadar çabuk uyanıp ne kadar çabuk uykuya dalacağı her çocuk için farklılık gösterebilir. Ebeveynlerin en önemli görevi çocuklarına erken yaşta iyi bir uyku alışkanlığı kazandırmak olmalıdır. Uyku problemlerinin çözülebilir olduğu unutulmamalıdır.

Süt çocukluğu dönemi
Yenidoğan çocuklar düzensiz bir uyku düzenine sahiptir ve bunun olgunlaşması yaklaşık altı ay sürer. Yenidoğan bebekler günde ortalama 16-17 saat uyumalarına rağmen bir kerede ancak 1-2 saat kadar uyurlar. Çocuklar büyüdükçe günlük uyku süresi gittikçe kısalır. Farklı çocukların farklı ihtiyaçları vardır. Altı aylık bir çocuğun bile geceleri kısa bir süre için uyanması normaldir ancak uyanıklık döneminin sadece birkaç dakika sürmesi gerekir.

Bebeğinizin ve dolayısıyla sizin geceleri daha iyi uyumanız için öneriler:

•Bebeğinizi mümkün olduğu kadar sakin ve sessiz tutmaya çalışın. Geceyarısı çocuğunuzu beslemek veya altını değiştirmek gerektiğinde onu çok fazla uyarmayın çok fazla uyandırmayın.

•Çocuğunuzun gündüz çok uzun süre uyumasına izin vermeyin, gün içinde çok uyuyacak olursa gece uyanık olma ihtimali daha fazla olacaktır.

•Bebeğinizin uykusunun geldiğine dair ilk belirtide yatağına yatırın . Bebeğinizin kendi başına uykuya dalmayı öğrenmesi gereklidir. Bebeğiniz uyuyana kadar onu kucaklamak veya sallamak geceyarısı uyandığında da aynı şeyleri yapmanızı gerektirir. Bu da çocuğunuzun uyumayı kendi başına yapabilmesini engeller.

•Bebeğinizi emzikle yatağa koymaktan kaçının. Emzikle uyumaya alışan bebekler de kendi başlarına emziksiz uyumayı öğrenemezler. Emzikler bebeğin emme ihtiyacını gidermek içindir. Uyku için değil. Bebeğiniz emzikle uykuya dalıyorsa yatağa koymadan önce emziği yavaşça çıkarın.

•Dört ila altı aylık bebeğiniz uyandığında müdahalenizi geciktirin. Bebeğinizi kontrol etmeye gitmek için birkaç dakika bekleyin çünkü bebeğiniz belki de birkaç dakika içinde uykuya yeniden dalabilir. Ağlamaya devam ederse gidip kontrol edin ancak ışığı yakmayın, oynamayın, kucaklamayın veya sallamayın. Eğer ağlama devam ederse biraz daha bekleyip tekrar kontrol edin. Kendisini neyin rahatsız edebileceğini kontrol edin. (Aç olabilir, altını ıslatmış olabilir, ateşli olabilir vb.)

•Çocukların uyku pozisyonu ve SIDS (ani beşik ölümü sendromu). Amerikan Pediatri Akademisi sağlıklı çocukların sırtüstü pozisyonda yatırılmasını tavsiye etmektedir. Çünkü son zamanda yapılan çalışmalara göre sağlıklı bir çocuğun uykuda sırtüstü yatmasından doğacak herhangi bir zarar yoktur.

•Çocuğunuzun uyumasına yardımcı olan ilaçlardan kaçının. Zamanla ilaçlar etkisiz hale gelirler ve bebeğinizin gündüz tam uyanık olmasını engelleyebilirler. Etkileri gece ortasında bitebilir ve gece uyanmalarına neden olurlar. Bazı ilaçlar gece korkularına veya diğer uyku bozukluklarına yol açabilir.

Eğer bebek hasta ise bu öneriler ertelenir. İyileştikten sonra uyku düzeninin tekrar oluşturulmasına çalışılır.

Oyun çocukluğu ve okul öncesi dönem
Birçok aile oyun çocuklarının yatağa gitme zamanının günün en zor kısmı olduğunu düşünürler. Bu yaştaki bir çocuk özellikle de kendisinden daha büyük bir kardeşi hala uyanıksa yatağa gitmeye direnç gösterebilir. Oyun ve okul öncesi çocuklarının her gece 10-12 saat uykuya ihtiyaçları vardır.

Öneriler
Çocuğunuz uykuya dalmadan önce sessiz bir dönem geçirmesini sağlayın. Uykudan önce sakin bir rutin geliştirin: masal okuma, şarkı- ninni söyleme, banyo gibi. Bu düzenli rutin bebeğinize uyku zamanının geldiğini hatırlatacaktır. Çalışan anne ve babalar geç saatlerde çocukları ile oynamak isterler. Uykudan önce oynanan aktif oyunlar bebekleri uyarır uykuya dalmalarını güçleştirir.

Değişmeyen bir uyku planı yapın. Sabit bir uyanma saatinin olmasını sağlayın. Uyuma ve uyanma zamanı haftanın yedi günü sabit-aynı olmalıdır. Düzenli uyku ritmini sağlamak açısından uyanma saati uyuma saatinden daha önemlidir. Aynı zamanda çocuğunuzu uyandırmak da onu uyumaya zorlamaktan daha kolaydır.

Çocuğunuzun en sevdiği oyuncağı veya battaniyesini yanına almasına izin verin (güvenli olduğuna emin olmalısınız). Çocuğunuzun rahat olduğundan emin olun. Odanın ısısını kontrol edin elbiseler hareketini engellememeli, uyumadan önce çocuğunuz su içmek isteyebilir, gece lambası açık bırakılabilir, kapı aralık bırakılabilir.

Çocuğunuzun sizle beraber uyumasına izin vermemeye çalışın. Bu onun yalnız başına uykuya dalmasını öğrenmesini zorlaştırır.

Her şikayetinde veya sizi çağırmasında çocuğun odasına gitmeyin. Odanın dışında veya kapısında durarak onunla konuşmaya çalışın.

Sık görülen uyku problemleri:
Kabus görme
Kabuslar genellikle rüyaların yoğun olduğu gecenin ikinci yarısında ortaya çıkan korkunç rüyalardır. Gecede birden fazla olabilir. Kabus sona erdikten sonra çocuğunuz uyanır ve kabusu size anlatabilir. Çocuğunuz ağlayabilir korkulu olabilir fakat sizin yanında olduğunuzun farkındadır. Kabusun ayrıntılarıyla hatırladığı için yeniden uykuya dalması güç olacaktır.

Kabuslarla nasıl başa çıkabilirsiniz?
• Çocuğunuzun yanına olabildiğince çabuk gidin. Ona yanında olduğunuz ve ona hiçbirşeyin zarar vermesine izin vermeyeceğiniz konusunda güven verin. Kendini güvende hissetmesi için küçük bir ışık yakmasına izin verin
• Çocuğunuz eğer çok korkmuşsa onu rahatlatın ve sakinleştirin.
• Kabusların çocuk tarafından gerçek sanıldığını aklınızdan çıkarmayın. Rüyasında neler gördüğünü anlatmasını isteyin.
• Çocuğunuz sakinleştikten sonra tekrar uyuması için onu cesaretlendirin.

Gece korkuları
Gece korkuları kabuslardan daha şiddetli ve korkutucudur. Ancak çok sık görülmez. Genellikle oyun ve okul öncesi çocuklarda görülür. Uykunun en derin dönemlerinde oluşur ve genellikle çocuk uyandırılamaz. Gece korkuları kontrol edilemeyen ağlamalara terlemeye titremeye, hızlı nefes almaya çığlık atmaya tekmelemeye de yol açabilir. Çocuk hiçbir kimsenin kendi yanında olduğunu fark edemeyebilir. Sizi fark edemez ve itebilir. Gece korkuları 45 dakikaya kadar uzayabilir ancak genellikle daha kısa sürer. Çocuk tekrar uykuya dalmış gibi görülür ancak zaten hiç uyanmamıştır. Genellikle stresli ve korkulu dönemlerde daha çok görülür ve çocuk yaşadığı durumu hatırlamaz.

Öneriler
• Böyle bir durumda sakin olmaya çalışın.
• Çocuğunuzu uyandırmaya çalışmayın.
• Kendisine zarar vermemesi için gerekli tedbirleri alın. Yataktan dışarı çıkacak gibi olursa etrafını destekleyin.
• Kısa bir süre sonra tekrar sakin bir şekilde uykuya dalacağını unutmayın.
• Gece korkularının her zaman önemli bir sorunu göstermediğini unutmayın.
• Gece korkuları genellikle okul çağında son bulur, devam ederse doktorunuza danışın.

Uyurgezerlik ve uykuda konuşma
Gece korkularında olduğu gibi uyurgezerlik ve uykuda konuşma da çocuk derin uykuda iken oluşur. Çocuk etrafındakilere cevapsızdır ve genellikle uyandırılamaz. Uyansa bile olayı hatırlamaz genellikle kendi kendilerine yataklarına geri dönerler. Uyurgezerlik ailesel özellik gösterebilir. Büyük çocuklarda aynı gecede birkaç kez tekrarlayabilir. Eğer bu konuda endişeleriniz varsa veya uzun süre devam ederse doktora danışmalısınız.

Öneriler
• Çocuğunuzun kendini yaralamayacağı bir ortam hazırlayın.
• Çocuğun evi terk etmemesi için dış kapıları kilitleyin.
• Merdivenlere engel koyun.
• Uyandırmaya çalışmayın yavaşça yatağına yönlendirin o yatağını bulacaktır.
• Uyurgezerlik ve uykuda konuşma da genellikle çocuğunuz fazla yorulduğunda veya stres altındaysa oluşur. Çocuğunuzun düzenli uyumasını sağlayarak uyurgezerlik ve uykuda konuşmayı engelleyebilirsiniz.

Diş gıcırdatma
Çocuklarda sık görülür, genellikle dişlere için zarar vermez. Sıkıntı ve gerginlik ile ilişkili olabilir. kısa bir süre içinde kaybolur. Bununla birlikte yeni bir stresli durumda tekrar ortaya çıkabilir.

Çocuğunuzun uyku problemleri ile başa çıkmak zorlayıcı olabilir. Çocuğunuz sizi bütün gece uyanık tuttuğu zaman altüst olmanız kaçınılmazdır. Anlayışlı olmaya çalışın. Bazen özellikle de boşanma, yeni kardeş, okul problemleri gibi stresli bir dönemde ebeveynlerin verdiği olumsuz tepkiler problemleri daha da kötüleştirebilir.

Eğer problem devam ediyorsa çocuğunuzun uyumasına engel olan fiziksel veya duygusal bir neden olabilir. Yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız bir uyku günlüğü tutun ve doktorunuzla sorunları tartışın. Çoğu uyku problemlerinin sık görüldüğünü zamanın ve doktorunuzun yardımı ile üstesinden gelebileceğinizi unutmayın.

Dr. Arzu Özgeneci
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

KadınMAG

Kadınlar dikkat! Kimyasallar sağlık bozuyor

Yazan: admin 23 Kasım 2009  
Kategori: Sağlık

bionsen_deodorantBionsen adlı bir deodorant markasının yaptığı araştırmaya göre kadınlar allıktan deodoranta birçok şekilde 515 kimyasala maruz kalıyor…
Konu güzellik malzemeleri olunca birçok kadın kendisinden geçiyor. Fakat yeni yapılan bir araştırma bu ürünlerin içerdiği kimyasalların sağlığımızı tehdit ettiğini ve birçok hasara yol açtığını ortaya koydu.

Deodorart firması Bionsen’in yaptığı araştırma, ortalama bir kadının vücudunun günlük makyaj ve bakım ürünleri vasıtasıyla 515 farklı sentetik kimyasala maruz kaldığını ortaya koydu.

Alerjiden, hormonel bozukluklara; doğurganlık sorunundan cilt hassasiyetine kadar birçok soruna yol açan bu kimyasalların bazıları ev temizleme ürünlerinde de kullanılıyor.

Mesela kozmetik dünyasında saç jeli, şampuan ve vücut losyonu gibi birçok üründe kullanılan paraben son zamanlarda göğüs kanserine yol açtığı iddiasıyla bir sürü tartışmanın konusu olmuştu.

Kaynak: Ntvmsnbc

Video: Vajina estetiği

Yazan: admin 23 Kasım 2009  
Kategori: Video


Op. Dr. Dilek Avşar Vajina Estetiği, Daraltma, Himenoplasti Kızlık Zarı Dikimi @ Yahoo! Video

Mide Hastalıkları ve Tedavisi

Yazan: admin 23 Kasım 2009  
Kategori: Sağlık

cinsel_hastalik_kadin_sexNedeni kimi zaman gastrit ve ülser, kimi zaman da günlük yaşamın stresi ve beklentileri… Yaygın görülen bu hastalığı adı dispepsi

Toplumda her iki kişiden birinin kötü sindirim problemi var. Bu durum, kimi zaman bir hastalığın belirtisi, bazen de koşullara bağlı olarak ortaya çıkıyor. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroentroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Levent Erdem, mutsuzluk ve aşırı beklentinin de sindirim sorunlarına yol açtığını belirtiyor.

Dispepsi nedir?

Kelime anlamı olarak kötü sindirim demektir dispepsi. Günlük hayatta çoğu insanda karşılaştığımız şişkinlik, gaz, dolgunluk, yanma ve ekşime sorunları vardır. Eskiden bunlara ek olarak ağza acı su gelmesi de eklenirdi. Bu saydığımız şikâyetleri neredeyse her iki kişiden biri yaşıyor. Önemli olan dispepsinin organik bir nedene mi bağlı yoksa fonksiyonel mi olduğunu bilebilmek. Eğer bir hastalığa bağlıysa o zaman geniş bir yelpazeden söz etmek gerekir. Mide mukozasının iltihaplanması, ülser, aspirin ve romatizmal hastalıklara yönelik ilaçların kullanımı sonucu dispepsi oluşabilir. Belli bir yaşın üzerinde kullanılan ilaçlar erozyon dediğimiz sonuçlara yol açıyor. Diyelim ki kişinin eklem ağrıları var ve bir yakınının tavsiyesiyle ağrı kesici ilaçlar kullanıyor. Bunlar sindirim sistemi şikâyetine yol açıyor. Dispepsisi olanlar bu ilaçları kullanırken iyi düşünmeli. Çünkü hem ülsere yol açıyor hem de ülseri olanlarda kanama veya yara yapıyor. Bir insanın hikâyesinde ülser, kanama varsa bu tip ilaçları basit ağrılar için kullanmamalı. Bunun yerine parasetamol tarzı olanlar tercih edilebilir. İlaçlar alınmak zorundaysa mideyi koruyan ilaçlarla birlikte kullanılmalı. Çünkü bunlar hayati tehlikeye yol açan kanamalara dahi varabiliyor.

Dispepsi nedeni ülser olabilir mi?
Gastrit olabilir ancak bir de erozyonlu gastrit var. Erozyonlu gastritin en önemli nedenlerinden biri ilaçlardır ve bunlar ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Dispepsinin nedeni ülser de olabilir. Kişide ülser, ailesinde mide kanseri varsa ve sindirim sistemi şikâyetleri defalarca yapılan tedaviye yanıt vermiyorsa ‘helikabakter pilori’ye yönelik tedavi yapılmalı.

Dispepsinin kökeninde kanser olması ihtimali de var mı?

Ülser, gastrit ve erozyon dışında neden kanser de olabilir. Bir kişi bize sadece dispepsi şikâyetiyle gelebilir ama tetkiklerde kanser olduğu ortaya çıkabilir. Mide kanserinde amaç erken yakalamaktır. Dispepsinin mide iltihabından kansere kadar nedenleri olabilir. Bir de madalyonun öbür tarafı var. Dispepsinin altında hiçbir hastalık olmayabilir ve kişi bazı şikâyetler yaşayabilir. Bu, toplumumuzda yaygın bir sorun. İnsanların günlük yaşamdaki stresleri, beklentileri, yaşamdaki mutsuzluklar bu şikâyetleri artırıyor. Kişi sanki bir ülser veya gastrit hastası gibi şikâyetler hissedebiliyor. Bu şikâyetleri kendi içinde şöyle ayırıyoruz: Hastalık olmamasına rağmen ülser tipi fonksiyonel dispepsi ve çalışma düzeninin bozulmasına yönelik dispepsi. Günlük yaşamdaki stresler nedeniyle sindirim sisteminde de bozulmalar olabiliyor. Örneğin kişi işini kaybedince şikâyetler başlar. Son yıllarda özellikle bankacılık sektöründe yaşanan sorunlar ve işsizlik nedeniyle hasta sayımız arttı.

Dispepsi şikâyetleri açken mi yoksa tokken mi olur?

Değişir. Ülserlerde, örneğin onikiparmak bağırsağı ülserinde açken olabilir, mide ülserinde tokken olabilir.

Dispepsi nasıl teşhis ediliyor?

Gastroentrologlar olarak önce dispepsi organik mi yoksa fonksiyonel mi onu anlamaya çalışırız. Genç yaşlarda görülen dispepsinin fonksiyonel olduğunu tahmin etmek zor değil. Ancak 40-45 yaş üstündekilerde sadece fiziki muayeneyle sorunun fonksiyonel olduğunu söylemek hataya yol açabilir. 40-45 yaş üstünde bizim ‘alarm belirtileri’ dediğimiz kilo kaybından, yutma güçlüğünden bahsediliyorsa ve midedeki şikâyetleri her türlü tedaviye rağmen geçmiyorsa, gece uykudan uyandıran ağrı varsa buna dikkat edilmeli. Bir mide ağrısı kişiyi uykusundan kaldırıyorsa bunun fonksiyonel olma ihtimali hemen hemen yoktur. Mutlaka altında bir problem vardır. Bu kişilere mutlaka endoskopi yapılmalı.

Hastalar hangi aşamada size gelir?
İnsanlar gastroentrolojiyi tanımıyor ve önce cerrahiye gidiyor. Gecikmiş bir mide kanserini gördüğümüz zaman hastalar bu dalı bilmediklerini söylüyor.

Dispepsinin tedavisi zor mu?
Eğer hastalığın nedeni organikse yani ülser, gastrit gibi bir nedenden kaynaklanıyorsa tedavi bu hastalıklara yöneliktir. Fonksiyonelse, şikâyetlere yönelik, asit azaltıcı, şişkinliği önleyici tedbirler alınır. Gerektiğinde psikiyatriden de yardım istenebilir. Kişinin spora yönelmesi, yoga faaliyetleri faydalıdır. Diyet alışkanlıkları değiştirilmeli. Sabah kahvaltısı yapmak, ara öğünleri almak, birdenbire aşırı yemek yememek önemli.

Yemek sonrası yorgunluğun nedeni mide fıtığı olabilir.

Mide fıtığı nedir?
Mide içinin bir kısmının yemek borusuna doğru kaçmasıdır. Kayma, yuvarlanma biçiminde türleri olabilir. Mide fıtığı nadiren de olsa doğuştan görülebilir. Mide fıtığı olanların bir kısmı reflüdür. Türk toplumunda yapılan çalışmalarda yüzde 16-20 gibi bulundu reflü. Fıtığın ne kadar görüldüğü konusunda kesin bilgi yok.
Üç santimi geçen büyük reflülerde fıtık da olabiliyor.

Mide neden yukarı doğru kaçar?
Değişik nedenleri var. Mide, kaslardan, damarlardan oluşmuş anatomik bir yapıdır. Bu yapıda bir gevşeklik, yetersizlik olması nedeniyle yemek borusuna kaçış olabiliyor. Bunun tek bir nedeni yok. Yapısal, hormonal, sinirsel veya travmaya bağlı oluşabilir. Çok nadir olarak fıtıklara travma da yol açıyor. Göğsün alt kısmına çarpma, ezilme, delici, basıcı silahlarla yaralanma neden olabilir.

Fıtık belirti verir mi?
Çoğu belirtisizdir. Tesadüfen başka şikâyetlerle doktora gidildiğinde fıtık keşfedilebilir. Bazen yemekten sonra rahatsızlık, bitkinlik, kaynama, yanma gibi şikâyetlere yol açabilir. Çok seyrek olarak yutma güçlüğü görülebilir. Yemek borusunun alt kısmında lokmanın takılması gibidir bu. Eğer hastada reflü varsa reflü şikâyetleriyle birlikte görülür. Ameliyat şansı yönünden reflü hastasında fıtık da varsa laparaskopik ameliyattan fayda görmesi azalır.

Mide fıtığında risk faktörleri nelerdir?
Fıtık için risk faktörü söylenemez ama genellikle 50 yaşın üzerinde görüldüğünü biliyoruz. Kas dediğimiz yapıların yıpranması, kadınlarda biraz daha çok. Doğurma faktörü bunda etkili. Kronik öksürükle birlikte öğürme ve kusmaların da rolü var. Yapıyı yıpratacak olaylar, yani yaş, gebelikler, şişmanlık, ani zayıflama veya düzensiz şişmanlama ve zayıflama da hastalıkta rol oynuyor.

Ağrı hissedilir mi?
Eğer fıtık reflüyle beraber yemek borusunda iltihap yapmışsa ağrı olur. Ağrı hissedilen fıtıkların büyük çoğunluğunda reflüye bağlı yemek borusu iltihabı vardır.

Fıtık tanısı nasıl konur?
Endoskopik tetkikler dışında daha eski bir yöntem olan ama hâlâ uygulanan ‘baryumlu grafiler’ de tanı koymada bize yardımcı oluyor.

Fıtık da reflü gibi mi tedavi ediliyor?
Tek başına fıtık çoğu zaman belirti bile vermiyor ya da günlük yaşamda hepimizin rastladığı sindirime ait şikâyetler; yani dolgunluk, geğirti gibi çok belirgin olmayan yakınmalara yol açıyor. Eğer hastalık reflüyle beraberse tedavi gerektirir.

O zaman reflüde geçerli olan tedaviler uygulanır. Fıtıkların bazı tipleri vardır; en sık görülen kayan tiptir ki burada mide yukarıya doğru kayar ve yemek borusu bileşkesinin üstüne çıkar. Bunlarda çoğu zaman
cerrahi gerekmez. Ama döner tip dediğimiz ve az görülen şeklinde büyüme eğilimi vardır.

Sigara içmek riskli
Tedavide günlük, şikâyetleri azaltıcı rutin şeyler yapılabilir. Şişman, çok sigara içen, safra taşları olan, mideyle onikiparmak bağırsağı arasındaki kanalı dar olanlarda fıtık riski vardır. Bazen fıtık tek başına şikâyet yaratmaz. Ama beraberinde bu hastalıklar varsa sorun oluşturur.
Örneğin şişman bir kişide sorun yaratırken şişman olmayan birinde şikâyete neden olmaz.

Kaynak: Radikal - Arşiv

Video: Mide ülseri hastaları nasıl beslenmeli?

Yazan: admin 23 Kasım 2009  
Kategori: Video

Sonraki sayfa »