Boğazda eğlenceye kısıtlama geliyor!

Bu yazıyı dışarıdan gelen ve kulağımda güm güm diye patlayan davul sesleri ile yazıyorum. Aslında tüm gün bu yazıyı eğlence tarafında bir bakış açısıyla kurgulamış ve pek çok işletmeci ile konuşmuştum. Yazının rengi adeta kulağımın içinde çalan davul sesleriyle değişti. Davulun sesi dışarıdan hoş geliyor ama dibinde tam da uyuyacağın saatte bu denli gürültünün olmasını bu bünye kaldırmıyor açıkçası. O yüzden bu konuda her iki tarafın insanların birbirini rahatsız etmeyecekleri bir çözüm noktasında uzlaşmaları gerektiğini düşünüyorum.

Gürültü yasağı aslında zannedildiği gibi sadece boğazda bulunan 3-5 mekanla sınırlı değil. Bu yasak düğün ve ezanları da kapsıyor. Yani anlayacağınız her önüne gelen istediği gibi zil takıp oynayamayacak. Zaten bu başı boşluğa bir düzenleme getirilmesi gerekiyordu. Hatta geç bile kalındı. Boğazdaki işletmeler ne kadar itiraz etseler de kendilerinin ve tur teknelerin müzikleri birleştiğinde ortaya dayanılmaz bir gürültü kirliliği çıkıyor. Bir de bu kirliliğe hafta sonu iptal olan köprü ve boğaz hattı trafiğinin gürültüsünü koyarsanız doğru düzgün kapsamlı bir çalışma yapılması aslında oldukça faydalı olur diye düşünüyorum. Ayrıca boğaz hattının tek sorunu gürültü yasağı değil. Çok ciddi bir trafik sorunu ve park problemi var. Bu konuyla ilgili de düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bırakın gürültüyü, haftasonu zaten boğazdaki restoranlara ulaşmak neredeyse imkansız. En son denememizde   sinir sahibi olmuş ve zaten park yeri bulamadığımız için eve dönme kararı almıştık. Eve dönebilmememiz de mucize olmuştu o gece zaten. Köprülerin trafiği ve boğaz hattının bitmeyen gürültüsü eğlence hevesimizin üzerine tuz biber ekmişti.

Hatırlıyorum da tıpkı sigara yasağı gibi gürültü yasağı mevzu bahsi olduğunda  herkes kıyameti kopardı. Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun “ses kirliliği” nedeniyle sahildeki eğlence yerlerinde “23.59′da ses kapatılmazsa biz de mekanları kapatacağız” değerlendirmesi üzerine tüm eğlenceseverler, medya ve mekanların bağlı olduğu meslek birliği ayağa kalktı. Bugün konu ile ilgili mekan işletmecilerini aradım ama kendileri ser veriyor bu konuda sır vermiyor. Adeta ağız birliği etmişler. Açıkçası hiç bağlı olduğu meslek birliğine bu kadar sadık bir kitle görmemiştim. Bütün bu kulüp ve restoranlar aslında Turizm, Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) in üyesi. Dernek bugün bu yasakla ilgili bir açıklama yayınladı. Açıklamada dernek konu ile ilgili görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı. Dernek, gerekli önlemlerin alındığını ve boğazda yasağa gerek olmadığını savunuyor.

Derneğin yaptığı yazılı açıklamada: ” Bilindiği gibi söz konusu boğaz hattındaki işletmeler 2010 yaz sezonunun Haziran ayı başında gürültü yönetmeliğinin ilgili maddesine uymadıkları gerekçesiyle 3’er gün süre ile (uyarı cezası almadan) kapatma cezasına maaruz kalmışlardır. Söz konusu mekanlar kapılarını açtıkları tarihden itibaren işyeri ruhsatlarındaki çalışma saatleri içerisinde gürültü yönetmeliğinin müsaade ettiği sınırlar çerçevesinde faaliyetlerine devam etmişlerdir. Bu süreç içerisinde işletmeler misafirlerini ağırlamış, eğlendirmiş ve çevreye de herhangi bir rahatsızlık vermemişlerdir. Yine aynı dönem içerisinde denetlemelerini yoğunlaştırmış olan Çevre Bakanlığı’na bağlı il çevre müdürlüğü denetim ekipleri yasalara aykırı bir durum tespit etmemiş ve nitekim herhangi bir yaptırım uygulamamıştır. (Kesilmiş herhangi bir ceza bulunmamaktadır ve ayrıca denetlemelerden memnun olunduğu dile getirilmektedir” deniyor.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu gürültü yasağı konusunda oldukça kararlı. Hatta gürültüyle mücadele için gürültü haritaları ve harita sonuçlarına göre eylem planlarının hazırlanması için İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışmalara başladı bile…

Konuyla ilgili şehrin ve eğlencenin nabznı tutan  URBAN BUG dergisinin kurucu ortağı Can Tayfun ile konuştum. Tayfun, “Müzik kapanış saatinin  23.59 olarak belirlenmesinin çok erken olduğu, bu yasağın sektöre bomba etkisi yapacağı, servis ve turizm sektörüyle ilgili kararların çok ama çok iyi düşünülerek eğil kişiler tarafından verilmesi gerektiğini” belirtti ve sözlerine şöyle devam etti:

“Zaten ekonominin durumu ortada. Zaten turizmin durumu ortada. Bunlara çözüm bulmakla uğraşacaklarına, daha önemli konular için çaba göstersinler. Sadece arap turistlere hizmet eden bir servis sektörü istemiyoruz. Yapılan uygulamalar Kültür Başkenti ilan edilen bir şehirle örtüşmüyor. Böyle önemli bir tanıtım fırsatı nasıl mundar olur? Bu yasakta da sigara yasağı gibi geri adım atarlarsa gülünç duruma düşecekleri kanısındayım. Çözümün daha mantıklı bir öngörüyle gerçekleşmesini diliyorum. Ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ayrılması veya servis sektörü ile ilgili kararların daha eğil kişilerce örneğin turizm bakanlığı tarafından verilmesi gerekir diye düşünüyorum.” dedi.

Gürültü yasağı ile ilgili son gelişmeleri sizlerle paylaştım. Yasağın kapsamını önümüzdeki günlerde yaşayıp göreceğiz.

Sevgiler,

Nurhan
Yazıyı bitirene kadar davul sesinden dolayı geçici olarak işitme kabiliyetini yitirmiş insan.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.