Kıyamet Kehanetleri
İnsanlık var olalı beri başı kıyamet kehanetlerinden kurtulmamış… Devir ne vakit olursa olsun hep geleceğe dair bir yok oluş senaryosu gizliden gizliye insanları sarmalamış. Yaşım itibarıyla benim favorim de, pek tabii, 2012 kıyameti… Nınını… Nı..nı..nı…
Fısıltı gazetesinden kulağıma çalınan bu senaryoyu ilk kez, birkaç yıl önce duydum. Beni derinden sarstı mı? Sarstı… Sadece sanal âlemde okuduklarımla yetinmeyip, Zecharia Sitchin’in “12. Gezegen” adlı kitabına, en ince ayrıntısına kadar süzüldüm ve işte Nefilim’ler ve Marduk’la tehlikeli yakınlaşmam böyle başladı.
DEV GEZEGEN MARDUK
Söylentinin dayanağı Mayalar; her ne kadar onlar kabul etmese de, Maya takviminin 2012’de sona ermesi, birçok insanı o yıl dünyanın sonunun geleceğini düşünmeye itti. 2012’de tüm gezegenlerin aynı hizaya gelecek olması da soru işaretlerini güçlendiriyordu. Nı..nı..nı…
Ama asıl kaynak Sümerler… Sümer kaynaklarından ilham alan kimi araştırmacılar -ki Sitchin onlardan biri- astronomide çok gelişen, Uranüs, Neptün ve Plüton’u taa o zamanlarda keşfeden bu uygarlığın kaynaklarına dayanarak, varlığı henüz kanıtlanamayan bir gezegene, Marduk’a doğru yol alıyor.
Özetle kehanet şöyle: Marduk, her 3 bin 600 yılda bir güneşin yörüngesine girerek dünyanın yakınından geçiyor. Ama öylesine büyük ve çekim kuvveti öylesine güçlü ki, dünyayı teğet geçip gitmiyor, yeryüzünde şiddetli sarsıntılara neden oluyor. O yaklaşmaya başladığında dünyada depremler kaydediliyor. Yaklaştıkça sarsıntıların şiddeti artıyor. Ve en yakın mesafede dünya beşik gibi sallanıyor. Nı..nı..nı…
Araştırmacılar, 2012’den -yani Maya takviminin sonu- 3 bin 600 yıl geri giderek yeryüzünde neler olduğuna bakıyor ve Nuh Tufanı gibi yeryüzünde uygarlıkları bitiren, nesilleri tüketen facialarla karşılaştıklarını iddia ediyor. Veeee 2012’de de benzer bir felaketle dünyanın yerle bir olacağını…
HEPİMİZ ÖLECEK MİYİZ?
Kehanet bu sorunun yanıtını şöyle veriyor: Hayır, hayır ölmeyeceğiz… Ama büyük bir kısmımız yok olacak! Kalanlar için de yeni bir hayat başlayacak. Çünkü bu efsanenin izini süren avcılara göre, dünyada her 3 bin 600 yılda bir başlayan dönem -yaşanan felaketlerin ardından yani- aslında aydınlanma devrini tetikliyor. İnsanoğlu kafasına saksı düşmüş misali bir anda hızla yol alıyor, buluşlar peş peşe birbirini kovalıyor, çok gelişmiş bir uygarlık doğuyor… Çünkü…
Çünkü Marduk’un gelişmiş ırkı Nefilimler dünyaya geliyor ve insanoğlunun elinden tutuyor… 2012’deki olası büyük felaketin ardından hâlâ yaşıyorsanız eğer, kimi kâhinlere göre, bambaşka bir boyuta geçeceksiniz: Mesela bilinçaltı iletişim başlayacak, mesela vücudunuz kendi kendini onaracak… mış…
CİVCİVLERİN KARNI TOK!
“Ufak at da civcivler yesin” diyorsanız ben de sizdenim ama, daha diyeceklerim de bitmedi… Daha fenası şu ki; aslında dünyada 3 bin 600 yıl geçtiğinde, güneş sisteminde daha geniş bir daire çizen Marduk, sadece 1 yılı geride bırakmış oluyor. Yani bizden zeki olmalarının yanı sıra, daha uzun yaşayan bir ırk var karşımızda ve aslında onlar her yıl dünyaya bir kez uğruyor! “Uy, çok korkutucu” diyenlere son bir not: Sitchin’in kitabı 1976’da yazdığını söylemiş miydim?!

Şekil 60: 12. Gezegen’de görebileceğiniz resimlerden biri bu… Sümer ve Akkad metinleri tanrıların göklere çıkabildiğini, hatta bunun için bazı araçlar kullanıldığını anlatan bölümlerle dolu. Sitchin hem bu verilere işaret ediyor hem de resimde gördüğünüz heykelin 1934’te bir kazı sırasında bulunduğunu belirterek, bu tanrıçanın aslında bir astronot olduğunu anlatıyor.
AĞRI DAĞI’NIN SIRRI
Sitchin 12. Gezegen’de Ağrı Dağı’nı da yazmış: Nefilimlerin dünyaya inişte kullandıkları ana üs olarak… Ona göre dünyaya ilk kez buz çağında, yeryüzündeki madenleri almak için inen bu üstün ırk, ikiz zirveli Ağrı’yı hizalayarak yeryüzüne inmeyi tercih ediyordu. Civarda yaşayanları korkutmak istemem ama durum bu… “Bir Türk dünyaya bedel sözünü” elbirliğiyle değiştirmeyi öneriyorum: “Ey Türk, durma az öteye süzül”!
Şekil 61: Bazı tanrılar da tapınaklarda böyle tasvir edilmiş. Pilot gözlükleri şahane!
NUH TUFANI KİMİN ESERİ, TANRI’NIN MI?
Ve tabii Nuh Tufanı… Sabredip de buraya kadar geldiyseniz anlatayım: 12. Gezegen’e göre Nefilimler, yeryüzünde madenlerde çalışsınlar diye yarattıkları insanoğluna bir süre sonra âşık olmaya başlıyor. Bu durum ve dünyayı paylaşma sıkıntısı Nefilimleri ikiye ayırıyor: insanları sevenler, sevmeyenler. İki grup arasında şiddetli çatışmalar çıkıyor. Ve büyük Tanrı, Marduk’un yaklaşıp, dünyayı tekrar yerle bir edebileceğini bile bile tüm Nefilimleri yeryüzünden uzay mekiklerine çekiyor ve kıyameti izlemeye koyuluyor. Ancak Tanrı’lardan biri insanların tamamen yok olacağı fikrine dayanamıyor ve bir insan seçiyor, ona da tüm türlerden birer eş seçmesini emrediyor. Sonra da onları yaptığı denizaltına koyarak dünya yerle bir olurken, denizin altında yaşamalarını sağlıyor. Sitchin’in savı bu… Uçuk mu?
Fotoğraflar: Mustafa Alkaç
© KadınMAG
YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.






