Ruh sağlığımız beslenmemizi nasıl etkiliyor?
© KadınMAG – Sağlık ruhen bedenen ve sosyal yönden tam bir iyilik halini tanımlar. Kısacası fiziksel ve ruhsal yönden iyi olmak sağlıklı olmak demektir. Fiziksel olarak sağlıksız bir kişinin ruh sağlığı da bundan etkilenir, yine aynı şekilde ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerin de fiziksel olarak sağlığı etkilenmektedir. KadınMAG yazarı Diyetisyen Aysen Arıcan yazdı…
Sağlıklı olmanın en önemli şartlarından birisi de sağlıklı beslenmedir. Ruh sağlığımızın durumu beslenme ihtiyaçlarımızı, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirebilir. Bu durum çoğu zaman sağlığın bozulmasına yol açar. Örneğin depresyonda olan bir kişinin daha fazla yeme isteği duyduğu ve obesiteye varan kilo artışının gözlendiği birçok araştırmada gösterilmiştir. Yine yetersiz ve dengesiz beslenenlerde B grubu vitaminlerinin eksikliği ve buna bağlı olarak da zihinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir.
Sinirlenince, üzülünce, mutlu olunca, öfkelenince kısaca ruh hali değişikleri yaşadığınızda daha az ya da daha çok yemek yeme eğilimine giriyorsanız ruh sağlığının beslenmeye etkisinin ne denli kuvvetli olduğunu anlarsınız.
Ruh hali değişikliğinde vücutta bulunan adrenalin, noradrenalin gibi bazı hormonlar, bazı vücut kimyasalları artar ya da azalır. Bu durum iştahı kontrol eden mekanizmaları da etkiler.
Ruhsal durumumuz genelde açlık ve tokluk sinyalleri olarak bize işaret verir. En çok da duygusal açlık dışavurumu yemek yeme olan ve mutlaka düzeltilmesi gerekli olan bir durumdur. Bu konuyu açmadan önce neden açız? Neye açız? gibi soruları yanıtlayalım ve çözüm geliştirelim.
2- Neden ve neye açsınız?
Beslenme karın doyurmak değildir. Beslenme vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral ve suyun yeterince alınması demektir. Kısaca bu yazıyı okurken aç olduğunuzu söylemek mümkün. Nasıl mı? Bugün yeterince kalsiyum aldınız mı? Yeterince omega 3 yağlar tükettiniz mi? cevabınız hayır ise karnınız aç olmasa bile siz açsınız.
Açlığı önlemek için;
Açlığın nedenini araştırın: Açlık sosyal, duygusal ya da fiziksel olarak gelişebilir. Üç durumda da kişi fazla yemek ister. Çünkü yemek yemek ağız dolusu beslenmek tokluk uyarısının verilmesine yardımcı olur. Ancak açlık kaynağı ne ise bu yönde bir doyurulma gerçekleşmelidir. Duygusal açıdan aç birisi sevgi ihtiyacını karşılarsa fazla yemesinin önüne geçebilir. Sosyal açıdan aç bir kimse muhtemelen devamlı diyet yaparak kendini herkesten soyutlamış, yedikleri yemeklerden yememiştir. Oysa küçük püf noktalara dikkat ederek herkesin yediği yemeklerden daha lçülü ve dikkatli olmak şartıyla tüketebilir.
Çeşitli beslenin: Her gün aynı tür yiyecekler tüketmekten kaçının. Bugün ıspanak yiyorsanız yarın karnabahar tüketin. Bugün dana eti yediyseniz yarın balık tüketin. Böylece doğada bulunan 50 den fazla besin öğesini çeşitli beslenerek yeterince almış olursunuz.
Küçük ama sık öğünler tüketin: 2-3 saat aralıklarla az ama sık beslenmek başta karnınızın acıkmasını önler. İhtiyacımız olan enerji ve besin öğelerinin az az tüketilmesi metabolizmanın daha iyi çalışmasına olanak verir. Sindirim ve emilim fonksiyonları daha etkin olarak çalışır.
Temel besin gruplarının her birinden her öğünde tüketin: Et grubu, süt grubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu yiyecekler temel besin gruplarını oluşturur. Bir öğünde her besin grubundan en az bir porsiyon tüketmek metabolik açlığı giderir. Kısaca tok kalmanıza yardımcı olur.
Can sıkıntısı- sinirlilik hali-üzüntüler sizi buzdolabının önüne götürüyorsa dikkat edin!
Şişmanlık yani obezite çağımızın önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. 10 yılı aşkın süren meslek yaşamımda deneyimlerime dayanarak şişmanlığın ruhsal ve duygusal kökenli nedenlerle yüzde yüz arttığını söyleyebilirim.
İşinde ve özel hayatında mutlu olan, duygusal ve sosyal doyumu yüksek kişilerin kilo ve benzer psikosomatik sorunları olmadığını gözlemliyorum. Oysa hayatı “mış gibi” yaşayan, mutlu olduğunu zanneden, doyumsuzluklarını yiyerek tatmin etmeye çalışan ve bunun farkında bile olmayan obez insanların sayısı gittikçe artıyor.
Beslenmenin ruhsal boyutu buraya yazmakla bitmez. İnsanlar sevinince, üzülünce, sinirlenince yada hiçbirşey yokken fazla yiyebilir bunu ruh hallerine bağlayabilirler. Önemli olan bunun farkına varmalarını sağlamaktır. Çünkü sağlık bedenen ve ruhen tam bir iyilik halinde olmaktır. Dolayısıyla ruh sağlığının yerinde olması sağlıklı olamk için çok öenmli bir gerekliliktir.
Bu makaleyi okuduktan sonra yapmanızı istediğim bir test var. Aşağıdaki soruları dikkatle okuyun. Obezite ile mücadele etmeye başlamadan alacağınız profesyonel desteği belirlemenizi ve farkındalığınızı artırmanızı amaçlıyoruz.
3- Diyet yönteminizi belirlemek için mini test
1- Şişman mısınız? A) evet B) hayır C)hafif kiloluyum
2- Sinirlenince-sevinince-üzülünce kısaca ruh haliniz değiştiğinde yemek yemeğe yönelir misiniz? A) evet B) hayır C) bazen
3- Sabah iştahınız nasıldır? A) kötü B) iyi C) değişken
4- Kendinizi stres altında, bunalmış, sıkılmış hissediyor musunuz? A)evet B)hayır C) çok nadir
5- Karnınızın doyması ile ilgili olarak….
A) Hiçbir zaman doygunluk hissetmiyorum
B) Az miktar yemekle doyarım
C) Ruh halime göre değişir
Yorum:
A’ lar çoğunluktaysa mutlaka diyetisyen ve psikolog takibinde olmalısınız. Aksi halde birbirini tetikleyen bir süreçle daha çok kilo alır daha çok kilo aldıkça daha çok stres yaşarsınız. Bu sorunlar fark etmezseniz hızla artar ve daha zor çözülür hale gelebilir.
B ‘ler çoğunluktaysa
Her şey yolunda görünüyor, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme ile yaşamınızdaki küçük streslerle ve birkaç kilo fazlalılığınızla kendiniz başa çıkabilirsiniz.
C ‘ler çoğunluktaysa diyetisyen takibinde dengeli beslenme eğitimi alın, sıkılınca ya da nadiren yaşadığınız olumsuz durumlarda nası besleneceğinizi öğrenin. Spor yapmayı ihmal etmeyin, sorunlarınızla kendi kendinize başa çıkamadığınız durumlarda yardım almaktan çekinmeyin.
Diyetisyen Aysen Arıcan
www.aysenarican.com (http://www NULL.aysenarican NULL.com/)
aysenarican@diyetistanbul.com (aysenarican null@null diyetistanbul NULL.com)
0212 3478930
© KadınMAG özel haberidir. Kaynak gösterilmeden ve aktif link verilmeden kullanılamaz.





