Röportaj: Moda Tasarımcısı Hatice Gökçe ve Jön Türkler hakkında bilmedikleriniz…


© KadınMAG – Moda Tasarımcısı Hatice Gökçe’nin çalışmalarını uzun süredir sessiz sakin bir şekilde takip ediyordum. Kendisiyle İstanbul Fashion Week moda haftasında tanışma fırsatım oldu. İşte Hatice Gökçe ve tasarımlarının hikayesi…

Çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

1998 yılında kendi adımla kurduğum şirketimde yaptığım çalışmalarda yeni şeyler denemeye özen gösteriyorum. O nedenle beni çoğu zaman deneysel yanı ağır basan bir tasarımcı olarak değerlendiriyorlar. 1999 yılından bugüne kadar Bread&Butter, Tokyo, CPD Düsseldorf, Pret A Porter fuarlarında koleksiyonlarımı sergiledim. Türkiye ve Avrupa’da “Işığa Övgü”, “Authorize”, “Angel Dust” “Invincible”, “The Other”, “Karagarga” gibi defilelerim oldu.

İstanbul Fashion Week kapsamında sergilediğiniz Jön Türkler konseptini nasıl oluşturdunuz? Çıkış noktanız neydi?

Jön Türkler koleksiyonunu oluştururken o dönemin kıyafetlerini bire bir yansıtmaktan çok Jön Türklerin yenilikçi anlayışıyla moda konusunda kendi önerimi getirmek istedim. Jön Türkleri koleksiyonum için seçme nedenim tarihi bir figür olarak gördüğümüz Jön Türkleri sadece tarihçilerin ilgilendiği bir konu olmaktan çıkarmaktır belki de. 19. yüzyılda protest bir öğrenci hareketi olarak ortaya çıkmış ancak mücadeleleriyle edebi, siyasi, kültürel bir çok alana damgalarını vurmuş olan Jön Türklerin yenilikçi isteklerinin yanı sıra bütünü korumak isteyen tavırlarından etkilendim. Aynı zamanda Jön Türklerin kendi dönemlerinde giyimin önemini kavramış ve estetik bir biçim geliştirmiş olduklarını da biliyoruz. Benim için en önemli olan buydu.

Dünya’da trendler sürekli değişiyor. Siz bu değişime nasıl katkı sağlıyorsunuz?

Bizkendi coğrafyamızdan yeni önerilerle, bu ülkeye ait olan ama aynı zamanda da  dünyada değer bulacak trendleri oluşturmaya çalışıyoruz. Moda trendlerinde söz sahibi olmaya aday  bir ülke olma yolunda ilerliyoruz.

Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?

Hayattan besleniyorum. Yaptığım tasarımların hayata değmesine özen gösteriyorum. Düşüncelerinizi ve yaptığınız işleri kişiselleştirdikçe yaratıcılığın dozu da artıyor. Geneli düşünerek hareket etmek sıradanlığı getiriyor. Oysa yaratıcılıkta tabulara yer yok. İnsan kendini özgür bırakmalı ve denemeli.

Hatice Gökçe markasını daha fazla kitleye ulaştırmak için neler yapıyorsunuz?

2000 ile 2007 yılları arasında Paris başta olmak üzere, Berlin, Düsseldorf, Tokyo, Barselona gibi şehirlerdeki moda fuarlarında koleksiyonlarımı hem defilelerle hem de stand düzenlemeleri ile tanıttım. Yurtdışından gelen bazı işbirliklerini de elimden geldiğince değerlendirmeye çalışıyorum. Ayrıca ülkemde birlikte anılmaktan gurur duyacağım isim ve kurumlarla birlikte çeşitli projeleri hayata geçirmeye gayret gösteriyorum. Çalışmalarım hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler www.haticegokce.com (http://www NULL.haticegokce NULL.com )adresini de ziyaret edebilirler.

Hayko Cepkin’le çalışıyor ve cesur tasarımlar yaratıyorsunuz. Sosyal yaşamınızda da cesur bir kadın mısınız?

Çok sosyal bir insan olmamama rağmen düşüncelerimi hayata geçirirken cesaret kelimesinin hakkını vermeye çabalıyorum.

Tasarımlarınızı oluştururken hangi sanat dallarından besleniyorsunuz? Nelerden etkileniyorsunuz?

Giysilerimi tasarlarken herhangi bir şeyden ilham alabilirim. Bu Jön Türkler koleksiyonumda olduğu gibi tarihi figürler de olabilir, Invincible koleksiyonumda olduğu gibi kökü mitolojiye dayanan, erkeklerin yenilmezliği gibi bir kavram da olabilir.

Yeteneğinizi nasıl fark ettiniz? Tasarımcı olma sürecinde olaylar nasıl gelişti?

Ailem tekstille uğraşıyordu. Ben de kumaşla ve malzemeyle oynamayı seven bir çocuktum. Tekstil okumaya ise lisede karar verdim. En sonunda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’ne girdim.

İşinizin sizi zorlayan tarafları var mı?

Hiç kolay bir iş değil ama zevke dönüştürmeyi becerebildiğimi düşünüyorum.

İşinizin en sevdiğiniz yanı nedir?

Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor olmak.

Bize bir iş gününüzü anlatır mısınız?

Sabah uyanır uyanmaz bilgisayarın başına geçip maillere bakıyorum. Ardından kahvaltı edip, ofise gidiyorum. Ofiste beni tasarımların üretim takibi ve toplantılar bekliyor oluyor. Bütün gün de onlarla geçiyor. Akşam katılacağım bir etkinlik varsa, ona gidiyorum ve eve dönüyorum.

İşlerini en beğendiğiniz tasarımcılar?

Erkek giyim söz konusu olduğunda Vivienne Westwood.

Kendi çizginizi nasıl yorumlarsınız?

Kalıpları ve toplumsal, kültürel, algısal kodları sorgulamayı seven bir tasarımcıyım. Zaman zaman avangart ya da deneysel olarak tanımlandığım oluyor. Sanırım bu tür etiketlerden ziyade düşünmeyi ve düşündüğünü tasarımlarına aktarmayı seven biri olduğumu söyleyebilirim. Biz moda tasarımcıları, tarzımız söz konusu olduğunda genellikle ülkelerle anılırız: İtalyan modası, Fransız modası, Türk modası. Bu bağlamda tek bir merkeze konumlandığımı düşünmüyorum. Şöyle ki, benim tasarımlarımda sorguladığım meseleler kaynağını buradaki algıdan, birikimden ve toplumsallıktan alıyor. Bu anlamda ben, çok “buralı” bir tasarımcıyım. Oysa buranın öyküsünü anlatırken kullandığım biçimsel öğeler, bu topraklar ile özdeşleştirilen etnik motifler olmuyor genelde. Tarzım da bu özellikler tekil bir biçimde değil bir arada ele alındığında beliriyor.

Tasarımlarınızı hayata geçirirken nasıl bir süreç izliyorsunuz?

Fikirle yola çıkıyorum. Fikrimi malzeme seçimiyle biçimlendiriyorum yani kalıba dökülüyor. Kalıp aşamasından sonra ise numune üretimi geliyor. Ardından da tasarıma son halini vermek üzere provaya geçiliyor. Bu süreç her tasarım parçası için tekrarlanıyor.

Bir kadına en yakıştırdığınız kıyafet?

Elbise.

En hoşlanmadığınız kombinasyon hangisidir?

Özellikle yaz aylarında karşılaştığım kısa tayt ve t-shirt kombinasyonu sanıyorum en hoşlanmadığım kombinasyon.

Favori renkleriniz?

Siyah ve gri.

2010-2011 Sonbahar – Kış sezon trendlerini bizim için yorumlayabilir misiniz?

2010 – 2011 kış modasına baskılı ince deriler, el örgüleri, koyu ve kirli tonlar ile hacimli giysiler hâkim olacak. Ayrıca yeni sezonda yelekler ve tulumlar öne çıkıyor.

Günün her saati şık görünmek isteyen kadınlara stil önerileriniz nelerdir?

Vücudunu iyi tanıyan kadınlar doğru tercihler yapıyor. Doğru renk seçimi ve hatlara uygun kalıplarda sade tasarımlarla da çok şık olunabilir. Bence kadınlar önce vücutlarını iyi tanımalı.

Sizin giyim stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Günlük giydiklerimle, tasarımını yaptığım kıyafetlerin tarzı birbirinden oldukça farklı. Gün içerisinde çok kolay giyilebilecek, egzantrik şeylerin olmadığı, yalın kıyafetleri tercih ediyorum. T-shirt ve bol pantolonların ağırlıkta olduğu spor diyebileceğimiz bir tarzım var. Zaman zaman kendi tasarımlarımı da giyiyorum.

Hangi vücut tipine, hangi giyim tarzını önerirsiniz?

Dar omuzlu, küçük göğüslü, ince belli ve yuvarlak basenli kadınlar, genel görünümü orantılamak için alt kısımda daha düz paçalı pantolonlar ya da çan etekler, elbiseler tercih etmeliler.

Dar omuzlu, normal göğüslü, dolgun bacaklı, geniş bel ve basenli kadınlar ise diz altı elbiseler giymeliler. Düz ve geniş paçalı pantolonlar ya da omuzları basene göre orantılanmış geniş yakalı, hafif bol ceket ve bluzlar tercih edebilirler.

Omuzları basenlerinden daha geniş olanlar vatkalı veya düşük omuzlu giysilerden kaçınmalıdırlar.

Vücudu orantılı olanlar ise her türlü tarzda giysileri tercih edebilirler. Onlar da çok desenli kumaşlardan ve çok hareketli formlardan uzak dururlarsa şıklığı daha kolay yakalarlar.

Sizin gibi başarılı olmak isteyen genç modacılara önerileriniz nelerdir?

Tasarım hayatını seçeceklere sabır, istikrar ve ilerici olma gibi kişilik özelliklerini içselleştirmelerini söylemekten başka bir önerim yok.

Röportaj: Nurhan Demirel

© KadınMAG

YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.