Kalb, Göbek ve Hayat Amacım!
©KadınMAG- Yazıyor olmanın en güzel yanı, bir sonraki yazınızın ilhamının ne olacağına dair en ufak bir bilginizin olmamasıdır. Bu pazartesi sabahında bir Uzakdoğu müziği dinliyorum, hava artık yakıcı sıcak değil ve penceremden gelen serinlik odamı dolduruyor. Ofisimin sarı duvarları ve onlarda asılı tablolar bana ne kadar dünya vatandaşı olduğumu hatırlatıyor.
Bir zamanlar kendimi bulmak adına çok uzaklara gitmiştim. Yıllarca sürdü seyahatlerim. Oysa şimdi ve burada, bir zamanlar büyüdüğüm ve ayrılırken “asla dönmeyeceğim” dediğim Adana’da huzur denilen şeyi her anımda deneyimliyorum.
Amaç, yol ve araç…
Gençken insan araçlarla amacına ulaşağı yanılgısına giriyor: Sonuçta yıllarca o araç senin, bu araç benim; kimi akademik, kimi esoterik, kimi bedensel, kimi zihinsel bir öğretiden diğerine, bir insandan bir başkasına, bir hocadan bir diğerine, ya da ülkeden ülkeye atlayıp duruyor… Sonuçta başına gelenler daima bazı şeylerin tekrarından ibaret oluyor.
Karma böyle bir şey; sürekli tekrarlandığını fark edemediğimiz duygu ve düşüncelerin üzerimizi yapışan sonuçları…
Oysa her şeyden önce insan amacını anlamaya çalışmalı; bu dünyaya hangi biricik sebeple gelmiş, Kalb’i ona sürekli hangi görevi fısıldıyor, aslında kişi kimdir ve olması gerekene ne kadar yakın veya ondan ne kadar uzaktadır?
Amaç… Ve ardından amacına ulaşmanın Yol’unu belirlemek ve o yolda da ilerlemenin araçlarına karar vermek gerekiyor.
Koçluk denilen çalışmalar bunu yapar mı? Aslında kişinin amacına ulaşmasında koçluk etkilidir ama kişinin bu hayattaki amacını belirlemede herhangi Koç kifayesiz kalabilir. Ve hele ki, günümüz çabuk kazanma, ilerleme veya sonuca ulaşma eğilimi yok mu! İşte orada herkesin maddiyata ve dokunulurluğa eğilimine bağlı olarak, Koçluk sadece bir araç; üstelik bazen amaçtan çok da saptıran bir araç haline dönüşebilir.
Bana koçluk çalışmaları için başvuranlarla ilk yaptığım çalışma bu olur çünkü onun dışında elde edilecek herhangi başarı, hayat amacınızla uyumlu değilse, sadece bir süreliğine işinize yarar. İkili çalışmalarda bu farkındalık çalışmasından sonuç almak bir seans ile dört seansa kadar uzayabilir. Lakin acı verebilse de, çok eğlencelidir ve danışana hayatıyla ilgili inanılmaz bir iç-görü kazandırır. Bununla birlikte hayat amacınızı sorgulamanın kendinizce uygulayabileceğiniz kolay yöntemleri de var. Bunlardan biri kendinize son derece rahat bir ortam hazırlamanızla başlar. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği bir yer ve zamanda, hoşunuza giden bir koku ve müzik eşliğinde, önce gözlerinizi kapayın sonra sağ elinizi kalbinize ve sol elinizi göbek deliğinizin üzerine koyarak derince üç nefes alın ve verin. Ardından kendinize sorun:
“Bu hayattaki amacım nedir?”
Renkler, kokular, şekiller, olaylar, kapalı da olsa gözünüz göreceğiniz kişiler olacaktır. O anlarda herhangi imge gördüğünüzde göbeğinizde hissettiğiniz duygu size amacınızdan uzak mı yoksa ona yakın mı olduğunuzu gösterir. Göbeğinizden bedeninize yayılan rahatlık size amacınızı ve Yol’unuzu gösterir.
Bu amacı bir kez çalışma ile bulamayabilirsiniz. Denemeye devam edin; size bir rüya, bir kişi, bir eğitim, bir haber veya kalbinize dolan bir İlham olarak mutlaka ulaşacaktır.
Huzurunuz bol, haftanız keyifli olsun!
Dr.Deniz Kite, 5 Ekim 2010, Adana
©KadınMAG
YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.




