İstemiyorum resimlerini
©KadınMAG – 10 Kasım’lar hüzünlendiriyor beni…İçimde bir yarım kalmışlık veya tamamlanmamışlık hissiyle birlikte, sanki nereye gideceğimi biliyorum ama birileri ayaklarımdan sımsıkı tutuyormuş ve beni bırakmıyormuş gibi gelir.
İlerlemek isterim, ilerleyemem. Ağlamak isterim, ağlayamam. Durduğum yerde durmak isterim, duramam.
İçim buruk, “ah,” derim, “keşke az daha yaşasaydın.” Ama olmadı işte Atam.
Olmadı ve belki de kader istedi ki, ya da evrensel olan, hangi kökenden gelirse gelsin veya hangi inanca sahip olursa olsun bu toprakların “ne mutlu Türk’üm” diyenleri; genci, çocuğu, yaşlısıyla senin yarım bıraktığını daha da ileriye taşısınlar.
Soruyorum şu satırları yazarken; ileriye taşıdık mı, taşıyabildik mi?
Demek isterdim ki, üniversitelerimiz çok ilerledi; Türk bilim adamları ve buluşları dünyanın her yerinde
Demek isterdim ki başlattığın Köy Enstitüleri ile okuma oranı %100 artık
Demek isterdim ki, her bölgede kalkınma amaçlı kurduğun fabrikalar öyle verimli işletildi ki, ülkenin her bölgesi eşit kalkındı
Demek isterdim ki, hiçbir Türk politikacısı Türkiye aleyhine ödünler vermedi ve Türk askeri hala dimdik ayaktadır
Demek isterdim ki, devrimlerinin ve senin, onlarca yıl öncesinden gelmene rağmen, çok daha iyilerini yaptık
Demek isterdim ki, her gelen politikacı tıpkı senin gibi, Türkiye Cumhuriyeti’ni fersah fersah ileri taşıdılar
Ama diyemiyorum.
Bu toprakların dünyadaki önemi o kadar fazla ve bu topraklarda yaşamanın bedeli o kadar ağır ki, zaman zaman durduk, duraklatıldık, yavaşladık, aşırı hızlandık, birleştik, kutuplaştık, savaştık; hem de birbirimize karşı, lakin işte bugün ve bu 10 Kasım’da, rahmetli oluşunun 72.yılında, ne olursa olsun, 80 sene önce koyduğun hedeflere ulaştık diyemiyorum…
Başım önümde, hüzünlü ama dik, olan bitenin tam farkında olarak, ilerlemeye devam ediyorum: Bu toprakların hamurunda acı, özünde karmaşa var. Sen her ne kadar karmaşaya son vermek istemiş ve işimiz kolaylaştırmak için önümüze mükemmel bir yol haritası koymuş olsan da, karmaşadan ve karışık kafalardan kar etmenin kolaylığını bilen güç sahipleri ısrarlarını sürdürüyorlar.
O sebeple, kafası karışık olan çok.
Yine de, ben bizden ümitliyim Atam. Ümitliyim çünkü her karmaşa en dingin olanda durulur. Bugüne kadar senin enginliğinde
hiçbir lider gelmemiştir dünyaya. O sebeple Atam, enginliğinde dinginliğe kavuşacak Türkiye Cumhuriyeti. Karıştırmak isteyenler
kendi karmaşalarını yaratıyorlar oysa sen öylesi sessiz, dingin, söyleyeceklerini çoktan söylemiş olmanın rahatlığında, biliyorum,
bizi izliyorsun.
Ve ben daha fazla istemiyorum resimlerini…
İstemiyorum resimlerini,
Çünkü putlaştırıyorlar seni.
Ve her put bilirsin zaten,
Uzaklaştırır insanı asıl olandan.
İstemiyorum devrimlerini duymak daha fazla;
Onlar ki bugüne kadar,
Boy boy anlatılan ve hikayemsi…
Hele biri var ki Harf Devrimi,
Sen bir tahtanın önünde, Latin Harflerini gösterirken…
Oysa sadece bir soru yeterdi,
Eğer isteniyorduysa
Düşünen Türk Genci yetiştirmek:
“Harf Devrimi kimlerin gücünü elinden aldı, ey Genç?”
İşte o gruptur ki, eninde sonunda,
Cumhuriyeti tehlikeye sokacak olan,
Ve laikliği.
Ki onlar, sakın unutma;
Laiklik sayesinde yükselecekler.
O sebeple Türk Genci,
Sana ezberletilen devrimleri hatırlaman değildir önemli olan,
Sor kendine sebebini devrimlerin,
Ve sor her bir devrim,
Olmasıyla kimleri yerinden etti?
Ki onlar içte ve dışta her şeyi yapacaklar,
Gücü elde etmek için yeniden.
Ve sor her Devrim, ey Genç
Neden korunasıdır?
Sor acaba herhangi biri var mıdır ki,
Milletin tamamının hayrına olmasın?
Sor ve sor ve yine sor…
Çünkü şüpheye düşeceğin,
Doğru olmayan,
İşe yaramayan,
Akla yatmayan,
Kalbe dokunmayan,
Hiçbir şey bulamayacaksın onlarda.
İşte sevgili Atam,
Fark ettiğimden beri
Sorgulamanın gücünü
Ki özgürleştiren,
Ve cehaletin
Ki öldüren,
Resimlerin gerekli değil bana,
Ve istemiyorum ezberletilmiş şekliyle devrimlerini…
Biliyorum ki ruhumun ihtiyacı
Sorgulayan bir akıl,
Hazmedilmiş ve yaşanan Devrimlerin
Cesaret ve metanet
Birde kalbimde ebedi yerindir.
72. yılında,
Ruh’un Şad ve rahat olsun.
Emanet ettiğin Cumhuriyet,
Emin ellerdedir,
Ve hala uğruna can verilesidir.
Deniz Kite, 9 Kasım 2010, Adana
©KadınMAG
YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.




