Ne mutlu!

Coco Chanel

©KadınMAG- “Ressamın paleti bir anlam taşımaz. Her şeyi yapan gözüdür.” Auguste Renoir

İşte tam da bu yüzdendir ki; hiçbir zaman hiçbir koşulda -ya da koşulsuzlukta- maddeyle ilgili hiç ama hiçbirşey yaratımı iyileştirme ya da kötüleştirme hakkına sahip değildir.

Eğer herhangi birşeyi yaratamamanızın sebebi için bu bahaneyi aklınızdan geçiriyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz demektir.

Çünkü yaratmak içten gelen, isteseniz de durduramadığınız, etrafınızda, odanızda dolup taşan, yağmur olup da içinize akan, kulaklarınızı tıkatan, onunla ilgisi olmayan hiçbirşeyi duymadığınız, görmediğiniz, konuşmadığınız, o olmayan hiçbir yöne bakmadığınız, onu konuşamayacağınız hiçkimseyle muhattap olmadığınız, içinizi yiyip bitiren, demeden edemediğiniz, açlığı tokluğu hissetmediğiniz, gerçekle hayali ayırt edemediğiniz, 3 gün uyumayıp da hala ayık olduğunuz, hiç koşmadığınız kadar hızlı koşturan, yorulmadan, durmadan, sadece ona koştuğunuz şeydir.

Bu duyguların hiçbir tanesi cebinizde “ne” olduğuna bakmaz…

Hala akıl sır erdiremediğimiz, işlerine gıpta ettiğimiz, bütün zamanlara hakim olan işler başarmış hiçkimsenin maddeyle bir işi yoktu. Hem de hiç.

Aklındaki-fikrindeki herbirşey daha iyiyi gözlemlemekle, daha iyiyi keşfetmekle, daha iyiyi aramakla ilgiliydi.

Hiçbir şart, onları ya da işlerini daha iyi ya da daha kötü yapamazdı.

Eğer içinizde çıkmak isteyen birşey varsa durduramazsınız.

Hiçbir imkansızlık çaresizlik anlamına gelmez, hatta aksine çok büyük itici bir güçtür, eğer bunun farkındalığındaysanız…

Çünkü imkanlarla taş taş üstüne koymakla, bütün bu maddeyle ilgili dünyayla ilişiğinizi kestiğiniz anda; işte o büyük anda başlar herkesten farklı, bugüne kadar yapılmış tüm şeylerden farklı olana yolculuğunuz. Çünkü siz var olan birşeyle değil, var olmayan birşeyle ilişki içindesinizdir artık.

Bu yüzden boya olmadan resim yapamayacağını düşünmek, kumaş olmadan elbise yapılamayacağını, mermeri olmadan heykel oyamayacağını düşünmek sadece güçsüzlük ve kendine güvensizliktir, tam da bunu söylediğim anda Chanel’in kitabından bir sahne canlandı gözümde; bu daha da önemli bir ayrım çünkü büyük bir varlığın içinde de bunu yaşatmak önemli olan.

… Coco, sevgili arkadaşının evinde konuk olduğu sırada kızının en önemli balosunun arifesinde kızın seçimi olan giysiye acımasız bir yorum yapıyor. Çevresine bir  göz atarken arkasında asılı olan ipek perdeyi farkediyor.  Eliyle gizemli bir biçimde dokumayı yoklarken, “Bu bizim işimizi halledecek” diyor ve bir makas, dikiş iğnesi ve birkaç topluiğneyle bir masal yaratıyor. Giysiden, ulaşılması mümkün olmayan bir şıklık ve zevk başyapıtı diye bahsediliyor.

Herkes gibi olmamak bu demek, arayış bu demek, yaratıcı insan bu demek, içindeki gücün ve güvenin sonsuz olması bu demek; tam olarak bu demek..

Ressamın kağıda ve kaleme ihtiyacı yoktur; her zaman bir alternatifi vardır, doğada, etrafında bunların yerine kullanılabilecek milyonlarca şey varken, kalem ve kağıt saçmalıktır…

Yaratıcılığın herhangi bir yerinden tutmuş olan hiçkimsenin hayalgücünden başka hiçbirşeye ihtiyacı yoktur…

Ne mutlu !!

Ve kumaşı olmadığı için giysi yapamayacağını düşünenler…

Ne yazık !!

Ece Akhravi Matin

Alıntı yapılan kitap:

CHANEL – RÜYA GİBİ BİR HAYAT

Yazarı: Alfonso Signorini

©KadınMAG

YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.