Bir Louis Vuitton masalı…

©KadınMAG-Bu hafta Işık Üniversitesi Moda Günleri kapsamındaki konferansta yüzlerce kişinin ağzı açık dinlediği bir masalı anlatmak istiyorum.
Bu bir Louis Vuitton masalı…
Louis Vuitton kendi küçük köyünde yaşarken, henüz 14 yaşında, gemi ulaşımının başlamasıyla dünyada birçok şeyin değişeceğini düşünür ve Paris’e yola çıkmaya karar verir. Günler boyu süren yürüyüşünün sonunda Paris’e varır ve daha o genç yaşındaki öngörüsüyle soluğu bir sandık ustasının yanında alır: Mr. Marechal. O zaman tüm seyahatler sandıklarla yapılıyor ve kadınlar yeni yeni modaya ilgi duymaya başlıyor. Dönemin kıyafetleri oldukça hacimli ve çok yer kaplıyor. Seyahatler arttıkça sandık ihtiyacı da çoğalıyor ve o, ustasından müthiş bir eğitim alıyor ve müthiş sandıklar yapmaya başlıyor.
Daha sonra kendi atölyesini kurmaya karar veriyor.
Louis Vuitton’un DNA’sında inovasyon ve yenilik müthiş önem taşıyor
Gemilerde, trenlerde seyahat ederken sandıklar kamaralarda yatak altlarına yerleştiriliyor, bu nedenle sandıklara getirdiği ilk yenilik kapağındaki yuvarlak kesimi yok etmek oluyor. Bu, günümüzde bize komik gelebilecek bir keşif fakat o yıllarda üstleri düz sandıklarla insanlar seyahatlerinde daha çok eşya taşıma lüksüne sahip oluyor ve sandıklarını üstüste koyabiliyor.
Daha sonra sandıklarını gri kanvasla kaplıyor ve bunu imzası olarak kabul ediyor. O zamanlarda bile taklit ediliyor ve diğer sandık üreticileri de gri kanvası kullanmaya başlıyor.
Öyle iyi bir zanaatkar ki, kendi sandıklarını ayrıştırmak istiyor. Bu sefer kare damier desenini yapıyor. Bu desen çok büyük bir popülarite sağlıyor ve kadınlar bu desenden yapılmış sandıklara sahip olma arzusu içinde yaşıyorlar. Bu da taklit edilince Louis Vuitton’un oğlu bugün hala çeşitli efsanelere konu olan, nerden yaratıldığı çok çeşitli ve sevimli hikayelerle anlatılan monogram deseni yaratılıyor ve daha o zaman bu desenin patentini alıyor. Böylelikle bugün hala Louis Vuitton denince ilk akla gelen şey olan o desen yaratılmış oluyor.
Geçen süreç içinde dünya değişiyor, yolculuk şekilleri değişiyor ve kadınların ellerinde taşıyabileceği küçük çantalar üretmeye karar veriyor ve ilk modeli olan “Speedy” i üretiyor. Bugün hala en çok satan çanta modellerinden bir tanesi.
Louis Vuitton’u diğer markalardan ayrıştıran en büyük özelliği; kadınlar 40 yıl, 60 yıl önce arzu ettikleri modellere bugün hala modası geçmeyen bir şekilde tutkuyla bağlılar.
Bu arada birçok farklı model çıkıyor ama Louis Vuitton’un ikon haline gelmiş bazı modelleri hiçbir zaman kadınların arzu nesnesi olmaktan çıkmıyor…
Bu markanın başarısının sürekliliğini sağlayan en önemli özelliği hala 19. Yüzyıldan kalma yöntemlerin devamıyla elde üretiliyor olması. Tabi ki bazı kısımlarında gelişen üretim yöntemleri kullanılıyor ama sürecin büyük kısmı el yapımı gerçekleşiyor.
Hala aynı atölyelerde; bir köşesini biri elinde dikiyor, bir köşesini bir başkası boyuyor ve sonunda bir usta bütün bu parçaları birleştiriyor. Bu atölyelerdeki atmosferi soluyan herkes bu çantalara bir süre sonra çanta olarak değil, birer sanat eseri olarak bakmaya başlıyor.
Louis Vuitton’un bütün çantaları Fransa’da üretiliyor çünkü dünyanın en iyi çanta ustaları Fransa’da. Bütün ayakkabıları İtalya’da üretiliyor çünkü dünyanın en iyi ayakkabı ustaları İtalya’da. Saatlerin hepsi İsviçre’de üretiliyor çünkü dünyanın en iyi saat üretimi İsviçre’de. Her ürün grubuna bu hassasiyetle yaklaşılıyor.
Ve bütün bu üretim yapılan yerlerin hiçbir tanesi fabrika değil, hepsi müthiş zanaatkarların bulunduğu atölyeler, galeriler.
Tek sesli bir marka olmalarının da başarılarında önemli bir yeri var. Öyle ki, buna son açtıkları Moğolistan mağazası da dahil, tüm mağazalarında aynı anda aynı kampanyalar, aynı koleksiyonlar, aynı reklamlar yayınlanıyor. Mevsim farklılıkları dahi hiçbir olumsuzluk yaratmıyor. Satın alınan her obje bir sanat eseri gibi algılandığından kar yağan bir ülkede bile bikinileri tükenebiliyor.
Ve sürekli başarı sağlamasının bir diğer sebebi de, Louis Vuitton’un yenilikçiliğinin yanında gelenekselliğinden de vazgeçemeyen tarafı. Louis Vuitton, hikayesine ilk kez “yolculuk” konseptiyle başladığı günden beri sadece bununla ilgili ürünler üretiyor.
Öyle ki, Marka İletişim Müdürü Aytül Fıratoğlu şöyle diyor: “Louis Vuitton hiçbir zaman bir iskemle yapmayacak”.
Bu iradenin, bu kararlılığın, bu denli kendine saygının önünde eğilmek istiyorum.
O desenle hergün gözgöze geldiğimde artık başka birşey hissediyor olacağım…
FOTO GALERİ:
©KadınMAG
YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.









