Yağ bağlamayın, yakın!…
Yazan: Handan Güner 29 Ocak 2010
Kategori: Diyet
Günümüzde insanlar vücudumuzda oluşan yağlardan kurtulmak için birçok yararsız ve zararlı yöntem uygulamaktadır.
Egzersiz bilimcilerin üzerinde durdukları; doğru beslenme alışkanlıklarıyla beraber uygulanacak bedensiz egzersiz programlarının kişiye özel olarak hazırlanmasıdır. Vücudumuzda yağ, kas, su ölçümlerinin yapılmasından sonra uygulanacak programlarla yağ yakma sağlanmalıdır.
Uygulanacak temel yöntemler ise şöyle:
• Yağ vermek isteyen kişinin yağ ölçümü yapılmalıdır.
• Kas ölçümü yapılarak uygulanacak ağırlık programı belirlenmelidir. Alet çalışmaları yağ yakmayı sağlamaz ama kasların aktif hale gelerek bazal metabolizmanın yükselmesini sağlar.
• Vücut suyunun ölçülmesiyle vücudun su ihtiyacı hakkında bilgi edinilmeli, duruma göre sıvı ihtiyacının litre olarak veya bardak olarak tüketilmesi kişiye söylenmelidir.
• Sıvılar ticari içecekler, meşrubatlar, meyva suları, konsantre içecekler olmamaları gerekmektedir. Sıvı ihtiyacı için su içilmelidir.
• İçilecek kahve veya çayın günde 3 bardağı geçmemesi tavsiye edilir ayrıca içilen kahve veya çayın içine koyulacak şekerin sınırlandırılması veya tatlandırıcı kullanılması gerekir.
• Uygulanacak egzersiz programı haftanın 5 gününü kapsamalıdır.
• Bir gün içinde hem ağırlık hem de kardiyovasküler çalışmalar yapılmalıdır.
• Kardiyovasküler çalışmalar (yürüyüş, koşu, bisiklet, kürek) minimum 35 dk. olmalıdır.
• Karbonhidrat (ekmek, pilav, vs.) türü yiyecekler tümden kesilmemeli, uygulanacak programın düzeyine göre ayarlanmalıdır.
• Programları hayatınız boyunca uygulayabileceğiniz şekilde sistemi bozmadan yapmaya çalışmalısınız.
• Hiçbir zaman öğün atlamamalısınız.
• Öğünlerde tokluk hissini duymadan gıda maddelerinin vücuda girmesini engellemeniz gerekmektedir.
• Gıda maddelerini çok iyi çiğnemelisiniz. Çünkü sindirim ağızda başlamaktadır.
• Alkol tüketimi ilk 3 ay boyunca hiç alınmamalı daha sonra ise sınırlandırılmalıdır. Çünkü alkol hormonal sistemi etkilemekte ve vücudun yağ metabolizmasını hızlandırmaktadır.
• Motivasyonunuzu her zaman yüksek tutmalı ve pozitif şeyler düşünmelisiniz.
Yağ kaybetme çalışmaları sonucunda istediği optimum yağ ve kas oranına sahip olan insanların egzersiz ve beslenme alışkanlıklarını bırakmamaları gerekmektedir.
Aksi takdirde uygulanacak yanlış beslenme programlarıyla vücut için zararlı durumlar yeniden yaşanabilmektedir. Egzersiz sadece zayıflamak için uygulanmamalıdır. Bilindiği gibi egzersiz insanların sağlıklı yaşamları için gerekli temel faktörlerden biridir.
Sağlık kaybedilmeden değerini bilip onu korumak için elimizden geleni yapmalıyız. Egzersizi ve doğru beslenmeyi kendimiz için yapmamız gerektiğini unutmamamız gerekmektedir.
Formumu sevişerek koruyorum
Onlar gösteri dünyasının güzellikleriyle göz kamaştıran ünlüleri. Formda kalma ve güzel görünme sırlarını hayranlarıyla paylaştılar.
Gösteri dünyasının en güzel ünlülerinden biri olan Brook hayatı boyunca hiç diyet yapmadığını söylüyor. Dansçılıktan oyunculuğa geçen Kelly Brook’a göre formda kalmasının en önemli sırrı: “Hiç bıkmadan usanmadan defalarca seks yapmak.” Brook “Eğer yeteri kadar seks yaparsanız spor yapmanıza ya da katı diyetler uygulamanıza gerek kalmaz. Her zaman formda olursunuz” diye konuştu.
Brook’un formda görünmek için bir sırrı daha var:”İyi enerji yayarak formda ve sağlıklı görünüyorum.”
Liv Tyler
Güzel yıldız bütün hayatı boyunca yiyeceklerine dikkat ettiğini, sürekli diyette olduğunu söylüyor.
Beyonce
Ünlü şarkıcı formda kalma sırrını şöyle açıklıyor: “Bir sürü sıkıcı yiyecek yiyorum. Taze sebzeler gibi.. Ekmek ve kırmızı et yemiyorum. Alkol kullanmıyorum. Ama alkol kullanmamamın asıl sebebi kilomu korumak değil tadını sevmiyorum.”
Mariah Carey
Güzel yıldızın menüsünde balık ve düşük kalorili çorbalar yer alıyor.
Anna Hathaway
Güzel yıldız sabahları yumurta akı ve buharda pişirilmiş sebze yediğini söylüyor. Düzenli olarak öğün atlamadan yemeğe dikkat ettiğini ve yediklerini de sağlıklı yiyecekler arasından seçtiğini söylüyor.
Rihanna
Ünlü şarkıcı karbonhidratların vücudu için en büyük düşman olduğunu söylüyor. Ama ekliyor ” Eğer üç gün karbonhidrat yemezsem kendimi güçsüz hissediyorum.” Bunun dışında formunu korumak için her üç saatte bir hafif bir şeyler yediğini söylüyor Rihanna. Ama yoğun çalışma temposu içinde bazen günde sadece bir ya da iki öğün yiyebildiğini de sözlerine ekliyor.
Rihanna sabah kahvaltısında yumurta akı ve ananas yediğini söylüyor. Yanında da bir bardak sıcak suya limon suyu katıp içiyormuş. Öğle yemeğinde ise balık ve patates yediğini söylüyor güzel yıldız. Sebzeden pek hoşlanmadığını söyleyen Rihanna “Ama yine de sebze yemeğe çalışıyorum. Akşam yemeklerinde de balık yiyorum” diyor.
Sienna Miller
Güzel yıldız kilosunu korumak için davetlerde şarap yerine votka içtiğini söylüyor. Bu tercihin sebebi ise votkanın kalorisinin daha az olması.
Mel B
Kendisi de geçmişte fazla kilolarıyla mücadele eden eski Baharat Kız “İnsanların hangi yiyeceklerin sağlıklı olduğunu anlaması gerekiyor. Tavuk, patates püresi, sebze yiyebilirsiniz. Bu benim sıklıkla yediğim sağlıklı bir yiyecek” diyor.
Maddona
50 yaşında olmasına rağmen hala genç kızları kıskandıran Madonna’nın formda kalmasının en önemli sebebi spor kuşkusuz.
Yiyeceklerle ilgili tercihlerini de şöyle açıklıyor Madonna “Restoranlarda yemek yemem. Çünkü bu yiyeceklerin içinde ne olduğunu asla bilemezsiniz:”
Angelina Jolie
“Afrika gezisi sırasında oranın yerlilerinden öğrendiğim bu çay sayesinde formumu koruyabiliyorum.
Hamileyken hiçbir şeyden kısmamam gerekiyordu. Her şeyden biraz biraz yedim. Ama aynı zamanda sürekli sarımsak çayından içtim. Hamilelikten sonra da bu çayı içerek, emzirerek ve yoga yaparak fazla kilolarımdan kurtuldum. İçinde zencefil, sarımsak, bal ve limon bulunan bu çay sayesinde kilo verdim. Tabii yanında sporu da ihmal etmedim.”
Kalorileri değil, dilimleri sayın…
Yazan: Handan Güner 20 Ocak 2010
Kategori: Diyet
Araştırmalara göre karbonhidrat hesaplayanlar, kalori sayanlardan daha hızlı zayıflıyor.
Piyasada, pek çok düşük karbonhidrat içerikli diyet reçetesi vardır. Atkins’in Yeni Diyet Devrimi, Güney Sahil Diyeti gibi örnekler çoktur.
Her birinin optimal ‘düşük karbonhidrat tüketimi’ ile ilgili kendine has bir yorumu vardır. Düşük yağ oranlı diyetlerin aksine FDA henüz düşük karbonhidrat içerikli diyetin tanımını vermemiştir.
Önemli olan nokta, diyetin yüksek yağ oranı ve protein içeriğidir. Lakin düşük karbonhidrat içerikli diyetlerin odak noktası isminden de anlaşılacağı gibi karbonhidrattır (ne yağ ne de protein).
Düşük karbonhidrat içerikli beslenme konusundaki yaklaşımlar, karbonhidrat içeren ve besin değeri fazla gıdalar (düşük Glisemik İndeks (Gİ) içeren sebzeler, meyveler ve tam tahıllı ürünler) tüketmeyi destekler. Böylece rafine edilmiş karbonhidrat içeren besinlerin (beyaz ekmek, pirinç, makarna, kurabiyeler ve cipsler) tüketimini ortadan kaldırırlar.
Karbonhidrat içermeyen yiyeceklerin (et, kümes hayvanları, balık, tereyağı ve sıvı yağ gibi) tüketiminde herhangi bir kısıtlama uygulanmamışsa da, burada nicelikten çok nitelik ve denge vurgulanmaktadır.
PROTEİN DOYURUYOR
Bu konuda, birbirleriyle alakası bulunmayan altı çalışma yürütülmüştür. Obez yetişkinlerde ‘düşük karbonhidrat içerikli’ ve kalori açısından kontrol edilen bir diyet ile ‘düşük yağ oranlı’ bir diyetin kilo ve vücut kompozisyonuna etkileri 6 ila 12 aydan fazla bir süre içinde gözlenmiştir.
Sonuç olarak, altı ay içinde, aldıkları karbohidratı hesaplamaları talimatı verilen bireyler, kalorileri saymaları talimatı verilen deneklerden daha az kalori almışlardır. Bunun sebebi bilinmiyor olsa da daha ‘yüksek protein ve düşük-Gİ diyetinin’ daha fazla doygunluğa yol açtığı söylenebilir.
3 haftada göbeğinizden kurtulun!
Sadece 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgenizi inceltebilirsiniz.
Mekik hareketi
İşe sabah ve akşam ellişer kez mekik çekerek başlayabilirsiniz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.
Sopalı hareket
Enseye koyulan bir sopa yardımıyla sağa ve sola dönerek yapılan bu hareket karnınızın yan tarafındaki kasların şekillenmesine ve göbeğinizin erimesine yardımcı olur.
Yan mekik
Yan kaslar ve bel kasları için belki de en yararlı hareket bu. Önce sağa doğru yatın. Sağ elinizi sağ kulağınızın üstüne değercesine yaklaştırın. Sol elinizi belinizin sol tarafına sol dirseğiniz gelecek şekilde yerleştirin. Sol elinizle belinizin sağındaki kasları hafifçe tutun. Hızla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı birbirine doğru yaklaştırın. 60 kez tekrarlayın.
Popo hareketi
Önce sol diziniz üstüne yatıp ayaklarınızı dik koyup rahat bir şekilde ayağınızı kayırabildiğiniz kadar yukarı kaldırıp aşağı indirin. Bu sırada dizinizi fazla bükmeyin. Daha sonra aynı hareketi yine sağ diziniz üstünde dayanarak yapın. Bu hareketi de en azından 30-40′ar kez yapmaya gayret edin. Popo ve çevresindeki yağ dokusunu azaltır.
Yanlara esneme
Bu harekette önce hazır oldaki gibi dimdik duracaksınız. Sonra hızla sağa ve sola doğru esneyebildiğiniz kadar, dikliğinizi bozmadan esneyeceksiniz. En azından üç dört dakika hızlı bir şekilde yapmaya gayret edin. Baş dönmesi, çok yüksek tansiyonu olanlar için de uygun bir hareket olmayabilir.
Yasaklar
* Kolalı, sekerli içecekler
* Kızartma
* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)
* Alkol (özellikle bira)
* Beyaz un
* Beyaz şeker
* Aşırı gündüz uykusu
* Çikolata
* Yağlı çerezler
* Cips
Nasıl kilo verilir?
Yazan: Editör: Nurhan Demirel 19 Ocak 2010
Kategori: Ana Haber, Diyet
Malumunuz geçen yazımda da bahsettiğim üzere; yılbaşında doktorum Selmin Çetin Doğan ve en yakın kız arkadaşlarımla birlikte zayıflama ve şöyle bir silkelenip, kendimize gelme kararı aldık.
Hayatımda ilk defa yılbaşında “bu yıl şunu yapacağım” diye bir karar almış bulunmaktayım. Umarım kararımın arkasında durabilirim. Geçen hafta kararımı hayata geçirmek için ilk adımı attım ve kendimce hayatımda ufak tefek değişiklikler yapmaya başladım.
Biliyorum hiç kolay olmayacak.
Komşu Fırın’ın önünden geçerken koku alma duyularıma engel olmaya çalışacağım.
Canım Büyükada’daki Taş Fırın’ın bol soğanlı lahmacununu çektiğinde başka şeyler düşünmeye çalışacağım.
Kentucky Fried Chicken’ın hot wings ve biscuit’lerini tamamen hayatımdan çıkarmam lazım.
Burger King’in ateşli whopper’ına sesleniyorum: Lütfen ateş beni çağırmasın!
Artık hayatımda yepyeni bir sayfa açıyorum.
Bundan böyle kendime daha fazla özen göstereceğim.
Bilgisayar karşısında kamburum çıkana kadar çalışmayacağım.
Hafta da en az üç kere dışarı çıkacağım.
Haftada bir gün fotoğraf çekmek için sokakları arşınlayacağım.
Yukarıda saydıklarımı yaparak kilo veremeyeceğimin farkındayım. Piyasada satılan merdiven altı diye tabir edilen abuk subuk ilaçlardan da medet umacak değilim. Bunların dışında tv’lerde ciddi ciddi reklamları yapılan elma krommuş, yok biber hapıymış, lahana kapsülüymüş, x-tra gelmiş… Daha neler? Bu tarz ürünlerden medet umacak kadar vahim mi durum? Nerde kaldı kentli, kariyerli, iyi eğitimli kadın olmak?
Beş çaylarında padişah sofraları gibi sofralar kurup, böreği çöreği mideye indirdikten sonra diyet yapmam lazım diye vicdan yapan kadınlara benzetiyorum kendimi. Yemek yeme faslında herşey iyi güzel de sonrasında insanın içini bir huzursuzluk kaplıyor. Yediklerim boğazıma diziliyor bir bir. Bu duyguyu yaşamaktan bıktım, usandım. O yüzden artık bana vicdan azabı çektirmeyecek yiyecekler yemeyi tercih ediyorum. Sabah uyandığımda bir tane elma yiyorum. Sindirim sistemini hızla harekete geçiriyor ve bütün kadınların sinirlerini bozan şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerini gideriyor. Şiddetle tavsiye ederim. Bir de yoğurt yemeye başladım. İştahımı frenlemekte açıkçası çok işe yarıyor. Ne zaman acıksam ya elmalara ya da yoğurda saldırıyorum…
Selmin daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için bana bir yol haritası hazırladı. İşe önce Check-Up yaptırarak başlamam gerekiyormuş. Açıkçası bırakın Check-Up yaptırmayı doktora gitmekten bile ödüm kopuyor. Türk filmlerinin doktor-hasta diyalogları gözümün önüne geldikçe bana bir haller oluyor. Sanki doktora gidince doktor bana 3 aylık ömrümün kaldığını söylecek! Doktora gitmedikçe ömrüm uzayacak gibi geliyor, kendi kendimi avutuyorum… Halbuki benim gibi bir insanın bu konuda böyle anlamsız kaygılar taşımaması gerekiyor. Anlamsız olduğunu biliyorum ama gene de bu duruma mani olamıyorum.
Selmin sadece Check-Up yaptırmakla kalmamamı, kadın hastalıklarına karşı da gerekli önlemleri almamı tavsiye ediyor. Tam anlamıyla sağlıklı bir kadın olmak için eğer varsa ufak tefek sorunların tedavisi ve takibini tam olarak yaptırmak gerekiyormuş. Korkularımı yenebilirsem neden olmasın?
Yoğun iş hayatım nedeniyle malumunuz fiziksel aktivite konusunda sınıfta kalmış durumdayım. Bu durumu değiştirmek için kendimce bir takım kararlar aldım fakat doktorun tavsiyelerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Selmin’in söylediğine göre: “Düzenli yürüyüş yapmanın kilo verdirmesi, vücudu şekillendirmesi, vücut yağ oranını azaltıp kas oranını arttırmasının yanı sıra kalp-damar hastalıkları ve kanser’e karşı koruyucu olması özelliği var… Benim önerin bir pedometre alıp yavaş yavaş süreyi uzatarak 2 günde bir ortalama 10.000 adım olacak şekilde bir yürüyüş düzeni oturtman.
Yürüyüşten döndüğünde yere yatıp (Hayır, uyumayacaksın!! Bildiğin mekik hareketini yapman. Özellikle göbek bölgesinden sorunun olduğunu söylediğin için bu harekte hayat kurtarıcı olacaktır. 25′ten başlayıp haftada-2 haftada bir sayıyı arttırarak 100 mekiğe çıkmanı öneriyorum. Bu düzeni kurmak için harekete geçtiğinde önce belini en ince yerinden ölç, bel çevresi diye kaydet… Sonra kalça kemiklerinin hemen üstünden, göbek deliğinin üzerinde olacak şekilde ölç, göbek çevresi diye yaz. 2 günde bir yürüyüş + mekik’i düzenli olarak yap, 12 hafta sonra tekrar ölç… Mutlaka bir fark olması lazım… “
Gelelim zurnanın zırt dediği yere…
Ne yiyip, ne içeceğim ben? Nasıl besleneceğim?
Diyette başarılı olmanın 12 yolu
Diyetisyen Banu Kazanç diyet yaparken kendinize belirli hedefler koymanız gerektiğini söylüyor.Her Pazartesi başlamaya karar verip Salı günü vazgeçtiğiniz diyetinizde başarıyı yakalamak için bazı kurallara dikkat etmeniz gerekiyor. Diyetisyen Banu Kazanç “Diyet yaparken kendinize 1 aylık hedefler koyun, örneğin 1 ayda 5 kilo gibi. Fakat vermeniz gereken kilolar çok fazla olabilir bu noktada kendinizi rahatlatmalısınız. Diyeti gerilmeden, size uygun olacak programla, size özel düzenlenmiş bir programla yapmalısınız” diyor.
Kazanç’a göre sağlıklı bir diyetle ayda 5 kilo maksimum 6 kilo vermeyi hedeflemek gerekiyor. İşte hedeflerinize ulaşmanın kolay yolu;
1- Yemekleri hazırlarken tuz koyun fakat ekstra tuzu kaldırın. Salatalarınıza bile tuz koymayın. Salata sosunu şu şekilde hazırlayın; 1 çorba kaşığı zeytin yağı, istediğiniz kadar limon, balsamik sirkesi, nar ekşisi. Salatanızda az miktarda havuç ve mısırda yer alabilir.Bütün salata malzemelerini istediğiniz kadar yiyin fakat tuz koymayın. Yemekleri pişirirken koyduğunuz tuz vücudunuz için yeterli olacaktır.
2- Zayıflayabilmeniz için günde 2,5 lt. su içmeniz gerekiyor.
3- Günlük ekmek tüketiminiz 3-4 dilimi geçmemeli. Daha çok doyuran çok tahıllı ekmeği ya da tam buğday ekmeğini tercih edin.
4- Makarna, pilav, noodle, bulgur, patates gibi fazla karbonhidrat içeren yiyecekleri haftada 2 defa öğle öğününde yemeye özen gösterin. Özellikle yediğiniz pilav, makarna gibi yiyeceklerin hızlı bir şekilde yağa dönüşmemesi için yanında mutlaka protein içeren yiyeceklerle karışık tüketin. Örneğin; makarna ve yoğurt, pilav ve et, püre ve kuru baklagiller gibi.
5- Canınız tatlı istediğinde tatlıyı 4-5 ara öğününde tüketin. Haftada 1 olmak şartı ile. 
6-Alkollü içeceklerden şarap, votka ya da rakıyı tercih edebilirsiniz.Yalnız haftada 2 gün 2′şer kadeh şarap yada haftada 2 gün 2′şer duble rakı ya da 2 duble votka gibi.
7- Aşırı açlık hissettiğiniz dönemlerde protein ağırlıklı diyet yapın. Et,tavuk, balık gibi besinler. Zengin protein içeren yiyecekler kan şekerini iyi dengeleyip açlık hissini bastıracaktır ve iyi kilo vermenizi sağlayacaktır.
8- Aynı saatlerde yemek yemeye özen gösterin. Düzenli ve saatinde yemek yemek metabolizmayı düşünüldüğünde daha iyi çalıştırır.
9- Haftada 3 gün balık yemeyi unutmayın. Balıkta omega-3 ve omega-6 yağ asitleri bulunmakta. Balıktan gelen bu
kaliteli yağlar kolesterol ve kan yağlarını düşürmenin yanında metabolizmayı da hızlandırıyor.Özellikle yağlı balıklar metabolizmanın iyi çalışması için çok önem taşıyor.Somon, uskumru,sardalya, ton balığını fazla tüketmeniz faydalı.
10- Diyet yaparken bazı bitkisel çayların içilmesi faydalı olacaktır. Örneğin ısırgan otu vücutta yağ toplanmasını önler, günde 1 fincan içmeniz yeterlidir. Yeşil çay sindirimi kolaylaştırır ve vücudun su toplamasını önler, günde 2 fincan içebilirsiniz. Ada çayı ise kan dolaşımını hızlandırarak sindirimi kolaylaştırır, günde 1 fincan içiniz.
11- Yemeklerinizi tatlandırmak için gün içinde 2 tatlı kaşığı hardal ve 2 tatlı kaşığı ketçap kullanabilirsiniz.
12- Günde 1 kutu light kola tüketebilirsiniz ama daha fazla değil.
Kekemelik sona mı eriyor?
Yazan: KadinMag 11 Ocak 2010
Kategori: Alternatif Tıp, Diyet, Sağlık
Yalnız Türkiye’de değil dünyada da bir “ilk” olan ve Dr. Fevzi Özgönül tarafından geliştirilen karboksipunktur tedavisi, diyet ve spor yapmadan zayıflatırken, sağlıklı yaşam koçluğu da sunuyor…
Doğuştan ya da sonradan oluşabilen, kişinin kendini ifade etmesini güçleştiren, toplum içinde utanmasına, sıkılmasına yol açan kekemelik ile ‘r’ gibi bazı harfleri telaffuz edememekten kaynaklanan peltekliğin bilgisayar desteğiyle etkin tedavi edilebildiği bildirildi.
Adana’daki özel bir kekemelik merkezinin psikologlarından Cem Şeker, yaptığı açıklamada, günümüzde düzgün ve akıcı konuşmanın sosyal yaşamla uyumda, iş ararken kendini ifade etmede ve iletişim başarısında öncelikli unsur olduğunu, bu nedenle kekemelik ve pelteklik tedavisinin büyük önem taşıdığını belirtti. Şeker, konuşmaya başlarken veya konuşma esnasında konuşmanın akıcılığını bozan, bazı ses veya sözcükleri tekrarlama ya da duraklayarak çıkarma ile gelişen yanlış konuşma alışkanlığı ile ”r” gibi bazı harfleri söyleyememekten kaynaklanan peltekliğin tedavisinde yüzde 96 başarı sağlandığını bildirdi. Şeker, genetik faktörlerin yanı sıra genellikle 2-7 yaşları arasında yaşanan korku, endişe ve gerilimden kaynaklanabilen kekemeliğin bir hastalık olmadığını, bu nedenle merkezlerine başvuranları hasta değil, öğrenci olarak tanımladıklarını söyledi. Kekemeliğin görülme sıklığının resmi istatistiklerde binde 6 olarak geçtiğini ancak, gerçek sayının bunun çok altında olduğunu tahmin ettiklerini belirten Şeker, ”Çünkü, günümüzde artık bilgisayar destekli etkin tedavi yöntemleriyle kekeme kişilerin sayısının yok denecek kadar azaldığını biliyoruz” dedi.
Diyet efsaneleri çürütüldü
Su içersem zayıflarım, öğün atlarsam kilo veririm, sigarayı bırakırsam kilo alırım, kepekli ürünler şişmanlatmaz… Şişmanlığı içinden çıkılmaz hale getiren diyet efsaneleri araştırmayla çürütüldü.Fazla kilolarla mücadele edenlerin ulaştığı sonuçlar pek iç açıcı değil. Kilo verdikten sonra bunu koruyanların sayısı ise gün geçtikçe azalıyor. Bu gidişatın birçok nedeni var, en önemlisi ise kilo verme sürecinde kargaşaya ve bilgi kirliliğine neden olan diyet efsaneleri. Çünkü bu bilgiler, hatalı diyetlere, hatalı diyetler de kilo verme başarısının düşmesine neden oluyor.
1500 kişi üzerinde yapılan araştırma, toplumda diyet efsanelerine inancın son derece yüksek, kilo verme ve sağlıklı beslenme ile ilgili hatalı bilgilerin de yaygın olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın çarpıcı sonuçlarından biri de şişmanlık düzeyinin artmasıyla efsanelere olan inanç ve uygulamaların da artması.
Araştırmayı, Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığı’ndan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez gerçekleştirdi. Arştırmanın bilimsel değerlendirmesini ise Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat Baş yaptı.
Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa 2010 yılında yetişkin popülasyonda 150 milyon, çocuk ve ergenlerde ise 15 milyon kişinin şişman olacağını tahmin ediyor ve şişmanlığı salgın bir hastalık olarak tanımlıyor. Türkiye’nin şişmanlık ile ilgili projeksiyonu da farklı değil, öyle ki her iki kadından biri ve üç erkekten biri şişman.
YAŞAM BOYU KİLO YÖNETİMİ
Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi de olan Selahattin Dönmez, danışanlarının diyet inanışları ve hataları üzerine yaptığı çalışmanın amacını şöyle özetledi.
“14 yıldır beslenme danışmanlığımıza başvuran bireylerin, “Kötü besin yoktur, kötü beslenme vardır” ilkesinden uzaklaştıklarını, hızlı kilo verdiren yöntem arayışına girdiklerini tespit etmiştim. Kilo verme sürecindeki olumsuzluklarda örneğin, o hafta çok küçük aksaklıklara bağlı kilo verilemediği zaman, bireyin bir suç unsuru aradığını ve bazı inanışların açığa çıktığını gördüm. Verilen kilonun geri alınmasıyla oluşan hayal kırıklığını önlemek, hatalı bilgileri bulmak, kaliteli kilo verme önerilerini belirlemek, bilgi karmaşasını ortadan kaldırmak ve çevresel faktörlere göre yaşam boyu ve kişiye özel önerileri ön plana çıkarmak için bu araştırmayı planladık. Binlerce literatür taranarak ulaşılan bilimsel detaylar diyet efsaneleriyle ilgili bu sonuçları ortaya çıkardı.”
İŞTE KAFA KARIŞTIRAN 20 DİYET EFSANESİ
Araştırma, yaş ortalaması 35, kilolu-şişman olan, hayatlarında en az bir kere diyet tecrübesi yaşamış, lise ve üzeri eğitim seviyesindeki kadın-erkek 1500 kişi üzerinde bire bir görüşme yapılarak tamamlandı. Türkiye’de ilk kez yapılan, bilimsel olarak değerlendirilen araştırmaya konu olan 20 diyet efsanesi ve bunlara inananların yüzde olarak oranları ise şöyle:
1- Su içersem zayıflarım yüzde 63, 
2- Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm yüzde 96,
3. Ne kadar az uyursam, o kadar hızlı kilo veririm yüzde 40,
4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım yüzde 57,
5. Saat 19:00’dan sonra birşey yersem şişmanlarım yüzde 37,
6. Düşük kalorili kepekli ürünlerle daha kolay kilo veririm yüzde 58,
7. Meyve, yemekten 2 saat sonra yenilmeli yüzde 70,
8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım yüzde 74,
9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım yüzde 76.
ELMA SİRKESİ Mİ LAHANA MI DAHA ETKİLİ?
10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım yüzde 40,
11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum yüzde 96,
12. Kilo yönetimi programlarında 3 beyaza yer yoktur yüzde 72,
13. Light ürünlerin kalorisi yok, istenildiği kadar tüketilebilir yüzde 95,
14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur yüzde 95,
15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir yüzde 83,
16. Hangi yöntemle olursa olsun verilen kilo geri alınır yüzde 83,
17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır yüzde 66
18. Protein diyetleri ile zayıflamak daha kolaydır yüzde 79,
19. Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo veririm yüzde 95,
20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim yüzde 88.
EFSANELERİN ÖNÜNE GEÇEBİLİRİZ
Selahattin Dönmez, araştırmayla ortaya çıkan tabloyu, “Sonuçta yüksek yüzdeler olmasına şaşırmadım, zaten biliyordum, benim için ilginç olmadı. Bunları araştırmayla kanıtlayıp doğru bilgileri söylersek kilo yönetimindeki efsanelerin önüne geçebileceğimizi hissettim” şeklinde yorumladı. Peki, diyet efsanelerine takılmadan, sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloyu korumak için ne yapmak gerekir? Dönmez, bu noktada fonksiyonel diyet vurgusu yapıyor ve kişiye özel diyetin neden önemli olduğunu anlatıyor.
“Fark Etmeden Diyet programında biz fonksiyonel diyet uyguluyoruz. Bu sistem, her yeni bilgi ile yenilenir ve insanlara daha iyi “kilo verme” kılavuzları sunar. Asıl amacım, kilo korumaya yönelik beslenme taktiklerini içeren, vücut yağ dokusunu azaltıp, kas yoğunluğunu koruyan, az kilo veriminde bile vücutta ciddi olumlu değişiklikler oluşturan kişiye özel beslenme modelini uygulamak. Fonksiyonel diyet ile hedeflenen, dengeli bir beslenme planlamak, kilo verirken oluşacak kronik hastalık riskini aktive eden geni baskılamak, kilo verecek bireyin hangi diyete daha iyi yanıt vereceği sorusuna doğru cevabı bulmaktır.
Genetik yapımızdaki değişiklikler, diyete ve ilaçlara yanıtlarımızın farklı olmasını sağlar. Bu nedenle bireyler benzer diyetlere farklı yanıtlar verir. Bazıları hızlı, bazıları yavaş kilo verirken bazıları da sık duraksarlar. Fonksiyonel diyet ile kilo duraksamasını engellemek, kilo verecek kişiye uygun besinlerin yarar ve risk mukayesesini yapmak gerekir. Bazı besin öğelerini az almak hastalık riskini artırır, eksik alınan yerine konulduğunda hastalık riski azalır, yüksek miktarda alındığında ise yararlı etki kaybolur ve risk yeniden ortaya çıkar.
FORKSİYONEL DİYETTE EFSANELERE YER YOK
Fonksiyonel diyette; denge, çeşitlilik ve porsiyon ölçüsü bireye özgü ayarlanır. Fonksiyonel diyetle 24 saat içerisinde hücre DNA’sına 10.000 olan serbest radikal saldırısı çinko, selenyum, A, C, E vitaminleri ve besinlerle sağlanan polifenollerle engellenir. Kilo verme ve yaşla birlikte oluşacak kas güçsüzlüğü azaltılır. Antioksidandan zengin beslenme planı kişiye özgü uygulanarak, yaşlanma kromozomlarının uç kısımlarını koruyan “telomer” adlı bölgelerin kısalması engellenir.
Fonksiyonel diyette vitamin desteğine de gerek kalmaz çünkü tüm besinlerin dengeli harmanlanması ile toksik dozlara ulaşmayan vitamin miktarını da sağlarız. Bu diyetle bazı besin öğeleri bir araya getirilerek etkileri daha da belirginleştirilir. Örneğin, soya ve yeşil/siyah çayı beraber tüketmek kilo verirken erkekleri prostat kanserinden tek başına tüketilmelerine göre daha fazla korur. Örneğin, kilolu kişilerdeki karaciğer yağlanmasını folik asit, metiyonin, B12, B6 ve kolinden zengin beslenme ile ilaç kullanmadan düzeltmek mümkündür. Yani burada besin ile besin etkileşimi yapılır.
DEMET KUTLUAY HAMİLELİK KİLOLARINI NASIL VERDİ?
Selahattin Dönmez, danışanlarından manken Demet Kutluay’ın fonksiyonel diyetle doğum sonrası rahatça kilo verdiğini, üstelik bunu kurabiye, kek ve makarna gibi besinleri bolca yiyerek başardığını söylüyor.
“Mart 2009′da ikinci kez anne olan ünlü model Demet Kutluay, lohusalık ve emzirme dönemini ideal şekilde atlattıktan sonra, yaşam tarzına uygun ve kişiye özgü olan ‘Fark Etmeden Diyet Doğum Sonrası Beslenme Programı’ ile hamilelik döneminde aldığı 20 kiloyu verme ve koruma kararı aldı. İşin püf noktası, Demet Hanım’ın metabolizma, vücut yapısı, kan bulguları ve sosyal hayatı temel alınarak, sevdiği besinlerle ve kendisi için hazırlanan fonksiyonel diyet programına uyması ve yüzde 100 etkinlik sağlamasıdır. Demet Kutluay, bu diyet programı ve düzenli fiziksel aktivite ile hem de istediği yemekleri yiyerek kolayca kilo verdi ve bunu korumaya devam ediyor. Kutluay, kızı ve oğlu için hazırladığı ev yapımı kurabiyelerden böreklere, peynirli tostlardan, pilav ve makarnalara kadar birçok besini bolca yiyerek formunu koruyor.”
DEMET KUTLUAY’IN ZENCEFİLLİ ZAYIFLAMA ÇAYI
Selahattin Dönmez, son olarak Demet Kutluay’ın kilo vermesine yardımcı olan Fark Etmeden Diyet’in Zencefilli İçeceği tarifini de paylaştı. İşte Demet Kutluay’ın zayıflama çayı:
Malzemeler: 3 parça taze veya kuru zencefil, 1 yemek kaşığı bal, 1 dal veya rulo tarçın, 2 litre su, iri doğranmış 1 adet limonun kabuğu
Yapılışı: Taze veya kuru zencefil parçaları ve limon kabuğu 2 litre suda kaynatılır. İçerisine rulo tarçın atılarak yaklaşık 10 dakika demlenmeye bırakılır. Su ılımaya yakın 1 yemek kaşığı bal ilave edilir ve karıştırılır. Süzüldükten sonra içime hazırdır. Ara öğünlerin ardından 1’er su bardağı tüketilmesi önerilir.
Etki Mekanizması: Artirit ağrıları. Menstural kramplar, soğuk algınlığı, grip, boğaz ve baş ağrısında etkilidir. Yağ yakımını hızlandırır, sindirimi kolaylaştırır, mide bulantısı, gaz ve hazımsızlık şikayetlerini azaltır.
Uyarı: Kan sulandırıcı ilaç kullananların zencefil tüketmemesi önerilir.
(ntvmsnbc.com)
Bu 5 besini mutlaka tüketin
Uzmanlara göre, 2010’u daha sağlıklı ve hastalıklardan uzak geçirmek isteyenler, alışveriş sepetinden bu ürünleri eksik etmemeli.
CNN’in haberine göre, uzmanlar, bu yıl zinde kalmak ve daha enerjik olmak için doğru beslenme alışkanlıklarına destek olarak “çok yararlı, düşük kalorili ve her markette kolayca bulunabilecek” bazı besinler tavsiye ediyor.
Uzmanların listesindeki “sağlıklı yaşam” için ilk gerekli besin tahıllar… Özellikle zayıflama diyetlerinin önemli parçalarından olan yulaf,
arpa ve çavdar, hem kolesterol seviyesini azaltıyor, hem de daha sağlıklı bir vücuda kapı aralıyor. Diyabetler için de yararlı olan çavdarın bisküvisi ile buğdayla karışık ekmeği öneriliyor. Ancak düzenli olarak sadece çavdardan oluşan ekmek yenilmemesi gerekiyor.
Listenin diğer önemli yiyeceği soya fasulyesi… Kalbe iyi gelen ve kanser riskini azaltan soya, aynı zamanda çocukluk obezitesini önlemede etkin olduğundan çocukların beslenmesi için de ısrarla öneriliyor. Sağlığı güçlendirici bir diğer besin olan somon balığı ve diğer yağlı balıklar ise haftada iki kez alışveriş sepetine girmeli. D vitamini kaynağı olan ve kalp problemlerini azaltan somon, beyin için de yararlı.
Listedeki bir diğer öneri kırmızı şarap… Uzmanların alkollü içki önermede temkinli olduğu, ancak “ölçülü” içilmesi durumunda şarabın kalbe giden kan damarlarına iyi geldiği ve kötü kolesterolü azalttığı belirtiliyor.
Bu yıl sağlıklı kalmak için tüm bunların yanında yeşil çay da içmek gerekiyor. Sakinleştirici etkisi yanında, göğüs kanseri dahil bazı kanser risklerini azalttığı düşünülen yeşil çayın etkinliği için günde 3 ile 6 bardak arasında içilmesi tavsiye ediliyor.
Yoğurt yağ yakmaya yardımcı…
Yazan: Handan Güner 04 Ocak 2010
Kategori: Diyet
Yararları saymakla bitmeyen yoğurdun ayrıca yağ yakma özelliğiyle çabuk kilo vermek ve özellikle karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için de ideal bir besin olduğu belirlendi.
Japonya’da yapılan ve sonuçları İngiltere’de yayımlanan araştırmalar, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiği, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu.
Araştırma kapsamında 6 hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80′inde nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyinin düştüğünü belirten Japon bilim adamları, yoğurdun içeriğindeki maddelerin bu rahatsızlıkları önlediğini vurguladı.
İngiliz Diş Sağlığı Vakfı yöneticileri de araştırma sonuçlarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Vakıf yöneticileri, İngiltere’de her dört kişiden birinin nefes kokusu sorunu bulunduğunu ve her 20 kişiden 19′unun hayatlarının bir döneminde diş eti iltihaplarından çektiğini bildirdi.
YAĞ YAKMAYA DA YARDIMCI
ABD’de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet programı uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.
“Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor”
Tennessee Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt yiyenlerin ortalama 7 kg olan kilo verme seviyesinden daha fazla kilo vermekle kalmadıklarını, aynı zamanda kas kütlesini de diğerlerine oranla iki kat fazla koruduklarını belirtti.
Dr. Zemel, kas kütlesini korumanın diyet yapanlarda önemli bir konu olduğunu belirterek, “Önemli olan yağ yakmak, kas değil. Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor, ancak kilo verirken kas kütlesi de kaybediliyor. Bu duruma karşı en iyi çözüm, kalsiyum ve protein ağırlıklı bir diyet, yani yoğurt seçeneği” diye konuştu.
Sonuçları Uluslararası Obezite Dergisi’nin Nisan sayısında yayınlanacak araştırmayla ilgili bilim adamları, düşük yağ oranlı süt ürünlerinden oluşan kalsiyum ve protein ağırlıklı diyetin, yağ yakma ve kilo vermek için ideal olduğunu vurguluyorlar.


'Diyet' kategori arşivi

