Estetik kazaları tarihe karışıyor
Güzelleşeyim derken güzelliğinizden olmayın!
Estetik yaptırmayı düşünüyorsanız ancak yüzünüzün ameliyattan sonra neye benzeyeceği konusunda şüpheye düşünüyorsanız işte size yüzünüzün ameliyattan sonraki halini gösteren yeni bir cihaz…

Geliştirmiş olduğu mikro kesme yöntemi ile burun estetiği ameliyatları konusunda tüm dünyada otorite kabul edilen plastik cerrah ve heykeltraş Op. Dr. Yakup Avşar, operasyonlarında estetik kazalarını tarihe karıştıracak üç boyutlu tasarım teknolojisini kullanmaya başladı.
Üç boyutlu tasarım teknolojisi ile estetik kazaları tarihe karışıyor
Dünyada medikal fotoğraflamanın öncüsü sayılan Canfield Scientific tarafından geliştirilen “Vectra 3D” görüntüleme sistemi plastik cerrahide yeni bir çağ başlatıyor çünkü hastalar ameliyat öncesinde ameliyat sonrası sonucu üç boyutlu olarak görebiliyorlar. Estetik cerrahide devrim olarak nitelendirilen bu teknoloji sayesinde doktor ve hasta operasyonu karşılıklı değerlendirip, ameliyat sonrası hastanın yeni görüntüsünü birlikte planlayabiliyorlar.
Vectra 3D görüntüleme sistemi sayesinde, multi-lens özel bir kamera kullanarak 2 milisaniyeden az bir süre içinde hastanın 360 derece görüntüsünün çıkarılmasını sağlıyor. Bu görüntüler daha sonra Vectra 3D Görüntüleme Aracı yazılımına yüklenerek, hastanın konsültasyonunda kullanılıyor. Bu yazılım doktorun hastaya vücudun çeşitli yönlerden, sümule edilmiş, ameliyat öncesi ve sonrası karşılaştırmalı görüntülerinin ameliyattan önce göstermesini sağlıyor.
Hayalleriniz yıkılmasın
Konuya ilişkin olarak estetik kazalarının “üç boyutlu tasarım teknolojisi” ile tarihe karışacağını belirten Op. Dr. Yakup Avşar: Estetik ameliyatlarda olumlu sonuç almanın her zaman mümkün olmadığını, ameliyat sonrasında istenilen sonucu elde edebilmek için ameliyat öncesinde sonuca en yakın tasarımın yapılması gerektiğini belirterek, estetik ameliyatlarında hastanın beklentisi ile yapılabileceklerin örtüşmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Operasyon öncesinde hastanın ne istediğini iyi anlaması ve hastaya beklentisinin ne kadarının gerçek olabileceğini söylemesi gerektiğini ifade eden Avşar, estetik operasyonlarında doğal görünümün önemli olduğunu vurguladı.
Doğal güzellik korunmalı
Op. Dr. Yakup Avşar: “Üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz ve ne yüzümüz ne de burnumuz düz yani 2D değiller. Yüz plastik cerrahisi tamamen üç boyutlu klinik bir sanat. Cerrahlar olarak, yüz şeklini gençleştirirken üç boyutlu bir perspektiften bakmaya başladık. Artık kontür değişikliklerine sadece gerdirme ve kaldırmadan daha çok önem veriliyor. Vectra 3D hastanın ve benim aynı estetik vizyondan bakmamızı sağlıyor. 3D teknolojisi günlük hayatımızda büyük bir yer teşkil ediyor ve bu önemin gün ve gün artacağından hiç şüphe yok. Filmlerde bunun gerçekleşmesine zaten tanık oluyoruz. 3D teknolojisi hayatı daha otantik ve gerçek görmemizi sağlıyor. Bir plastik cerrah olarak bu cihaz bana büyük bir kolaylık sağlıyor. Çünkü ne kadar değişikliğin hastanın yüzünün kendi kalarak güzelleşmesini sağladığını artık biliyor ve önceden görüyorum.
Plastik cerrah olarak hastalar beni kültürel hassasiyete verdiğim önem için tercih ediyorlar. Küçük değişiklikler hastanın otantik güzelliğini inanılmaz derecede arttırırken kültürel ve etnik yapısını da korumasını sağlıyor. Vectra 3D bu değişiklikleri hasta ile ameliyat öncesi paylaşmamı sağlayarak, ameliyat yol haritasını hasta ile beraber oluşturmamızı sağlıyor.” dedi.
İdeal bir yüz şekli için küçük dokunuşlar yeterlidir
Dr. Avşar: “Yüz şekli belirli standatların dışında olan ve plastik cerrahiden korkan kişilerin bu teknolojiden daha fazla fayda görecekleri çok açık. Eskiden gerçek sonucu tahmin edebilmenin ve ya hayal edebilmenin imkanı yokken şimdi en küçük farklılıkların bile neler yaratabileceğini bilebiliyoruz. Rhinoplasti gibi milimetrik farklılıkların çok büyük değişiklere sebep olduğu hassas operasyonlarda hastalar küçük dokunuşların büyük farklılıklar yarattığını anlayamıyor ve hep daha fazlasını istiyordu. Vectra 3D sayesinde hastanın tam da istediği dozda değişiklik için tam olarak ne kadar değişiklik yapılması gerektiğini ve bu değişiklik küçük de olsa sonucunun tatmin edici olduğu konusunda hastayı ikna etmemiz kolaylaşıyor.” diye belirtti.
Garantili estetik
En doğru sonucu veren araç olmasına rağmen Vector 3D Görüntüleme Sistemi’nin kristal bir küre değil bir bilim aracı olduğunu unutmamak gerektiğini belirten Dr. Avşar, “Vectra 3D sayesinde artık hastaların sonuç için cerahın telkinleri ile yetinmesi gerekmiyor. Sonucu kendileri de görerek istedikleri şekilde değişikliklerin yapılmasını ve istediklere sonuca ulaşılmasını sağlayabiliyorlar. Vectra 3D hastalar için bir çeşit garanti gibi.” diye ekledi.
KadınMAG
2010 ilkbahar/yaz saç trendleri
Pantene Global Saç Güzellik Elçisi Sam McKnight, 2010 İlkbahar & Yaz saç trendlerini anlatırken güçlü saçlara sahip olmanın önemini vurguladı. 2010 İlkbahar & Yaz sezonu saç renklerinde kuralcı olunmayacağını, istenilen stil ve saç renginin kişiye özel yorumlanacağını söyleyen Sam McKnight, istenilen stil veya saç rengine sahip olmak ve arzulanan güçlü saçlar için Pantene şampuan, saç kremi ve saç bakım kürlerinden oluşan seriyi önerdi.
Güç ve mükemmelliğin buluştuğu dört saç trendi 2010 İlkbahar & Yaz modasına damgasını vuruyor.
Dağınık Topuzlar
Bu stille, saçlardaki bağları gevşetiyoruz diyen Sam McKnight, “Saç modellerinde hem yetişkin hem de çocuksu bir saç modeli yaratmanın rahat ve kadınsı bir şeklini sunuyoruz” diyor. 2010 İlkbahar & Yaz sezonunda, “Kıyafetlerin bitirilmemiş gibi bir havası vardı, bu nedenle saçların da aynı şekilde görünmesini istedik” diyen Sam McKnight, bu stile uygun yumuşak saçlar elde edip saçları ağırlaştırmadan ışıltı katmak için Pantene saç bakım kremini öneriyor.
Endamlı Siluet
Bohem karşıtı ve daha özen gösterilmiş saç görünümlerine bir tür geri dönüş olduğunu söyleyen Sam McKnight, “Yapılması için daha fazla çaba sarf edilmesi gereken özel saç şekilleri vardır” diyor. Modellerin her birinin boyunu birkaç santim uzatan kabarık saçlar ve topuzlar yaratan Sam McKnight, “Saçın kabartılmak üzere taranması saçta yıpratıcı etkiye sahip olabilir. Saçınızı her yıkadığınızda Pantene Saç Bakım Serisi’ni kullanmak saçlarınızdaki yıpranmaları hedef alarak, saçlarınızı onarır” diyor.
Uzun Dalgalar
Sam bu stil için “İşte bu makyajsız olup makyajlı görünüme eşdeğer nitelikte bir saç stilidir” diyor. Bu stil, göz kamaştırıcılığa daha sade bir yaklaşım getirirken ilhamını fazlasıyla zaman harcanmış lüks görünümden almıştır. Göz kamaştırıcılığa getirilen bu daha sade yaklaşım, özgürlük ve kısıtlamalardan kurtulmayı kasıtlı bir sadelik ile ifade ediyor. Sağlıkla uzayan güçlü saçlar için önerim Pantene Saç Bakım Serisi.”
Örgü Geçidi
Örgü saçlar son zamanlarda göz kamaştırıcı hale geldi. Örgü saçlar hakkındaki en güzel şey, bir seferde iki stil elde edebilmektir. Birincisi örgü saçtır ki bu gündüz kullanım için mükemmeldir. Daha sonra ise saçı açıp taradığınızda saçlarınız hacim kazanır ve sizi dışarda bir geceye hazır hale getirecek mükemmel dalgalara sahip olursunuz. Haftada bir uygulayacağınız Pantene Saç Maskesi ile saçlarınızın uçlarını çatallaşmasını önlemeye yardımcı olur ve mükemmel örgü saçlar elde edebilirsiniz.
KadınMAG
Z dalgaları ile selülitlerinizden kurtulabilirsiniz
Z dalgaları ile dermatoloji ve kozmetoloji dünyasında çığır açan Amerika Birleşik Devletlerinde geliştirilmiş; radial şok dalgalarının medikal alanda en etkin kullanımını sağlamaktadır. Mevcut sistemlere göre en geniş kapsamlı tedavi olanağı sunan tek üründür. Uygulama etkisi selülit, sarkmalar, ödem ve yağ birikmesi üzerinedir. Tedavinin etkinliği ilk uygulamalardan sonra hemen görülebilmektedir. Tedavi sırasında anestezi gerekmemekte ve hastaya herhangi bir girişimsel işlem uygulanmamaktadır. Tedavi seansları ağrısızdır ve uygulanan bölgeye göre 20 dakika kadar kısa sürelidir. Seans adedi uygulama bölgesinin durumuna göre 8 ile 16 seans arasındadır. Seanslar haftada iki veya üç kere olacak şeklinde düzenlenir.
Z dalgaları; vücut dışında oluşturulan radial şok dalgalarının vücut içerisinde 0-35 mm kadar ilerletilerek; yağların alt dermisin içindeki çıkıntılarına ve fibroz septaya müdahale edilmesi sekildedir.
Mevcut şok dalgaları içerisinde en etkin dalga boyutu yaratan z wave sistemi ile vücut içerisine ulaşan şok dalgaları fibroz septanın kollajenden ayrılmasını sağlamaktadır. Bu sayede uygulanan bölgedeki portakal kabuğu görünümünü ortadan kaldırarak daha pürüzsüz bir yüzey oluşturmaktadır.
Uygulama bölgesindeki kan dolaşımının artması ve şok dalgası etkisi ile kollajen oluşumu artmakta; dermis kalınlaşmaktadır. Aynı zaman da şok dalgaları yağ yükseltilerini de azalmaktadır. Yeni lipogenez (yağ oluşumu)’i engellenmektedir. Lipoz artışı sağlamakta ve metobolitlerin açığa çıkması ile ödem sorununu ortadan kaldırmaktadır.
Z wave şok dalgaları ciltte gençleşme ve gerginleşme oluşturmaktadır. Selülit tedavisi yanı sıra uygulama bölgesindeki yağ oranını azaltarak incelme de sağlamaktadır.
Dr Mehmet Akgün
drmehmetakgun@hotmail.com
0505 443 52 52
GOP - ÇANKAYA- ANKARA
Genç kızlar dikkat: Sağlıklı güzellik mümkün!
Yazan: Pedagog Sevil Gümüş 13 Şubat 2010
Kategori: Güzellik
Genç kız psikolojisi: Nasıl sağlıklı ve güzel genç kız olunur?
Sağlıklı ve Güzel Genç Kız olmanın Yolları
“Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişikliklerle başa çıkmak zorundadırlar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmaları için ailenin desteği çok önemlidir. Bu başlangıç döneminde çocukların ruh sağlığı kadar kişisel bakım, sağlık ve güzellik konuları da önem kazanmaktadır. Genç kızlar dış görünüşlerine yani güzelliklerine çok önem verirler ve bu öz güvenlerini belirlemede etkilidir. Annelerin genç kızlarına kişisel bakım, sağlık ve güzellik konularında rehberlik etmeleri gerekmektedir.”
Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişikliklerle başa çıkmak zorundadırlar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmaları için ailenin desteği çok önemlidir. Bu başlangıç döneminde çocukların ruh sağlığı kadar kişisel bakım, sağlık ve güzellik konuları da önem kazanmaktadır. Genç kızlar dış görünüşlerine yani güzelliklerine çok önem verirler ve bu öz güvenlerini belirlemede etkilidir. Annelerin genç kızlarına kişisel bakım, sağlık ve güzellik konularında rehberlik etmeleri gerekmektedir.
İnsanlar doğumdan ölüme kadar bir dönemden bir döneme geçiş yapar. Kuşkusuz sabırsızlıkla beklenen en nazlı dönem “ergenlik dönemi”dir. Özellikle kız çocukları için ergenliğe girmek, genç kız olmak kendini kanıtlama olarak algılanır ve sabırsızlıkla beklenir. Genç kız “Artık bende büyüdüm ve genç kız oldum” diyerek kendini ispat eder.
Diğer taraftan düne kadar bebekleriyle oynayan bu küçük prenses, bir genç kız (ergen) olmanın zorluklarıyla yüzleşir. Özellikle ergenliğin başlangıç döneminde çocuk için her şey daha da zordur. Çünkü ilk başlangıçlar her zaman zordur ve ne yapacağını bilemezsin. Ergenliğe giriş yaşının giderek düştüğü de düşünülürse yaklaşık 9-14 yaş arasındaki döneme erken ergenlik dönemi diyebiliriz.
Bu dönemde genç kızların vücutlarında hızlı değişmeler olur!
Genç kız, çevresindeki güzel ablaları gibi sahip olmayı beklediği, hayal ettiği vücut hatlarına fırtınalı bir şekilde sahip olur. Vücudunda o kadar hızlı değişmeler olur ki buna ayak uydurması zordur. Bu hem psikolojik, hem de fiziksel olarak zordur ve ailelerin desteğine, rehberliğine ihtiyaç duyarlar. Genç kızların yaşadığı fiziksel değişiklik ve bu değişikliklere adapte olabilmeleri için aileler genç kızlarına nasıl destek olabilirler bu konulardan bahsetmek istiyorum.
Genç kızların yaşadığı fiziksel değişikliklerden biri göğüslerin büyümesidir. Genç kızın göğüsleri büyür ve bununla hem gurur duyar, hem de utanır ve saklamaya çalışır. Artık rahatça yürümesi ve koşabilmesi için ablaları gibi sutyen takması gerekmektedir. Anne kızını bu konuda bilgilendirmeli ve bir alışverişe çıkarmalıdır.
Genç kızın boyu ve kilosu çok hızlı değişmektedir ve vücutta orantısız büyüme sakarlığa neden olabilmektedir. Genç kızın ses tonu, vücut hatları değişir. Bazen bu değişim istediği gibi olmayabilir. Özellikle kilo problemi varsa ve sağlıklı beslenmiyorsa genç kız kilosunu takıntı haline getirebilir ve bu yemek bozukluğuna neden olabilir. Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ergenlik döneminde bu tür problemlerin önüne geçecektir. Eğer aileler genç kızlarında bir yeme bozukluğundan şüphe ederse mutlaka bir uzmandan destek almalıdırlar. Bu durum geç kalındığında daha ciddi problemlere neden olabilir.
Genç kız olmanın kanıtı: Regl
Genç kız olmanın kanıtı “regl”, değişikliklerin en belirginidir. Bazı çocuklar erken regli olurken bazıları geç olabilir. Özellikle erken yaşta regl olan çocuk için bu travma etkisi yaratabilir. Çünkü çocuk bir dönemi bitirmeden diğer döneme psikolojik ve duygusal olarak hazır olmadan girebilir. Ayıca ilk regl olduğu zaman “kan” görmekten korkup endişe edebilirler. Çocuklar ergenlik öncesi bu konuda mutlaka bilgilendirilmelidir
Genç kızlar dış görünüşlerini takıntı haline getirebilirler
Dış görünüşlerine dikkat ederken saçlarının şekli ve kaşları yüz ifadelerini etkilediği için ayrı bir öneme sahiptir. Bu dönemde genç kızlar saçlarını boyatmak, kaşlarını aldırmak isterler ve bu da anne ve babalarıyla arasında çatışmaya neden olabilir. Çünkü genç kızlar birbirlerinden çok etkilenirler. Eğer bir arkadaşı saçını boyuyor ve kaşlarını aldırıyorsa o da bunu yapmak isteyecektir. Bu geçici bir hevestir ve bu isteklerine karşı çıkmak çözüm olmayacaktır. Anne babalar bu konuda anlayışlı olmalı ve kızlarının bu geçici heveslerine saygı göstermelidirler.
Genç kızların en büyük problemleri sivilcelerdir
Genç kızların dış görünüşlerini etkileyen, güzelliklerini bozan diğer fizyolojik değişik “sivilcelerdir”. Bazı genç kızlarda bu dayanılmaz olabilir ve öz güvenlerinin düşmelerine neden olabilir. Genç kızların öz güveni ve öz saygıları üzerine yapılan araştırmalarda genç kızların görünüşlerinin öz güven belirlemede çok önemli etkiye sahip olduğu çıkmıştır. Genç kızlar bu dönemde kendilerini sahnelerdeymiş gibi hissederler. Herkesin onları izlediğini ve onlara baktığını düşünürler. Sivilce problemleri yoksa bile kıyafetlerine çok önem verirler ve herkes onları izlediği için çok güzel giyinirler ve onların kendileri hakkında güzel olduklarını düşündüklerini kabul ederler. Güzel olduklarını düşünmek öz güvenlerini yükseltir. Eğer sivilce problemleri varsa herkesin onları izlediğini ve sivilcelerine baktığını düşünürler. Çevresindekilerin yüzünü çirkin bulduklarını düşünürler. Kendilerini güzel hissetmemeleri öz güvenlerini düşürür. Genç kızlar sivilcelerinden kurtulmak için her söylene inanmaktadır ve sağlıksız yöntemler kullanmaktadırlar. Bu nedenle ailenin bu problem konusunda hassas davranması ve mutlaka kızlarını uzman bir doktora götürerek gerekli tedaviyi yaptırması ve gerekirse bir pedagogdan da destek almaları gerekebilir. Ayrıca aile üyeleri genç kızın bu sivilceleri konusunda hassas davranmalı ve sivilceleriyle dalga geçmemeliler.
İstenmeyen tüylerden kurtulmak için sağlıklı bir yöntem kullanılmalı
Genç kızların dış görünüşlerinde önem verdikleri ve çözüm bulmaları gereken diğer konu istenmeyen tüylerdir. Bu hem ruh sağlıkları hem de biyolojik sağlıkları için çok önemlidir. Genç kızlar istenmeyen tüylere katlanamazlar. Dış görünüşlerini yani güzelliklerini etkilediği için rahatsız olurlar. Bu öz güvenlerini de etkiler. Sağlık ve hijyen açısından bu konu daha da önem kazanır. Genç kızlara kişisel bakım ve hijyen konusunda anne, abla, teyze, hala gibi ailenin kadın üyelerini örnek olur. Genç kızlar bu tüylerden kurtulmak için çeşitli yöntemleri deneyebilir. İlk akla gelen “ağda”dır. Ağdayı tek başına yapamaz, zahmetli bir iştir ve acı verir. Daha az acı çekmek için jilet kullanmayı tercih edebilirler. Jilet hızlı bir yöntemdir fakat aynı zamanda hızlı fiziksel gelişimden dolayı sakar olan genç kızlar için tehlikeli olabilir. Diğer yöntem ise tüy dökücü kremlerdir. Bu kremler özellikle kozmetik karışımları nedeniyle ciltte alerjilere neden olabiliyor. Yine hassas ciltlere sahip olan genç kızlar için bu yöntem sağlıklı olmayabilir. Genç kızlar en az acı veren ve en pürüzsüz yöntemleri tercih ederler. Genç kızların tek başına bireysel uygulayabileceği pratik ve daha az acı veren yöntem epilatör kullanmaktır. Epilatörler en az acı ile uzun süre pürüzsüz bir ten sağlayan ve kullanımı kolay olan bir yöntemdir. Epilatörler teknolojik gelişmelerle acıyı en aza indirmek için buz eldivenleri masaj başlıkları gibi çözümler sunuluyor. Ayıca epilatörün kişisel olarak kullanılması hijyen açısından çok önemlidir ve güvenilir bir yöntemdir. Bu konuda genç kızlara “Braun Silk-epil Başlangıç Seti”ni önerebilirim. Braun’un elipasyona yeni başlayacak genç kızlar için hazırladığı bu sette acıyı en aza indirmek için her şey düşünülmüş
Genç kızlar annelerini model alırlar
Genç kızlar ergenlik döneminde hem cinslerini özellikle annelerini model alırlar. Anneler kız çocuklarına özellikle ergenlik dönemi öncesi ve ergenliğin ilk döneminde rehberlik etmelidirler. Eğer anne ile kız çocuk arasında iyi bir iletişim yoksa veya bu konuları konuşmaktan çekiniyorlarsa, genç kızlar istenmeyen tüylerden kurtulmak için doğru bir yöntem hakkında model aldığı bir abla, teyze, hala vb. kişilerden bilgi alabilirler. Tüylerden kurtulmak için doğru bir yöntemle başlamak genç kızların güzelliği ve sağlığı için önemlidir.
Genç kızlar cinsel sağlık konusunda bilinçlendirilmeliler
Genç kızların ihmal ettikleri kişisel bakım ve cinsellikle ilgili bilgiye ihtiyaçları vardır. Erken yaşlarda temizlik ve hijyen alışkanlığı kazanmak yetişkinlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam için çok önemlidir. Genç kızların önem verdikleri “dış görünüşleri yani güzellikleridir; ailelerin önem verdikleri ise çocukların psikolojisidir. Bu nedenle ergenlik döneminde kişisel bakım ve cinsel sağlık konusu gözden kaçırılmakta ve ihmal edilmektedir.
Bu dönemde uzman desteği gerekebilir
Genç kızlar kişisel bakım konusunu arkadaşlarıyla da, ailesiyle de konuşmaktan çekinirler. Zaten arkadaşları da bu konuda bilgili değildirler. Bu nedenle çocukların bir uzman tarafından ergenlik öncesi doğru bilgilere sahip olması gerekmektedir. Bu konuda seminer düzenlenmesi, çeşitli yayınların olması çok etkili olacaktır. Ayrıca ailelerin bu döneme hazır olması ve kız çocuklarına bu dönemde destek olabilmeleri için bir uzman rehberliğine ihtiyacı duyabilirler. Bu nedenle kız çocukları olan aileler, çocuklarının genç kız olup bir sorun yaşamasını beklemeden önce bir pedagogdan destek almaları faydalı olacaktır.
Genç kızlarının ergenliğin ilk dönemini ailelerinin desteğiyle yumuşak bir şekilde atlatmaları dileğiyle,
Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş
Kurucu, Çocuk ve Ergen Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist
“Postiş sizi saçsız bırakabilir”
Yazan: Handan Güner 11 Şubat 2010
Kategori: Güzellik
İngiltere’nin önde gelen saç bilimi gruplarından “Trichological Society” kadınların güzelleşmek uğruna saçlarını uzun göstermek için taktırdıkları postijlerin uzun süre kullanılması halinde ileride sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Trichological Society grubu, artan sayıda kuaför salonunun müşterilerine ucuz fiyatlarla bu postijleri taktığını ve bazı kuaförlerin de bunları uygun şekilde takma becerisine sahip olmadığını kaydetti.
Grup, bu durumun daha fazla genç kadının kellik ve saç kıran gibi saç sorunlarından şikayetçi olmasına yol açtığını belirtti. Saç uzmanlarından Barry Stevens, saçlarını uzatmak için postij kullananların genelde daha iyi görünmeyi ve hissetmeyi beklediklerini, ancak bunun hüsranla sonuçlandığını söyledi.
Stevens, bu eklentilerin uzun süre kullanımlarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ve saça daimi zarar verebileceğine dikkat çekti.
İngiliz Dermatoloji Dergisi’nde çıkan bir yazıda da, saçları uzatmak için kullanılan postijlerin olası tehlikeleri konusunda uyarıda bulunuldu. Yazıda, bunları kullanan bazı kadınlarda gözle görülür saç kaybı olmasa da saç derisine yakından bakıldığında sorunun görülebileceği belirtildi.
Kış mevsiminde bebek gibi bir cilt için: Hydropeel
Yazan: Op. Dr. Dilek Avşar 07 Şubat 2010
Kategori: Güzellik
Kış mevsiminde cildimiz normal mevsimlere göre çok daha fazla nem kaybına uğrar. Nem kaybı yaşayan ve nemini yitirmeye yüz tutmuş tüm ciltlerde, ölü hücreler meydana gelir ve cilt yüzeyi matlaşır. Cilt yüzeyi ne kadar pürüzsüz ise ten de o kadar parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanır.
Dermatologların yaptığı deneylere göre “su ve oksijen” ikilisi cildin genç ve sağlıklı bir şekilde görünmesi için en önemli iki etken olarak belirlenmiştir. Bu sebeple de cildimize daha özel bir bakım uygulamak gerekir. Hydropeel, cildi yenileyerek cilt dokusunu taze ve kuruluktan uzak bir gösteriş sağlar.
En etkili cilt bakım yöntemi
Hydropeel, süpersonik bir hızla oksijen ve suyu karıştırarak serum vitamini gibi tıbbı gazlarla birleştirdikten sonra deri altına enjekte etme işlemidir. En etkili cilt bakım yöntemi olarak bilinir.
Ciltteki ilk uygulamadan itibaren ayırt edilebilir bir yumuşaklık sağlar. Şeffaf ve parlak bir cilde sahip olmak için en yeni cilt bakımı yöntemi olmakla birlikte yüksek basınçlarda hekimler tarafından uygulanan acısız, leke yapmayan, nazik bir peeling tedavisidir.
Uygulama alanları
Hydropeel, genel olarak vücutta yüz bölgesine, boyun bölgesine ve dekolte bölgelerine uygulanabilir. Herhangi bir sakıncası yoktur.
İhtiyaç halinde el, ayak, kol vb. gibi vücudun tüm bölgelerine rahatlıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca peeling, sivilce, akne, yara ve siyah nokta işlemlerinde, ödemlerin giderilmesinde, cerrahi müdahaleler sonucunda cildin toparlanması ve neredeyse her cilt problemi için kullanılabilmektedir.
Hydropeel uygulamasının faydaları:
- Cildinizin doğal güzelliğini engelleyen, ölü hücre tabakasını cildinizden uzaklaştırırken cilt detoxu yapar.
- Cildinizi soğutan ve rahatlatan hydro akımlarla cildin nemlendirilmesini ve hidrate edilmesini sağlar.
- Cildin en alt tabakasına kadar oksijen göndererek derin temizlik yapar.
- Yeni kolajen üretimine yardımcı olarak yılların ve yerçekiminin yarattığı sarkmalarda anti-aging etki sağlar.
- Cildin nem değeri artar ve sabit olan nem bariyeri yükselir. Böylece cilt dolgun bir görünüme kavuşur.
Op. Dr. Dilek Avşar
Este Klinik
0212 270 09 93
“Nefertiti Gülüşü”nün sırları
Yazan: Op. Dr. Yakup Avşar 07 Şubat 2010
Kategori: Güncel, Güzellik
İsmi “güzelden gelen” anlamını taşıyan ve tarih boyunca güzellik sembolü olarak kabul edilen Kraliçe Nefertiti’nin büstü, Akhenaton’un kurduğu Amarna şehrinin yıkıntıları arasında 1912 yılında Ludwig Borchardt isimli bir Alman arkeolog tarafından bulunmasaydı güzelliğin sembolü, “Kayıp Kraliçe” hakkında çok az şey biliyor olacaktık.
“Kayıp Kraliçe”nin gerçek yüzü
Dünya tarihinin en güzel kadınlarından biri kabul edilen ünlü Mısır Kraliçesi Nefertiti’nin büstü aslında bizlere karanlıkta kalmış bir tarih hakkında ipuçları vermektedir. Nefertiti bundan 3000 yıl önce kocası firavun Akhenaton ile birlikte Eski Mısır’ı radikal bir yenilenme sürecine soktu. Bu süreçte eski başkent Teb’den Amarnaya taşındı, inanılan tanrı değiştirildi ve bütün bunların ardından aile üyeleri esrarengiz bir şekilde kaybolmaya başladı. “Kayıp Hanedan”la ilgili günümüzde bu döneme ait somut bir kanıt yoktu.
Nefertiti’nin yüzü bugüne kadar bir sır perdesinin arkasında saklı kaldı. Biz, bugün Berlin Neues Museum’da yer alan Nefertiti büstünün makyajlı ve sıvalı dış yüzeyini yani estetik yapılmış halini görüyoruz. Aslında Nefertiti, büstüne estetik yaptırmış. Dolgusunu da yaptırmış, botoksunu da yaptırmış. Biz de bu 3 boyutlu tomografi görüntülerinden yola çıkarak, büstün iç yüzeyini yeniden büste dönüştürdük.
Kraliçe Nefertiti’nin gizemli gülüşü
Berlin müzelerinin “Mona Lisa”sı olarak kabul edilen Nefertiti büstü, uluslar arası “güzellik sembolü” ve antik sanatın en ünlü büstü haline gelmiştir. Bu nedenle Dünya’da ilk kez yapılan bu çalışmanın “ideal güzellik” anlayışını kavrayabilmek açısından estetik cerrahi için büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.
Yapılan CT taramalarında gördük ki Nefertiti, heykeltıraşa burnundaki küçük kemeri aldırmış, göz kenarlarını daha belirginleştirmiş, ağız köşesi ve yanaklarındaki çizgileri kaybettirmiş, elmacık kemiklerini daha dolgunlaştırmış. Küçük operasyonlarla mükemmel bir yüz şekli ortaya koyulmuş. Ayrıca heykelde kulak rekonstrüksiyonu yaptık. Nefertiti, kepçe kulaklı ama tabii büstün kulakları kırıldığı için onu göremiyorsunuz. Belki de moda olduğu için o döneme ait heykellerin çoğunun kepçe kulaklı.
“Nefertiti Gülüşü”nün sırları
Orta gençlik yaşları dediğimiz 25-35 arasında herkes için güzelliğin ayrı bir tarifi olsa da; ilk gençlik yıllarlındaki güzelliğin korunması daima birincil hedef olmuştur. Güzelliğin tarifini yaparken, belleğimizde hep genç görünümlü ve gülümseyen bir yüz şekli canlanmıştır. Nefertiti’nin makyajlı büstünde de görüldüğü üzere genç bir yüz şeklinde; kalkık kaşlar, belirgin elmacık kemikleri, dolgun dudaklar, oval bir çene yapısı, kırışıklığı ve sarkması olmayan bir cilt tipi vardır.
Nefertiti’nin ünlü güzelliğin bir diğer sırrı da; altın oran olarak kabul edilen alın-burun ve çene yapısı arasında ki harmonidir.
İdeal bir gülüş için küçük dokunuşlar yeterlidir
Ruhtaki güzelliğin en saf ifadesi olan gülüşün yüzdeki yansıması karakterimizi ortaya koyar. Bu yüzden gülüş dizaynı yapılırken, yüzdeki gençliği ve harmoniyi yakalamak çok önemlidir. Kemerli ve eğri bir burun, gereğinden fazla küçük ya da büyük çene yapısını düzeltme işlemleri yapılabildiği gibi küçük dokunuşlarla da bazen çok güzel sonuçlar alınabilir
Yüze yapılacak ve kişiyi daha mutlu, daha canlı ve daha güzel gösterecek küçük işlemlerin başında botoks vardır. Botoks ile göz çevresindeki kaz ayakları dediğimiz ince kırışıklar, alındaki çizgiler, iki kaş arasındaki kızgınlık çizgisi hatta dudak etrafındaki ince kırışıklar silinir.
Özellikle elmacık kemiklerinin belirginliği azalmış, gülme çizgisi dediğimiz burun kenarından-ağız köşesine uzanan sulcusun belirginleştiğinde; göz altı çukurlarının oluştuğu, dudakların inceldiği ve çeneye ovallik kazandırmak istendiği durumlarda, hyolornik asit içerikli hazır dolgu maddeleri ya da kişinin kendi vücut yağından sağlanan yağ enjeksiyonları imdada yetişir. Dolguda hedef abartı değil; eksiği yerine koymak olduğu için kişide doğallık korunarak, gençlik yakalanmalıdır.
Sağlıklı dişler güzel bir gülüşün tamamlayıcısıdır
İdeal bir gülüş dizaynının tamamlayıcısı diş estetiği ve diş eti estetiğidir. Dişlerin görünümünün düzeltilmesi önemli bir estetik kazanım olduğu gibi, yapılan işlemle ağız ve diş sağlığına da katkıda bulunulur. Diş çarpıklıklarının giderilmesiyle çürük ve diş hastalıklarının önüne geçilebilir. Unutmalım ki güzel bir gülüş, tek taş pırlantadan çok daha değerlidir.
Op. Dr. Yakup Avşar
Este Klinik
0212 270 09 93
Bioblas ile sağlıklı saçlara kavuşun!
Canlı ve güzel görünen saçların formülü sağlıklı saçlardır. Her zaman bakımlı ve güzel görünmek için saçlarınızın sağlığına önem vermelisiniz!
Bioblas kullanın, vakit kazanın…
Kadınlar her zaman bakımlı ve güzel görünebilmek için saçlarına özel bakım yöntemleri uyguluyorlar. Bakım kürleri uygulamak, saç maskelerini hazırlamak ve sonra dakikalarca bekleyip tekrar yıkamak, kurutmak ve şekil vermek bir hayli uğraştırıcı uygulamalar.
Saçlarınız ne kadar sağlıklı olursa, o kadar güzel görünecek ve kolayca şekil alacaktır. Her gün saçlarınızı zayıflatan, cansızlaştıran ve dökülmesine neden olan etkenlerle karşı karşıya kalır ve saçlarınızı yeniden güçlendirecek ürünleri ihtiyaç duyarsınız.
B’IOTA Laboratuvarları’nın ürettiği Bioblas Saç Bakım Serisi’nde yer alan günlük kullanıma uygun ve saç dökülmesine karşı etkili “Bioblas Şampuan”, “Bioblas Balsam”, ” Bioblas Şekillendirici ve Koruyucu Krem” ve “Bioblas Serum” saçlarınızı en kısa zamanda sağlığına kavuşturacaktır. Serinin içerisinde bulunan %100 bitkisel etken maddeler içeren yenileyici bioformül Complex C26′da bulunan vitamin ve mineraller saçınızın ihtiyacı olan doğal bakımı sağlar. Vitaminler, saç tellerinizi güçlendirerek canlılık ve parlaklık kazandırırken mineraller saç köklerini besleyerek saç tellerini kalınlaştırır. Böylelikle, kalınlaşan ve gürleşen saçlarınız güzel ve bakımlı görünecek, çok daha kolay şekil alacak ve size vakit kazandıracaktır.
İlk ay sonunda, kullanıcıların %70′inde saç dökülmesini önlediği kanıtlanan Bioblas ürünlerinin, etkinliği ve güvenirliliği İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve Tıp Fakültesi ile dünyanın sayılı laboratuvarlarından Almanya Dermatest Araştırma Kliniği’nde yapılan testlerle onaylanmıştır. Konuyla ilgili olarak yapılan tüketici araştırmalarında ise %99′a varan tüketici memnuniyeti belirlenmiştir.
Günlük kullanıma uygun ve %100 bitkisel içeriğiyle market ve parfümerilerde satışa sunulan BIOBLAS’ın genel satış fiyatları: Şampuan 12.50TL, Balsam 12.50TL, Şekillendirici ve Koruyucu Krem 10.15, 12′lik serum 39.95TL’dır.
Saç bakımı konusunda sorunları olan hanımlar için Bioblas Ücretsiz Danışma Hattı 0800 261 33 45, hafta içi her gün 08:3 - 18:30 arasında hizmet veriyor.
KadınMAG
Julia Roberts Lancôme’un marka elçisi oldu!
Lancôme’un yeni marka elçisi aktris Julia Roberts’ı oldu. Her açıdan sıradışı bir aktris olan Julia Roberts, gerçek bir sinema ikonu. En çok beğenilen, en çok sevilen, aynı zamanda en gizemli olan. Göz kamaştırıcı bir güzelliğe ve eşsiz bir kişiliğe sahip…
Oyunculuk yeteneğini tüm duyguları ustaca yansıtma becerisi ile birleştiren Julia Roberts, dünyanın en başarılı yönetmenleri ile çalıştı ve günümüzün en büyük aktörleri ile başrolde oynadı.
Bu benzersiz yetenek 2001 yılında ödüllendirildi : Steven Soderbergh’in “Erin Brockovich” filmindeki rolü ile En iyi Aktris Oscar’ını kazandı.
Kendini sinemayla sınırlamayan Julia Roberts, Broadway’de de sahne aldı. Ayrıca animasyonlu çocuk filmlerinde de seslendirme yaptı. 2010′da iki büyük yapıt ; yönetmenliğini Gary Marshall’ın yaptığı “Valentine’s Day” ve Ryan Murphy’nin “Eat, Pray, Love” adlı filmleri ile beyazperdede olacak.
Başarılı ve son derece kararlı bir kadın olan Julia Roberts, hiç tereddüt etmeden ününü yardım kuruluşlarına destek olmak için kullanıyor. Hasta çocukların barındığı dünyanın en geniş merkezler ağı olan Hole in the Wall Gang ve Aids ile savaşan RED kampanyası gibi.
Lancôme Uluslararası Başkanı Youcef Nabi şöyle diyor: “Dikkat çekici kişiliği ve kariyeri ile Julia Roberts bugünün kadınının amblemi. Olağanüstü yeteneği, parıltısı ve kendini adadığı işler ve kişiliği Lancôme’un değerleri ile muhteşem şekilde örtüşüyor. Markamızı mümkün olan en görkemli şekilde temsil edeceğine yürekten inanıyoruz.”
KadınMAG
Burun estetiği yaptıracaklar dikkat!
Burun estetiği olmuş ama mutlu olmamış kişilerde profil sorunu vardır
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, burun estetiği olmuş ama mutlu olamamış kişilerde ya profil sorunu ya da yüzde uyum sorunu olabileceğini belirtiyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Burun, alın, dudak, çene ucu ve çene altından oluşan beşli yapı değerlendirilmeden ya da uyumlu hale getirilmeden burun estetiği eksik kalır. O nedenle burun estetiği olmuş ama mutlu olamamış kişilerde ya profil sorunu ya da yüzde uyum sorunu vardır” diyor
Profil estetiği ne demektir?
Tek bir yapının güzelliği değil, denge ve harmoninin önemi yüz estetiğinde daha önemlidir. Son yıllarda daha da iyi anlaşılan bu kavram özellikle burun estetiğini de etkilemiş durumda. Tek başına burun estetiğinin dar bir bakış açısı olduğu, burnun komşuları ile değerlendirilmesi trendi 2010 yılında oldukça popüler olacak görünüyor. Bu durum özellikle profil estetiğinde ayrı bir anlam kazanıyor. Burun, alın, dudak, çene ucu ve çene altından oluşan beşli yapı değerlendirilmeden ya da uyumlu hale getirilmeden burun estetiği eksik kalacaktır. Burun ve bu yapılar sadece profilde uyumlu bir siluet oluşturmakla kalmazlar. Birbirleriyle oransal uyum içinde olmalıdırlar. Örneğin, burun ucu yüksekliği dudak üstü mesafe ile aynı olursa en ideal oran yakalanmış olur.
Burun çirkinliği yerine yüzde uyum sorunu ya da harmoni bozukluğu kelimeleri daha çok tercih edilmeye başlandı. Profil estetiği özellikle bu kavramın kullanıldığı estetik yöntemlerinden birisi.
Profil estetiği için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Burun estetiği için başvuran kişide öncelikle profil analizi yapılmaktadır. Alın kavsi, alın burun birleşme yeri, burun, burun dudak mesafesi, dudakların hacmi ve biçimi, alt çene ucunun yeri, çene altı açısının durumu ve bu bölgedeki yağ dokusu incelenir. Bilgisayar analizinde profili oluşturan bu yapılar düzeltilerek kişiye gösterilir. Bazen de kişinin profil heykeli yapılarak sorunu üç boyutlu değerlendirme şansı verilir.
Profili etkileyen birkaç yer varsa hepsini aynı anda düzeltiyor musunuz?
Profili oluşturan tüm yapılarda sorunu olan bir kişide aynı anda hepsine müdahale mümkündür. Alın çökükleri dolgu ile giderilir, burun estetiği yapılır, dudak hacmi ve şekli hücre enjeksiyonu ile yeniden oluşturulur ve çene ucuna implant ya da dolgu yerleştirilir. Çene altı yağ dokusu var ise lazerle eritilebilir ya da mililiposuction ile çene boyun açısı oluşturulur. Sonuç son derece uyumlu profil silueti olarak çıkar. Dişler arasında kapanma sorununun olduğu durumlarda ise, öncelikle çene iskeleti ile ilgili tedavinin yapılması gereklidir. Özellikle üst çene iskeletine yönelik girişimlerde burnun şekli değişir. Burnu daha iyi değerlendirebilmek için 1 yıl kadar beklemek gerekebilir.
Zayıf, küçük ve geride çenesi olan bir kişiye burun estetiği yapılırsa burun güzel olsa bile kişinin ameliyat olduğu belli olur. Küçük ve geride çeneye burnu uydurmaya çalışmak doğal sonuç vermez. Profil estetiği uygulanan bir kişide burna yapılacak girişimler de basitleşir. Bazen küçük dokunuşlar ile burun uyumlu profile uydurulur. Burun estetiği olmuş ancak hala mutsuz olan kişilerin çoğunda profil sorunu ya da yüzde uyum sorunu vardır.
KadınMAG


'Güzellik' kategori arşivi









