Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

İnternetin 12 ‘dahi’ adamı

Yazan: admin 31 Ocak 2010  
Kategori: Kariyer

12-dahiİnternet dünyasında fikirleriyle ve yaptıklarıyla çığır açan 12 dev ismin başarıya giden yoldaki ‘açık formülleri’…

Dünya üzerinde başarılı internet girişimcileri olduğu sürece, onların zirveye çıkma hikayeleri her zaman merak konusu olacak. Aklında birçok fikri olanlar, hatta sadece öğrenmeye meraklı olanlar bile, bilgisayar dünyasının femoneni haline gelmiş insanların başarılarının sırlarını öğrenmek için oldukça heveslidir.

Çoğu kişi bu denli büyük başarı hikayelerinin altında gizli bir formül veya ilahi bir dokunuş arar fakat durumu ‘inanmak başarmanın yarısıdır’ sözüyle açıklamak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır; en azından internet dünyasının en önemli 12 girişimcisinin fikri bu yönde.

İnternet ve bilgisayar dünyası son 10 yılda sürekli değişirken, bu yeni çağa damgasını vuran 12 kişi var. Bu 12 kişi işlerinde gizli formüller kullanmak yerine yaptıkları işe karakterlerini yansıtarak bulundukları noktaya geldiler.

KARARLILIK Steve Jobs Apple/NeXt/Pixar
YENİLİKÇİLİK Sergey Brin ve Larry Page Google
TUTUMLULUK Aaron Patzer Mint
DENEYSELLİK Mark Zuckerberg Facebook
MARJİNALLİK Tim Ferris Four Hour Work Week
BASİTLİK Chad Hurley Steve Chen  Jawed Karim YouTube
TÜKETİCİ ODAKLI Paul Graham Viaweb
TABULARI YIKAN Niklas Zennstrom Kazaa/Skype/Joost
ODAKLANMAK Max Levchin PayPal
HIRS Jeff Bezos Amazon.com
FIRSATÇILIK Tom Anderson MySpace
ESNEKLİK Jimmy Wales Wikipedia

TÜSİAD’da ikinci kadın başkan dönemi

Yazan: admin 21 Ocak 2010  
Kategori: Kariyer

umit_boyner2İSTANBUL - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 40. Genel Kurul Toplantısı, Başkanlık Divanı’nın oluşturulmasıyla başladı.

Genel Kurul Toplantısında ilk önce Başkanlık Divanı oluşturuldu. Sedat Aloğlu Başkanlığındaki Divan Heyetinde Mehmet Ali Berkman Başkan Yardımcısı, Esin Güral Argat ve Feryal Menemenli Katip Üye olarak yer aldı.

Toplantıda, geçirdiği deniz kazası nedeniyle Genel Kurula gelemeyen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç’un konuşması banttan yayınlandı.

Koç şunları söyledi: “Ekonomide, siyasette sosyal alanda tartışılan konu hakkında görüşmelimizi söyleriz ve taraf oluruz. Bir görüş ortaya atmışsak bunun arkasında mutlaka bir araştırma olmasına özen gösteririz. Bizim etkili olma ölçütümüz hükümetle yakın olmak değil. Bizim etkili olma ölçütümüz iyi muhalefet yapmak değil. TÜSİAD ne söylenecekse söyleyecektir, bundan emin olabilirsiniz.”

Son kez TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak konuşan Arzuhan Doğan Yalçındağ da şunları kaydetti: “Dünya, ekonomik ve siyasal olarak benzeri ancak büyük yapısal dönüşümlerde görülen bir değişimden geçiyor. Türkiye etrafını etkileyen bir ülke haline geldi. Türkiye yeniden büyüyebilmek için ne yapmalıdır? Birinci öncelik verimlilik tabanlı mikro yapısal uyumdur. Bu da dış kaynak enjeksiyonu ve AB uyumudur. Türkiye böylece potansiyel büyüme oranlarına yaklaşabilecektir. Önümüzdeki dönemde doğrudan mevcut işsizlere yönelik aktif işgücü politikası yürütülmeli. Orta vadeli programı gerekli bulmakla birlikte tek başına yeterli değil.

Geçtiğimiz üç yıl Türkiye’de sert siyasi tartışmalara tanık olduk. Hükümet anayasa değişikliği yapmak istediğinde böyle bir açılıma destek vermek istedik. Başörtülü öğrencilerin üniversitelere girememesinin yaşattığı etik problemin yumuşak bir geçişle çözülmesini istiyorduk. Yöntem yanlışlığı genel bir anayasa yenilenmesinin önünü tıkadı. AB üyelik süreci son üç yılda neredeyse donma noktasına geldi. Siyasi partiler ve seçim yasası değişmeli. Yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı tam anlamıyla sağlanmalı. Bunlar gerçekleşmeden adil bir temsile kavuşmamız söz konusu olamaz. AB süreci tekrar canlandırılmalı.

Türkiye’deki değişimin ne denli sert geçeceği konusunda başlangıçta zorlu süreç yaşamam geleceğe olan ümidimi kırmadı. Yeni yönetim kuruluna başarılar diliyorum.”

Toplantının gündem maddeleri, 2009 yılı bütçesi harcamaları ile 2009 yılı çalışma programının onaylanması ve 2010 yılının bütçesinin onaylanmasının ardından, Yönetim Kurulu ve Denetçilerin ibra edilmesi, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi ile 2010 yılı çalışma programının sunulması şeklinde sıralanıyor.

Genel kurulda tek aday olan Ümit Boyner’in başkanlığa seçildi.

NTVMSNBC

İnci Holding’e Yeni Yönetim Kurulu Başkanı

Yazan: admin 09 Ocak 2010  
Kategori: Kariyer

meral-inci-zaim-inci-holding-yon-kur-bskİnci Holding’in temelleri 1952 yılında Cevdet İnci tarafından atıldı. 2003 yılında Cevdet İnci yönetimi devrederken başkanlığı Emel Önal Özkaya’ya emanet etti. Halen İnci Holding başkanlık görevi Yönetim Kurulunun kendi içinden seçtiği başkan tarafından yürütülmektedir. 2007 yılında, Yönetim Kurulu Başkanlığını Emel Önal Özkaya’dan devralan Şerife İnci Eren, 3 yıldır sürdürdüğü başkanlık görevini Meral İnci Zaim’e devretti.

İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılan Yeni Yıla Merhaba gecesinde gerçekleşen devir teslim töreninde görevini Meral İnci Zaim’e devreden Şerife İnci Eren, ” Bu görevi Meral İnci Zaim’e devrederken büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Kurucumuz Cevdet İnci’nin sorumluluk anlayışı, sağduyusu ve vizyonunun hepimize yansıyan iş yapma modellerimiz sayesinde Grubumuz şirketleri Türkiye ve bölgemiz ekonomisinin gücü olma yolunda çalışmalarına devam ediyor. İnanıyorum ki; yöneticilik sadece geçmişin devamlılığını sağlamak değil, geleceğin yeni değerlerle yaratılmasıdır. Bizler bugüne kadar yarattığımız değerlerin gelecekte daha da ilerilere taşınması için inşa edilen sistemin yöneticileri olduk. Bu doğrultuda 2009′da yönetici ekibimizle birlikte zorlukları aşarken, bir taraftan da geleceğimizi planladık. 100 de 1000 olarak sloganlaştırdığımız 2023 vizyonumuzda, dünyanın ilk 1000′inde olmayı hedefledik, bu heyecanlı yolculukta bayrak değişimi zamanı geldi” dedi.

Devir teslim töreni sonrasında sözü alan Meral İnci Zaim, ” Bizler, İnci ailesi olarak bize bırakılan bir emaneti koruyup geliştirmeyi, geleceğe ise başarıyla bırakma sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu şerefle üç yıldır taşıyan Şerife İnci Eren’e ve önceki yönetime huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi. Zaim konuşmasının devamında “Grup olarak ekonominin zor dönemlerinde şirketlerimizi ayakta tutmayı öğrendik. Dünya standartlarında ve etik ilkelere uygun olarak yaptığımız işlerle, hedeflerimize ulaşıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru başarı çıtamızı daha da yükselttik. Ülkemize, çalışanlarımıza, kurumumuza olan güven, bu başarı için çok önemli. Biz biliyoruz ki, ancak çalışanlarımızla ortak bir vizyonu paylaştığımızda böyle bir başarıya imza atabiliriz. Değerlerimiz, kültürümüz, çalışanlarımızın bilgi birikimi ve iş deneyiminden kaynaklanan birikim ve iddialı vizyonumuzun azmiyle bu sorumluluğun altından başarıyla kalkacağız. Biz Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum, kültürel miras ve dinamik insan gücünden güç alan bir topluluk olarak, ülkemizde ve uluslararası alanda rolümüzü gün geçtikçe daha etkin hale getiriyoruz. Bu başarıda payı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Meral İnci Zaim Kimdir?

Meral Zaim Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra, kişisel liderlik ve zaman yönetimi, aile şirketlerinde yönetim ve kurumsallaşma, maliyet muhasebesi, lojistik sistemleri, yönetim bilgi sistemleri ve ERP ( kurumsal kaynak planlaması) sistemleri alanlarında birçok proje yürüttü.

Meral İnci Zaim 1979′da iş hayatına grup şirketlerinden Jantaş’ta başladı. Grup şirketlerinde çeşitli yönetim kademelerinde görev aldı. 1980′den bu yana İnci Holding yönetim kurulu üyesi olan Zaim, Aralık 2009′dan itibaren İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı seçilmiştir. Zaim ayrıca, İnci Akü, HL-Jantaş, HL-İnci, İncitaş, Cimak, ISM şirketlerinde ve Zaim A.Ş.’de yönetim kurulu üyesidir.

Mustafa Zaim ile evli olan Meral İnci Zaim’in bir kızı vardır.

KadınMAG

Doğum izni ile ilgili merak edilenler

Yazan: Handan Güner 06 Ocak 2010  
Kategori: Kariyer

bilgisayar_kullanan_kadin_is_kadini_hamileÇalışan ve hamile kalan kadınların yaşadığı en büyük sorunlardan biri de doğum izni hakkında yaşadıkları karmaşadır.

Çalışan kadınlar doğum izinleri ve hakları konusunda birçok soruyu merak ediyorlar. Bu konuyla ilgili merak edilenleri Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel ile konuştuk. Kendisi doğum izni ve çalışan hamilelerin hakları konusunda merak edilen soruları cevapladı.

Hamilelerin doğumdan önce izin hakları nelerdir?
8 artı 8 hafta olup doktor raporu ve hafif işlerde çalışanlar için doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışılabilir ve kullanılmayan önceki 5 hafta sonraki 8 haftaya ilave edilir.

En erken ne zaman izne çıkılabilir?

Başkaca bir sağlık problemi ve rapor yoksa doğumdan önceki 8 hafta önce yani 32. haftada doğum iznine çıkılır.

Hamilelerin ücretsiz izne çıkma hakkı var mıdır? Varsa ne kadardır?

Bazı kurumlar böyle bir hak olmadığını söylüyor. Bu hak kurumun insiyatifine mi kalmıştır?
Doğumdan sonraki 8 hafta (veya 13 hafta) dolduktan sonra 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanlar için, isteği halinde kadın işçiye, on altı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde on sekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. İşveren bu izni vermek zorundadır…
Ali TEZEL sorularımızı cevapladı

5953 basın-iş kanunu gereğince, kadın gazetecinin hamileliği halinde, hamileliğin 7′nci ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar izinli sayılır. Bu müddet zarfında müessese gazeteciye son aldığı ücretin yarısını öder. Doğum vuku bulmaz veya çocuk ölü dünyaya gelirse, bu halin vukuundan itibaren bir ay müddetle bu ücret ödenir.

Gazetecinin sigortadan veya bağlı bulunduğu teşekküllerden alacağı yardım, bu ödemeye tesir etmez.
Ancak, 5953 sayılı Basın İş Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında çalışanların ücretsiz izin hakkı yoktur. İşveren isterse verebilir.

Süt izni toplu olarak kullanılabiliyor mu? Nasıl kullanılıyor?

4857 gereğince, kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır ama işçi ve işveren karşılıkla anlaşırsa toplu yani birleştirerek kullanabilir.

Günde 1,5 saat hesabıyla mesela 26 günde (26 X 1,5=39 saat) 36 saat günlük çalışma 7,5 saat hesabıyla da 5 gün eder yani bir ay devamlı gelirse 5 gün işe gelmeyebilir.
5953 e göre gazetecilerin süt izni yoktur. 854 e göre de denizcilerin de yoktur…

Hamileler işyerindeki çalışma koşullarında değişiklik isteyebilir mi?

4857 gereğince;
Doktor raporuyla hafif işleri isteyebilirler.
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
5453 basın işçileri için bu tür bir hak yok.
854 gereğince denizcilerin de yok.

Hamileler doktor kontrolü için iş yerinden istediği zaman izin alabilir mi?

48572′ye göre; hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilmelidir.
5953′e göre gazetecilerin bu tür hakkı yok

Hamileler işten çıkarılabilir mi?

Normal şartlarda istirahat ve sağlık izni sürelerinde işçi işten çıkarılamaz ama istirahat süresi kendisine verilmesi gereken ihbar öneli süresini 6 hafta aşmışsa işverenin çıkarma hakkı vardır.

Kaynak:Hurriyet

Kariyer yolculuğunda astroloji..

Yazan: admin 31 Aralık 2009  
Kategori: Burçlar Astroloji, Kariyer

kariyer_ve_burc_iliskisiTarımsal döngülerin üzerinde güç sahibi olarak daha çok doymak arzusu ile göksel döngüleri araştıran geçmişin bilgeleri, bugün giderek topraktan uzaklaşan teknoloji tutkunu toplumun, kendi yarattığı şehirsel ışığın buğusu ile gökyüzünü göremeyecek günlere geleceğini bilse idi ne düşünürdü acaba ?

Yine bugün de hala her hangi bir sektör üzerindeki yetkinliğin gücünü arttırmanın yollarını arıyor olmamız da bu nedenle yabancı olmadığımız bir şey. Bireysel ve kurumsal olarak daha fazla doymanın ve uzmanlığı konusunda yetkin bir kuruluş olmanın mücadelesini vermeye hep beraber devam etmekteyiz. Bireyin ve kurumun doğum anından itibaren seçimlerinde yol gösterecek, tüm potansiyelleri deşifre edip, riskleri açık edecek bir yöntem olarak kullanılabilen Astroloji , gökyüzünün tüm döngüsel etkilerinin , sektörel olarak ( tıpkı bir tarımsal üründe olduğu gibi ) nasıl baskın ve değişmez yansımalarda bulunacağının da ipuçlarını verir.

Bir kurumun ortaya çıkış sürecinde, vizyon, misyon ya da lojistik konularında sektörel ve global durum hakkında öngörüde bulunmak için, mevsimsel döngüleri göz ardı etmek mümkün değildir. Her sektör, her kuruluş, her konu ve her birey doğum anı ile bir mevsimin meyvesi niteliğini taşır. Ve bu ilişki nedeni ile yaşamsal tüm seçim ve uygulama süreçlerinde mevsimsel döngülerin etkilerini göstermeye ve almaya devam eder. Venüs ‘ ün estetik ve güzellik, Merkür ‘ ün iletişim, Uranüs ‘ ün teknoloji konularında yansımaları olan göksel döngüler, elbette o sektörde hizmet vermeyi amaçlayan tüm kurum ve bireyleri doğrudan etkileyecektir.

Astroloji’nin, bireyin ve kurumun seçim, koruma ve geliştirme süreçlerinde yer almaması geleceği yaratma gücünü elinde tutmak isteyen ve rakiplerine fark atarak sektöründe hızla tırmanma yarışına girmiş herkes için önemli bir fırsatı da gözden kaçırmak demektir.

Bireysel bazda başlayan, kişinin yetenek ve potansiyelleri konusunda yol göstererek kapıları açan, bireyin kurum ilekariyer_ve_astroloji birleştiği noktada ise önerileri ile kılavuz olmaya devam eden bu müthiş yöntem, kurumun sektöründeki başarılarını da hiç gecikmeden almayı sağlamaktadır. Meyvenin kalitesini kendi yetiştiği mevsimin niteliğinden nasıl ayıramazsanız, bir doğum anının verdiği göksel etkiler altında doğan herhangi bir birey ya da kurumu da çıkmış olduğu yolda alacağı etkilerin göksel döngülerinden bağımsız düşünemezsiniz.

Bir yaz meyvesi ile, bir kış meyvesinin bünyeye sağladığı faydalar farklıdır. Her meyve ( bir insan ) içine doğduğu mevsime getireceği faydalar nedeni ile özel bir önem kazanır. Hem bir insan hem de bir kurum, hizmet edeceği sektörü etkileyen gezegen ve ışık ile, doğum anından kaynaklanan ilksel etkinin kendisine hediye edilmiş özelliklerini Astroloji ile tanıyabilir. Ve sınırlarını bilerek, ne kadarını aşabileceğini öğrenme şansına sahip olur.

Bir sektörün ya da bireyin zaaflarını, güç kaynaklarını, ilerleme yöntemlerini onlara daha kolay yolları göstererek ifade etme şansına sahip olabilirsiniz. Astroloji ile, kendine tanıma sürecinde hem bireye hem kuruma çok önemli adımlar kazandırabilirsiniz. Yeteneklerinden ve sınırlarından habersiz bir birey ışıldamak için hangi yöntemleri kullanır ? , Bireysel tüm özel yaşam sorunlarına rağmen bir bireyin performansını nasıl yüksek tutabilir ve onu hem kendinize hem kendisine nasıl kazandırabilirsiniz?

Bir kurumun yükseliş süreçlerindeki politikalarını belirlemesinde performanslarının güçlenme ve zayıflama dönemlerine öngörüde bulunabilir ve hem bireyi hem kurumu bu hale hazırlayabilirsiniz. Sürekli ve hemen yükselmeye programlanmış birey ve kurumlar olmaktansa, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru kişi ile olarak, bu süreci yaşamanın kolaylıklarını öğrenebilirsiniz. Hem birey, hem kurum için çok önemli olan zamanın doğru kullanımı ile, kişinin yeni kaynaklara doğru yönelmesine imkan sağlayabilir ve birey ile kurumun birlikte işledikleri zamanı en doğru şekilde harcamalarına yardımcı olabilirsiniz. Doğru birey ile yolunuza devam edebilir, size uygun olmayanlardan sıyrılabilir, kurumun hiç tahmin etmediğiniz zaaflarını yakalayabilir, fark edemediğinizin potansiyellerinizi de gücünüze katarak daha kolay yol alabilirsiniz.

Astroloji Uzmanı Oğuzhan Ceyhan

Kadınların terfi etmesi için iki tavsiye

Yazan: admin 29 Aralık 2009  
Kategori: Kariyer

kadınların görüşlerinden ziyade iş yetenekleriyle hatırlanacaklarını unutmamaları gerektiği tavsiyeler arasında

Dünya genelindeki iş kadınları patronlarının terfilerde kendilerinden ziyade erkek çalışanları tercih ettiğinden şikayet etse de aslında yükselememek kadınların suçu.

Forbes dergisi, kadınların terfisi için iki önemli tavsiyede bulundu.

Dergide “Why Men Don’t Promote Women More (Kadınlar Neden Erkeklerden  Daha Fazla Terfi Edemiyor) başlığıyla yayımlanan haber analizde, kadınların zaman zaman eğitim ve deneyim konusunda karşı cinslerinden daha üstün olsalar bile erkekler kadar terfi edemediklerine dikkat çekildi.

Analizde bu konuda suçlunun kadınların kendisi olduğu belirtilirken, terfi alamamalarını nedeni kendilerini gösterme ve dileklerini dile getirme konusunda yetersiz kalmalarına bağlandı.   

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN İKİ ÖNERİ
Forbes’ a göre kadınların ya da işe yeni başlayan herkesin terfi etmek için yapması gereken iki temel şey var. İstediğin şeyi talep etmek bunlardan ilki.

Ekonomik krizin insanların gözünü korkutmaması gerekiyor. Çünkü hiçbir patron yükselmek istediği için çalışanını işten çıkarmaz. Patronların kafası şirketlerin günlük işleriyle dolu olduğu için, çalışanların varlıklarının üstlerinin beyinlerine kazıması gerekiyor.

KADINLIĞIN ÖLÇÜLÜ KULLANILMASI
İkincisi ise, kadınların bir adım öteye geçmek için kadınlıklarını kullanmaması gerekiyor.
Ancak çok dikkat çeken kıyafetler giymek ya da farklı tavırlar sergilemek kadınların işyerlerinden ciddiye alınmamasına neden olabilir. Profesyonel ve çekici görünmek önemli olsa da aşırı seksi olmak terfi için gerekli bir faktör değil.

Aynı şeyler erkekler için de geçerli. Çok dikkat çeken kıyafetler giyen erkekler, eğlence dünyası dışında başka bir alanda çok ciddiye alınmazlar.

Analizde, kadınların görüşlerinden ziyade iş yetenekleriyle hatırlanacaklarını unutmamaları gerektiği söylenirken, terfi konusunda saldırgan olmaları gerektiğine de dikkat çekildi.

Bununla birlikte, terfi isteyen kadınların artan sorumlulukların üstesinden gelebileceklerinin mesajını vermesi gerektiği vurgulandı.

YETENEKLER GÖSTERİLMELİ
ABD ve dünya genelindeki şirketlerin yönetim sınıflarında kadınlardan çok erkek yöneticilerin olduğu biliniyor. Örneğin dünyanın en büyük 500 şirketinin yalnızca 15’in başında kadın bir yönetici var.

Forbes dergisi için China Market Research Group adlı araştırma şirketinin yaptığı ve ABD’li, Avrupalı ve Çinli kadınlara katıldığı ankette, kadınların kendilerini göstermeye çalıştıkları ancak kriz döneminde işlerinden olmamak için çok ısrarcı tavırlar sergilemek istemedikleri ortaya çıktı.

KENDİLERİNİ GÖSTERMESİ GEREKİYOR
Öte yandan terfi almak isteyen kadınların patronlarına sürekli olarak ne kadar iyi çalıştıklarını göstermeleri gerekiyor. Özellikle işe yeni başlayan kadınların rekabetin hat safhada hissedildiği bu ortamlarda öne çıkmak için ellerinden geleni yapmak zorunda. 

Patronların sadece değerli çalışanları değil aynı zamanda kendilerini geliştirmek isteyen çalışanları da terfi ettirdiğine değinilen analizde, iyi liderlerin şirket içinde büyümek isteyen ve rekabetten kaçmayan çalışanlara fırsatlar sundukları belirtildi.

Analizde başvurulan anket ayrıca, erkeklerin kadın patronlara karşı olmadığının ortaya çıkardı. Hatta erkeklerin, kadınlar iş yaşamındaki dengeleri daha iyi anlayacağı için kadın patronlarla çalışmayı tercih ettiğine de işaret edildi.

Kariyerinizi Olumsuz Etkileyebilecek 10 Hata…

Yazan: Handan Güner 28 Aralık 2009  
Kategori: Kariyer

kariyer_kadinYetenekli, hırslı ve teknik deneyime sahip olabilirsiniz; ancak başarılı bir profesyonel olmak için yalnızca işi bilmek, deneyim sahibi, hırslı ve yetenekli olmak yetmiyor.

İşe uygun bir imaj sergilemeniz de bu konuda çok önemli. Örneğin; sakız çiğneyen, iki lafından biri “tamam ya” olan biri sizce ne kadar etkili olabilir? Teknik açıdan başarılı pek çok çalışan, sosyal açıdan zayıf olarak görülüyor.

Etkileyiciliğinizdeki ufak pürüzler iş yaşantınızda size pahalıya mal olabilir. İşte bunlardan bazıları:

Heyecan Belirtileri
Saçınızla ya da üzerinizdeki takılarla oynamak, ayaklarınızı otururken sallamak, ayaktayken yere vurmak gibi hareketler size heyecanını kontrol edemeyen bir kişi görünümü verir.

Öneri: Otururken ayaklarınızın tabanını yere bitişik koyun ve ellerinizi kucağınızda ve rahat bir konumda tutun. Saçınız gözlerinize düşerse, zarif bir hareketle kulağınızın arkasına atın ve saçınızla kesinlikle oynamayın.

Kaba Hareketler
Sık sık argo kullanmak, uygunsuz fıkralar anlatmak, iş arkadaşlarınıza komik olduğunuzu düşündürebilir; ama size itici bir izlenim de verebilir. Patronunuz ise şirketi temsil edecek ciddiyete ve olgunluğa sahip olmadığınızı düşünecektir.

Öneri: Küfürlere ve fıkralara son verin, sağlık problemlerinizden de sadece doktorun ofisinde söz edin. Sevgiliniz ise iş ortamı için uygun bir konu değildir.
Gecikmeler
İşe ve toplantılara sürekli geç kalmak saygısızlık olarak görülür ve patronunuzun, iş arkadaşlarınızın öfkelerini üzerinize çeker. Bu davranışınız; ‘Kendimden başka hiç kimseyi ve hiçbir şeyi umursamıyorum’ havasını yaratır.

Öneri: Bir yere zamanında ulaşmanız için gerekli olan zamanı hesaplarken gerçekçi olun. Kendinize 20 dakikalık bir avans verin. Beklerken sıkılıyorsanız, yanınızda yapacak işler bulundurun. Bazı durumlarda, beklemek bekletmekten daha iyidir.

Gereksiz Yere Savunmaya Geçmek
Eleştiriler karşısında mazeretler uydurmak ya da ters cevaplar vermek; sinirli ve ters bir insan olduğunuz izlenimini yaratır.

Bu tür bir davranış, patronunuzla aranızda bir uçurum yaratabilir; çünkü kavgacı bir tavır sergilediğinizde, patronunuz sizinle konuşmaktan rahatsızlık duyabilir. Ayrıca haklı eleştirilere ters tepkiler veren bir kişinin, kendisiyle barışık bir insan olmadığı düşünülür.

Öneri: Yaptıklarınızın sorumluluğunu yüklenmeyi bilin. Sözlerinizle kimseye saldırmayın. Surat asmak yerine gülümseyin. Gülümseme her kapıyı açar.
İşleri Ağırdan Almak.
Kariyerinizi bitirebilecek olmanıza rağmen ağırdan almanız, yeteneksiz biri olduğunuz izlenimini yaratır.

Bunun nedeni mükemmeliyetçi olmanız olabilir; ancak ‘işleri neden sürekli ertelediğiniz’ sorusu, diğerlerinin kafasında, tembel olduğunuz ya da bitirebilecek güce sahip olmadığınız cevabını getirebilecektir.

Psikologlara göre; işi ağırdan alanlar, risk almaktan korkuyor ve büyük ihtimalle bu yüzden hatalar yapıyorlar; bu kişilerdeki başarısızlık korkusu, işe bir an önce başlamalarını engelliyor, bu nedenle de hiçbir iş vaktinde sonuçlanmıyor ve işler birikiyor.

Öneri: Büyük görevleri ufak ve hata payı daha düşük parçalara bölün ve her gün bir parçayı belirli bir zamanda bitirin. Mükemmele ulaşmanın kolay olmadığını hatırlayarak biraz rahat edin. Unutmayın, bir işi hızlı yapmak kadar doğru yapmak da önemli.

Unutkanlık
İsimleri, telefon numaralarını ve iş teslim tarihlerini unutmanız; bunları fazla önemsemediğinizi ya da aşırı derecede unutkan bir kişi olduğunuzu düşündürecektir. Unutkanlığınız, patronunuz üzerinde düzensiz, ilgisiz ve yeteneksiz bir kişi olduğunuz izlenimini bırakır. Bu durum da yükselmenize engel olacaktır.

Öneri: Tanışma anlarında, insanlar kendilerini tanıtırken onları dikkatle dinleyin ve yüzlerini inceleyip isimlerini tekrar edin. Eğer uygunsa kartvizitlerini isteyin. Randevuları ve tarihleri aklınızda tutmak için günlük bir “yapılacaklar listesi” çıkartın ve yanınızda taşıyın. Diğer işlere geçmeden önce, bitirdiğiniz her işin üstünü çizin.

Yemek Yerken Telefonda Konuşmak
İşinizin yoğunluğundan dolayı yemek yiyemediyseniz ve çalışırken bir şeyler atıştırmak zorunda kaldıysanız bile asla telefon konuşmalarınız sırasında atıştırmayın ya da ağzınızda bir şey varken telefonu almayın. Bu durum size çok laubali bir görünüm verecektir.

Öneri: Masanızda yemek yemek zorunda kalırsanız, asistanınıza 20 dakika için telefon alamayacağınızı söyleyebilir ya da gelen telefonları telesekretere kaydebilirsiniz. Yemek yedikten sonra diş temizliğini de sakın unutmayın.
Öncelikleri Belirleyememe
Bitirilmesi gereken bir işe asılmak yerine dikkatinizi başka şeylere vererek işleri yarım bırakmanız, öncelikleri göremediğiniz anlamına gelir. Yaptığınız işlerin hem sayısı hem kalitesi düşecektir. İş hayatında yükselmeyi önemsiyorsanız; yerine getirmeniz gereken görevler için zamanında, yeterli çaba ve emeği göstermeye dikkat edin.

Öneri: Günün 2-3 saatini en öncelikli işlere, örneğin başka bir işe başlamadan önce bitirmeniz gereken projelere ayırın. Dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin ve konsantre olun. Konsantrasyon, yapacağınız işlerde hata yapma riskinizi en aza düşürür.

Yazım Hataları
İş hayatında yazım hataları, önemsiz gibi görünse de aksine önemlidir. Notlarda, iş mektuplarında ve özgeçmişlerde yaptığınız yazım hataları; özensiz ve dikkatsiz bir kişi olarak görünmenize neden olur, detaylara verdiğiniz önem konusunda da kuşku uyandırır.

Öneri: Dökümanları yazdırmadan önce yazım hatalarını mutlaka kontrol edin, yazdıklarınızın üzerinden dikkatle geçin ve bir arkadaşınıza da kontrol ettirin.

Olgun Olmayan Tavır
Sempati kazanmak için takındığınız “genç” tavırlar arada sırada hoşa gidebilir; ancak antipati kazanmanıza da neden olabilir. Yaşınızdan genç davranmak güvenilirliğinizi yok edebilir.

Öneri: Psikologların uyarısına göre; eğer bir yetişkin gibi davranmazsanız, size bir yetişkinmişsiniz gibi davranılmaz.

İş hayatını renklendirmek için 4 öneri

Yazan: KadinMag 28 Aralık 2009  
Kategori: Kariyer

calisan_kadinOfisinizi zevkle dekore edin, güne keyifle başlayın, plan yapın ve sıkıcı iş yaşamınızı renklendirin! Hem iş yaşamında başarı elde etmek için, hem de rutinleşmiş ofis hayatınızda motive olmak için bunları mutlaka yapın…

Yola güzel çıkın

Güzel bir gün için hazırlık gerek! Öncelikle ‘aynaya hazırlanın’! Giyiminize önem verin, hafif bir makyaj yapın ve ondan sonra aynanın karşısına geçip gülümseyin. Kendinizi ilk nasıl gördüğünüz gün boyunca kendinizi nasıl hissedeceğinizi oldukça etkiler. Sağlam bir kahvaltının ardından ‘yola hazırlanın’! Evden çıkıp ofisinize giderken yolculuğunuzu en keyifli hale getirmek için size zevk veren şeyleri yapın. Burası tamamen sizin zevkinize kalmış. Yol boyunca ister mp3 çalarınızda sizi en mutlu eden parçaları dinleyin, ister size en keyif veren kitabı okuyun. İsterseniz de hiçbirşey yapmayın, etrafı seyredin. Sizi ne mutlu ediyorsa…

Zevkli bir ofis ortamı

Düşünsenize, gününüzün ortalama 8-9 saatini ofiste geçiriyorsunuz. Dolayısıyla ofisinizi olabilecek en hoş, en dingin ve aynı zamanda en enerjik hale getirmeniz; tüm gününüzü olumlu etkileyecektir. İşe masanızdan başlayın! Kendinize güzel ajandalar, defterler, bloknotlar alın. Pudra’nın tavsiyeleri Beyoğlu Panter Kırtasiye’ye veya Moleskine defter satan herhangi bir kırtasiyeye uğramanız… Eğlenceli bir kalemlik ve içine rengarenk kalemler alın. Bunun için de Nuxx, Continuum, Karınca gibi mağazaları öneririz. Masanızın düzenli olması için ayraçlar, dosya kutuları, cd’lik gibi ihtiyaçlarınızı da Muji veya İkea mağazalarından en şık şekilde halledebilirsiniz. Masanızın temel güzelliği hazır; şimdi sıra çiçek, çerçeve, masa lambası gibi süslemelerde… Orası da sizin kişisel seçimlerinize kalmış. Her gün kendinizi nasıl bir ortamın içinde hissediyorsanız masanızı o şekilde hazırlayın. Ofis psikolojinizi nasıl etkilediğine inanamayacaksınız!

Denge kurun, plan yapın

İş hayatı ve özel hayatı ayırın derler hep. Nasıl ki eve iş getirmememiz uzmanlar tarafından öneriliyorsa, aynı şekilde işe ev getirmeniz de sağlıksız olacaktır. Peki nasıl bir tutumdur iş hayatında takınılması gereken? Öncelikle dengeyi kurabilmek çok önemli. Bunun için de plan yapabilmek, iyi organize olabilmek. Ve bunun için de öncelikleri belirlemek… İşlerinizi aciliyet ve önemlerine göre öncelik sıralamasına koyun. Hangisini ne zaman yapacağınızı organize edin (her zaman sadece kendinize ayıracağınız bir ofis vaktini de bu plana ekleyin). Bu plan dahilinde çalışmalarınızı gerçekleştirin. Ne daha azını, ne daha fazlasını; gerektiği kadarını dengeli bir şekilde yapın. Unutmayın; üzerinize fazlasıyla iş almak, az iş yapmakla aynı sonucu doğurabilir. Bu nedenle her verilen işi üzerinize almayın; dengenizi korumanız gerektiğini her zaman kendinize hatırlatın!

Mola verin

Gün içinde her şeyden sıyrıldığınız, kafanızı tamamen boşalttığınız ve kendinizi bıraktığınız bir mola, emin olun her şeyden önemli! Bunun için uzmanlar nefes egzersizlerini öneriyor. Nasıl mı? İster oturur pozisyonda ister ayakta, bir elinizi sırtınıza götürün. Göğsünüzü bir balon gibi düşünün ve onu şişirerek bu pozisyonda nefes alın. Sanki sırtınızdaki elinizin içine bu nefes doluyormuş gibi. Bir gün içerisinde 2 veya 3 defa, 3’er dakikalık bu derin nefes egzersizini uygulamak size tahmin edebileceğinizden çok daha fazla faydalı olacak! Aynı zamanda ofiste yapabileceğiniz baş, boyun ve sırt esneme hareketlerinin de hem sizi formda tutmaya, hem de sağlıklı bir mola vermenize yarayacağını hatırlatalım… Hatta imkanınız varsa dışarı çıkıp iş arkadaşlarınızla açık havada yapacağınız yarım saatlik yürüyüşler hem fiziksel hem sosyal anlamda sağlıklı olacaktır.

Konferans: “Gelecek Tasarımı”

Yazan: admin 23 Aralık 2009  
Kategori: Kariyer

gelecegi_tasarlamak_afisYıldızlar “Gelecek Tasarımını” BİE’de Anlatacak

Bersay İletişim Enstitüsü iş, sanat, popüler kültür, bilim dünyası ve yaşama sanatına hizmet eden çeşitli alanlardan birçok başarılı ve tanınmış ismi 5 Ocak – 1 Nisan 2010 tarihleri arasında “İletişimde Mükemmellik Programı 2: “Geleceği Tasarlamak” başlığı altındaki konferans dizisinde konuşmacı olarak ağırlayacak.

İletişimde “Mükemmellik Merkezi” olma idealiyle yola çıkan Bersay İletişim Enstitüsü (BİE) 2009 yılında “Dünya Görüşü” başlığı altında gerçekleştirdiği İletişimde Mükemmellik Programı’nın ikincisine, 5 Ocak 2010 tarihinde Ali Taran’ın “Geleceği Akıl Etmek” konferansıyla başlıyor. “Geleceği Tasarlamak” başlığı altında sanat, popüler kültür, bilim dünyası ve yaşama sanatının öncü isimlerinin Ağaoğlu sponsorluğunda konuşmacı olacakları konferanslar saat 18:00-20:00 arasında düzenlenecek ve katılım salonun kapasitesiyle sınırlı olacak.

“İletişimde Mükemmellik Programı 2: Geleceği Tasarlamak” konferans dizisinde sırasıyla Ali Taran, Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, Prof. Önder Küçükerman, Reşit Soley, Elif Şafak, Prof. Dr. Tarık Yılmaz, Faruk Malhan, Muzaffer Yıldırım, Ufuk Tarhan, Acun Ilıcalı, Enis Batur, Mehmet Gürs, Hülya Avşar, Ayşe Arman ve Ali Ağaoğlu konuşmacı olarak yer alacak.

Başarı hikâyelerini kendilerinden dinleme fırsatı
Konuklar, kendi uzmanlık alanlarının geleceğine ilişkin öngörülerini ve kendi başarı modellerini paylaşacak. Acun lıcalı, “Medyada Bir Başarı Öyküsü Yaratmak” başlığı altında herkesin merak ettiği kariyer modelini, çeşitli alanlardaki projeleriyle son 20 yıldır Türkiye’nin gündeminde olan Hülya Avşar, “Eğlence Dünyasında Yol ve Hedef” başlıklı konferansında takip ettiği “kişisel yol haritasını” ilk kez paylaşacak.

Çiçek Abbas ve Propaganda’yla sade, açık ve çarpıcı şekilde o dönemlerin Türkiyesi’ne ait net fotoğraflara imza atan yönetmen Sinan Çetin ise “Sinemacıların Tanıklığında İnsan Öyküleri” başlıklı bir konuşma yapacak. Yarattığı fenomenlerle Türkiye’nin her kesimce en çok tanınan reklamcısı Ali Taran “Geleceği Akıl Etmek” konulu konferansında, ülkemize has fenomen yaratmanın ayrıntılarını anlatacak. “İletişimde Mükemmellik Programı 2: Geleceği Tasarlamak”, başarılı işadamı Ali Ağaoğlu’nun kişisel başarı öyküsüyle sona erecek.

Bilgi ve rezervasyon için: Yeşim Aksu (0 212) 337 52 91

İLETİŞİMDE MÜKEMMELLİK PROGRAMI 2:

GELECEĞİ TASARLAMAK

KONFERANS PROGRAMI:

5 OCAK 2010 >

• ALİ TARAN: GELECEĞİ AKIL ETMEK

7 OCAK 2010 >

• PROF. DR. TOSUN TERZİOĞLU: İLETİŞİM, BİLİM VE GELECEK

14 OCAK 2010 >

• SİNAN ÇETİN: SİNEMACININ TANIKLIĞINDA İNSAN ÖYKÜLERİ

20 OCAK 2010 >

• PROF. DR. ÖNDER KÜÇÜKERMAN: BİR İLETİŞİM ARACI OLARAK TASARIM MİRASIMIZ VE GELECEĞİ BİÇİMLENDİRMEK

28 OCAK 2010 >

• REŞİT SOLEY: İNANCIN BÜYÜTTÜĞÜ BİR MARKA… CORVUS… VE BENİM OLAN YARIN

4 ŞUBAT 2010 >

• ELİF ŞAFAK: KELİMELERLE KÖPRÜLER KURMAK

10 ŞUBAT 2010 >

• PROF. DR. TARIK YILMAZ: PSİKOLOJİDE RASYONELLİĞİN SINIRLARI VE BUKALEMUN ETKİSİ

18 ŞUBAT 2010 >

• FARUK MALHAN: GELECEĞİN TASARIMINDA BİR TASARIMCI OLMAK

25 ŞUBAT 2010 >

• MUZAFFER YILDIRIM: LIFESTYLE ENGINEERING

3 MART 2010 >

• UFUK TARHAN: GELECEK VE BAŞARININ TARİFLERİ DEĞİŞTİ

11 MART 2010 >

• ACUN ILICALI: MEDYADA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ YARATMAK

18 MART 2010 >

• ENİS BATUR: YOKSA İLETİŞİM ARTIK EN ÖNEMLİ MESAJLARA ULAŞMAMAIZIN ENGELİ Mİ?

25 MART 2010 >

• MEHMET GÜRS: YEREL KÜRESELİ KAPSADIĞINDA

1 NİSAN 2010 >

• HÜLYA AVŞAR: EĞLENCE DÜNYASINDA YOL VE HEDEF

Tarihi daha sonra belirlenecek

• AYŞE ARMAN: KARİYERİNİ KEYİFLE TASARLAMAK

Tarihi daha sonra belirlenecek

• ALİ AĞAOĞLU: GELECEĞİNİ TASARLA, İNŞA ET, YAŞA

KadınMAG

Video: Zam nasıl istenir?

Yazan: admin 20 Aralık 2009  
Kategori: Kariyer, Video

2010′un gelmesine sayılı günler kaldı. Çalışanların yeni yılda beklentileri arasında tabii ki en önemlisi maaş artırımı. Peki maaşa zam nasıl istenilir?

Sonraki sayfa »