<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>KadınMAG &#124; Sıradışı Kadınların Sitesi - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun!</title>
	<atom:link href="http://www.kadinmag.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinmag.com</link>
	<description>kadın, kadınlar, güzellik, cilt bakımı, hamilelik, sağlık, doktor, hastaneler, kadın sağlığı, kadın hastalıkları, kadın doğum, kadınlar ne ister, kadın dergileri, estetik, kadın magazin, cinsellik, gebelik, bebek, çocuk bakımı, kadın ve otomobil, yemek tarifleri, kolay yemek tarifleri, elbise modelleri, aşk testi, salon dekorasyonu, makyaj hileleri, resimli yemek tarifleri, sağlıklı zayıflama, kilo vermek, ev dekorasyonu, vücut bakımı, cilt bakımı, makyaj sırları, evlilik, nişan hazırlıkları, aşk, ayakkabı modelleri, dengeli beslenme, spor türleri, güzellik maskeleri</description>
	<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 07:56:03 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun&#8230;</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/kadinlar-gununuz-kutlu-olsun.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/kadinlar-gununuz-kutlu-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 07:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasemin Saraç</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[8 mart]]></category>

		<category><![CDATA[82. oscar]]></category>

		<category><![CDATA[fuhuş sektörü]]></category>

		<category><![CDATA[hollywood]]></category>

		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>

		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<category><![CDATA[kadınlar günü]]></category>

		<category><![CDATA[mutsuzum]]></category>

		<category><![CDATA[oscar]]></category>

		<category><![CDATA[şarap gibi]]></category>

		<category><![CDATA[serbest muhasebeci mali müüşavirler odası]]></category>

		<category><![CDATA[smmmo]]></category>

		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<category><![CDATA[yasemin]]></category>

		<category><![CDATA[yasemin saraç]]></category>

		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10485</guid>
		<description><![CDATA[Kadını kurtaracak gizli bir formül mü var?
Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü&#8230; Farklı farklı kadın kuruluşları dünden beri çeşitli etkinlikler düzenliyorlar dünyanın ve Türkiye&#8217;nin dört bir yanında. Dün mesela Konya&#8217;da bir grup kadın, &#8216;şiddet&#8217; araç gereçlerini -ütü, çaydanlık, vs-, önüne dizmiş, şiddeti protesto ediyordu. Bir de temsili tabut vardı; üstüne gelinlik örtülmüş. O da töre cinayetlerine kurban [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Normal"><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6348" title="yasemin_sarac" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac-265x300.jpg" alt="yasemin_sarac" width="265" height="300" /></a><strong>Kadını kurtaracak gizli bir formül mü var?</strong></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü&#8230; Farklı farklı kadın kuruluşları dünden beri çeşitli etkinlikler düzenliyorlar dünyanın ve Türkiye&#8217;nin dört bir yanında. Dün mesela Konya&#8217;da bir grup kadın, &#8216;şiddet&#8217; araç gereçlerini -ütü, çaydanlık, vs-, önüne dizmiş, şiddeti protesto ediyordu. Bir de temsili tabut vardı; üstüne gelinlik örtülmüş. O da töre cinayetlerine kurban giden isimsiz ve de fotoğrafsız kızları temsilen ortalarında duruyordu.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Çanakkale&#8217;de başka bir gösteri vardı. Eğitim- Sen Çanakkale Şubesi Kadın Sekreteri Sevim Kırcı, &#8220;Bozulan aile ekonomisi ya da işten atılmalar nedeniyle işsiz kalan erkek, öfkesini kadına yöneltmektedir. İşsizlik ve yoksulluk, kadınları fuhuş sektörünün hedef kitlesi haline getirmektedir&#8221; diye haykırıyordu.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Dün İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası da bir rapor açıkladı; &#8220;Kadınım, İşsizim, Mutsuzum&#8221; adını taşıyan. Rapora göre ülkedeki işsizlerin üçte biri kadın&#8230; Kadın ve erkekler arasındaki ücret farklılıkları ise yüzde 27&#8242;lere ulaşmış. Yani eşit işi yapan bir erkek ve bir kadın varsa; erkek, sadece &#8216;cinsiyeti&#8217; nedeniyle kadından yüzde 27 daha fazla ücret alıyor.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Devletteki hesap çarşıya uyacak mı?<br />
Dünkü Akşam&#8217;ın manşetini okuyup bütün bunları bir araya getirince bu yazıyı yazmaya karar verdim. &#8220;Asiye&#8217;yi devlet kurtaracak&#8221; başlıklı habere göre Başbakanlık bir genelev projesi hazırlamış. Özel bir heyet, 3 bin hayat kadınıyla yüz yüze görüşecek, &#8220;Beni kurtarın&#8221; diyene de iş bulup topluma kazandıracakmış. Çok güzel bir girişim&#8230; Kimse &#8216;kötü&#8217; diyemez&#8230;. Ancak acaba &#8216;devletteki&#8217; hesap, çarşıya uyacak mı? Neden mi bu soruyu soruyorum?</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Hangi iş kollarında çalıştıracak?<br />
Çünkü zaten işsizler ordusunun üçte biri kadın&#8230; Üstelik onların içinde üniversite, hatta iki üniversite mezunları da var. Ve &#8220;Kadınlar Günü&#8221; konuşmasında bir kadın; &#8220;İşsizlik ve yoksulluk, kadınları fuhuş sektörünün hedef kitlesi haline getirmektedir&#8221; diyor. Ezcümle, kadınlar işsizlik yüzünden fuhuş sektörünün tehdidi altında&#8230; Devlet ise genelevden kurtulmak isteyen kadınlara iş bulmayı taahhüt ediyor. Peki bu kadınlara ne iş bulacak? Hepsinin eline bir örgü şişi verip kazak mı ördürecek? Ya da tekstil atölyesine mi verecek bu kadınları? Hoş onu yaptırsa bile, talep olmadıktan sonra, yapılanlar satılmadıktan sonra neye yarar bu iyi girişim&#8230;<br />
Bundan sonraki aşama olarak, genelevden kurtarılan bu kadınların hangi iş kollarında çalıştırılacaklarının açıklanması gerekiyor. İnsanlara boşuna bir umut vermeden önce, altyapıyı hazırlamak gerekiyor.<br />
Bu yazıyla amacım kadınların moralini bozmak değil, sadece bir gerçeğin altını çizmekti. Her şeye rağmen &#8220;gününüz&#8221; kutlu ve aydın olsun:)</span></p>
<p class="Normal">
<blockquote>
<p class="Normal">Kadınlar Günü için alternatif yazı:)</p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Bugün sabaha karşı 82. Oscar ödüllerinin sahipleri açıklandı. Ben bu yazıyı yazarken ödül alanları bilmiyordum. Ama önceki gün Oscarlarla ilgili bir haber gelmişti yazı işlerine. Haber ve haberin ardından gelen tartışmalar çok hoşuma gitti. Onu paylaşmak istedim.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Haber şuydu. &#8220;En İyi Erkek Oyuncu Ödülü&#8221;nü alanların yaş ortalaması 44. &#8220;En İyi Kadın Oyuncu Ödülü&#8221;nde ise bu ortalama 36.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Bir iyimser bir kötümser yorum geldi kadınlardan.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Önce kötümser yorum: Her yerde olduğu gibi burada da genç ve güzel kadınlar &#8216;ödül alıyor&#8217; Yaşlılar ise ödüle layık görülmüyor.&#8217;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">İyimser yorum: Kadınlar daha genç yaşlarda iyi performans sergileyip ödülü alabiliyor. Erkeklerin o performansa ulaşması içinse çoook zaman gerekiyor:)</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Tabii erkekler de yorum yapmadan edemedi: &#8220;Erkekler şarap gibi&#8221; diye.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Ama şu da bir gerçek ki, erkekler &#8216;yaşlandığında&#8217; bile genç sevgili yapabiliyor. Şarap misali ya&#8230; Olgunu makbul sayılıyor. Arkasından ise &#8220;Helal olsun adama&#8221; deniliyor. Kadınlarda ise durum tam tersi. Yaşlı bir kadın genç sevgili yaptığında arkasından dalga geçiliyor.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Ve bu kural Hollywood&#8217;da da, Oscar&#8217;da da aynen böyle işliyor&#8230;</span></p>
</blockquote>
<p class="Normal">Sevgiyle kalın<br />
Yasemin Saraç<br />
<a href="mailto:ysarach@gmail.com"><span>ysarach@gmail.com</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/kadinlar-gununuz-kutlu-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TANRI VE KÖLE: Bu bir uzaylı yazısıdır!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/tanri-ve-kole-bu-bir-uzayli-yazisidir.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/tanri-ve-kole-bu-bir-uzayli-yazisidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 09:29:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Yüzüncüyıl Tavlı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[12. gezegen]]></category>

		<category><![CDATA[anne]]></category>

		<category><![CDATA[Betül]]></category>

		<category><![CDATA[büyümek]]></category>

		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<category><![CDATA[Klişe]]></category>

		<category><![CDATA[korku]]></category>

		<category><![CDATA[tanrı ve köle]]></category>

		<category><![CDATA[tanrıların arabaları]]></category>

		<category><![CDATA[Tavlı]]></category>

		<category><![CDATA[Tesadüf]]></category>

		<category><![CDATA[tezahür]]></category>

		<category><![CDATA[uzaylı]]></category>

		<category><![CDATA[Yüzüncüyıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10483</guid>
		<description><![CDATA[
Annemin okumamı yasakladığı tek kitaptı o… Bir arkadaşı, hayatın kördüğüm olmuş anlamını çözmeye çalışırken, Daniken’in o dönem çok ses getiren kitabı ‘Tanrıların Arabaları’nı okumuş ve inanç sistemi yerle bir olmuştu. Bu önlemez değişiminin annemden bana yansıması, “Bu kitaba asla yaklaşmayacaksın!” şeklinde tezahür etti tabii; Biraz daha büyü, sonra okursun… Ve nedense benim için de -her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Normal"><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7155" title="betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2-283x300.jpg" alt="betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2" width="283" height="300" /></a></p>
<p class="Normal">Annemin okumamı yasakladığı tek kitaptı o… Bir arkadaşı, hayatın kördüğüm olmuş anlamını çözmeye çalışırken, Daniken’in o dönem çok ses getiren kitabı ‘Tanrıların Arabaları’nı okumuş ve inanç sistemi yerle bir olmuştu. Bu önlemez değişiminin annemden bana yansıması, “Bu kitaba asla yaklaşmayacaksın!” şeklinde tezahür etti tabii; Biraz daha büyü, sonra okursun… Ve nedense benim için de -her denilenin tersini yaptığım o dönemde bile- korkulacak bir kitap olmuştu ‘Tanrıların Arabaları”. İşte benim Erich von Daniken yasağım o günlerde başladı.</p>
<p class="Normal">BAŞROLDE İKİ KLİŞE: KADERİN AĞLARI, HAYATIN TESADÜFLERİ</p>
<p class="Normal">Sonra kader ağlarını ördü tabii. Kim bilebilirdi ki; o ‘yasaklı’ genç kız büyüyüp, bir televizyon kanalında muhabir olarak çalışmaya başlayacaktı… Ve ‘hayat garip tesadüflerle dolu’ ya: Daniken, Türkiye’ye geldiğinde onunla röportaj yapmaya da onu yollayacaklardı…</p>
<p class="Normal">“Sen git” dediklerinde içimi garip bir korkunun sardığını itiraf etmeliyim…</p>
<p class="Normal">Röportaj öncesi sıkı bir hazırlık gerekiyor: Hayat hikâyesini öğrenip, yaptığı son röportajları okumanın yanı sıra, yazdığı kitapları da hatmetmek lazım neredeyse. “Tanrıların Arabaları” mı sadece? “Taş Devri Bildiğiniz Gibi Değildi” ve ‘Sonsuzluğun İşaretleri, Nazca’nın Mesajı’nı da bir çırpıda bitirmiştim. Onunla, dünyada yaşam ve uzaylılar üzerine derin, keyifli bir röportaj yaptığımı itiraf etmeliyim. Haber de bir o kadar izlenir olmuştu… Ama ben anneme Daniken’in benim için imzaladığı kitabı hiç göstermedim…</p>
<p class="Normal">EVRENİN ARDINDAKİ GÖRKEMLİ RUH<br />
Dünya üzerinde hayatı uzaylıların başlattığını ve insanların gelişimini sağladıklarını savunuyordu Daniken. Taş Devri’nde, mağara duvarlarına çizilen resimlerin anlattığı imkânsızlıklara işaret ediyordu. Peru’daki Nazca düzlüğünün üzerinde uçakla defalarca tur atmış, 1200 kare fotoğraf çekmişti; dünyaya inen uzaylıların pist olarak kullandıkları alanları belgeliyordu. Fotoğraflar inanılmazdı kuşkusuz, onun savları da… Ve şöyle diyordu: “Tanrı’ya küfür mü? Ah saçma! Sonunda yaşam zincirinin bitiminde geriye kalacak olan Evren’in ardındaki görkemli ruhtur. Yani: Tanrı…”<br />
Kim bilir belki de Mayaların tüm itirazlarına rağmen, 2012 felaketine olan ilgimin kaynağı da Daniken’in bıraktığı bu tohumdur. Marduk efsanesi kulaktan kulağa yayılırken, ben de bir kitabın içinde sayfadan sayfaya süzülüyordum: 12. Gezegen.</p>
<p class="Normal">Kitabın yazarı Zecharia Sitchin, bir Sümerolog… Biraz araştırınca, Daniken’in tüm savlarının kaynağının da aslında o olduğunu anladım. Zira Sitchin, Daniken’in hocasıydı… Daniken her geçen gün popülaritesini artırırken, Sitchin perde arkasında karanlığa gömülmüştü…</p>
<p class="Normal">YOKSA BİZ Mİ APTALLAŞTIK?<br />
Kitap, “dünyanın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler” vaat ediyordu, bir zamanlar dünyada yaşamış üstün bir ırkın varlığını gözler önüne sermeyi… Nuh Tufanı’na bambaşka bir bakış açısı kazandırıyordu ve tabii Yunan mitolojisine… Bir çırpıda bitirivermiş, Sitchin’i pek çok noktada inandırıcı bulmuştum. Bazı belgeler aklıma yatmıştı; ne yalan söyleyeyim, ben de Mısır piramitlerinin gizemine kapılıyor, neredeyse Taş Devri vakti mağara duvarlarına uçan yaratıkları hangi aklı evvelin çizdiğini merak ediyor, daha yaprak modası sürerken giyinmekten aciz bu insanların neden madencilik yaptığını anlamıyordum. Şu kesindi, arkada bıraktığımız ırkın içinde, günümüz insanından çok ama çok daha zeki olanlar vardı… Zaman ilerledikçe bazılarımız aptallaştı mı? Bu da bir fikir tabii…<br />
Kitabın sonlarında biraz uçtuğunu kabul etmek gerekiyor, ünlü bilim adamının… Zira insanoğlunun, üstün varlıklar tarafından, dünyadaki madenlerde çalışması için yaratıldığı tezini savunuyordu Sitchin.<br />
Çünkü Marduk’un üstün ırkı dünyaya inip köle gibi çalışmayı kabullenememişti. İsyan çıkınca da tanrılar insanı yaratmakta bulmuştu çözümü. İnsan işçi olarak yaratılmış, bir tanrıçanın karnında şekillenmişti. Bir çeşit taşıyıcı annelik… Ve böylece çocuğu yarı tanrı, yarı insan olmuştu.</p>
<p class="Normal">İŞÇİSİN SEN İŞÇİ KAL…<br />
Evet, Sitchin ne kadar uçsa da, insanoğlunun işçi olarak yaratıldığı fikri çok da yabancı gelmiyor bana. Bilakis, hele iş tempomu düşündükçe, özellikle son dönemde, bu fikri kanımın her damlasına işlemiş halde buluyorum. İçimdeki koro Cem Karaca’ya eşlik ediyor:</p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">“Ustam geldi, sırtıma vurdu, unut dedi romanları<br />
İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları<br />
İşçisin sen işçi kal, işçisin sen işçi kal…” </span></p>
<p class="Normal">Şimdi her maden kazasında, ölüm ocaklarında yitip giden her hayatta, Sitchin’in tezini hatırlıyorum ben. Anlıyorum, kimilerinin neden hep tanrı, kimilerinin de neden hep köle gibi sürdürdüğünü hayatı…</p>
<p class="Normal"><em><strong>////</strong></em><span class="Normal__Char"><em><strong>“Marduk mu? 2012 felaketi mi? ‘Namannn Tanrım, o da ne ulennn’ mi?”: HAFTAYA!</strong></em></span></p>
<blockquote>
<p class="Normal">YAZIYA NEDEN OLAN OLAY: 2010 yılı Şubat ayında yaşandı. Balıkesir Dursunbey’deki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 17 işçi yaşamını yitirdi. Aynı ocakta 4 yıl önce de patlama olmuş yine 17 işçi ölmüştü…</p>
</blockquote>
<p class="Normal">Betül Yüzüncüyıl Tavlı<br />
betultavli@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/tanri-ve-kole-bu-bir-uzayli-yazisidir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eyüp Sabri Tuncel&#8217;den Kadınlar Günü&#8217;ne özel kampanya</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/eyup-sabri-tuncelden-kadinlar-gunune-ozel-kampanya.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/eyup-sabri-tuncelden-kadinlar-gunune-ozel-kampanya.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 13:08:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Alışveriş]]></category>

		<category><![CDATA[8 mar]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>

		<category><![CDATA[eyüp sabri tuncel]]></category>

		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>

		<category><![CDATA[Vücut Kremi]]></category>

		<category><![CDATA[vücut losyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10478</guid>
		<description><![CDATA[Eyüp Sabri Tuncer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü  kapsamında tüketicilerine sürpriz yaparak, www.eyupsabrituncer.com adresinden alışveriş yapanlara 40 TL&#8217;lik Perfume Jewels ürün seti hediye ediyor! 
1923&#8242;ten beri Türkiye&#8217;nin en saygın kuruluşlarından biri olarak hizmet veren Eyüp Sabri Tuncer Türk kadınlarının 8 Mart Kadınlar Günü&#8217;nü kutlamak amacıyla sürpriz bir kampanya yürütüyor. 15 Mart 2010 tarihine kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eyüp Sabri Tuncer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü  kapsamında tüketicilerine sürpriz yaparak, www.eyupsabrituncer.com adresinden alışveriş yapanlara 40 TL&#8217;lik Perfume Jewels ürün seti hediye ediyor! </strong></p>
<p><strong>1923&#8242;ten beri Türkiye&#8217;nin en saygın kuruluşlarından biri olarak hizmet veren Eyüp Sabri Tuncer Türk kadınlarının 8 Mart Kadınlar Günü&#8217;nü kutlamak amacıyla sürpriz bir kampanya yürütüyor. 15 Mart 2010 tarihine kadar <a href="http://www.eyupsabrituncer.com">www.eyupsabrituncer.com</a> adresinden 5 TL ve üzeri ürün satın alan tüketicilere Eyüp Sabri Tuncer&#8217;in ürettiği dünya markası Perfume Jewels kozmetik ürün serisinden oluşan, 40 TL değerinde bir ürün seti hediye ediyor.</p>
<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/eyup_sabri_tuncel_kadinlar_gunu_gorseli.jpg"><img class="size-large wp-image-10479 alignnone" title="eyup_sabri_tuncel_kadinlar_gunu_gorseli" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/eyup_sabri_tuncel_kadinlar_gunu_gorseli-1024x1024.jpg" alt="eyup_sabri_tuncel_kadinlar_gunu_gorseli" width="717" height="717" /></a> </strong></p>
<p>Kampanya tarihlerinde www.eyupsabrituncer.com adresine girerek üye olan ve 5 TL ve üzeri ürün satın alan tüketiciler Perfume Jewels kozmetik ürün serisinin Blackberry, Lemon, Papaya, Strawberry, Orange, Melon, Silky Touch, Silver Rain, Passionate Love ve Cherry Pie gibi büyüleyici 24 farklı koku çeşidinden birini seçiyor. Online alışveriş bölümündeki teslimat bilgilerinin altında yer alan &#8220;sipariş notu&#8221; bölümüne yazılarak seçilen ürün seti tüketiciye hediye ediliyor ve siparişle birlikte adrese gönderiliyor. Kampanya stoklarla sınırlı olduğu için, bu sevindirici fırsattan yararlanmak için vakit kaybedilmemesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Perfume Jewels kozmetik ürün serisi</strong><br />
Perfume Jewels kozmetik ürün serisi el ve vücut kremi, vücut losyonu ve vücut parfümünden oluşuyor. Ekstra nemlendiricili Perfume Jewels el ve vücut kremi, elinize ve tüm vücudunuza güzelliğin sihirli pırıltılarını sunuyor.</p>
<p>Farklı esanslarla zenginleştirilmiş Perfume Jewels vücut losyonu yüksek kaliteli doğal cilt nemlendiricisi ve karşı konulmaz esanslarıyla vücudunuzda ipeksi dokunuşlar yaratıyor.</p>
<p>Perfume Jewels vücut parfümü ise birbirinden cazip esanslar ve kışkırtıcı aromalarla duş aldıktan sonra ya da dilediğiniz zaman kullanıldığında taze ve nemlenmiş cildinizin keyfini çıkarmanızı sağlıyor.<br />
Perfume Jewels ürün serisinden en etkili sonucu almak için, temiz cildinize vücut parfümü, losyonu, el ve vücut kremini bir set olarak kullanmanız öneriliyor.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/eyup-sabri-tuncelden-kadinlar-gunune-ozel-kampanya.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de neler oluyor?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/basin-takip-merkezi-medya-gundemi-3.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/basin-takip-merkezi-medya-gundemi-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 06:36:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Basın Takip Merkezi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>

		<category><![CDATA[balyoz operasyonu]]></category>

		<category><![CDATA[batman]]></category>

		<category><![CDATA[ermeni soykırımı]]></category>

		<category><![CDATA[lenovo]]></category>

		<category><![CDATA[nevroz]]></category>

		<category><![CDATA[obama]]></category>

		<category><![CDATA[puma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10476</guid>
		<description><![CDATA[MEDYADA TÜRKİYE GÜNDEMİ                       Cuma 5 Mart 2010
Ermeni Soykırım Tasarısı Kabul Edildi
Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirme çabalarının somut sonuç vermesinin beklendiği sırada ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi&#8217;nde sözde soykırım tasarısı kabul edildi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MEDYADA TÜRKİYE GÜNDEMİ                       Cuma 5 Mart 2010</p>
<p><strong>Ermeni Soykırım Tasarısı Kabul Edildi</strong><br />
Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirme çabalarının somut sonuç vermesinin beklendiği sırada ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi&#8217;nde sözde soykırım tasarısı kabul edildi. Resmileşen oylamanın ardından Ankara tepkisini gecikmeden ortaya koydu. Başbakanlığın ardından Cumhurbaşkanlığı&#8217;ndan yapılan açıklamada da karar kınandı. Muhalefet partileri de karara tepki gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi&#8217;nden yapılan yazılı açıklamasında Gül, şunları kaydetti: &#8220;Bu kararı makul bulmuyorum ve esefle karşılıyorum. Kararın Türk halkı nezdinde hiçbir itibarı bulunmamaktadır. Tarihsel gerçeklikten uzak bu tek yanlı metnin ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilmesi, Türkiye-ABD ilişkilerine yakışan bir tutum olmamıştır. Bu gelişme, Güney Kafkasya&#8217;da barış ve istikrar tesisi; halklar arasında kalıcı dostane ilişkiler kurulması doğrultusunda yürütülmekte olan çabalara zarar verecektir. Siyasi çıkarlar gözetilerek alınmış olan böyle bir kararı tarihe ve tarih bilimine karşı haksızlık olarak telakki ediyorum. Bu oylamanın her alanda neden olabileceği olumsuz sonuçların sorumlusu Türkiye olmayacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Dünya Kürt&#8217;lere karşı son kozlarını kullanıyor</strong><br />
PKK&#8217;nin eylemsizlik kararı vermesine rağmen Türk Silahlı Kuvetlerinin karadan ve havadan aralıksız operasyonları devam ederken Şehirlerde KCK yapılandırması bahane edilerek birçok parti başkanları VE seçilmiş Belediye Başkanları gözaltına alınmaya devam edilmektedir. Demokrasinin beşiği ve insan haklarının savuncusu denilen Avrupa ülkelerinde Kürt&#8217;lere karşı amansız bir imha politikası başlatılmıştır. Dün Belçika&#8217;da, PKK&#8217;ye yönelik geniş çaplı bir operasyona imza attı. Örgütün Avrupa sorumluları, Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar da dahil 20 kişi gözaltına alındı. 300 polisin katıldığı operasyonlar, sabah 05.00 sıralarında başladı. Başkent Brüksel, Anvers, Charleroi, Namur ve Verviers şehirlerinde, Roj TV de dahil toplam 25 noktada arama yapıldı. Kanalın 100 bin euro&#8217;suna el konuldu. Yetkililer, Brüksel&#8217;de18 Charleroi&#8217;da 2 kişinin gözaltına alındığını belirtirken, gözaltına alınanlar arasında Roj TV Genel Müdürü Gülşen Ensiz de bulunuyor. Kanal çalışanları ise operasyonu protesto etmek için, televizyon binasının önünde oturma eylemi yaptı. Bu arada operasyona Türk polislerin katıldığı yolundaki iddia ortaya atıldı. Belçikalı yetkililer &#8220;Türkçe bilen polisler katılmış olabilir&#8221; dedi. Konunun uzmanlarına göre bu operasyonları Kürt&#8217;leri sindirme ve sesiz bir halk çizgisine getirmek için yapılmaktadır. Bu operasyonlar başarılı olursa Kürt&#8217;leri savunacak kimseler kalmaz; yok bu operasyonlar direnen Kürt halkı tarafından boşa çıkartılırsa Bu devlet kendi içlerinde yaşayan Kürt&#8217;lere tam yaşama hakkını vermekten başka çareleri kalmayacak denildi.</p>
<p><strong>Bu sene Batman&#8217;da Nevroz&#8217;a yasak yok</strong><br />
Batman Valisi Ahmet Turhan, 21 Mart&#8217;taki Nevroz&#8217;da her türlü şenliğe izin vereceklerini ama şenlikler öncesinde lastik kirliliğini önlemek için bazı önlemler aldıklarını söyledi. &#8220;Emniyet Müdürlüğü geçen ay ‘Getir lastiği, al parayı&#8217; kampanyası başlattı; bugüne kadar bu yolla 5 bin lastik topladık&#8221; diyen Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Bu yıl Nevroz Pazar&#8217;a denk geleceğinden, yoğun ilgiyle kutlanacağını düşünüyoruz. Ateş yakmak isteyenlere odun dağıtmayacağız. Her Nevroz&#8217;da kentin üzerini siyah bulut gibi kaplayan hava kirliliğini önlemek için lastikleri de topladık. Halkımız, bu kez Nevroz&#8217;u rahat kutlayacak. Emniyetin lastik kampanyasında çocuklara yaklaşık 10 bin TL ödeme yapıldı. Bayramda yasak olamaz fakat Nevroz&#8217;un amacına yönelik kutlanması için genelgeleri uygulayacağız&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği&#8217;nin çöküş sinyalleri</strong><br />
Yunanistan&#8217;ın zora girmesiyle başlayan Avrupa Birliği tartışmaları eğlenceli bir hal almaya başladı. Dışlanmışlığın etkisiyle olsa gerek, AB&#8217;nin içinde olan bitenleri biraz da keyifle izler olduk. Bir İngiliz milletvekili çıkıp AB Başkanı Van Rompuy&#8217;a hakaret edercesine &#8220;Karizmanız ıslak bir bez parçası kadar, görünüşünüz ise sıradan bir banka memuruna benziyor. Siz kimsiniz kuzum?&#8221; diye sorabiliyor. İngilizler, kendi meclislerinde bu tip dokundurmalara alışıklar ama diplomatik sıkıcılığın hakim olduğu Avrupa Parlamentosu için bu jargon oldukça yeni. İngiliz milletvekili, daha da ileri gidip &#8220;Siz Belçikalı olduğunuz için böylesiniz. Çünkü Belçika aslında bir ülke değil&#8221; diyerek işi AB&#8217;ye başkentlik yapan bir ülkeyi tümden aşağılamaya kadar götürüyor. Öte yanda, Yunanistan Başbakan Yardımcısı çıkıp Almanya&#8217;yı ve Almanları eleştiriyor, hem de kavgada bile söylenmeyecek kelimelerle. &#8220;Nazi işgali Yunanistan&#8217;ı harabeye çevirip 300 bin ölü bıraktı. Dedi. Bu diyaloglar Avrupa&#8217;nın içinde bulunduğu zor durumu anlatıyor. Euronun dolar karşısındaki hızlı düşüşü de bu durumu yansıtıyor. Dolar Amerikan ekonomisi iyi durumda olduğu için euro karşısında son haftalarda hızla değer kazanmadı.</p>
<p><strong>Gül: Tek pürüz zamanlama</strong><br />
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, temel olarak &#8220;Anayasa değişikliği ve yargı&#8221; konularının ele alındığı, Meclis&#8217;te grubu bulunan siyasi parti liderleri ile görüşme turunu dün tamamladı. Gül önceki gün kabul ettiği CHP lideri Deniz Baykal&#8217;dan sonra dün sırasıyla MHP lideri Devlet Bahçeli, BDP lideri Selahattin Demirtaş ve haftalık program çerçevesinde Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;la görüştü. 55 dakika süren Gül-Bahçeli görüşmesinde MHP liderinin, Türkiye&#8217;nin önemli sorunlarla boğuştuğunu ve &#8220;devlet krizi&#8221; yaşandığını söylediği öğrenildi. Bunun &#8220;rejim krizine&#8221; dönüşmemesi için tedbir alınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, &#8220;Biz yaşanan bu krizin atlatılabileceğini düşünüyoruz. Sandık demokrasilerde çözümün adresidir. Meclis çatısı altında sorunlara çözüm bulunabilir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Öcalan, Balyoz operasyonu ABD&#8217;nin işi</strong><br />
Öcalan, Balyoz operasyonunun arkasında ABD&#8217;nin olduğunu ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı&#8217;nın cuma günkü haberine göre Öcalan &#8220;Bu Balyoz Planı, Ergenekon&#8217;dan biraz farklı. ABD bunlarla bu şekilde artık işlerin yürüyemeyeceğini gördüğü için Başbakan&#8217;ı zorladı, tasfiye et diye. Başbuğ&#8217;u da uyarmışlardır&#8221; dedi. Öcalan şunları söyledi: &#8220;Bütün bu gelişmeler Amerika&#8217;nın kontrolünde. Türkiye&#8217;de MHP ve laik kesim güçsüz değildir. AKP de güçlüdür. Peki bu gelişmelerle bu süreç nasıl sonuçlanacak? Kanaatimce sonuçta demokrasi üzerinde uzlaştıracaklar. Türkiye değişecek. Değişen Türkiye&#8217;de Kürtler de demokratik bir güç olarak kabul görecek.</p>
<p><strong>Türkiye bu sınavı geçmek zorunda</strong><br />
Başbakan Tayyip Erdoğan, &#8220;Seçimlere gidilirken anayasa değişmez&#8221; diyen muhalefete &#8220;Bu Meclis&#8217;le olmaz diyenler, kendilerini inkar ediyorlar&#8221; diye çatarak, seçimlere 17 ay kaldığını söyledi. Erdoğan 2009 Türk Patent Ödülleri töreninde şöyle dedi: &#8220;Modern, özgürlükçü bir anayasanın olmadığı, hukukun evrensel normlara kavuşmadığı bir sistemde Türkiye belirlediği hedeflere ulaşamaz. Hükümet olarak Türkiye&#8217;yi modern dünyaya ulaştıracak reformları gerçekleştirmenin mücadelesini veriyoruz. Reformları, demokratikleşmeyi sırf bu hükümet yapıyor diye karşı çıkmak samimiyetsizliktir. &#8216;Seçime giderken anayasa değişikliği mi olur, reform mu olur&#8217; diyorlar. Çok partili hayata geçtiğimiz günden 2002&#8242;ye kadar hükümetlerin ortalama iktidarda bulunma süresi sadece 16 aydır. Şu anda seçime yaklaşık 17 ay var. Bu Meclis ile olmaz diyenler kendi kendilerini inkar ediyorlar. Milletten aldıkları emaneti inkar ediyorlar. Siyasi sistemi inkar ediyorlar.</p>
<p><strong>50 yasanın 49&#8242;unu Anayasa Mahkemesi&#8217;ne götürüyorlar</strong><br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, referandum süresini 120 günden 60 güne indiren yasayı CHP&#8217;nin Anayasa Mahkemesi&#8217;ne götüreceği konusunda, &#8220;CHP, Meclis&#8217;ten çıkan 50 yasanın 49&#8242;unu Anayasa Mahkemesi&#8217;ne götürüyor&#8221; dedi. Arınç, &#8220;Önceki gün TBMM&#8217;de kabul edilen yasa teknik bir yasadır. Bunda kızacak, garipsenecek, gücenecek, altından başka anlamlar çıkaracak bi şey yok. Bir halk oylamasına gidilecekse, artık teknolojik bir çağdayız, 120 gün beklemeye gerek yok, 60 günde olsun. Buna herkesin sevinmesi gerekir. CHP&#8217;nin seçimle, referandumla arası pek iyi değil. 60 yıldan bu yana seçimden başarıyla çıkmadı. CHP&#8217;nin en büyük başarısı 1977&#8242;de Ecevit&#8217;in yönetiminde girdiği, yüzde 40&#8242;dan fazla oyla kazandığı seçimdir. Baykallı seçimde en büyük oy oranı yüzde 20 olmuştur. Onlar için yüzde 20 oy alabilmek ve Ana muhalefet olabilmek büyük başarı olarak görülüyor. Seçimlerden ürken, çekinen bir partinin halk oylamalarından ürkmesi de mümkündür. Egemenlik milletinse bazı konularda karar vermeyi halka bırakmak fevkalade doğrudur&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Bizdeki ‘her şey mümkün&#8217; hukuku</strong><br />
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye&#8217;de &#8220;Her şey mümkün hukuku&#8221; bulunduğunu belirterek, yargının kişilere, iktidarlara ve konjonktüre göre karar vermemesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, &#8220;Ben mühendisim, bizde 2+2, 4.0 eder; ama hukuken 3 ile 5 arasında bir sayı eder. Yaşananlar bunu gösteriyor. Aynı konuda iki zıt karar verilebiliyor. Herşey mümkün hukuku bizdeki. İsteğimiz, yargının yolumuzu açması, çözüme yardımcı olmasıdır. Artık bunu kör döğüşünden çıkarmalıyız. Herkes, ben haklıyım, derse sonuç çıkmaz; ama halkın moral değerleri zarar görür. Gözden kaçırılmaması gereken nokta, çözüm yerinin yasama olduğudur. Tamam uzlaşma olmalı; ama uzlaşma yoksa, yine çözüm yeri yasamadır. YouTube yöneticileri ile temasımız oldu. Yargıya gitmiyorlar, onun yerine ha bire Türkiye&#8217;ye baskı yapıyorlar. Ne yapacağız biz; Atatürk&#8217;e hakareti serbest mi bırakacağız? Mahkemelerin verdiği kararların tamamı Atatürk&#8217;e hakaretle ilgili. Bu nedenle Türkiye&#8217;yi topa tutmak, internete özgürlük, diye seslenmek büyük haksızlık&#8221; dedi.</p>
<p><strong>‘60 güne indireceğiz&#8217; diye 365 güne çıkardılar</strong><br />
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8220;Anayasa değişikliğini referanduma sunma süresi 120 günden 60 güne indirildi. Oysa AKP ‘60 güne indireceğiz&#8217; diye yola çıkıp süreyi 365 güne çıkardı. 356 gün geçmeden referandum yapılamaz&#8221; dedi. Baykal, &#8220;AKP kendisinin başlattığı değişiklik sürecini de yüzüne gözüne bulaştırdı. Farkında değiller ne yaptıklarının. 365 gün boyunca bu değişiklikle ilgili referandum yapılamaz. Yapılacak anayasa değişikliği, eğer yapabilirlerse Anayasa Mahkemesi&#8217;ne götürülür. Anayasa Mahkemesi de bunu esastan inceler. Mahkeme Başkanı&#8217;nın söylediği aslında ‘uzlaşmayla gelmeyecekse gelmesin&#8217; demek.</p>
<p><strong>Referandum toplumu ayrıştırır</strong><br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &#8220;Ülkedeki gerginliğin sona ermesi, referanduma gitmeden anayasa değişikliği  uzlaşma zamanı&#8221; görüşüyle muhalefet liderlerini Çankaya Köşkü&#8217;ne davet eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;e asıl uzlaşmak istemeyenin Ak Parti iktidarı olduğu ve referandumu bile göze aldığını söyledi. Demokratik açılım sürecini eleştirerek terörle mücadelede taviz verilmemesini isteyen Bahçeli de &#8220;Biz de yeni anayasaya ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Ancak öncelikle rejimin güvenliğini tehdit edecek boyuta ulaşan krizin çözülmesi gerekiyor. Bunun için seçim gerekli. Toplum sözleşmesi olacak bir anayasayı biz de istiyoruz. Ancak komisyon oluşturulmalı ve değişiklik yenilenmiş, sandıktan çıkan yeni iradeyle 24. dönem parlamentoda yapılmalı&#8221; ifadelerini kullandı. Yargı reformu ile ilgili, &#8220;yandaş yargı oluşturulmaya çalışılıyor&#8221; endişelerini dile getiren Bahçeli, asıl uzlaşmaz tutumu Ak Parti hükümetinin sergilediğini ve referandumu bile göze aldığını savundu. Bahçeli, olası bir referandumun toplumu ayrıştıracağı uyarısında da bulundu.</p>
<p><strong>Yılmaz&#8217;dan Erdoğan&#8217;a referandum uyarısı</strong><br />
Eski Başbakan, DP Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, referandumu göze alarak anayasayı değiştirmek isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı uyararak, &#8220;Anayasa değişikli ve referandum için konjonktür uygun değil. Referandumda içerik değil siyasi tercihler öne çıkar&#8221; dedi.  1988&#8242;de ANAP iktidarı olarak referanduma gittiklerini ve büyük hüsran yaşadıklarını anımsatan Yılmaz, &#8220;AKP bunu yaşamamak, oy oranını yüzde 50&#8242;nin üzerine çıkarmak için pakete küçük elma şekerleri yerleştirecek&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>‘İmza Çiçek&#8217;in dedi yeni göreve atandı</strong><br />
&#8220;İrtica ile Mücadele Eylem Planı&#8221;nda bulunan imzanın Albay Dursun Çiçek&#8217;in eli ürünü olduğu yönünde karar veren kuruldaki uzman doktora atama. Doktor Hacı Mehmet Akın, Üzmez Kurulu olarak bilinen 6&#8242;ıncı İhtisas Kurulu üyeliğine atandı. Nevşehir Adli Tıp Kurumu şube Müdürlüğü&#8217;nde uzman doktor olarak görev yapan Akın, Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce tarafından ilk olarak Ankara Grup Başkanlığı&#8217;na atandı. Ancak daha önce bu görevden alınan Doktor Ahmet Hakan Dinç, İdare Mahkemesi&#8217;ne açtığı davayı kazanıp eski görevine geri dönünce, Akın boşta kaldı. Bunun üzerine Mehmet Akın, Fizik İhtisas Dairesi&#8217;nde uzman olarak görevlendirildi. Akın son olarak 6&#8242;ıncı İhtisas Kurulu&#8217;na atandı. Karar, Resmi Gazete&#8217;de yayınlandı. Akın&#8217;ın ismi CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk verdiği soru önergesinde ‘kurulda uzman olmayan kişilerin bulunduğunu öne sürmüştü. Raporla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı&#8217;nın başlattığı soruşturmada ifade veren Dr. Akın, &#8220;6 - 7 senedir imzaya ilişkin araştırma yapmaktayım&#8221; demişti.</p>
<p><strong>1 no&#8217;lu sanık yönetti Org. Başbuğ izledi</strong><br />
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları, Erzincan merkezli Ergenekon davasındaki 1 numaralı sanık Orgeneral Saldıray Berk&#8217;in sorumluluğunda gerçekleştirilen 2010 Kış Tatbikatı&#8217;nı izledi. Berk&#8217;in uçağın kapısında karşıladığı Başbuğ ve komutanlar, tatbikattan önce birlikte yemek yedi. Erzincan merkezli Ergenekon davasındaki 1 numaralı sanık olan 3&#8242;üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk&#8217;in sorumluluğunda gerçekleştirilen 2010 Kış Tatbikatı&#8217;nda ikinci gün başladı. Kars&#8217;a bağlı Cumhuriyet köyünde önceki gün başlayan tatbikatı yönetmek için bölgeye gelen ve akşam saatlerinde tatbikat alanına kısa bir süre uğrayan Orgeneral Saldıray Berk, geceyi 14&#8242;üncü Mekanize Tugay Komutanlığı&#8217;nda geçirdi. Tatbikatın dünkü &#8220;Seçkin gözlemci gününe&#8221; ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları katıldı.</p>
<p><strong>Altay &#8216;Yoğunum&#8217; dedi, Balyoz&#8217;a Pehlivan geldi</strong><br />
Balyoz Güvenlik Harekât Planı soruşturmasında, daha önce &#8220;Oramirallere Suikast&#8221; soruşturmasını yürüten, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan, 4. savcı olarak görevlendirildi. Balyoz soruşturmasına salı günü Özel Yetkili İstanbul Adliyesi&#8217;nde sicil olarak en kıdemli ikinci savcı olan 9. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma savcısı Selim Berna Altay görevlendirildi. Ancak Altay&#8217;ın bu görevden kendisinin azledilmesini talep etmesi üzerine UYAP&#8217;ta &#8220;Balyoz soruşturması&#8221;, yeni görevlendirilen özel yetkili soruşturma savcısı Süleyman Pehlivan adına kaydedildi. Pehlivan, savcılar Bilal Bayraktar, Mehmet Berk ve Ali Haydar ile birlikte soruşturmayı yürütecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, &#8220;Bu soruşturmalara Zekeriya Öz&#8217;le başlamıştık. Şimdi 18 savcı oldu. İfade alınacağı zaman 7- 8&#8242;e çıkarıyoruz, normal zamanlarda 2&#8242;ye indiriyoruz.&#8221; Soruşturma için önce Savcı Selim Berna Altay&#8217;a görev verdiklerini belirten Çolakkadı, &#8220;Ama kendisi hemen dilekçe verdi, duruşma savcısı olduğunu söyledi. &#8216;Duruşma günü bir şey olduğunda, benim yürütmem zor&#8217; dedi.</p>
<p><strong>YÖK, katsayıda &#8216;çarpma&#8217;ya döndü</strong><br />
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, daha önce &#8216;toplayarak&#8217; bulunacağını açıkladığı yeni katsayı formülü için &#8220;O, bazı bakımlardan mevcut mevzuatla uyuşmuyor. Hani çarpılacak diyor ya o terimi karşılamıyor. Onun için belki de bundan vazgeçeceğiz&#8221; dedi. YÖK Genel Kurulu dün yaptığı toplantıda yeni katsayı kararının belirlenmesi için komisyon oluşturuldu. 18 Mart&#8217;taki toplantıda ise yeni karar belli olacak. YÖK Başkanı Özcan, Genel Kurul toplantısına verilen arada soruları yanıtladı. Katsayı konusunda çalıştıkları pek çok alternatif olduğunu söyleyen Özcan, &#8220;Katsayıyla ilgili yeni formülün yüzdelik dilim de olabileceğini&#8221; belirterek, &#8220;Değişiklikler, yeni sistem ne gerektiriyorsa o sisteme göre yapılır&#8221; dedi. &#8220;Yeniden yüzdelik veya bindelik orana mı dönülüyor, sabit bir puan seçeneği ortadan kalkıyorsa&#8221; sözü üzerine Özcan, &#8221;Tabii tabii. Eski sistemde devam edildi. Benim söylediğim toplama hikayesini unutun&#8221; dedi. Özcan, 0,3-0,8&#8242;e dönüşün mümkün olmadığını da belirtti.</p>
<p><strong>Kopya cinayetlerde ‘Hizbullah&#8217; gölgesi</strong><br />
Almanya&#8217;nın değişik kentlerinde 2000-2006 arasında yapılan ve &#8220;Ceska Cinayetleri&#8221; olarak tanımlanan sekiz ayrı cinayetle ilgili soruşturmayı yürüten Alman polisi, çalışmalarını yasadışı radikal dinci Hizbullah üzerine yoğunlaştırdı. Çalışmalar kapsamında Alman İstihbarat Servisi (BND) uzmanları, iki hafta önce Ankara&#8217;ya gelerek Emniyet İstihbarat Dairesi ile bilgi alışverişi yaptı. Milliyet&#8217;in aldığı bilgiye göre, ilk olarak Eylül 2000&#8242;de Nürnberg&#8217;de, Ispartalı olan ve çiçekçilik yapan Enver Şimşek&#8217;in, başından tek kurşunla öldürülmesiyle başlayan Ceska cinayetleri çerçevesinde Alman Kriminal Polis Teşkilatı BKA&#8217;da özel soruşturma ekibi oluşturuldu. En son Nisan 2006&#8242;da Kassel&#8217;de internet kafe işleten Yozgatlı Halit Yozgat&#8217;ın öldürülmesinin ardından kesilen cinayetlerle ilgili soruşturma çerçevesinde Türk polisinden de yardım isteyen Alman polisi, yasadışı radikal dinci örgüt Türk Hizbullahı‘nı da değerlendirmeye aldı.</p>
<p><strong>Kümese yeni kaz koyma projesi</strong><br />
İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Mehmet Koç, İstanbul&#8217;da 300 bin kira geliri mükellefi olduğunu belirterek sayıyı 400 bine çıkarma hedeflerini &#8220;Bu kümese yeni bir kaz koyma projesi&#8221; olarak değerlendirdi. Vergi rekortmenleri listesini nisan ayının ilk haftasına yetiştirmeye çalıştıklarını, geçen yıl hayali ihracat yapan iki şirketi 100 listesine aldıklarını bu nedenle gözden geçirmeler tamamlandıktan sonra açıklamanın yapılacağını söyledi. Mehmet Koç, asaleten İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına atandı. Türkiye&#8217;nin vergi gelirlerinin yüzde 42&#8217;sinin toplandığı İstanbul&#8217;un yeni vergi başkanı Koç, başkan olarak çıktığı ilk basın toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Koç&#8217;un anlattığı yeni proje gayrimenkul sermaye iradı mükelleflerini artırmaya yönelikti. İstanbul&#8217;da şu anda 300 bin gayrimenkul sermaye iradı mükellefi bulunduğunu ve rakamı 400 bine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Koç &#8220;Bu, kümese yeni kaz koyma projesidir&#8221; dedi. Koç&#8217;un hedefinde ise kiraların hızla yükseldiği semtler ve özellikle siteler var.</p>
<p><strong>Merkez Bankası enflasyon düşüşünü üç ay kaydırdı</strong><br />
Merkez Bankası (MB), önceki gün açıklanan enflasyon verileri sonrasında söylemini değiştirdi. Merkez, Şubat&#8217;ta beklentilerin çok üzerinde artarak yüzde 10.13&#8242;e tırmanan enflasyonun, yılın sonlarına doğru düşüşe geçeceğini duyurdu. MB, daha önceki açıklamalarında enflasyonda yılın ilk yarısında yükselişin devam edeceğini, düşüşün ikinci yarıda başlayacağını vurguluyordu. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, önceki akşam İstanbul&#8217;da katıldığı bir toplantıda yaptığı açıklamada enflasyonda asıl düşüşün yılın son çeyreği ile 2011 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini söyledi. Başkan Yılmaz&#8217;ın açıklamaların ardından Merkez Bankası dün Şubat Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu&#8217;nu yayımladı. Raporda olumsuz hava koşullarının etkisiyle önemli ölçüde artan sebze fiyatlarının mart ayında kısmi bir düzeltme yapmasının beklendiğini, ancak enflasyondaki asıl düşüşün ise yılın son ayları ile 2011 yılının ilk aylarında gerçekleşeceği tahmin edildiğini kaydetti. Fiyatlama davranışlarında genele yayılan bir bozulma görülmediği ifade edilen açıklamada, &#8220;Şubat ayında gıda ve tütün ana harcama gruplarındaki fiyat artışlarının aylık tüketici enflasyonuna katkısı 1.62 puan olurken, bu grupların dışında kalan mal ve hizmetlerdeki fiyat değişimlerinin geçmiş yıl ortalamalarına yakın seyrettiği görülmüştür&#8221; denildi.</p>
<p><strong>Nabucco milli bir meseledir başka anlaşmaları kesmez</strong><br />
Avusturya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Türkiye Arasında Nabucco Projesi Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi. Genel Kurul&#8217;da Nabucco Projesi hakkında bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Nabucco Projesi&#8217;nin &#8220;milli bir mesele&#8221; olduğuna vurguladı. Nabucco&#8217;nun başka bir anlaşma yapılmasına engel olmadığını, ülke çıkarları doğrultusunda gerektiğinde Rusya ile de ABD ile de başka projeler imzalanabileceğini kaydeden Yıldız, &#8220;Yapılacak anlaşmaların hiçbiri diğer ülkelerle yapılacak anlaşmayı kesmez. Yeter ki amaç, ülke menfaatleri doğrultusunda olsun&#8221; diye konuştu. Türkmenistan, Azerbaycan, İran, Katar, Irak, Rusya&#8217;nın doğalgaz üretimine ve potansiyeline dikkati çeken Yıldız, &#8220;Sadece Türkmenistan ile yapılan gaz anlaşması 2010 itibariyle 45 milyar metreküp civarında. Türkmenistan gazı, Türkiye&#8217;nin 800 yıllık gaz ihtiyacını karşılayacak seviyede. Rusya&#8217;nın Sibirya&#8217;daki sadece bir kuyusundan çıkan doğalgaz Türkiye&#8217;ye 85 yıl yeter. Projenin amacı, enerji üretim merkezlerini, tüketim merkezleriyle buluşturmaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Ziraat 3.5 milyar TL ile 122 yıllık rekoru kırdı</strong><br />
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, net kârlarını 2008&#8242;e göre yüzde 65 artışla 3 milyar 511 milyon liraya çıkardıklarını söyledi. Geçen yıl sektörün üzerinde bir büyüme performansı gösterdiklerini anlatan Çağlar, bankanın aktif büyüklüğünün de 125 milyar liraya ulaştığını kaydetti. Çağlar, kârın yüzde 40&#8242;ının kredilerden kaynaklandığını belirterek, menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirinin ise karın yüzde 58&#8242;i olduğunu bildirdi. Bankanın 2008 sonunda 83.2 milyar lira olan toplam mevduatının yüzde 18 artışla 98 milyar TL&#8217;ye ulaştığını belirten Çağlar, sektör mevduatının yüzde 25&#8242;inin Ziraat Bankası olduğunu vurguladı.  Toplam kredilerin 35.8 milyar liraya çıktığını anlatan Çağlar, haftalık kredi ortalamasının ise 1 milyar liranın altına düşmediğini söyledi. Krizin etkilerinin en güçlü olduğu Eylül 2008-Haziran 2009 arasında sektörde sağlanan 7.5 milyar liralık kredinin 5 milyar lirasının Ziraat Bankası kredilerinden oluştuğunu kaydetti. Banka geçen yıl 172 bin 600 kişinin 2.7 milyar liralık borcunu yapılandırdı. Ziraat&#8217;ın sektörün en çok kredi veren bankası olduğunu anlatan Çağlar, KOBİ kredilerinin bakiyesinin de 2.8 milyar lira ulaştığını söyledi ve bunun 2010&#8242;da da süreceğini ifade etti.</p>
<p><strong>Çağlayan: Eximbank ihracatçıyı sigortalayacak</strong><br />
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, yeni ihracat stratejisini açıkladı. İhracatçı sayısını artırmak konusunda yoğun çalışmalar yaptıklarını, belirten Bakan Çağlayan İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu kurulacağını söyledi. Diğer bakanlıklarla ortak çalışılacağını da açıklayan Çağlayan bunun dışında bankaların ihracatçıya desteğinin arttırılmaya çalışıldığını belirtti. Bankalara kredi musluğunu kapattıkları nedeniyle yüklenen Çağlayan, Eximbank&#8217;ı yeniden yapılandıracaklarını söyledi. Çağlayan ayrıca Eximbank üzerinden dünyadaki benzerlerine uygun bir sigorta sistemi getirileceğini belirtti. www.igeme.gov.tr adlı siteyi ve ülke masalarını kurduklarını anlatan Çağlayan 14 üyelik bu masalarda ihracatçıya her türlü hizmetin verileceğini de bildirdi. Bakan Çağlayan ihracatçı envanteri ve ihracatçı bilgi sistemi kurulacağını ve KOBİ&#8217;lere yönelik ölçek ekonomisini sağlayıcı ve ihracat yapmayı kolaylaştırıcı ihracat koçluğu programı getireceklerini de açıkladı. Çağlayan, &#8220;Sanayi envanteri gibi ihracat envanteri de çıkaracağız. Dış Ticaret Müsteşarlığı&#8217;nda kurulan 33 ülke masası ile ihracatçı sayısını artırarak başta Çin olmak üzere ithalatçı ülkelere odaklanacağız&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Lenovo&#8217;dan KOBİ&#8217;lere ThinkPad Edge Serisi</strong><br />
Lenovo, KOBİ&#8217;lere yönelik olarak tasarladığı ThinkPad Edge serisini tanıttı. Lenovo Kanal Satış ve Pazarlama Müdürü Özgür İleri, kurumsal ürün serisi ThinkPad altında yer alan ThinkPad Edge&#8217;in, toplam pazarın yüzde 37&#8217;sini oluşturan KOBİ&#8217;lere yönelik olarak hazırlandığını kaydetti. İleri, 2010 yılında KOBİ&#8217;lerin 45 milyon adet dizüstü bilgisayar alması gerekeceğini belirterek, bu pazarın önemine işaret etti.KOBİ&#8217;lere bilgisayar satışlarının yüzde 70&#8242;inin 399-1.099 dolar aralığında gerçekleştiğini söyleyen İleri, ThinkPad Edge serisinin de bu talebe uygun olarak 549 dolardan başlayan fiyatlara sahip olduğunu kaydetti.İleri, KOBİ&#8217;lere yönelik bu ürünün pazarlaması sırasında illere özel kampanyalar düzenleyeceklerini anlattı.İleri&#8217;nin verdiği bilgiye göre, ThinkPad Edge&#8217;in özellikleri arasında kullanımı basitleştirilmiş ve sıvı dökülmelerine karşı korumalı klavye, 8 saate varan pil ömrü, gece siyahı ve parlak ateş kırmızısı renk seçenekleri, Intel ve AMD işlemci alternatifleri, Windows 7 Lenovo Enhanced Experience yer alıyor</p>
<p><strong>İlk oy asker ve mahkûmlardan</strong><br />
Irak, pazar günü parlamento üyelerini belirlemek üzere sandık başına gidiyor. ABD işgalinden bu yana ikinci kez yapılacak seçimlerde 18.9 milyon Iraklı, 82 listedeki toplam 6 bin 200 aday arasından, 325 sandalyeli Irak Parlamentosu&#8217;nu belirlemek için oy kullanacak. Irak&#8217;taki Amerikan güçlerinin çekilmesi arifesinde yapılacak olan seçim, ülkenin geleceğini tayin etmek açısından önemli sonuçlara da gebe. Seçimde 700 bini Suriye&#8217;de olmak üzere yurtdışında yaşayan toplam 2 milyon Iraklı da bulundukları ülkede oy verecek. Bu kapsamda Türkiye&#8217;de bulunan 25 bin civarında Iraklının da İstanbul ve Ankara&#8217;da kurulan seçim merkezlerinde oy kullanması bekleniyor. Irak seçimlerinin en ilginç notlarından biri, kadınlara yüzde 25 kota uygulanması. Yaklaşık 2 bin kadının aday olduğu seçimlerde, 82 sandalye kadın adaylara ayrıldı. Seçimin ülkedeki dengeleri baştan aşağıya değiştirmesi bekleniyor. Halk 7 Mart&#8217;ta vereceği oylarla önce milletvekillerini belirleyecek.</p>
<p><strong>Obama&#8217;nın müdahalesi de yetmedi</strong><br />
ABD Başkanı Barack Obama, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi&#8217;nde &#8220;soykırım&#8221; yasa tasarısı görüşülmeye başlamadan önce son dakika müdahalesinde bulundu. Ancak oturum başlamadan saatler önce Beyaz Baray&#8217;dan yapılan &#8220;reddedin&#8221; çağrısı, tasarıya &#8220;evet&#8221; oyu veren milletvekilleri tarafından pek fazla dikkate alınmadı. Oylama öncesi Beyaz Saray sözcüsü Mike Hammer tarafından yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton&#8217;ın Ermeni tasarısının oylandığı Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Howard Berman ile konuştuğu belirtildi. Clinton Komite başkanına, Türkiye-Ermenistan arasında imzalanan protokoller ve yaşanan ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda, tasarının geçmesinin iki ülke ilişkilerine zarar vereceği uyarısında bulundu. Oylamanın gerçekleşmesine saatler kala da, Ankara son dakika hamleleriyle tabloyu değiştirmeye gayret etti. Bu çalışmalar çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, önceki gece ABD Başkanı Obama ile görüştü.</p>
<p><strong>ABD Gürcistan&#8217;a radar istasyonu kurdu</strong><br />
ABD, &#8216;karasularının korunması ve denizdeki yasadışı faaliyetlerin önlenmesi&#8217; adı altında Gürcistan&#8217;a bir radar istasyonu kurdu. ABD&#8217;nin Tiflis Büyükelçiliği&#8217;nden yapılan açıklamada, Gürcistan&#8217;ın Acara Özerk Cumhuriyeti&#8217;ndeki Gonio bölgesinde kurulan radar istasyonunun, Gürcistan&#8217;ın güvenliğinin sağlanmasında büyük rol oynayacağı savunuldu. Açıklamada, Gürcü sahil koruma birliklerinin bünyesinde faaliyet gösterecek söz konusu istasyonun inşaatına yaklaşık 500 bin dolar harcandığı kaydedildi.</p>
<p><strong>Libya&#8217;dan İsviçre&#8217;ye topyekûn ambargo</strong><br />
Libya, geçen hafta cihat çağrısı yaptığı İsviçre&#8217;ye &#8220;topyekun&#8221; ekonomik ambargo uygulamaya karar verdi. Libya hükümet sözcüsü Muhammed Baayu, Libya&#8217;nın ilaç, tıbbi malzeme ve endüstriyel hammadde için de artık İsviçre yerine alternatif kaynakları kullanacağını açıkladı. Libya lideri Muammer Kaddafi, İsviçre&#8217;nin yeni minare yapımını yasaklamasından sonra geçen hafta bu ülkeye karşı cihat çağrısında bulunmuştu. Kaddafi, bu açıklamasını alaya alan ABD&#8217;ye de özür dilememesi durumunda ekonomik yaptırım uygulayacak. Libya ile İsviçre arasındaki ilişkiler, Kaddafi&#8217;nin oğlu Hannibal ve eşinin, İsviçreli iki çalışana kötü davrandığı gerekçesiyle 2008 yazında Cenevre&#8217;de kısa süreli de olsa gözaltına alınmasıyla bozulmuştu. İki ülke arasındaki ilişki, daha sonra Libya&#8217;nın İsviçreli iki işadamının ülkeden çıkışına izin vermemesiyle daha da kötüleşmişti.</p>
<p><strong>Netanyahu Suriye ile önkoşulsuz müzakereye hazır</strong><br />
İsrail Başbakanlığı, &#8220;Başbakan Binyamin Netanyahu&#8217;nun Suriyeliler ile derhal ve ön koşulsuz olarak bir araya gelmeye hazır olduğunu&#8221; açıkladı. Açıklama, Londra&#8217;da Arapça yayımlanan Eş Şark El Avsat gazetesine yapıldı. Netanyahu&#8217;nun müzakerelerin yeniden başlamasını sağlamak üzere bizzat Şam&#8217;a gitmeye hazır olduğu da belirtildi.  Türkiye&#8217;nin arabuluculuğa hazır olduğu da hatırlatıldı. Haaretz gazetesi ise Arap Birliği&#8217;nin, İsrail ile Filistin Yönetimi arasında barış görüşmelerinin, dolaylı yollardan yeniden başlamasına destek verdiğini açıklamasından sonra, iki tarafın dolaylı görüşmelere pazar günü başlayabileceğini yazdı.</p>
<p><strong>Puma&#8217;nın marka elçisi oldu</strong><br />
Pilates elçimiz Ebru Şallı Tan, dünyaca ünlü spor giyim markası Puma&#8217;nın marka elçisi oldu. Firmanın yeni koleksiyonunu tanıtacak olan Ebru Şallı, tanıtım toplantısında bu anlaşmadan ötürü çok mutlu olduğunu söyledi. 2 kilo aldığını söyleyen Ebru Şallı Tan, &#8220;Kıskananlan olabilir ama Taş gibiyim&#8221; dedi.</p>
<p>BASIN TAKİP MERKEZİ<br />
Tel: (0212) 222 36 59 - 221 46 09  Faks: (0212) 320 96 38 <a href="http://www.basintakipmerkezi.com">www.basintakipmerkezi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/basin-takip-merkezi-medya-gundemi-3.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Esra Ceyhan&#8217;ı nasıl bilirsiniz?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/salt-yayinlara-hayir.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/salt-yayinlara-hayir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 14:30:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuğba Aydın</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[esra ceyhan]]></category>

		<category><![CDATA[kadın programları]]></category>

		<category><![CDATA[sunucu]]></category>

		<category><![CDATA[televizyon programları]]></category>

		<category><![CDATA[TRT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10469</guid>
		<description><![CDATA[Esra Ceyhan&#8230;
Yıllardır kadın programları kuşağında, farklı kanallarda izleyiciyle buluşuyor&#8230;
Geçtiğimiz yıl TRT&#8217;ye transfer olmuştu ve bir ekran klasiği haline gelen yayınlarına TRT&#8217;de devam ediyordu.
Ta ki; TRT üst yönetimi programı yayından kaldırma kararını alana dek&#8230;
Yayından kaldırılma nedenini bilmiyorum, açıkçası çok da merak etmiyorum.
İsabetli bir karar mıdır? Evet, hem de gayet isabetli bir karardır!
Televizyonculuk görsellik işidir, yenilik işidir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/tugba_aydin.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10394" title="tugba_aydin" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/tugba_aydin.jpg" alt="tugba_aydin" width="240" height="306" /></a>Esra Ceyhan&#8230;</p>
<p>Yıllardır kadın programları kuşağında, farklı kanallarda izleyiciyle buluşuyor&#8230;</p>
<p>Geçtiğimiz yıl TRT&#8217;ye transfer olmuştu ve bir ekran klasiği haline gelen yayınlarına TRT&#8217;de devam ediyordu.</p>
<p>Ta ki; TRT üst yönetimi programı yayından kaldırma kararını alana dek&#8230;</p>
<p>Yayından kaldırılma nedenini bilmiyorum, açıkçası çok da merak etmiyorum.</p>
<p>İsabetli bir karar mıdır? Evet, hem de gayet isabetli bir karardır!</p>
<p>Televizyonculuk görsellik işidir, yenilik işidir. Tekdüzeliğe, dinginliğe yer yoktur. İzleyiciyi manyetize edecek yaratıcı projeler sunulmalıdır. Hatta amatörlük duygusuyla yola çıkılmış projelerin daha çok ses getirdiğine tanık oldum. Farklı düşünürseniz, kırmızı ışıkta takılıp kalmazsanız kazanırsınız, aksi halde o kanaldan bu kanala istikrarsız tavırlar sergileyerek kan kaybedersiniz. Sonunda nitelik gitgide düşmeye başlar ve kaçınılmaz şekilde televizyon ekranlarından silinip gidersiniz&#8230;</p>
<p>Esra Ceyhan; ilk çıktığı dönemlerde gündemdeki konuları ekrana taşıyarak birbirinden değerli konuklarını  programında ağırlıyor, yayınlarını eğitici ve sosyal projelerle de destekleyerek başarılı çalışmalar üretebiliyordu. Elbetteki programın formatına uygun olarak bir izleyici kitlesi vardı. Fakat sanırım son dönemde, birbirinin aynısı yayınlar, doğallıktan uzak ve aslında kendisiyle de çelişen(!) aşırı didaktik tavırları artık herkesi bunaltmaya başladı. &#8220;Esra Ceyhan&#8221; deyince akıllarda hep aynı resim beliriyor. Umarım, sahip olduğu özelliklerinin tümüne çeşitli revizyonlar uygulayarak etkileyici projelerle karşımıza çıkar ve izleyici tarafından azalan ilgiyi yeniden kazanır.</p>
<p>Tuğba Aydın<br />
tugbaaydin@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/salt-yayinlara-hayir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Kadınlar Gününü&#8217;zü kutlamıyorum</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/dunya-kadinlar-gununuzu-kutlamiyorum.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/dunya-kadinlar-gununuzu-kutlamiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 11:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[dayak]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>

		<category><![CDATA[handan güner]]></category>

		<category><![CDATA[işkence]]></category>

		<category><![CDATA[kadın köşe yazarları]]></category>

		<category><![CDATA[kadın sığınma evleri]]></category>

		<category><![CDATA[namus cinayeti]]></category>

		<category><![CDATA[töre cinayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10466</guid>
		<description><![CDATA[Dünya kadınlar gününü kutlamıyorum, Sevgililer gününü kutlamadığım gibi&#8230;
Yılda bir gün değil her gün kadınım ben, her gün sevgili olduğum gibi&#8230;
Hem ne yüzle kutlayacağız ki?
Kutlanacak ne yaptık kendimiz için??
Dünyada, gülmeyen Gül daha kefeni solmadı  
Töre cinayetleri, namus cinayetleri son bulmadan kadınlar gününü kutlamak neyimize diye düşünüyorum&#8230;
Akşam dayak yiyen kadınlar  nasıl kutlayacak kadınlar gününü vücutlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/handan_guner_alezya_handan.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-4038" title="handan_guner_alezya_handan" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/handan_guner_alezya_handan.bmp" alt="handan_guner_alezya_handan" /></a>Dünya kadınlar gününü kutlamıyorum, Sevgililer gününü kutlamadığım gibi&#8230;<br />
Yılda bir gün değil her gün kadınım ben, her gün sevgili olduğum gibi&#8230;</p>
<p>Hem ne yüzle kutlayacağız ki?<br />
Kutlanacak ne yaptık kendimiz için??<br />
Dünyada, gülmeyen Gül daha kefeni solmadı <img src='http://www.kadinmag.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Töre cinayetleri, namus cinayetleri son bulmadan kadınlar gününü kutlamak neyimize diye düşünüyorum&#8230;</p>
<p>Akşam dayak yiyen kadınlar  nasıl kutlayacak kadınlar gününü vücutlarında darp izleri, yüreklerinde burukluk ve kırılmış incinmiş gururları ile?</p>
<p>Devlet değil, biz ne yapmalıyız önce buna karar vermek gerek.</p>
<p>Kadın sığınma evleri maddi destek bulamadıkları için bir, bir kapanıyor..</p>
<p>Kadın köşe yazarları hakaret davaları ile övündüklerini  ve milyarlarca tazminat ödediklerini gururla yazıyorlar.</p>
<p>Sorunları hakaret etmeden dile getirseler de o tazminata ödedikleri paraları kadın sığınma evlerine aktarsalar&#8230;</p>
<p>Bize, sadece biz, yardım edebiliriz&#8230;</p>
<p>Atatürk&#8217;ün bize verdiği haklara sahip çıkalım önce, kullanalım haklarımızı ve sonra yeni haklar kazanmak için çaba harcayalım.</p>
<p>Bir gün, 8 mart kutlamaya değer bir gün olur dileği ile&#8230;</p>
<p>Sevgiler,<br />
Handan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/dunya-kadinlar-gununuzu-kutlamiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkler, aşkı aceleye getirmek istemiyor!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/10462.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/10462.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 10:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk]]></category>

		<category><![CDATA[brezilya]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[fiesta]]></category>

		<category><![CDATA[fiesta all night]]></category>

		<category><![CDATA[geciktiricili prezarvatif]]></category>

		<category><![CDATA[istatistik]]></category>

		<category><![CDATA[prezarvatif]]></category>

		<category><![CDATA[Seks]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[zevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10462</guid>
		<description><![CDATA[
Elde edilen istatistikî satış rakamlarına göre Türkler, geciktiricili prezervatif tüketiminde dünya geneline göre oldukça önde. Prezervatif pazarında geciktiricili ürünlerin payı Brezilya&#8217;da yüzde 4, Meksika&#8217;da yüzde 1 oranındayken, hatta Filipinlerde neredeyse pazar payı yokken, Türkiye&#8217;de Fiesta prezervatiflerinin satış rakamlarına göre geciktiricili prezervatiflerin toplam prezervatif satışları içindeki payının yüzde 16&#8242;nın üzerinde olması dikkat çekiyor. 
Dünya genelinde prezervatif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/fiesta_all_night_geciktiricilli_prezarvatif.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-10461" title="fiesta_all_night_geciktiricilli_prezarvatif" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/fiesta_all_night_geciktiricilli_prezarvatif-1024x880.jpg" alt="fiesta_all_night_geciktiricilli_prezarvatif" width="574" height="493" /></a><br />
Elde edilen istatistikî satış rakamlarına göre Türkler, geciktiricili prezervatif tüketiminde dünya geneline göre oldukça önde. Prezervatif pazarında geciktiricili ürünlerin payı Brezilya&#8217;da yüzde 4, Meksika&#8217;da yüzde 1 oranındayken, hatta Filipinlerde neredeyse pazar payı yokken, Türkiye&#8217;de Fiesta prezervatiflerinin satış rakamlarına göre geciktiricili prezervatiflerin toplam prezervatif satışları içindeki payının yüzde 16&#8242;nın üzerinde olması dikkat çekiyor. </strong></p>
<p>Dünya genelinde prezervatif pazarında geciktiricili ürünler ile diğer ürünlerin satış rakamları  arasındaki oldukça yüksek bir fark varken, Türkiye&#8217;de bu farkın oldukça az olduğu görülüyor. Bu gerçeği, <strong>&#8220;Asıl eğlence şimdi başlıyor&#8221; </strong>sloganıyla Türkiye&#8217;de birbirinden farklı 11 çeşitte yenilikçi prezervatif sunan Fiesta&#8217;nın 2009 yılı satış rakamları açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p>2009 yılında Fiesta&#8217;nın geciktiricili prezervatifi &#8220;Fiesta All Night&#8221;, Fiesta&#8217;nın Türkiye&#8217;de gerçekleştirdiği tüm satışları içerisinde yüzde 16&#8242;lık bir paya sahip oldu. Türkiye&#8217;de prezervatif markası olarak Fiesta&#8217;yı sunan ve tüm dünyada 15 ülkede çeşitli markalarla prezervatif satışı gerçekleştiren DKT International&#8217;ın farklı ülkelerden elde ettiği farklı satış istatistikleri karşılaştırıldığında geciktiricili ürünlerde Türkiye açısından şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. 2009 yılında DKT International&#8217;ın Brezilya&#8217;da satışını yaptığı prezervatiflerde geciktirici ürünlerin toplam satıştaki payı yüzde 4&#8242;te kalırken bu oran Meksika&#8217;da yüzde 1&#8242;e kadar geriliyor. Diğer şirketlerin satış oranları da göz önüne alındığında, Türkiye&#8217;de Fiesta markasıyla tüketilen geciktirici özellikli prezervatif oranlarının dünya geneline göre yüzde 60 daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. Bu gerçek Türk erkeklerinin aşkı aceleye getirmeyip, partnerleriyle birlikte ortak yaşanan hazzın daha uzun süre keyfini çıkarmak istedikleri şeklinde yorumlanıyor.</p>
<p>Bu durumu değerlendiren Fiesta, Fiesta All Night ile pazarda en güçlü aktör olmaya aday gözüküyor. Gecenin ve eğlencenin hiç bitmemesini isteyen çiftlere yönelik tasarlanan özel kayganlaştırıcılı Fiesta All Night, zevki uzun süre doruklarda yaşamak üzere alınan hazzın dilendiği kadar uzatılmasına yardımcı oluyor. Böylece Fiesta All Night kullanarak çiftler, uzun süre beraber olabilirken yüksek hazzı yaşamaları için fırsat elde etmiş oluyorlar.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/10462.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Fotoğrafsız&#8217; çocuklar</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/fotografsiz-cocuklar.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/fotografsiz-cocuklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 09:20:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasemin Saraç</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[akın kaya]]></category>

		<category><![CDATA[andersen]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Masalları]]></category>

		<category><![CDATA[gazete]]></category>

		<category><![CDATA[haber]]></category>

		<category><![CDATA[kesikbaş köprüsü]]></category>

		<category><![CDATA[kibrit]]></category>

		<category><![CDATA[kibritçi kız]]></category>

		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<category><![CDATA[yasemin saraç]]></category>

		<category><![CDATA[yeşilırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10452</guid>
		<description><![CDATA[Kibritçi Kız masalını hepiniz duymuşsunuzdur&#8230; Danimarkalı masal yazarı Hans Christian Andersen&#8217;in, 1835 yılında &#8220;Çocuk Masalları&#8221; kitabında yayımladığı, bir yılbaşı gecesi, elinde satmaya çalıştığı kibritleri yakarak ısınmaya çalışan ve sabah donmuş cesedi bulunan kızın masalı&#8230; 
Kız satamadığı kibritleri bir bir yakarken rüyaya dalıp kendini olmak istediği yerde görüyordu. Mesela sıcak bir odada ya da güzel yiyeceklerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Normal"><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6348" title="yasemin_sarac" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac-265x300.jpg" alt="yasemin_sarac" width="265" height="300" /></a><strong>Kibritçi Kız masalını hepiniz duymuşsunuzdur&#8230; Danimarkalı masal yazarı Hans Christian Andersen&#8217;in, 1835 yılında &#8220;Çocuk Masalları&#8221; kitabında yayımladığı, bir yılbaşı gecesi, elinde satmaya çalıştığı kibritleri yakarak ısınmaya çalışan ve sabah donmuş cesedi bulunan kızın masalı&#8230; </strong></p>
<p class="Normal">Kız satamadığı kibritleri bir bir yakarken rüyaya dalıp kendini olmak istediği yerde görüyordu. Mesela sıcak bir odada ya da güzel yiyeceklerle dolu bir masanın yanında&#8230;</p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Durduk yerde bu masal da nerden çıktı diyeceksiniz, haklısınız&#8230; Geçen hafta gazetelere yansıyan ama aralarda küçük kalan bir haber getirdi aklıma&#8230; Tokat&#8217;ın Turhal ilçesinde mendil satarken Yeşilırmak&#8217;a düşüp kaybolan 11 yaşındaki Akın Kaya&#8230; Akın, Kesikbaş Köprüsü yanında mendil satarken sepetinden düşen mendilleri almak için eğilmiş, dengesini kaybedince de ırmağa düşüp kaybolmuştu.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">***</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Akın 4. sınıfa gidiyordu ve 7 kardeşi daha vardı. Babası İstanbul&#8217;da çalışıyordu. Düşmeden önceki görüntüleri bulundu sonra&#8230; Çevredeki bir güvenlik kamerasına yansıyan&#8230; Akın, Kesikbaş köprüsü yakınlarındaki caddede, kolunda sepetiyle geziniyor, bir direğin etrafından dönerek oynuyordu&#8230; Büyük ihtimalle o küçük kibritçi kız gibi hayallere dalmıştı&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Hayalinde, annesi, kendisi ve 7 kardeşi güzel bir evde bir aradaydı&#8230; Babası yanlarındaydı; gurbet ellerde değil&#8230; Akın da mendil satmak zorunda değildi, kardeşleriyle oyunlar oynuyordu.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Ve hayallere o kadar dalmıştı ki, koşturup dururken sepetindeki mendillerden birkaçı dereye düştüğünde aniden uyanıverdi&#8230; Onun ve kardeşlerinin bu geceki yemekleri, belki de satacağı mendillere bağlıydı. O mendilleri almak için eğildi. Ama dengesini kaybediverdi ve dereye düştü. Acaba son düşündüğü neydi&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Akın&#8217;ın bir fotoğrafını bile geçemedi haberi veren ajanslar&#8230; &#8216;Fotoğrafsız&#8217; çocuklardandı o da&#8230; Ailesi geçim derdine o kadar düşmüştü ki, çocuklarının bir fotoğrafını çekmeyi düşünmeye zamanları bile olmamıştı.</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">***</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Peki suç Akın&#8217;ın mıydı?</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Annesi ve babası, onların geleceğini düşünmeden tam 8 çocuk yapmıştı. Belki o çocukların biraz ayaklanınca mendil satarak aileye katkıda olacağını hesaplamışlardı. Ya da &#8220;En az üç çocuk yapın&#8221; diyen büyüklerinin aklına uymuşlardı!</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Belki ailesi, Akın&#8217;ın yokluğunu hemen fark edemedi bile&#8230; Öyle ya 8 çocuktan biri&#8230; Mendil satmaya gitmiş. Takılmıştır bir yere, diye düşünmüştü annesi&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Yeşilırmak’ta yaklaşık 1 haftadır Akın&#8217;ın cesedi aranıyor. Ailesinden ise iz yok. Belki bunca yoksulluğa rağmen bu kadar çok çocuk yapmanın pişmanlığını yeni yeni yaşamaya başladılar da ortaya çıkmaya yüzleri yok. Belki de&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Bilmiyorum&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Ama şunu biliyorum ki, ailesi, ailesine gerekli yaşam standartını veremeyen, geleceğini güvence altına almadan bu kadar çok çocuk yapmasın diye eğitmeyen bu toplum sorumlu Akın&#8217;ın bu kısacık ömründen&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Daha da acısı ne biliyor musunuz; Akın&#8217;ın &#8216;Fotoğrafsız&#8217; çocukların sonuncusu olmayacağını bilmek&#8230;</span></p>
<p class="Normal"><span class="Normal__Char">Sevgiyle kalın<br />
Yasemin Saraç<br />
<a href="mailto:ysarach@gmail.com"><span>ysarach@gmail.com</span></a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/fotografsiz-cocuklar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi göğüse hangi sutyen?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/hangi-goguse-hangi-sutyen.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/hangi-goguse-hangi-sutyen.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[sütyen]]></category>

		<category><![CDATA[sutyen cesitleri]]></category>

		<category><![CDATA[sütyen seçimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10448</guid>
		<description><![CDATA[Hangi vücut tipi hangi modeli seçmeli? Eğer siz de kendinize uygun sutyeni bulmakta zorlanıyorsanız, bu yazı tam size göre. İşte, sutyene dair her şey&#8230;

Kimi zaman yanlış sutyen seçimleri, istenmeyen görüntülerin yanı sıra gün boyu kendinizi rahatsız hissetmenize ve bazı sağlık problemlerine neden olabilir. Bunları yaşamamak için kaliteli ve doğru sutyen seçimi şart! 
İşte, sutyene dair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/sutyen1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10449" title="sutyen1" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/sutyen1.jpg" alt="sutyen1" width="270" height="320" /></a>Hangi vücut tipi hangi modeli seçmeli? Eğer siz de kendinize uygun sutyeni bulmakta zorlanıyorsanız, bu yazı tam size göre. İşte, sutyene dair her şey&#8230;</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kimi zaman yanlış sutyen seçimleri, istenmeyen görüntülerin yanı sıra gün boyu kendinizi rahatsız hissetmenize ve bazı sağlık problemlerine neden olabilir. Bunları yaşamamak için kaliteli ve doğru sutyen seçimi şart! </strong></p>
<p>İşte, sutyene dair her şey.</p>
<p>Hangi vücut tipi hangi modeli seçmeli?</p>
<p>Büyük göğüslüler:</p>
<p>Geniş askılı, yan destekli, sırta binen ağırlığı hafifleten ve hareket özgürlüğü sağlayan sutyenleri tercih etmelidir. Özellikle balenli sutyenler toplayıcı özelliklerinden dolayı kadınlar için çok uygundur.</p>
<p>Küçük göğüslüler:</p>
<p>Süngerli ve alttan destekli modelleri tercih etmelidir. Eğer &#8216;maximiser&#8217; tarzı içi dolgulu sutyenler kullanılırsa göğüsler olduğundan bir beden daha büyük gözükür.</p>
<p>Çocuksu ve düz hatlılar:</p>
<p>Gece elbisenizin içine bustiyer giyerek daha dolgun hatlı bir görünüme kavuşabilirsiniz.</p>
<p>Hamileler:</p>
<p>Anne adaylarının sağlık ve rahatlıkları için pamuk ağırlıklı, balensiz, orta kontrollü ve tam kontrollü sutyenler giymeleri gerekiyor. Bebeğini emziren anne adaylarının ise kopçaları önden açılan emzirme sutyenlerini tercih etmeleri gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/hangi-goguse-hangi-sutyen.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinselliğin 3 dönemi &#8230;</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/cinselligin-3-donemi.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/cinselligin-3-donemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:51:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>

		<category><![CDATA[Cinselliğin 3 dönemi]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın ve erkek]]></category>

		<category><![CDATA[seks hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10444</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar, yaşamları gibi cinselliği de üç farklı dönemde yaşıyor. İşte o özel dönemler&#8230;

Kadınların seks yaşamı; genç kızlık, orta yaş, 50 yaş ve üstü dönemlerinden oluşuyor. Her dönemin kendine özgü güzellikleri var. Kadınlar, yaşamları gibi cinselliği de üç farklı dönemde yaşıyor: özgür cinselliğin yaşandığı genç kızlık, seksin altın çağı orta yaş ve seksin sanat gibi yaşandığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/cinsellik1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10445" title="cinsellik1" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/cinsellik1.jpg" alt="cinsellik1" width="433" height="323" /></a>Kadınlar, yaşamları gibi cinselliği de üç farklı dönemde yaşıyor. İşte o özel dönemler&#8230;</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kadınların seks yaşamı; genç kızlık, orta yaş, 50 yaş ve üstü dönemlerinden oluşuyor. Her dönemin kendine özgü güzellikleri var. Kadınlar, yaşamları gibi cinselliği de üç farklı dönemde yaşıyor: özgür cinselliğin yaşandığı genç kızlık, seksin altın çağı orta yaş ve seksin sanat gibi yaşandığı 50 yaş&#8230; </strong></p>
<p>Uzmanlar, kadınların seks hayatının üç mevsimi olduğunu belirledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadının cinselliği, hayatının üç farklı döneminde üç farklı biçimde yaşadığını belirterek, &#8216;Bu tıpkı mevsimler gibidir. Geçip giden yıllar. Tarhan, kadının 3 mevsimi ile ilgili şu bilgileri verdi: Cinsel özgürlük arayışı: Korkular, utançlar ve hayalkırıklıkları ergenlikle başlayıp, 30&#8242;lara kadar sürüyor.</p>
<p>Bu dönem kadının cinsel kimliğinin oluşma evresi. Ruhunu bedeniyle barıştırmaya çabalayan kadın, fırtınalı ve Mantıktan çok duyguların ön planda olduğu bu yaşlarda cinsel özgürlük konusunda aşırı eğilimler gözlenebiliyor.</p>
<p>Sekste altın çağ</p>
<p>Kadınların altın çağı: 30-50 yaş arasında kadın cinsellikte altın çağa ulaşıyor. Bu dönemde kadın duygu ve mantığını aynı oranda kullanabiliyor. Bu yaşlarda erotizmi hiçbir sıkıntı duymadan yaşıyor. Yüzde 80&#8242;i zihinsel beceri gerektiren orgazma ulaşması da daha kolay oluyor. Vücudunu tamamen keşfettiği için ne istediğini biliyor. Okşamalar, öpmeler, masajlar, oral seks ve hatta ayrı ayrı orgazmlar yaşıyor.</p>
<p>50&#8242;den sonra</p>
<p>Seksin sanat yılları: 50&#8242;li yaşlardan sonra sağlık sorunları ve menopozla birlikte sıkıntılı bir dönem başlıyor. Kadın, kadınlığını kaybetmiş gibi hissedebiliyor. Bu dönemde daha çok hayata dair diğer paylaşımlar ön plana çıkıyor.</p>
<p>Sevgi, zaman, güven gibi&#8230; Vücudun doğasına uygun davranmak gerekiyor. Cinsellik şekil değiştiriyor. Yüceltilerek bir sanat halini alıyor. Bu yaşlar, cinselliğin yoğun bir duygusallıkla ve sonsuz bir güvenle yaşandığı mükemmel yıllar olarak tanımlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/cinselligin-3-donemi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl hayır demeli?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/nasil-hayir-demeli.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/nasil-hayir-demeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[insan kişiliği]]></category>

		<category><![CDATA[karar verme]]></category>

		<category><![CDATA[Nasıl hayır demeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10439</guid>
		<description><![CDATA[Karşınızdaki, istediğini alamayan kişi bu hayırla mutlaka incinecektir. Fakat küçük noktalara dikkat ederek bunu en aza indirmek sizin elinizde. Daha kolay ve acıtmayan &#8220;hayır&#8221;lar için birkaç ipucu&#8230;

Birinin size istediğiniz şeyi alamayacağınızı söylemesi sıkıcıdır; bakkalda bile olsanız. Hele ki olay bakkalda değil de ikili ilişkilerde yaşanıyorsa hayır demek daha da zor. 
Karşınızdaki, istediğini alamayan kişi bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/hayir_demek.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10440" title="hayir_demek" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/hayir_demek.jpg" alt="hayir_demek" width="369" height="324" /></a>Karşınızdaki, istediğini alamayan kişi bu hayırla mutlaka incinecektir. Fakat küçük noktalara dikkat ederek bunu en aza indirmek sizin elinizde. Daha kolay ve acıtmayan &#8220;hayır&#8221;lar için birkaç ipucu&#8230;</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Birinin size istediğiniz şeyi alamayacağınızı söylemesi sıkıcıdır; bakkalda bile olsanız. Hele ki olay bakkalda değil de ikili ilişkilerde yaşanıyorsa hayır demek daha da zor. </strong></p>
<p>Karşınızdaki, istediğini alamayan kişi bu hayırla mutlaka incinecektir fakat küçük noktalara dikkat ederek bunu en aza indirmek sizin elinizde. Daha kolay ve acıtmayan &#8220;hayır&#8221;lar için birkaç ipucu&#8230;</p>
<p>• Öncelikle şunu hatırlayın; size reddedilme riskiyle gelip bir şey teklif ettiğinde size değer verdiğini gösterip sizi onore etmiş oluyor. Bunun için de sert olmamaya özen gösterin, cesaretini takdir edin.</p>
<p>• Önce kendi kendinize konuşun. Eğer şartlar farklı olsaydı ona &#8220;evet&#8221; diyebilme gibi bir ihtimaliniz olabilir miydi? Örneğin &#8220;bu kadar uzak oturmasaydık belki&#8230;&#8221; diyebiliyor musunuz?</p>
<p>• Eğer farklı bir zaman ve şartlarda aranızda birşeyler olabileceğini düşünüyorsanız tüm kapıları kapamamakta ve durumu ona ayrıntılarıyla açıklamakta fayda vardır.</p>
<p>• Ancak eğer ümit yoksa lafı dolandırıp gevelememek en doğrusu.</p>
<p>• Ona, öznesi &#8220;ben&#8221; olan cümleler kurun. &#8220;Bana &#8230; hissettiriyorsun&#8221; yerine &#8220;böyle hissediyorum&#8221; deyin.</p>
<p>• Onun hoşunuza giden taraflarını da vurgulayın&#8230;. &#8220;Seninle sohbet etmek çok güzel ama birbirimize uygun değiliz&#8230;&#8221; gibi&#8230;</p>
<p>• &#8220;Hayır&#8221;ınızdan eminseniz karşınızdaki kişi çok ısrarcı da olsa yumuşamayın ve kesin tavrınızı koruyun. &#8220;Hayır&#8221; dedikten sonra artık bir şey açıklamaya gerek yoktur.</p>
<p>• Yerine getiremeyeceğiniz sözler vermeyin. Yapmayacaksanız, &#8220;arkadaş olalım&#8221; ya da &#8221; ben seni ararım&#8221; gibi şeyler söylemeyin. Gerçekten de arkadaş olmak istiyorsanız sonraki teklifi ona götürmek sizin yapmanız gereken bir şey. Ama eğer bu kişinin hayatınızda olmasını kesinlikle istemiyorsanız geleceğe dair herhangi bir plan yapmaktan söz etmeyin.</p>
<p>• Eğer karşınızdaki kişi rızanız dışında size dokunuyorsa, ya da sizi tehdit ediyorsa kibarlığı bir yana bırakmanın zamanıdır. Bu noktada kaba olma hakkınızı kullanın ve hemen onun yanından ayrılın.</p>
<p>• Gerçekten çok zorlanacağınızı hissediyorsanız aynanın karşısına geçin ve &#8220;hayır, hayır, hayır&#8221; deyin; bunu söylerken ifadenizin nasıl olduğunu görün, bu halinize alışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/nasil-hayir-demeli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Patronunuzun tipi hangisi?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/patronunuzun-tipi-hangisi.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/patronunuzun-tipi-hangisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:43:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[işveren]]></category>

		<category><![CDATA[patron]]></category>

		<category><![CDATA[Patronunuzun tipi]]></category>

		<category><![CDATA[şirket]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10435</guid>
		<description><![CDATA[Kariyer basamaklarını tırmanırken tökezlemek istemeyenler için altın bir öğüt: &#8220;Kızılderili kabile reisinin dilini bilmeli.&#8221; Çünkü bütün kabile reisleri en çok kendi dillerinden konuşmak ister. 

Bundan dolayı tüm yönetici tiplerini etkilemek için uygun bir pazarlama stratejisi vardır. Uzmanlar iş hayatında 4 ana yönetici tipinin varlığını ve onlarla sağlıklı ilişkiler kurmanın kurallarını belirledi. 
Minimalist
Minimalist yere sağlam basan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/patron.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10436" title="patron" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/patron.jpg" alt="patron" width="343" height="257" /></a>Kariyer basamaklarını tırmanırken tökezlemek istemeyenler için altın bir öğüt: &#8220;Kızılderili kabile reisinin dilini bilmeli.&#8221; Çünkü bütün kabile reisleri en çok kendi dillerinden konuşmak ister. </strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Bundan dolayı tüm yönetici tiplerini etkilemek için uygun bir pazarlama stratejisi vardır. Uzmanlar iş hayatında 4 ana yönetici tipinin varlığını ve onlarla sağlıklı ilişkiler kurmanın kurallarını belirledi. </strong></p>
<p>Minimalist</p>
<p>Minimalist yere sağlam basan iş bitirici tiptir. Onun için en önemli soru: Şimdi bununla ne elde ettim? Teoriler veya gelecek için planlar hiç ona göre değil. Hızlı karar verir ve uygulamaya geçer. Gerçekler dışında hiçbir şey ilgisini çekmez.</p>
<p>Takım çalışması ve birlikte çalıştığı takımın ruh hali onun için önem taşır. Bundan dolayı çoğu zaman iletişime açıklar. Onunla anlaşmak için lafı uzatmadan hemen konuya girin. Lafı uzatmak onu sinirlendirir. Örneklerle konuyu açıklayın. Teorilerle zaman harcamayın. Takım arkadaşlarının da fikrinizi onayladığını belirtin. Uzun süreli projeleri üstlenmekle onun gözüne girebilirsiniz.</p>
<p>Kariyer uzman</p>
<p>Kariyer uzmanı gerçek bir beyin gücüdür. Kararlarını daima üzerinde ayrıntılı çalıştıktan sonra verir. Tam bir strateji adamıdır. Detaylarla hiç uğraşmaz. İşine çok odaklandığından insani ilişkilerde pek başarılı değildir. Duygusal patlamalar onu fazlasıyla yorar. Kariyer uzmanları için sihirli kelime ‘mantık&#8217;tır.</p>
<p>Eğer önerileriniz mantıklı ise ve sorularını cevaplandırabilecek kadar ilgili konu hakkında kafa yorduysanız onu hemen ikna edebilirsiniz. Rutin işleri ve detayları onun yerine hallederseniz sizden iyisi olmaz.</p>
<p>Bürokrat</p>
<p>Bürokrat yöneticiler detaylara aşıktırlar. Ne kadar bilgi edinebilirse kendini o kadar rahat hisseder. Dikkat: Bazen kendini detayların içinde kaybedip konudan uzaklaşır. Kesin kural ve kanunlar onun için çok önemlidir.</p>
<p>Çok titiz çalıştığı halde insani ilişkilerde başarılı sayılmaz. Bu tür bir yöneticiyi en ince ayrıntısı bile düşünülüp hazırlanmış projelerle ikna etmek mümkün. Önemli olan onun detay açlığını doyurabilmek. Bir projenin nasıl realize edilebileceğini anlatın. Gerçekliğe dayanmayan olasılık onu çileden çıkarır. Yine de yenilikçi fikirleri ona azar azar açarak onu ikna edebilirsiniz.</p>
<p>Arkadaş</p>
<p>Arkadaş tipi yönetici, kendini yöneticiden ziyade çalışanlarının arkadaşı olarak görür. Duygusal bir insandır ve tüm kalbiyle kendini işine verir. Böylece takımının (ailesinin) da ruh halini çoğu zaman olumlu olarak etkiler.</p>
<p>Birlikte çalıştığı insanların sorunları bazen onu ilgisini işten daha fazla çeker. Değişik fikirlere daima açıktır. Bu fikirlerin çoğu zaman sadece küçük bir kısmı hayata geçse bile. İşlerini genelde organize etmez ve yaratıcılıktan hoşlanır. Bu tip yöneticiyi detaylarla oyalamayın. Onun arkadaşça tutumunu olumlu yönde değerlendirip onayladığınız fikirlerin temel noktalarını ona gösterin.</p>
<p>Sizi engellemediğini göreceksiniz. Ayrıca onu övmeyi ihmal etmeyin. Arkadaş tipi yönetici kendi gösterdiği tutumun karşılığını bekler. Onun davranışlarını dostça karşılayıp işindeki engelleri ortadan kaldırarak kalbini kazanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/patronunuzun-tipi-hangisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ne kadar formdasınız?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/ne-kadar-formdasiniz.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/ne-kadar-formdasiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:40:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[form]]></category>

		<category><![CDATA[formda kalma testi]]></category>

		<category><![CDATA[formda kalmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10431</guid>
		<description><![CDATA[Spor yapıp ne kadar formda olduklarını merak edenlere, ya da yapmayıp başlamayı düşünenlere uygulaması kolay bir test! 

Spor salonu müdavimleri de, yeni başlamayı düşünenler de kondisyonlarını, esnekliklerini, ne kadar formda olduklarını merak ederler. Aslında ne kadar formda olduğunuzu bilmek, merakın dışında bir gerekliliktir de. Çünkü, yeni başlayanlar bu sayede hangi egzersizleri ne kadar süre ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/formda-kalmak.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10432" title="formda-kalmak" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/formda-kalmak.jpg" alt="formda-kalmak" width="500" height="319" /></a>Spor yapıp ne kadar formda olduklarını merak edenlere, ya da yapmayıp başlamayı düşünenlere uygulaması kolay bir test! </strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Spor salonu müdavimleri de, yeni başlamayı düşünenler de kondisyonlarını, esnekliklerini, ne kadar formda olduklarını merak ederler. Aslında ne kadar formda olduğunuzu bilmek, merakın dışında bir gerekliliktir de. Çünkü, yeni başlayanlar bu sayede hangi egzersizleri ne kadar süre ve ne hızda yapacaklarını öğrenirler.</strong></p>
<p>Zaten spor yapanlar da, kendilerindeki gelişmeyi görerek çalışmalarını buna göre şekillendirirler. Peki kondisyonunuzu nasıl ölçeceksiniz? İşte size 8 çabuk ve basit test. Her bir test sadece birkaç dakikanızı alacak ve bunları yapmak için özel bir alet edevata da gereksiniminiz yok. Her üç ayda bir, kendinizi test ederek ihtiyaçlarınızı öğrenip, çalışmanızı ona göre değiştirebilirsiniz.<br />
1. Belden yukarınız ne kadar esnek?</p>
<p>Bu, özellikle ev işlerinde ihtiyacınız olan bir özellik. Kaslarınızı esnetmeniz, omuz ve boyun bölgelerindeki gerginliği azaltır. Hele de tüm gün masabaşında oturuyorsanız, bunun çok yararını göreceksiniz.</p>
<p>Omzunuzu esneterek, gövdenizin esnekliğini nasıl nasıl test edebilirsiniz?</p>
<p>Ayakta durarak sağ kolunuzu dik bir şekilde tavana doğru uzatın. Bu kolu dirseğinizden kırarak sırtınıza götürün ve kürek kemiğinizin üzerine doğru koyun. Şimdi sol kolunuzu dirsekten sırtınıza doğru kırın ve sağ elinizi yakalamaya çalışın. Eğer tutamıyorsanızi, endişelenmeyin, sadece götürebildiğiniz ölçüde yukarı götürün.</p>
<p>Sonuçlar:</p>
<p>Elleriniz birbirine dokunmuyor: Esnekliğiniz zayıf.<br />
Parnaklarınız birbirine dokunuyor: Esnekliğiniz orta.<br />
Elleriniz kenetlendi: Esnekliğiniz iyi.<br />
2. Vücudunuzun alt kısmı ne kadar esnek?</p>
<p>Tüm günü masabaşında geçirenlerin en ciddi problemlerinden biri de duruş bozukluklarıdır. Bacaklar tüm gün dizlerden kırıldığı için, dizin arkasındaki tendonlar kısalır. Bu da leğen kemiğinin öne doğru kaymasına sebep olur. Böylece sırtın alt kısmındaki kaslarda gerginlikle oluşur.</p>
<p>Bacağınızı esneterek, vücudunuzun alt kısımlarının esnekliğini nasıl nasıl test edebilirsiniz?</p>
<p>Yere yatın ve bacaklarınızı düz bir şekilde uzatın. Kollarınız vücudunuzun yanlarında serbestçe uzansın. Nefes verirken, sol bacağınızı tavana doğru kaldırın. Bacağınızı olabildiğince dik tutarak, her iki elinizi de kullanarak vücudunuza doğru çekin. Burada amaç, diz arkası tendonlarındaki gerilmeyi hissetmektir. Ancak çok zorlamamaya gayret edin. Şimdi diğerr bacakla tekrarlayın.</p>
<p>Sonuçlar:</p>
<p>Bacaklarınız yarı kırık: Esnekliğiniz zayıf.<br />
Bacaklarınız hemen hemen dik: Esnekliğiniz orta.<br />
Bacaklarınız dik ve vücudunuza çekilecek kadar esnek: Esnekliğiniz iyi.<br />
3. Vücudunuzun üst kısmı ne kadar güçlü?</p>
<p>Gövdenizin güçlü olması, kol ve omuzlarınızdaki kasların güçlü olduğunu gösterir. Bu, alışveriş, çocuğunuzu kaldırma gibi günlük hareketlerinizde size yardımcı olur. Ayrıca bu kasları güçlendirmek de, kol ve omuzlarınızın daha uzun bir süre, daha çok çalışmasını sağlar. Vücudunuzun üst kısmının ne kadar güçlü olduğunu görmenin en iyi yolu, yorulmadan aşağıdaki testi ne kadar yapabileceğinizi denemektir.</p>
<p>Triseplerinizi (kolunuzun üst arka kısmındaki üç başlı kas) kullanarak gövdenizin gücünü nasıl test edersiniz?</p>
<p>Bu hareket için, bir masa, yatak veya banktan faydalanmanız gerekecek. Yatağa oturun ve ellerinizi, parmaklarınız ileriyi gösterecek, dirsekleriniz de dışa bakacak şekilde yatağın ucuna koyun.</p>
<p>Kollarınız gergin, omuzlarınız birbirinden ayrı olsun. Bacaklarınızı düz ve gergin, topuklarınızı sıkıca yere basıyor durumda tutun. Şimdi ellerinizi vücudunuza yakın tutarak, vücudunuzu yataktan 4-5 cm kadar kaldırın. Bu esnada sırtınızı eğmeyin, düz tutun.</p>
<p>Nefes alırken, karnınızı içeri çekin ve vücudunuzun alt kısmını yavaşça, hareketi rahat yapabildiğiniz ölçüde yere doğru indirin. Poponuz yere yaklaşırken dirseklerinizi dik bir açıyla kırın.</p>
<p>Nefes verirken, ağırlığınızı kollarınıza vererek vücudunuzu kaldırın. Bacaklarınızı birleştirin ve poponuzu vücudunuz düz bir hat oluşturacak şekilde kaldırın.</p>
<p>Hareketi yaparken aşamalara takılıp kalmayın. Bu egzersizin seri yapılması gerekmektedir. Ayrıca kaç tane yapabildiğinizi sayın. Kollarınız iyice ağrıyana ve artık devam edemeyeceğinizi düşünene kadar devam edin.</p>
<p>Sonuçlar:</p>
<p>10 sayıya kadar: Kol ve omuzlarınız zayıf.<br />
20 sayıya kadar: Vücudunuzun üst kısmı orta seviyede güce sahip.<br />
30 sayıya kadar: Gövdeniz vücudunuzu taşıyacak güce sahip.<br />
4. Vücudunuzun alt kısmı ne kadar güçlü?</p>
<p>Bu test bacak ve baldır kaslarınızın ne derece etkin olduğunu gösteriyor. Bu kasların etkinliği, merdiven çıkmak, yürümek gibi günlük hareketleriniz için önem taşıyor.</p>
<p>Vücudunuzun alt kısmının gücünü nasıl test edersiniz?</p>
<p>Bir sandalye ya da bank bulun. Ayakta ve dik durarak başlayın. Sandalye ya da bankla aranızda biraz mesafe bırakın. Kollarınızı göğsünüzde çapraz yapın, ya da ellerinizi kalçanıza koyun. Şimdi, yavaşça nefes alarak, sanki sandalyeye oturacakmış gibi dizlerden kırmaya başlayın. Çömelmeye devam edin ama sandalyeye oturmayın.</p>
<p>Hareket esnasından hafifçe ileri doğru uzanınve poponuzu dışarı verin. Bu, dengenizi korumanıza yardımcı olur. Poponuz sandalyeye değerken nefes verin ve bacaklarınız düz ve gergin olana dek kendinizi itin. Bunu yaparken, kollarınızın gücünden ziyade bacaklarınızın gücünü kullanın.</p>
<p>Bu hareket hızlı yapılmalıdır. Ayrıca kaç tane yaptığınızı da sayın. Bacaklarınız iyice ağrıyana kadar devam edin.</p>
<p>Sonuçlar:</p>
<p>20 sayıya kadar: Bacak ve baldır kaslarınız zayıf.<br />
40 sayıya kadar: Vücudunuzun alt kısmı orta seviyede güce sahip.<br />
50 ya da daha fazla sayıya kadar: Vücudunuzun alt kısmı oldukça güçlü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/ne-kadar-formdasiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Epilasyon hakkında merak edilenler&#8230;</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/epilasyon-hakkinda-merak-edilenler.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/epilasyon-hakkinda-merak-edilenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 10:35:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[Depilasyon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[epilasyon]]></category>

		<category><![CDATA[Epilasyon nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[kil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10427</guid>
		<description><![CDATA[Epilasyon nedir? Depilasyon nedir? Epilasyon uygulanmayacak kişiler ve epilasyon yapılmayacak bölgeler&#8230;  
Gereksiz kılların elektrik akımı kullanarak yok edilmesine epilasyon denir. Bunun haricindeki diğer sistemlerin adı depilasyondur. Arasındaki fark ise epilasyon kalıcı, depilasyon geçici çözümdür. 
Depilasyon Nedir?
Tüy dökücü ürünler: cilt yüzeyinin hemen altındaki tüyleri çözer ve 2-3 gün sonra yine çıkar. Yüzeydeki koruyucu tabakaya zarar verebilir.
Cımbız:
Foliküle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/lazer-epilasyon-hakkinda.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10428" title="lazer-epilasyon-hakkinda" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/lazer-epilasyon-hakkinda.jpg" alt="lazer-epilasyon-hakkinda" width="301" height="300" /></a>Epilasyon nedir? Depilasyon nedir? Epilasyon uygulanmayacak kişiler ve epilasyon yapılmayacak bölgeler&#8230; </strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Gereksiz kılların elektrik akımı kullanarak yok edilmesine epilasyon denir. Bunun haricindeki diğer sistemlerin adı depilasyondur. Arasındaki fark ise epilasyon kalıcı, depilasyon geçici çözümdür. </strong></p>
<p>Depilasyon Nedir?</p>
<p>Tüy dökücü ürünler: cilt yüzeyinin hemen altındaki tüyleri çözer ve 2-3 gün sonra yine çıkar. Yüzeydeki koruyucu tabakaya zarar verebilir.</p>
<p>Cımbız:</p>
<p>Foliküle zarar verir. Kan akışını hızlandırarak tüylerin kalın ve çok çıkmasını sağlar.</p>
<p>Cımbız yöntemli aletler:</p>
<p>Silk epillerdir. Yine kan akışı hızlanır.</p>
<p>Klasik ve sir ağdalar:</p>
<p>klasik ağda, şeker,su ve limon karışımı ile yapılan bir tür şekerlemedir. Ağda yapılacak yerin çok temiz olması gerekir. Ağda sıcakken kılların çıkış yönüne doğru sürülüp tersten çekilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Kıl Yapısı</p>
<p>Vücudumuzdaki kılların tamamen yok edilmesi için kılın yapısını ve büyüme dönemlerini çok iyi bilmek gerekir. 3 değişik kıl vardır.</p>
<p>Lanugo: Anne karnında bebekte oluşan koruyucu kıllardır. Doğum sonrası zaman içinde dökülür.</p>
<p>Verüs: Renkleri koyu değildir. Yumuşak ve ince olup 2 cm&#8217;den fazla uzamazlar; kökleri yüzeye yakındır.</p>
<p>Terminal: Vücudun belirli bölgelerinde yer alırlar. Uzun, kalın ve koyu renklidirler.</p>
<p>Kılın Büyüme Dönemleri</p>
<p>Kıl büyürken 3 aşamadan geçer.</p>
<p>ANAGEN: Folikülün dbinde yeniden yapılanmadaki aktif dönemdir. Kılın en sağlıklı ve hızlı büyüdüğü devredir. Kıl, köküne tam olark bağlıdır. Epilasyon yapılırken, kıl tamamen ortadan kalkar. Kılların %80&#8242;i anagen evresini yaşarken, %20-30 katagen veya telagen dönemdedir.</p>
<p>KATAGEN: Anagen dönemden sonra gelen kıl gelişim,nin yavaşladığı evredir. Kıl kökü ile folikül bağlantısı zayıf olduğundan kılda büyüme durmuştur. Bu dönem ortalama 2-3 hafta sürer.</p>
<p>TELAGEN: Kılların ürediği keselerde tüm faliyetin durduğu dönemdir ve katagenden sonra gelir. Kıl bu evrede dinlenmeye çekilmiştir.Bu dönem 2-4 ay sürer. Üretim yeniden başlayınca yeni kıl eskiyi atar.</p>
<p>Gereksiz Kıllar Neden Çıkar?</p>
<p>1. Soya çekim<br />
2. Hormon dengesizliği<br />
3. Bezlerin deformasyonu<br />
4. Cımbız ve benzer işlemler ile kıl köklerinin güçlendirilmesi<br />
5. Ergenlik ve menapoz çeğı<br />
6. Doğum sonrası hormonal nedenler<br />
7. Doğum kontrol hapları<br />
8. Kortizon kullanımı<br />
9. Depresyon<br />
10. Adranalinin fazla salgılanması</p>
<p>Epilasyon Uygulanmayacak Kişiler</p>
<p>1. Astım hastaları<br />
2. Egzama ve mantar problemi olanlar<br />
3. Hepatit B hastaları<br />
4. Açık yaralar<br />
5. Epilepsisi olanlar ve spatikler<br />
6. Hamileler<br />
7. Kalp pili, metal, protez taşıyanlar<br />
8. Açık kalp ameliyatı olanlar<br />
9. Çok düşük ve yüksek tansiyonu olanlar<br />
10. Yaşı küçük olanlar</p>
<p>Epilasyon Yapılmayacak Bölgeler</p>
<p>1. Kulak ve burun içleri<br />
2. Et benleri üzeri<br />
3. Ana damar üzeri<br />
4. Saç dipleri ve kaş üzeri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/epilasyon-hakkinda-merak-edilenler.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğinize dair herşey Tchibo&#8217;da !</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/bebeginize-dair-hersey-tchiboda.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/bebeginize-dair-hersey-tchiboda.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 09:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Alışveriş]]></category>

		<category><![CDATA[alt değiştirme çantası]]></category>

		<category><![CDATA[anne adayları]]></category>

		<category><![CDATA[bany o oyuncakları]]></category>

		<category><![CDATA[bebeğime özel teması]]></category>

		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<category><![CDATA[bebek ürünleri]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>

		<category><![CDATA[kapüşonlu banyo havlusu]]></category>

		<category><![CDATA[saat]]></category>

		<category><![CDATA[tchibo]]></category>

		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10417</guid>
		<description><![CDATA[Her hafta yeni bir dünya sunan Tchibo, bu hafta bebekleri düşündü ve onların rahatı için birbirinden keyifli ürünler tasarladı. Tchibo&#8217;nun bu yeni teması sadece bebeklerin değil anne adaylarının da dikkatini çekecek türden.
&#8220;Her hafta yeni bir dünya&#8221; sloganıyla müşterileri ile buluşan Tchibo&#8217;nun bebeklere özel yeni teması, &#8220;Bebeğime Özel&#8221; 1 Mart&#8217;ta tchibo.com.tr internet mağazasında, 3 Mart&#8217;ta ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her hafta yeni bir dünya sunan Tchibo, bu hafta bebekleri düşündü ve onların rahatı için birbirinden keyifli ürünler tasarladı. Tchibo&#8217;nun bu yeni teması sadece bebeklerin değil anne adaylarının da dikkatini çekecek türden.</strong></p>
<p>&#8220;Her hafta yeni bir dünya&#8221; sloganıyla müşterileri ile buluşan Tchibo&#8217;nun bebeklere özel yeni teması, &#8220;Bebeğime Özel&#8221; 1 Mart&#8217;ta tchibo.com.tr internet mağazasında, 3 Mart&#8217;ta ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor. Tchibo&#8217;nun yeni temasında sadece bebekler için değil anne adayları için de kullanışlı takımlar ve iç çamaşırları sunuluyor.</p>
<p>Anne adayları ve bebeklerin şıklığı için tasarlanmış birbirinden kaliteli tekstil ürünleri, deliksiz bir uyku için yumuşacık nevresimler, doğum günlerine eğlence katacak aksesuarlar dikkat çekiyor. Termometreli banyo oyuncağı bebeğiniz için banyo yapmayı sevimli hale getirirken, kapüşonlu banyo havlusu ile bebekler kurulanırken eğleniyor. Duvar saati hem tasarımı hem de farklı özellikleriyle dikkat çekiyor: Saat başlarında hayvan sesleri çıkararak, çocukların, hem hayvanları tanımasını hem de saati öğrenmesini kolaylaştırıyor.</p>
<p><strong>&#8220;Bebeğime Özel&#8221; temasından bazı ürünler</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/kapsonlu-banyo-havlusu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10422" title="kapsonlu-banyo-havlusu" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/kapsonlu-banyo-havlusu.jpg" alt="kapsonlu-banyo-havlusu" width="546" height="819" /></a><br />
Kapüşonlu Banyo Havlusu:</strong> Çok sevimli! Ördek dostlarla kurulanmak yumuşacık ve çok eğlenceli. Cilt dostu saf pamuktan, hem de çok emici. 60 derecede yıkanabilir. Sarı renkte.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/3lu-takim.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-10418" title="3lu-takim" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/3lu-takim-1024x682.jpg" alt="3lu-takim" width="553" height="368" /></a><br />
3&#8242;lü Takım: </strong>Şık bebekler! Ceket, tişört ve pantolondan oluşan 3&#8242;lü set ile bebeğiniz tepeden tırnağa çok şık. Fermuarlı ve iki cepli ceket, kolay giydirilen tişört ve lastik belli pantolondan oluşuyor. Ceket %94 pamuk, %6 viskoz, tişört saf pamuk ve pantolon %93 pamuk, %7 viskoz. 60 derecede yıkanabilir. Ceket gri-beyaz çizgili, tişört beyaz renkte, pantolon gri kırçıllı. 62/68, 74/80, 86/92 ve 98/104 beden seçenekleri ile üç parça halinde.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yemek-takimi.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-10424" title="yemek-takimi" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yemek-takimi-1024x682.jpg" alt="yemek-takimi" width="553" height="368" /></a><br />
Yemek Takımı:</strong> Küçük gurmelere! Ağzının tadını bilen ufaklıkların iştahı, kendilerine özel yemek takımıyla daha da açılacak. Tabak ve kâse silikon halka ile çevrelenmiştir ve masa üzerinde emniyetli duruş sağlar. Vantuzlu halkaların kolay çözülmesi için çekme dili mevcuttur. Kolay kullanım için bardağın iki tarafında tutma sapları bulunuyor. Hayvan motifi baskılı üç parça halinde.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/alt-degistirme-cantasi.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-10419" title="alt-degistirme-cantasi" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/alt-degistirme-cantasi-1024x692.jpg" alt="alt-degistirme-cantasi" width="553" height="374" /></a><br />
Alt Değiştirme Çantası:</strong> Yolculukların vazgeçilmezi! Katlanabilir, yumuşak dolgulu alt değiştirme minderi. Bebek bezi, ıslak mendiller ve silme bezleri için ekstra çanta. Fermuarlı geniş ana bölüm, fermuarlı iç bölme, 2 cep ve cırt bantlı bölme. Cırt kapaklı dış arka bölme. Uzunluğu ayarlanabilir, çıkabilir omuz askısı sayesinde bebek pusetine de takılabilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/duvar-saati.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10421" title="duvar-saati" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/duvar-saati.jpg" alt="duvar-saati" width="492" height="738" /></a><br />
Duvar Saati:</strong> Çiftliğin sesleri! Her tam saatte resimde olan hayvanın sesini çıkarır. Işık sensörü sayesinde ses fonksiyonu karanlıkta otomatik kapanır ve uykusunu bölmez. Hayvan sesleri düğme ile de tamamen kapanabilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/termometreli-banyo-oyuncagi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10423" title="termometreli-banyo-oyuncagi" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/termometreli-banyo-oyuncagi.jpg" alt="termometreli-banyo-oyuncagi" width="468" height="614" /></a><br />
Banyo Termometresi:</strong> Sıcaklığı tam bebeğinize göre! Banyo suyu konusundaki gerçek uzman ile su sıcaklığını ayarlamak çok kolay. Dijital göstergesi sizi asla yanıltmaz. Isı sembolü ile su ısısını hatırlatır.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/bebeginize-dair-hersey-tchiboda.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2010 ilkbahar/yaz saç trendleri</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 08:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<category><![CDATA[2010]]></category>

		<category><![CDATA[bohem]]></category>

		<category><![CDATA[dağınık topuz]]></category>

		<category><![CDATA[güçlü saçlar]]></category>

		<category><![CDATA[güzellik elçisi]]></category>

		<category><![CDATA[ilkbahar]]></category>

		<category><![CDATA[öneri]]></category>

		<category><![CDATA[örgü]]></category>

		<category><![CDATA[örgü saçlar]]></category>

		<category><![CDATA[pantene]]></category>

		<category><![CDATA[pantene saç bakım serisi]]></category>

		<category><![CDATA[pantene saç maskesi]]></category>

		<category><![CDATA[Saç bakımı]]></category>

		<category><![CDATA[saç stilleri]]></category>

		<category><![CDATA[saç trendleri]]></category>

		<category><![CDATA[sam mcknight]]></category>

		<category><![CDATA[şampuan]]></category>

		<category><![CDATA[uzun dalgalar]]></category>

		<category><![CDATA[yaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10403</guid>
		<description><![CDATA[Pantene Global Saç Güzellik Elçisi Sam McKnight, 2010 İlkbahar &#38; Yaz saç trendlerini anlatırken güçlü saçlara sahip olmanın önemini vurguladı. 2010 İlkbahar &#38; Yaz sezonu saç renklerinde kuralcı olunmayacağını, istenilen stil ve saç renginin kişiye özel yorumlanacağını söyleyen Sam McKnight, istenilen stil veya saç rengine sahip olmak ve arzulanan güçlü saçlar için Pantene şampuan, saç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pantene Global Saç Güzellik Elçisi Sam McKnight, 2010 İlkbahar &amp; Yaz saç trendlerini anlatırken güçlü saçlara sahip olmanın önemini vurguladı. 2010 İlkbahar &amp; Yaz sezonu saç renklerinde kuralcı olunmayacağını, istenilen stil ve saç renginin kişiye özel yorumlanacağını söyleyen Sam McKnight, istenilen stil veya saç rengine sahip olmak ve arzulanan güçlü saçlar için Pantene şampuan, saç kremi ve saç bakım kürlerinden oluşan seriyi önerdi.</strong></p>
<p><strong>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/pantene02' title='pantene02'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/pantene02-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/pantene03-k' title='pantene03-k'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/pantene03-k-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/pantene05-k' title='pantene05-k'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/pantene05-k-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/pantene08' title='pantene08'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/pantene08-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/sam_pantene01' title='sam_pantene01'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/sam_pantene01-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/pantene_tulin_sahin' title='pantene_tulin_sahin'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/pantene_tulin_sahin.jpg" width="70" height="70" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/sam_pantene_manset' title='sam_pantene_manset'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/sam_pantene_manset-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
</p>
<p></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Güç ve mükemmelliğin buluştuğu dört saç trendi 2010 İlkbahar &amp; Yaz modasına damgasını vuruyor. </strong></p>
<p><strong>Dağınık Topuzlar </strong></p>
<p>Bu stille, saçlardaki bağları gevşetiyoruz diyen Sam McKnight, &#8220;Saç modellerinde hem yetişkin hem de çocuksu bir saç modeli yaratmanın rahat ve kadınsı bir şeklini sunuyoruz&#8221; diyor. 2010 İlkbahar &amp; Yaz sezonunda, &#8220;Kıyafetlerin bitirilmemiş gibi bir havası vardı, bu nedenle saçların da aynı şekilde görünmesini istedik&#8221; diyen Sam McKnight, bu stile uygun yumuşak saçlar elde edip saçları ağırlaştırmadan ışıltı katmak için Pantene saç bakım kremini öneriyor.</p>
<p><strong>Endamlı Siluet </strong></p>
<p>Bohem karşıtı ve daha özen gösterilmiş saç görünümlerine bir tür geri dönüş olduğunu söyleyen Sam McKnight, &#8220;Yapılması için daha fazla çaba sarf edilmesi gereken özel saç şekilleri vardır&#8221; diyor. Modellerin her birinin boyunu birkaç santim uzatan kabarık saçlar ve topuzlar yaratan Sam McKnight, &#8220;Saçın kabartılmak üzere taranması saçta yıpratıcı etkiye sahip olabilir. Saçınızı her yıkadığınızda Pantene Saç Bakım Serisi&#8217;ni kullanmak saçlarınızdaki yıpranmaları hedef alarak, saçlarınızı onarır&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Uzun Dalgalar </strong></p>
<p>Sam bu stil için &#8220;İşte bu makyajsız olup makyajlı görünüme eşdeğer nitelikte bir saç stilidir&#8221; diyor. Bu stil, göz kamaştırıcılığa daha sade bir yaklaşım getirirken ilhamını fazlasıyla zaman harcanmış lüks görünümden almıştır. Göz kamaştırıcılığa getirilen bu daha sade yaklaşım, özgürlük ve kısıtlamalardan kurtulmayı kasıtlı bir sadelik ile ifade ediyor. Sağlıkla uzayan güçlü saçlar için önerim Pantene Saç Bakım Serisi.&#8221;</p>
<p><strong>Örgü Geçidi</strong> <strong></strong></p>
<p>Örgü saçlar son zamanlarda göz kamaştırıcı hale geldi. Örgü saçlar hakkındaki en güzel şey, bir seferde iki stil elde edebilmektir. Birincisi örgü saçtır ki bu gündüz kullanım için mükemmeldir. Daha sonra ise saçı açıp taradığınızda saçlarınız hacim kazanır ve sizi dışarda bir geceye hazır hale getirecek mükemmel dalgalara sahip olursunuz.  Haftada bir uygulayacağınız Pantene Saç Maskesi ile saçlarınızın uçlarını çatallaşmasını önlemeye yardımcı olur ve mükemmel örgü saçlar elde edebilirsiniz.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010-ilkbaharyaz-sac-trendleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın lisanı da engeli de yok!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/askin-lisani-da-engeli-de-yok.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/askin-lisani-da-engeli-de-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 07:04:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yeliz Aras</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk]]></category>

		<category><![CDATA[başka dilde aşk]]></category>

		<category><![CDATA[beyazperde]]></category>

		<category><![CDATA[çağrı merkezi]]></category>

		<category><![CDATA[engel]]></category>

		<category><![CDATA[erkek]]></category>

		<category><![CDATA[fark]]></category>

		<category><![CDATA[hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[İlişki]]></category>

		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>

		<category><![CDATA[naif]]></category>

		<category><![CDATA[sahne]]></category>

		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[yeliz aras]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10405</guid>
		<description><![CDATA[ &#8221;Hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz acaba?&#8221; Bir film, bu kilit cümleyle vuruyor önce sakin sakin. Düşündürüyor zaman ilerledikçe&#8230; Cevaplar içinizde öyle bir geziniyor ki&#8230; Bu ilk darbeymiş oysa, film devam ettikçe ne darbeler inecek sol yana doğru&#8230; İlk dakikalar klasik bir aşk filminin içinde sanıyorsun, ama gizliden gizliye sızılar başlıyor. Filmin adı &#8220;Başka Dilde Aşk&#8221; Kütüphanede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeliz_aras_haber_ici.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6043" title="yeliz_aras_haber_ici" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeliz_aras_haber_ici-232x300.jpg" alt="yeliz_aras_haber_ici" width="232" height="300" /></a> &#8221;Hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz acaba?&#8221; Bir film, bu kilit cümleyle vuruyor önce sakin sakin. Düşündürüyor zaman ilerledikçe&#8230; Cevaplar içinizde öyle bir geziniyor ki&#8230; Bu ilk darbeymiş oysa, film devam ettikçe ne darbeler inecek sol yana doğru&#8230; İlk dakikalar klasik bir aşk filminin içinde sanıyorsun, ama gizliden gizliye sızılar başlıyor. Filmin adı &#8220;Başka Dilde Aşk&#8221; Kütüphanede çalışan işitme engelli biriyle, çağrı merkezinde sürekli konuşan engelsiz bir kızın hislerine &#8216;engel&#8217; olamayınca yaşadıkları hikâyeyi anlatıyor. Nasıl farklı değil mi? İşte bu takılıp düşündüğümüz &#8216;fark&#8217;ın aslında fark olmadığını farkettiriyor! Naif ve sadece kendi hikâyesini anlatan bir film&#8230;</p>
<p>Beyazperde içinizdeki perdeleri de her sahnede aralıyor, gün ışığından habersiz duyguları kabartıyor, coşturuyor&#8230; Duygu sömürüsü yapmadan, farkındalık yaratan başka dilde bir film. &#8216;Aşk&#8217;a hakkı teslim ediliyor. Mantığın, kuralların boğduğu &#8216;engellere&#8217; saplantılı kalan aşklara da bir darbe iniyor. Öyle güzel işleniyor ki aşk, ilmek ilmek&#8230; Görünenlere ya da &#8216;duyulmayan&#8217; engellere galip gelişi &#8217;sessiz&#8217; alkışlarla kutlanıyor.</p>
<p>Aşkı, şartlardan ya da bedensel özelliklerden dolayı &#8216;çıkmaz sokak&#8217; görenlere, üzerinde rengarenk balonların uçuştuğu, karanlığın uğramadığı koca bir cadde olduğu anlatılıyor. Engellerin görünen özelliklerde değil de, görünmeyen düşüncelerde olduğu hissettiriliyor. Kimi zaman hafif hafif dokunarak, kimi zaman da sakinliğin ortasında birden yüzünüze çarparak etkisini gösteriyor.</p>
<p>&#8216;Aşk&#8217; kendi dilini öğretiyor. Asıl engellerin kalıplaşmış, ağırlaşmış, ön yargıların yüklerinden kurtulmayan düşüncelerde olduğunu ve onlar ağır basınca mazeretlerle birlikte en güzel duygu &#8216;aşka&#8217; da set çekildiğini, ama filmdeki gibi o setlerin yürekli bir kürek darbesiyle bertaraf edildiğini anlatıyor.</p>
<p>Neresinden bakılırsa bakılsın, konu itibariyle özenerek işlenmiş bir film&#8230; İzlemek, hissetmek, sindirmek gerek. Hele öyle bir sahnesi var ki gözler nemiyle buluşuyor. Ayrılık sonrası eşyalarını toplamaya giden kızın, kapının arkasına gizlenip, o anda evde olan işitme engelli sevgilisinin masanın başında kendisinden kalan hatıralara bakarak, sevdiği kızın geldiğini bilmeden, onun hıçkırıklarını duymadan, kendince ağlaması&#8230; Bir metre arayla ağlayışları ve gözyaşlarının erkek için sessiz, ama kız için çığlık çığlığa akış sahnesi&#8230; Aşkın acı halinin ekrana yansıması ve içimize öylece sus pus oturması&#8230; Sevdiği kızın ağladığını duymadan, aynı anda, aynı şeyi hissetmesi&#8230; Bir nevi aşkın telepatisi&#8230; Türk film tarihine geçecek kült bir sahne.</p>
<p>&#8220;Peki hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz?&#8221; Sadece bakışlarla, gönül gözüyle, vücut sözüyle. Evet anlaşabiliriz. İçindeki sesler, alfabeye dönüşebilir, hiç ses çıkarmadan. Ya da bazen cümleler bakışlara uğrayabilir ses vere vere gümbür gümbür. Bakışlardır ya hayatı anlatan, ne cümleler vardır sadece gözlerle kurulan. Bazı filmler de vardır &#8220;Başka Dilde Aşk&#8221; gibi yazdıran, engellere boğduğumuz sisleri aralayan&#8230;</p>
<p> </p>
<blockquote><p>CIMBIZ: Film şu anda vizyonda olmayabilir, ama bu filmi ıskalamayın,DVD&#8217;sini bekleyin de hayatınıza duygu ekleyin&#8230; Aslolan vazgeçmemektir, duysan da duymasan da, görsen de görmesen de&#8230; İçinizdeki duygular pusula olur hayata da aşka da&#8230;</p></blockquote>
<p>Sevgiler,</p>
<p>Yeliz Aras<br />
<a href="mailto:arasyeliz@gmail.com">arasyeliz@gmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/askin-lisani-da-engeli-de-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lafta değil, artık fiilen Bloomberg Ht izleyeceğiz</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/lafta-degil-artik-fiilen-bloomberg-ht-izleyecegiz.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/lafta-degil-artik-fiilen-bloomberg-ht-izleyecegiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 20:46:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuğba Aydın</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[bloomberg ht]]></category>

		<category><![CDATA[ciner grubu]]></category>

		<category><![CDATA[cnbc-e]]></category>

		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>

		<category><![CDATA[kanal 1]]></category>

		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>

		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<category><![CDATA[tv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10393</guid>
		<description><![CDATA[Ve dünyanın tanıdığı saygın ekonomi kanalı Bloomberg, Ciner Grubu&#8217;yla Türkiye&#8217;de yayına başladı&#8230;27 Ocak itibariyle, sabahın ilk ışıklarıyla Türk Televizyonculuğunda önemli bir adım atıldı, ve Bloomberg Ht izleyicisiyle buluştu.

Bir televizyon izleyicisi olarak kanalın tanıtımlarını izlediğimde pek anlam verememiştim açıkçası. Tanıtımda; sokaktaki halkın içinden insanlara Bloomberg&#8217;i biliyormusunuz? şeklinde soru yöneltiliyor. Ekonomiye çok da hakim olduğum söylenemez ama; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/tugba_aydin.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10394" title="tugba_aydin" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/tugba_aydin-234x300.jpg" alt="tugba_aydin" width="234" height="300" /></a>Ve dünyanın tanıdığı saygın ekonomi kanalı Bloomberg, Ciner Grubu&#8217;yla Türkiye&#8217;de yayına başladı&#8230;27 Ocak itibariyle, sabahın ilk ışıklarıyla Türk Televizyonculuğunda önemli bir adım atıldı, ve Bloomberg Ht izleyicisiyle buluştu.<br />
</strong><br />
Bir televizyon izleyicisi olarak kanalın tanıtımlarını izlediğimde pek anlam verememiştim açıkçası. Tanıtımda; sokaktaki halkın içinden insanlara Bloomberg&#8217;i biliyormusunuz? şeklinde soru yöneltiliyor. Ekonomiye çok da hakim olduğum söylenemez ama; ekonomiye yönelik bir kanalın hedef kitlesinin halk olarak seçilmesi ilginç gelmişti. Bu röportajlar iş kulelelerinde rastgele bir işadamıyla ve/veya Türkiye&#8217;nin önde gelen yöneticileriyle yapılsaydı daha doğru mesajlar verilemezmiydi diye düşünmeye başlamıştım. Ayrıca zaten Türkiye&#8217;de kendini kanıtlamış Cnbc-e gibi bir ekonomi kanalı varken, benzerine niye gerek duyulurki? Tamam dedim, bu da tutmayacak! Kanal1&#8242;in frekansında hangi kanal inşa edildiyse olmadı, olmadı&#8230;</p>
<p>Fakat bu defa yanıldım sanırım&#8230; Açıldığı günden bu yana, içimdeki muhteşem merak duygusuyla kanalı takip ediyorum. Ve inanır mısınız acaba şuanda ne yayınlanıyor? diye merak etmekten kendimi alamıyorum. Ekran yüzleri, yayın çeşitliliği ve akıcılığı, tüm ekibin gösterdiği hız ve refleksler, yayınların gerçekleştiği stüdyolar hatta kurumsal jeneriklere kadar gerçekten etkileyici. Sokaktaki vatandaşın anlayabileceği kadar yalın. Yani anlayacağınız Bloomberg Ht, iş dünyası profesyonellerinden sokaktaki vatandaşa, ev hanımından küçük işletmelere kadar her kesimi ekrana toplayacağa benziyor. Ne diyelim, Türk Televizyonculuğunda kaliteyi arttırma, çıtayı daha da yukarılara taşıma adına sevindirici bir gelişme oldu, hepimize hayırlı olsun.</p>
<p><em><strong>Öyle görünüyor ki; yıllardır bir kültür göstergesi haline gelen Cnbc-e izliyorum(!) klişesinin yerini artık Bloomberg Ht alacak.</strong></em> Ama bu kez lafta değil, gönüllü olarak fiilen de gerçekleşeğe benziyor.</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
<p>Tuğba Aydın</p>
<p>tugbaaydin@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/lafta-degil-artik-fiilen-bloomberg-ht-izleyecegiz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mikroenjeksiyondaki tehlike!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/mikroenjeksiyondaki-tehlike.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/mikroenjeksiyondaki-tehlike.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 14:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinMag</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[ABD]]></category>

		<category><![CDATA[andre van steirteghem]]></category>

		<category><![CDATA[belçikalı]]></category>

		<category><![CDATA[daily]]></category>

		<category><![CDATA[döllenme]]></category>

		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[genetik]]></category>

		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>

		<category><![CDATA[mikroenjeksiyon]]></category>

		<category><![CDATA[sperm]]></category>

		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10376</guid>
		<description><![CDATA[Kısırlık tedavisinde kullanılan mikroenjeksiyon yönteminin, kısırlığın bir sonraki kuşağa geçmesine yol açabileceği bildirildi. Uyarı, bizzat yöntemin öncülüğünü yapan Belçikalı profesörden geldi.
Daily Telegraph’taki habere göre, düşük kaliteli ve düşük sayıdaki spermler için geliştirilen yöntem, kısırlığın doğacak bebeğe de geçme riskine rağmen çok yaygın uygulanıyor.
Spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi için her ikisinin de bir kaba konulduğu tüp bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/kisirlik1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5917" title="kisirlik1" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/kisirlik1.jpg" alt="kisirlik1" width="250" height="250" /></a>Kısırlık tedavisinde kullanılan mikroenjeksiyon yönteminin, kısırlığın bir sonraki kuşağa geçmesine yol açabileceği bildirildi. Uyarı, bizzat yöntemin öncülüğünü yapan Belçikalı profesörden geldi.<br />
Daily Telegraph’taki habere göre, düşük kaliteli ve düşük sayıdaki spermler için geliştirilen yöntem, kısırlığın doğacak bebeğe de geçme riskine rağmen çok yaygın uygulanıyor.<br />
Spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi için her ikisinin de bir kaba konulduğu tüp bebek yönteminden farklı olarak, mikroenjeksiyon yönteminde, embriyoloji uzmanı tek bir spermi yumurtaya enjekte ediyor.<br />
Sürecin normal işleyişi içinde doğal olarak ayıklanacak anormal bir sperm, bu yöntemle yumurtayı döllemiş oluyor. Yöntem 1992’de uygulanmaya başladı ve ondan sonra çok yaygınlaştı. Ancak bazı uzmanlar, bu tedavi konusunda kaygılarını dile getiriyor. Erkek kısırlığı için geliştirilen bu yöntemin, normalde kusurlu olduğu için yumurtayı dölleyemeyecek spermlerdeki genetik kusurların bebeğe geçmesine yol açacağı belirtiliyor.</p>
<p><strong>Haddinden fazla kullanılıyor</strong></p>
<p>Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesi’nden Prof. Andre Van Steirteghem, ABD’deki bir konferansta yaptığı konuşmada, mikroenjeksiyon yönteminin haddinden fazla kullanıldığını söyledi.<br />
Steirteghem, tedavide diğer yöntemler kullanılabileceği hallerde bu yönteme başvurulmaması gerektiğini belirtti.<br />
Prof. Steirteghem, kısırlığın genetik nedenlerinin yardımcı üreme teknikleriyle baypas edilebildiğini, ancak bu genetik kusurların bir sonraki neslin kısır olmasıyla sonuçlanabileceğini söyledi.<br />
Sheffield Üniversitesinden Dr. Allan Pacey de, bu yöntemle doğan bazı bebeklerde sağlık problemleri olduğunu hatırlatarak, bu yönteme gereğinden fazla başvurmanın risklerine işaret etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/mikroenjeksiyondaki-tehlike.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bellona&#8217;dan yeni koleksiyon: Lifos</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 21:29:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ev & Dekorasyon]]></category>

		<category><![CDATA[bellona lifos]]></category>

		<category><![CDATA[berjer]]></category>

		<category><![CDATA[koltuk takımı]]></category>

		<category><![CDATA[tv ünitesi]]></category>

		<category><![CDATA[yatak odası]]></category>

		<category><![CDATA[yemek odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10368</guid>
		<description><![CDATA[Bellona yeni koleksiyonu Lifos ile dekorasyon modasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.  Bellona&#8217;nın son tasarımı Lifos, salon, yatak ve yemek odalarında sadeliğin şıklığını mükemmel bir performansla gözler önüne seriyor&#8230;
Çağdaş ve fonksiyonel tasarımlarıyla yaşam alanlarına değer katan Bellona, Lifos Yemek Odası, Lifos Yatak Odası, Lifos Koltuk Takımı&#8217;ndan oluşan Lifos ürün grubu ile yenilikçi ve estetik bir ürün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bellona yeni koleksiyonu Lifos ile dekorasyon modasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.  Bellona&#8217;nın son tasarımı Lifos, salon, yatak ve yemek odalarında sadeliğin şıklığını mükemmel bir performansla gözler önüne seriyor&#8230;</strong></p>
<p><strong>Çağdaş ve fonksiyonel tasarımlarıyla yaşam alanlarına değer katan Bellona, Lifos Yemek Odası, Lifos Yatak Odası, Lifos Koltuk Takımı&#8217;ndan oluşan Lifos ürün grubu ile yenilikçi ve estetik bir ürün serisine daha imza atıyor. Her tür mekana ve zevke hitap edecek kadar iddialı olan Lifos ürün grubu, evlerin tüm ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde tamamlamayı amaçlıyor.</strong></p>
<p><strong>
<a href='http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html/bellona_lifos-detay-gorseli' title='bellona_lifos-detay-gorseli'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/bellona_lifos-detay-gorseli-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html/bellona_lifos-koltuk-takimi' title='bellona_lifos-koltuk-takimi'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/bellona_lifos-koltuk-takimi-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html/bellona_lifos-yatak-odasi-takimi' title='bellona_lifos-yatak-odasi-takimi'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/bellona_lifos-yatak-odasi-takimi-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html/bellona_lifos-yemek-odasi-takimi' title='bellona_lifos-yemek-odasi-takimi'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/bellona_lifos-yemek-odasi-takimi-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
</p>
<p></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>Bir mobilyadan çok daha fazlasını sunan Lifos dekorasyona farklı bir boyut kazandırmak amacıyla üç ayrı ürün grubundan oluşuyor. Lifos koltuk takımı, iki berjer, sandık ve yatak olabilen ikili ve üçlü koltuğuyla siyah rengin asaletini modern bir tasarımla harmanlıyor. Detaylardaki zarifliğinin bütünüyle ön plana çıkartıldığı Lifos koltuk takımı, dönemin son modası olan simli deri uygulamasını baza, kol ve yastıklarla mükemmel bir uyum içerisinde sergiliyor. Siyah cam ve krom şerit ile hareketlendirilen Lifos sehpa ise takımı göz dolduran bir şıklıkla tamamlıyor.</p>
<p>Koleksiyonun bir diğer tasarımı olan Lifos yemek odası takımı parlaklığın göz dolduran çarpıcılığı ile ezberleri bozmaya hazırlanıyor. Şık gümüşlüğü, modern TV ünitesi, fonksiyonel masa ve sandalyesi ve aynalı konsolu ile üstün tasarım örneği sunan Lifos Yemek Odası Takımı keyifli yemeklere davetiye çıkartıyor. Takımda kullanılan taşlı kulplar ve kromaj renkli fitiller ise güzelliğin detaylarda gizli olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Minimalist bir yaklaşımla tasarlanan Lifos Yatak Odası ise ürün grubuna özel parlak gövde rengi, simli deri klapası, parlak krom şeritleri ile yatak odalarından yeni dekorasyon trendini belirliyor.</p>
<p>Ev modasına yön veren Bellona&#8217;nın yenilikçi tasarımı Lifos ürün grubu ile evlerinde farklı stil yaratmak isteyenlerin Türkiye  çapında  800&#8242;e yakın Bellona bayisinden birine uğramaları yeterli..</p>
<p>www.bellona.com.tr</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/bellonadan-yeni-koleksiyo-lifos.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Taksitle Alfa Romeo Mito</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/taksitle-alfa-romeo-mito.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/taksitle-alfa-romeo-mito.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:51:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın ve Otomobil]]></category>

		<category><![CDATA[alfa romeo]]></category>

		<category><![CDATA[alfa romeo mito]]></category>

		<category><![CDATA[finans]]></category>

		<category><![CDATA[kampanya]]></category>

		<category><![CDATA[kredi]]></category>

		<category><![CDATA[lüks otomobil]]></category>

		<category><![CDATA[spor paket]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10364</guid>
		<description><![CDATA[Alfa Romeo Türkiye, lüks küçük sınıfta yer alan Alfa Romeo MiTo modeli için %0.99 faiz, 36 ay vade ve 680 TL&#8217;lik taksitlerle 20 bin TL  kredi kullanma imkanı sunduğu Şubat ayı kampanyasına start verdi. Koç Fiat Kredi çatısı altındaki Alfa Romeo Finans&#8217;tan kredi alarak 20 bin 539 Euro&#8217;dan başlayan anahtar teslim satış fiyatına sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_10365" class="wp-caption alignnone" style="width: 542px"><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/alfa-romeo-mito1.jpg"><img class="size-large wp-image-10365" title="alfa-romeo-mito1" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/alfa-romeo-mito1-1024x725.jpg" alt="alfa-romeo-mito1" width="532" height="376" /></a><p class="wp-caption-text">Alfa Romeo Mito</p></div>
<p><strong>Alfa Romeo Türkiye, lüks küçük sınıfta yer alan Alfa Romeo MiTo modeli için %0.99 faiz, 36 ay vade ve 680 TL&#8217;lik taksitlerle 20 bin TL  kredi kullanma imkanı sunduğu Şubat ayı kampanyasına start verdi. Koç Fiat Kredi çatısı altındaki Alfa Romeo Finans&#8217;tan kredi alarak 20 bin 539 Euro&#8217;dan başlayan anahtar teslim satış fiyatına sahip Alfa Romeo MiTo satın alacak müşterilere ise &#8220;3 Yıl veya 100 Bin km&#8221; uzatılmış garanti hediye ediliyor.</strong></p>
<p>Progression ve Distinctive adı verilen iki farklı donanım paketine sahip Alfa Romeo MiTo&#8217;nun baz donanımında 7 havayastığı, ABS, VDC (ESP), Hillholder, Q2 Elektronik (kilitli diferansiyel) manuel klima, D.N.A sürüş sistemi ve MP3 çalarlı müzik sistemi gibi ekipmanlara yer veriliyor. Alfa Romeo MiTo&#8217;nun en üst donanım seviyesini temsil eden Distinctive paketindeyse direksiyondan kumandalı müzik sistemi, krom çerçeveli farlar, krom dış detaylar, alaşım jantlar, çift iklimlendirmeli otomatik klima gibi ekipmanlar standart olarak sunuluyor. Distinctive donanım sevisiyle birlikte isteğe bağlı olarak satın alınabilen &#8220;Spor Paket&#8221; kapsamında ise 3 boyut efektli sportif kumaş koltuklar, sportif tamponlar, ön sis farları, 17 inçlik alaşım jantlar, arka spoyler ve beyaz aydınlatmalı sportif göstege paneli yer alıyor.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/taksitle-alfa-romeo-mito.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ne zaman hamile kalacağınızı bilmek ister misiniz?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/ne-zaman-hamile-kalacaginizi-bilmek-ister-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/ne-zaman-hamile-kalacaginizi-bilmek-ister-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 19:43:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[Beren Saatçi]]></category>

		<category><![CDATA[hamile kalma]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl bebek yapılır]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl çocuk yapılır]]></category>

		<category><![CDATA[ovülasyon testi]]></category>

		<category><![CDATA[planlı hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[predictor]]></category>

		<category><![CDATA[predictor ovülasyon testi]]></category>

		<category><![CDATA[test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10360</guid>
		<description><![CDATA[Bir kadın, hangi gün hamile kalabileceğini bilmek istemez mi? 
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için en önemli soru, en doğru zamanın hangisi olduğudur. Her kadının bildiği klasik yöntemde, düzenli adet görülüyorsa, ilk gününden itibaren saymaya başlanır, 11 ve 18&#8242;inci günler arasında gebe kalma ihtimali olduğu bilinir. Planlı hareket eden çoğu çift, bu hesabı yapar. Kimilerininki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir kadın, hangi gün hamile kalabileceğini bilmek istemez mi? </strong></p>
<p><strong>Çoc<a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/predictor_ovuc2a6elasyon_box.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10361" title="predictor_ovuc2a6elasyon_box" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/predictor_ovuc2a6elasyon_box-187x300.jpg" alt="predictor_ovuc2a6elasyon_box" width="187" height="300" /></a>uk sahibi olmak isteyen çiftler için en önemli soru, en doğru zamanın hangisi olduğudur. Her kadının bildiği klasik yöntemde, düzenli adet görülüyorsa, ilk gününden itibaren saymaya başlanır, 11 ve 18&#8242;inci günler arasında gebe kalma ihtimali olduğu bilinir. Planlı hareket eden çoğu çift, bu hesabı yapar. Kimilerininki tutmaz, bebek hayali sonraki aylara ertelenir&#8230; Gebelik testinin yaratıcısı ve aynı zamanda tüm dünyada kadınların en güvendiği markalardan biri olan Predictor, &#8220;Ovülasyon Testi&#8221; ile çiftlere, zahmetsiz bir yöntemle hamile kalmaya en elverişli iki günü gösteriyor. Ürüne, Türkiye çapında tüm eczanelerden ulaşmak mümkün. </strong></p>
<p>Gebeliğin ilk koşulu, yumurta hücresinin yumurtalıktan serbest kalması, yani ovülasyon. Bu dönem, ayda yalnızca bir kez gerçekleşiyor. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için en garantili yol, bu dönemi tespit etmek!  Laboratuar ve hastane ortamında bu testleri yapmak çiftler için oldukça can sıkıcı olabilir. Predictor Ovülasyon Testi ile artık evde, birkaç dakikada doğru zamanı öğrenmek mümkün. Üstelik testin yüzde 99&#8242;un üzerinde kesin sonuç verdiği laboratuar testi ile de kanıtlanmış.</p>
<p>Test, şöyle bir yöntem ile sonuca ulaşıyor: Ovülasyon öncesinde, kadın vücudunda luteinizan (LH) adı verilen hormon kısa ve ani olarak yükseliyor. Bu yükselişi takip eden ilk 24-36 saat içerisinde cinsel ilişkiye girildiğinde hamile kalma olasılığı en yüksek seviyeye çıkıyor. Test, bu yükselişi tespit ediyor. Ayda bir kez gerçekleşen ovülasyondan sonra ise yumurta yalnızca 24 saat yaşayabiliyor&#8230;</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/ne-zaman-hamile-kalacaginizi-bilmek-ister-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dost bildiklerim…</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/dost-bildiklerim%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/dost-bildiklerim%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 10:25:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasemin Saraç</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[alıntı]]></category>

		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>

		<category><![CDATA[farward]]></category>

		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>

		<category><![CDATA[mail]]></category>

		<category><![CDATA[tecrübe]]></category>

		<category><![CDATA[üzülmek]]></category>

		<category><![CDATA[vakitsizlik]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[yaş 50]]></category>

		<category><![CDATA[yasemin saraç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10357</guid>
		<description><![CDATA[“İnsan 50 yaşından sonra arkadaş yapamıyor kendine”… diye başlayan bir mail geldi geçenlerde, eski bir arkadaşımdan…
“Forward edilen mesajlardan… İmza yoktu… Belki bir köşe yazısından alıntı, bilmiyorum… Özetle diyordu ki, “İnsan koca yapıyor, karı yapıyor, çocuk yapıyor, arkadaş yapamıyor. Yapsa da eskiler gibi olmuyor.”
Aslında yazan 50 diye çok ileri çekmiş yaşı… Bence çocukluktan çıkıp ergenliğe çıktığında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6348" title="yasemin_sarac" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yasemin_sarac-265x300.jpg" alt="yasemin_sarac" width="265" height="300" /></a><strong>“İnsan 50 yaşından sonra arkadaş yapamıyor kendine”… diye başlayan bir mail geldi geçenlerde, eski bir arkadaşımdan…</strong></p>
<p>“Forward edilen mesajlardan… İmza yoktu… Belki bir köşe yazısından alıntı, bilmiyorum… Özetle diyordu ki, “İnsan koca yapıyor, karı yapıyor, çocuk yapıyor, arkadaş yapamıyor. Yapsa da eskiler gibi olmuyor.”<br />
Aslında yazan 50 diye çok ileri çekmiş yaşı… Bence çocukluktan çıkıp ergenliğe çıktığında, hele de iş hayatına girdiğinde insan arkadaş olayına giremiyor.<br />
Eskiden tanıştığımız her kişiye önyargısız güvenirdik, onlar da bu güveni boşa çıkarmazdı… Başka hesaplar yoktu aramızda… Kalbimizi açardık arkadaşlarımıza… Hançer sokmayacaklarını bilerek…<br />
Ama okul hayatı bitip gerçek dünyayla karşılaştığımızda, işin içine çalışma hayatı girince, arkadaşlık kalmıyor. Hatta arkadaş diye bildiklerin en ufak bir tökezlemeni gördüğünde çelme takıyor, daha hızlı düşesin diye…<br />
Ben hayatımdaki en büyük kazıkları, dost bildiklerimden yediğim için arkadaşlık olayına çok mesafeli yaklaşıyorum artık… Bu bir hata biliyorum. Ama böyle yapmazsam çok yaralanıyorum. Eski yaralarım henüz tam kapanmadığı için de kendimi sağlam tutmak zorundayım.<br />
Yıllar önce iş dünyasında çok sevdiğim bir arkadaşım vurdu ilk hançeri… Kendini benim şefim tayin ediverdi, arkadaşlığı da çöpe attı… Yıkıldım; arkadaşımı kaybetmektense işimi kaybetmeyi tercih ettim. Ben gittim.<br />
Ha, o kişi arkadaşım kaldı mı… Hayır… O kendine arkadaş değil, üzerinde hükmedebileceği bir eleman arıyormuş. Bunun yarası daha kapanmadan tarih tekerrür eder misali aynı şeyleri yaşadım. Bu kez ben değildim ‘aranan eleman’… Ama hissettim ve söyledim; “Bak bizi birbirimize düşman edecekler” diye… “Yok olmaz, öyle şey olur mu?” dedi. İnandım. İkinci hançeri orada yedim.<br />
Hayal kırıklığıma adalet duygumun zedelenmesi eklendi… Doğru bildiğim tarafta yer aldım. Yaralı ama “Vicdanı rahat” bir şekilde…<br />
Şimdi iş hayatının yarattığı vakitsizlik yüzünden eski arkadaşlarla görüşemiyorum; üzülüyorum. Yeni arkadaşlarım da çok sayılmaz&#8230; Az ama öz… Gerçek arkadaşlarım… Her şeyi anlatıp “Acaba yanlış anlar mı?” ya da “Acaba bu da bana kazık atar mı?” demeyeceğim birkaç kişi… Ama dedim ya içim rahat… Zaten geçen günlerde yapılan bir araştırma da beynin aslında 150’den fazla arkadaşı kabul etmeyeceğini söylüyordu. Demek ki, az ama öz sayıdaki arkadaşımla beynimi de sağlam tutuyorum.<br />
Ne diyeyim, gerçek arkadaşlarım, sizleri çok görmesem de iyi ki varsınız… Hançerleyip geçenlere de şöyle sesleniyorum: “Yaralarım, tecrübelerim oldu. Hayatıma yön verdi. Size de teşekkürler…”</p>
<p>Sevgiyle kalın<br />
Yasemin Saraç<br />
<a href="mailto:ysarach@gmail.com"><span style="color: #7a3254;">ysarach@gmail.com</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/dost-bildiklerim%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yandaş sendromlar: Hadi kolaysa yok de!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/yandas-sendromlar-hadi-kolaysa-yok-de.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/yandas-sendromlar-hadi-kolaysa-yok-de.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 00:26:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Yüzüncüyıl Tavlı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<category><![CDATA[ayna ayna söyle bana]]></category>

		<category><![CDATA[babaanne]]></category>

		<category><![CDATA[betül yüzü]]></category>

		<category><![CDATA[briri kuyumu kazıyor]]></category>

		<category><![CDATA[dunning kruger]]></category>

		<category><![CDATA[Dunning Kruger sendromu]]></category>

		<category><![CDATA[endişe]]></category>

		<category><![CDATA[kaygı]]></category>

		<category><![CDATA[kazma]]></category>

		<category><![CDATA[kodummu oturturum]]></category>

		<category><![CDATA[kuşkucu şirin]]></category>

		<category><![CDATA[örümcek adam]]></category>

		<category><![CDATA[sendrom]]></category>

		<category><![CDATA[stres hatun]]></category>

		<category><![CDATA[uyuyan güzel]]></category>

		<category><![CDATA[yalama]]></category>

		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<category><![CDATA[yırtık iç çamaşırı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10354</guid>
		<description><![CDATA[Biii varmış, biiii yokmuş&#8230; Develer tellal iken, pireler berber iken, uçsuz bucaksız ve engebeli dağlar arasında yaşayan küçük bir kadın varmııışşşş&#8230; Adı Stres Hatun imiş&#8230; Karadul misali örümcekler ve kara, çirkin kargalar arasında yaşadığı için hayatı çok zormuş. Hep arkasını kollaması gerekirmiş. Zira Hainler Diyarı&#8217;nda arkadan bıçaklamak ya da kuyu kazmak olağan sayılırmış.
&#8220;Aaa bu sabah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7155" title="betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2-283x300.jpg" alt="betul_yuzuncuyil_tavli_yazi_ici_kuytu_kose2" width="283" height="300" /></a><strong>Biii varmış, biiii yokmuş&#8230; Develer tellal iken, pireler berber iken, uçsuz bucaksız ve engebeli dağlar arasında yaşayan küçük bir kadın varmııışşşş&#8230; Adı Stres Hatun imiş&#8230; Karadul misali örümcekler ve kara, çirkin kargalar arasında yaşadığı için hayatı çok zormuş. Hep arkasını kollaması gerekirmiş. Zira Hainler Diyarı&#8217;nda arkadan bıçaklamak ya da kuyu kazmak olağan sayılırmış.</strong></p>
<p>&#8220;Aaa bu sabah hiç kuyu kazmamışım cicim, tüh yahu! Bi gideyim, kazayım&#8221; türü replikleri yazabilmek için engin hayal gücüne pek de ihtiyaç yokmuş&#8230; Küçük kadını bu titrek ve haklı paranoyak hali, bir parça delirttiği için zaten adı da hüküm sürdüğü topraklarda Stres Hatun&#8217;a çıkmış&#8230;</p>
<p><strong>ZIPLAYIVERMİŞ DUNNING</strong></p>
<p>Genelde saçları dik dik ve tüy tüymüş. Gözleri de hep dört açmaktan kocaman olup yanaklarına taşmış&#8230; Hainler Diyarı&#8217;nın küçük efendilerinden herkes gibi Stres Hatun da korkarmış. Ama her gün onlarla görüşmesi, bağına bahçesine diktiklerini rapor etmesi gerekirmiş.</p>
<p>Bir gün yine yola çıkmış. Az gitmiş, uz gitmiş; dere tepe düz gitmiş. Tam &#8220;Çok yoruldum bir nefes alayım&#8221; derken karşısına Dunning Kruger çıkıvermiş. Bu Dunning öyle hinmiş ki, kendini tanıtmadan &#8220;zıplayıvermiş çekirge&#8221; hesabı çıkmış Stres Hatun&#8217;un karşısınaaaa&#8230;</p>
<p>Birlikte yürümeye başlamışlar&#8230; Derken bir süre sonra Dunning, amip gibi bölünüp her yanını çevirmiş küçük kadının. Öyle çoğalmışlar ki, kadın o an tuzağa düştüğünü, her şeyini alacaklarını anlamış ama artık çok geçmiş&#8230; &#8220;İmdat&#8221; diye bağırırken Stres Hatun, Dunning de yandaş sendromlarını yardıma çağırmış&#8230; Stres Hatun, Dunning kurbanı olup son nefesini vermek üzeriymiş ki diğer sendromlar da yetişmiş:</p>
<p><strong>USLANMADIM YİNE UYDURUYORUM: İŞTE ONLAR</strong></p>
<p><strong>1. ‘BİRİ KUYUMU KAZIYOR&#8217; sendromu:</strong> Bu türler kimselere güvenemez, güvenip de sırtını dönemez. Her hâlükârda arkasından iş çevirecek birileri bulunur aklında. Bu nedenle hop sola, hop sağa dönmekten biraz da yalama olmuşlardır.<br />
<strong><br />
2. ‘KUŞKUCU ŞİRİN&#8217; sendromu:</strong> ‘Biri Kuyumu Kazıyor&#8217; sendromuyla yandaştır; çok yakın temas halindedirler. ‘Şimdi biri dürtükleyecek&#8217; diye hep siper halinde olduklarından gözleri kısık, omuzları dar kalmıştır. Bunlar herkesin kuyu kazdığına değil ama kazabileceğine inanır. ‘Biri Kuyumu Kazıyor&#8217;cuların hiç dostu yoktur, bunlar bir iki tane edinebilir.</p>
<p><strong> 3. ‘AYNA AYNA SÖYLE BANA&#8217; sendromu:</strong> Bu tür ise kendini herkesten üstün görür. Hem güzeldir, hem başarılıdır, hem her üstüne düşeni yapmıştır, hem her üstüne düşmeyeni yapmıştır, yeryüzü de odur gökyüzü de ve hatta tüm evren de&#8230; Bol bol eleştiren, hiç bişi beğenmeyen ve ama eleştirilmeye de hiç gelemeyen biri varsa çevrenizde, bilin ki onda bu sendrom hüküm sürmektedir.</p>
<p><strong> 4. ‘UYUYAN GÜZEL&#8217; sendromu: </strong>Tedavisi asla mümkün olmayan bu sendrom, insanlığa &#8220;ağzı var dili yok&#8217; şeklinde tezahür etmiştir. YOLUNMUŞ TAVUK sendromu olarak da adlandırılabilir. Bu gruptakiler kim ona ne yaparsa yapsın tepki vermez. Ona da ‘olur der&#8217;, buna da. Genelde hep başını öne doğru sallamakla geçer hayatı. Kimi kötülerin, ezdikçe ezdikleri türler bu sendromdan çıkar&#8230; Koru yarabbi&#8230;</p>
<p><strong> 5. ‘YIRTIK İÇÇAMAŞIRINDAN! FIRLAMA&#8217; sendromu:</strong> ‘Uyuyan Güzel&#8217;ler ne kadar pısırıksa, bu sendromun temsilcileri de bi o kadar bıktırıcıdır. Genelde yaptığı işleri bağıra bağıra sağında solunda olanlara duyurur. Ama bire iki katarak&#8230; Siz &#8220;Nasıl da çalıştı yahu bu bugün&#8221; dersiniz sonra bi de bakarsınız, ondan daha çok çalıştığınızı, hatta onun işlerini de, sorumluluklarını da yüklendiğinizi anlarsınız. Ama iş işten geçmiştir&#8230; Biraz daha kibar olması bakımından bu sendrom şöyle de adlandırılabilir: TELLAL İŞBAŞINDA&#8230;</p>
<p><strong> 6. YALAMA sendromu:</strong> İşte bu sendrom her yerde mutlaka bir dene olan yalakaları doğuran suçludur. Yalayacak birilerini hep bulurlar. Çevrenizde her yaptığınızı öven biri varsa aman dikkat, havaya girmek çok zor değildir&#8230;</p>
<p><strong> 7. ÖRÜMCEK ADAM sendromu:</strong> Bu tür hiçbir zaman çukura düşmez. Örneğin bir hata mı yaptı; öyle bir kıvırır ki, bırak hatayı, kim olduğunuzu bile unutursunuz&#8230;</p>
<p><strong> 8. KAZMAYIM sendromu: </strong>İyi olmaya da, kibar olmaya da çalışsalar olamazlar ve çoğu zaman ağzından çıkanı kulakları duymaz. Zira arada epey bi mesafe vardır: Ağızdan çıkan ses, kulağa gidere kadar kaybolur.</p>
<p><strong> 9. ‘BABAANNE DİŞLERİN NİYE BU KADAR BÜYÜK?&#8217; sendromu: </strong>Bu cenahın başına bir şey geldiğini anlaması için ille de canının yanması gerekir. Ya biri dürtüp onu kendine getirmelidir ya da kuvvetli bir çimdik atmalıdır. ‘Uyuyan Güzel&#8217;cilerden farkı: kazığı yediğini anladığı an hiddeti öldürücü olabilir. Mümkünse kaçmak gerekir.</p>
<p>&#8220;Naapsın Stres Hatun? Bunca şeyle nası başa çıksın?&#8221; bilememiş. Sonra da hayatta kalabilmek için tüm sendromların anası olan sendromun içinde doğmasına izin vermiş ve Dunning&#8217;den de, yandaşlarından da kurtulmuş:</p>
<p><strong>10.  ‘KODUM MU OTURTURUM&#8217; sendromu:</strong> Efendim bu türlerin yanına pek yaklaşılmaz. Gak da desen, guk da sen birden bağırmaya başlarlar. Her daim sinirlidirler. Bu nedenle dikenli yolları aşıp karşısına çıkabilen ‘sör&#8217; ilan edilir. Diğerleri o geldiğinde hep toz olmanın bir yolunu bulur ya da hep tek bir ağızdan ortak yanıttır çaresizliğe çare: Tabü, tabü efendim&#8230; Çok haklısınız&#8230;</p>
<blockquote><p><strong>YAZIYA NEDEN OLAN OLAY: </strong>Geçen yazımda Dunning Sendromu&#8217;ndan bahsetmiştim&#8230; Sonra yazı bana zorla, çeşit çeşit sendromlar uydurtmuştu&#8230; Baktım çok zevkli, bu hafta da devam ettim&#8230; Araştırmacı gazetecilik yapıp kulislerin havasını kokladım, bir hafiye gibi lobilere dalıp notlar aldım. Ve ortaya çıktı, NOBEL adayı örnek çalışma&#8230; Kudurmuştan beter alışmış, psikoloji dünyasına iftiharla sunar:<strong> &#8220;HADİ KOLAYSA YOK DE!&#8221; SENDROMLARI</strong>&#8230; Seçmece bunlar haanıııımmm&#8230;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/yandas-sendromlar-hadi-kolaysa-yok-de.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüs kanserinde aspirin mucizesi</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/gogus-kanserinde-aspirin-mucizesi.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/gogus-kanserinde-aspirin-mucizesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 22:39:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Aspirindeki mucize]]></category>

		<category><![CDATA[aspirinin mucizeleri]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanseri teşhisi]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanserinden ölüm riski oranı]]></category>

		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[klinik deneyler]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanserinde erken teşhis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10345</guid>
		<description><![CDATA[Aspirinin kadınların göğüs kanserine yakalanma riskini azalttığı belirlendi.

Yapılan yeni bir araştırmaya göre düzenli olarak aspirin alan kadınların göğüs kanserinden hayatını kaybetme oranı yarı yarıya azalıyor. 4 bin hemşire üzerinde yapılan araştırmada sürekli olarak aspirin alanların yüzde 50’sinde göğüs kanserinden ölüm riskinin azaldığı yüzde 50’sinde ise göğüs kanserinin yayılma hızının yüzde 50 azaldığı görüldü.

1976 yılında başlayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/gogus_meme_kanseri_teshisi_tedavisi_kadinlar.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10350" title="gogus_meme_kanseri_teshisi_tedavisi_kadinlar" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/gogus_meme_kanseri_teshisi_tedavisi_kadinlar-300x266.jpg" alt="gogus_meme_kanseri_teshisi_tedavisi_kadinlar" width="300" height="266" /></a>Aspirinin kadınların göğüs kanserine yakalanma riskini azalttığı belirlendi.<br />
</strong><br />
Yapılan yeni bir araştırmaya göre düzenli olarak aspirin alan kadınların göğüs kanserinden hayatını kaybetme oranı yarı yarıya azalıyor. 4 bin hemşire üzerinde yapılan araştırmada sürekli olarak aspirin alanların yüzde 50’sinde göğüs kanserinden ölüm riskinin azaldığı yüzde 50’sinde ise göğüs kanserinin yayılma hızının yüzde 50 azaldığı görüldü.</p>
<div id="divAdnetKeyword">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">1976 yılında başlayan araştırma 2006 yılına kadar sürdü. Bu süre içinde 341 hemşire kanserden öldü. Haftada iki ile beş arasında aspirin alan hemşirelerin yüzde 60’ın kanserin yayılma riski azaldı.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a title="Harvard Medical School" href="http://hms.harvard.edu/hms" target="_blank">Harvard Medical School</a> tarafından yürütülen araştırma <a title="www.thod.org" href="http://www.thod.org">Clinical Oncology Dergisi’nde </a>yayımlandı.<br />
 </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">Uzmanlar klinik deneylerde bu araştırma sonuçları doğrulanırsa kadınların ucuz ve kolay bir biçimde kanserden korunacağını belirtti</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/gogus-kanserinde-aspirin-mucizesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kez erkekler kadınlar için söylüyor!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/bu-kez-erkekler-kadinlar-icin-soyluyor.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/bu-kez-erkekler-kadinlar-icin-soyluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 20:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[aile içi şiddet acil yardım hattı]]></category>

		<category><![CDATA[aile içi şiddete son]]></category>

		<category><![CDATA[Cihan Okan]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>

		<category><![CDATA[enbe orkestrası]]></category>

		<category><![CDATA[Ferhat Göçer]]></category>

		<category><![CDATA[güldünya]]></category>

		<category><![CDATA[Kenan Doğulu]]></category>

		<category><![CDATA[konser]]></category>

		<category><![CDATA[lütfi kırdar]]></category>

		<category><![CDATA[Mirkelam]]></category>

		<category><![CDATA[Mustafa Ceceli]]></category>

		<category><![CDATA[Teoman]]></category>

		<category><![CDATA[Yalın]]></category>

		<category><![CDATA[Yüksek Sadakat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10346</guid>
		<description><![CDATA[İkinci Güldünya konseri, Türkiye&#8217;nin ünlü erkek seslerini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde bir araya getiriyor.
Geçen yıl Türkiye&#8217;nin en güçlü kadın seslerini, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı yararına bir araya getirerek muhteşem bir konser gerçekleştiren Hürriyet Aile İçi Şiddete Son! Kampanyası, bu kez ünlü erkek sanatçıların kadınlar için şarkı söyleyeceği bir konsere imza atıyor.
Türkçe müziğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/guldunya-konser_.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10347" title="guldunya-konser_" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/guldunya-konser_-202x300.jpg" alt="guldunya-konser_" width="289" height="429" /></a>İkinci Güldünya konseri, Türkiye&#8217;nin ünlü erkek seslerini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde bir araya getiriyor.</strong></p>
<p><strong>Geçen yıl Türkiye&#8217;nin en güçlü kadın seslerini, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı yararına bir araya getirerek muhteşem bir konser gerçekleştiren Hürriyet Aile İçi Şiddete Son! Kampanyası, bu kez ünlü erkek sanatçıların kadınlar için şarkı söyleyeceği bir konsere imza atıyor.</strong></p>
<p>Türkçe müziğin en iyi erkek seslerinden Cihan Okan, Ferhat Göçer, Kenan Doğulu, Mirkelam, Mustafa Ceceli, Teoman, Yalın ve Yüksek Sadakat&#8217;ın sürpriz şarkılar ve düetlerle katılacağı 8 Mart 2010 Dünya Kadınlar Günü&#8217;ndeki konserde sanatçılar şiddet mağduru kadınlar için hep bir ağızdan &#8220;Aile İçi Şiddete Son!&#8221; diyecek.</p>
<p>Most Production imzasıyla İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi&#8217;nde yapılacak konserde sanatçılara, geçen yıl olduğu gibi Behzat Gerçeker yönetimindeki Enbe Orkestrası eşlik edecek.</p>
<p>Konserin tüm geliri, yine Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı&#8217;na aktarılmak üzere Aralık Derneği&#8217;ne bağışlanacak. Biletix&#8217;ten satışa sunulan konser biletlerinin fiyatları 60TL&#8217;den başlıyor.</p>
<p>Neden böyle bir konser? Aile içinde kötü muamele ve şiddete maruz kalan kadınlara hukuki, psikolojik ve güvenlikle ilgili destek sağlamak amacıyla iki yıl önce hizmete açılan Acil Yardım Hattı&#8217;na maddi destek sağlamak ve daha çok kadına ulaşabilmesi için farkındalık yaratmak.</p>
<p>Neden &#8220;Güldünya Şarkıları&#8221; Çünkü gencecik yaşında aile içi şiddete kurban edilen Güldünya Tören, bugün Türkiye&#8217;de kadına yönelik şiddetin bir sembolü. Bütün suçu, ailesinin istemediği biriyle birlikte olmaktı ve İstanbul&#8217;da sokak ortasında kurşunlandı. Ölmedi, hastanede yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, &#8220;işi yarım bıraktıklarını düşünen&#8221; iki ağabeyi, ellerini kollarını sallaya sallaya içeri girdiler ve &#8220;işi&#8221; bitirdiler. Onu sevip sarıp kollaması beklenen ailesi, tersine ölüm fermanını çıkarandı.</p>
<p>Güldünya konserleri gelenekselleşiyor<br />
Geçen yıl, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Nilüfer, Emel Müftüoğlu, Aynur, Aylin Aslım, Şebnem Ferah, Ayten Alpman, Zuhal Olcay, Şevval Sam, Rojin ve Funda Arar, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı&#8217;nın kullanma bilincinin artırılması ve sürdürülebilirliği için maddi katkı sağlanması amacıyla &#8220;Güldünya Şarkıları&#8221; albümünde bir araya gelmişti. 9 Mart 2009&#8242;da da bu 13 sanatçıdan 8&#8242;i, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Funda Arar, Aynur, Şevval Sam, Şebnem Ferah, Rojin ve Aylin Aslım, Güldünya Konseri&#8217;ni gerçekleştirmişti.</p>
<p>Şimdi ikinci Güldünya Konseri&#8217;nde şarkılarıyla &#8220;aile içi şiddete son&#8221; diyecek olan erkek sanatçılar, bu sorunun sadece kadınları değil, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ortak bir sorun olduğunu ve ancak birlikte mücadele edilirse çözüm bulunabileceğini gösterecekler.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/bu-kez-erkekler-kadinlar-icin-soyluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz nasıl beslenmeli?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/cocugunuz-nasil-beslenmeli.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/cocugunuz-nasil-beslenmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 23:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek & Çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Amerikan Hastanesi]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[büyüme]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>

		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>

		<category><![CDATA[iştah]]></category>

		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>

		<category><![CDATA[meyve]]></category>

		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>

		<category><![CDATA[protein]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıksız beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[sebze]]></category>

		<category><![CDATA[yemek yemeyen çocuklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10342</guid>
		<description><![CDATA[4-5 yaş çocuk beslenmesi nasıl olmalı?
 Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü&#8217;nden Dyt. Ayça Ilıca Murat bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyüklerinin önemli birer örnek teşkil ettiğini söylüyor.
Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/cocuk_yemek3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1088" title="cocuk_yemek3" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/cocuk_yemek3.jpg" alt="cocuk_yemek3" width="300" height="224" /></a>4-5 yaş çocuk beslenmesi nasıl olmalı?</strong><br />
<strong><a href="http://www.amerikanhastanesi.org"> Amerikan Hastanesi </a>Beslenme ve Diyet Bölümü&#8217;nden Dyt. Ayça Ilıca Murat bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyüklerinin önemli birer örnek teşkil ettiğini söylüyor.</strong></p>
<p>Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilinti olduğu bilinen bir süreçtir.</p>
<p>Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır. Bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze -meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır. Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır.</p>
<p>Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez-bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.</p>
<p>Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat, protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba - pilav - makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1 gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği, bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir.</p>
<p>Büyüme ve gelişme sırasında vücutta meydana gelen bir çok mekanizmada proteinlere önemli görevler düşer. Eğer vücudumuz protein alamazsa vücut hücreleri yenilenemez. Bu durumda büyüme yetersiz kalır. Vücut için temel protein kaynakların yiyeceklerimizden sağlanır.</p>
<p>Proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklar olmak üzere iki kaynaktan elde edilir. Hayvansal kaynaklar yumurta, et, tavuk, balık, deniz ürünleri, süt,y oğurt gibi kaynaklardır. Proteinlerin bitkisel kaynakları ise kurufasuyle, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller ve tahıl ürünleridir. Tabii bunların dışında hayatın başlangıcında aldığımız en değerli protein kaynağı anne sütüdür.</p>
<p>Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyoyararlılığı yüksektir. Yani vücudumuz bu proteinlerden daha çok yararlanır. Bitkisel kaynaklı proteinlerin vücut tarafından kullanımı ise daha düşüktür. Hayvansal besinlerin içinde proteinin vucüt tarafından en iyi kullanıldığı gıdalar anne sütü ve yumurtadır. Her ikisinde de bulunan proteinlerin neredeyse tamamı vücudumuz tarafından kullanılır. Bu yüzden yumurta ve anne sütündeki proteinler &#8220;örnek protein &#8221; olarak adlandırılırlar.</p>
<p>Çocuklarda büyümenin devam etmesi sebebiyle protein gereksinimi fazladır. Her yaş grubu için protein gereksinimi farklıdır.Alınan protein kaynaklarının vücudun kolay kullanabileceği kaynaklardan olması gerekir.Bu nedenle bitkisel kaynaklı proteinlerle beraber hayvansal kaynaklı proteinler de beslenmede kullanılmalıdır.</p>
<p>Proteinin eksik alınması çocuklarda büyümeyi ve zihinsel gelişimi etkileyebilir.Büyüme-gelişme sorunları oluşabilir. Ayrıca proteinin vücutta bir çok önemli reaksiyonda yer aldığını düşünürsek bu reaksiyonlarda da aksamalar gerçekleşebilir.</p>
<p>Çocuklar genellikle renkli yiyecekleri severler.Bu nedenle özellikle et yedirmekte zorlanıyorsanız köftesini sebzelerle karışık pişirebilirsiniz veya tabağını renkli biberlerle,havuçla süsleyebilirisiniz. Ancak çocuklar çoğu zaman ailenin beslenme alışkanlıklarını örnek alırlar. Örneğin akşam yemeği için çocuğunuza etli bezelye gibi yemekler yapıyor ama siz bu yemeği sevmediğinizi söylüyorsanız O da yemeyecektir. Bu yüzden özellikle yemek seçen çocuğunuzla beraber sofraya oturmaya ve aynı yemekten yemeye özen göstermelisiniz.</p>
<p>Proteinli gıdaların yapısı yüksek ısıda bozulur. Bu nedenle yüksek ateşe maruz kalmaması ve kavrulmaması gerekir. Orta veya kısık ateşte pişirilmesi daha doğru pişirme teknikleridir. Ayrıca et, tavuk gibi gıdaların yağda kızartılması durumunda zararlı bazı kimyasal maddeler oluşur. Bu maddeler özellikle kanserin öncü maddelerini oluşturabilir. Bu nedenle et, tavuk gibi gıdaları kızartmak yerine haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilebilir. Balıklar buğulama yapılabilir veya fırında pişirilebilir. Yumurta haşlanırken de rafadan değil tam olarak haşlanmalıdır.Böyle pişirilirse proteinin vücut tarafından kullanımı daha fazla olur.</p>
<p>Bu yaş grubunda anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının iştahsız olup yemek yememeleridir. Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler, doğru sandıkları bir çok yanlış yaparak yemek yemeği, ya çocukları için işkence haline getirirler yada kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluştururlar.</p>
<p>Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur-cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği rededicektir. Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanısıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar yada meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatıcak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır. Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır. Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız, sofra hazırlanırken yardım istemeniz hatta onunda yemek hazırlanmasında katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır.</p>
<p>Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.</p>
<p>Çocuğunuzun yemeği reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Tüm bunlara rağmen çocuğuz da kilo kaybı gözlemliyorsanız,yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.</p>
<p>Sağlıksız beslenen çocuklarda görülebilecek en büyük sağlık sorunu çağımızın hastalığı obezite ve ardından gelebilecek obezitenin yol açtığı genç yaşta oluşabilecek kalp damar hastalığı, diyabet, tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozukluk, mide rahatsızlıkları, demir eksikliği ve bu eksikliğin neden olabileceği bir çok hastalık görülebilir. Bunun yanısıra yetersiz beslenme sonucu gelişim bozuklukları ve konsantrasyon problemleriylede sıklıkla karşılaşılmaktadır .</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/cocugunuz-nasil-beslenmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Geniş ailelerin tercihi: Yeni Fiat Doblo</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın ve Otomobil]]></category>

		<category><![CDATA[aile otomobili]]></category>

		<category><![CDATA[fiyat]]></category>

		<category><![CDATA[geniş aile]]></category>

		<category><![CDATA[kaza]]></category>

		<category><![CDATA[navigasyon]]></category>

		<category><![CDATA[otomobil]]></category>

		<category><![CDATA[özellikler]]></category>

		<category><![CDATA[sigorta]]></category>

		<category><![CDATA[tamir]]></category>

		<category><![CDATA[tasarm]]></category>

		<category><![CDATA[tofaş]]></category>

		<category><![CDATA[tomtom]]></category>

		<category><![CDATA[yeni fiat doblo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10332</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Fiat Doblo Türkiye Yollarında! 
Tofaş&#8217;ın Bursa&#8217;daki fabrikasında üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen hafif ticari araç  segmentinin ödüllü temsilcisi Fiat Doblo&#8217;nun yeni nesli, hem Combi hem Cargo ve ayrıca binek otomobil ruhsatlı Panaroma karoser seçenekleriyle Türkiye&#8217;de de satışa sunuldu. Yeni Fiat Doblo&#8217;nun Cargo versiyonları 22 bin 900 TL&#8217;den, Combi versiyonları ise 26 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Fiat Doblo Türkiye Yollarında! </strong></p>
<p><strong>Tofaş&#8217;ın Bursa&#8217;daki fabrikasında üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen hafif ticari araç  segmentinin ödüllü temsilcisi Fiat Doblo&#8217;nun yeni nesli, hem Combi hem Cargo ve ayrıca binek otomobil ruhsatlı Panaroma karoser seçenekleriyle Türkiye&#8217;de de satışa sunuldu. Yeni Fiat Doblo&#8217;nun Cargo versiyonları 22 bin 900 TL&#8217;den, Combi versiyonları ise 26 bin 400 TL&#8217;den başlayan peşin indirimli anahtar teslim satış fiyatıyla bayilerdeki yerini aldı. Özel perakende müşterilerine yönelik yapılan ön satışta şimdiden 500 adetten fazla yeni Fiat Doblo sattıklarını dile getiren Fiat Marka Direktörü Okan Baş, &#8221; Fiat Doblo, sınıfında şimdiye kadar hiçbir rakibinin sunamadığı konforu, teknolojik yenilikleri ve zengin ürün yelpazesini sunacak biçimde yollara çıkıyor. 2010 yılının konforlu Doblo&#8217;nun olacağına inanıyoruz, sene sonuna kadar 25 bin adetten fazla yeni Fiat Doblo&#8217;yu müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz&#8221; dedi. Geniş ailelerin Doblo&#8217;su olarak da lanse edilen yeni Fiat Doblo, hem ekonomik ve ekolojik hem de daha performanslı 1.4 litre 95 HP benzinli ve 1.3 litre 90 HP, 1.6 litre 105 HP ve 2.0 litre 135 HP&#8217;lik Multijet turbo dizel motor seçenekleriyle tercih edilebiliyor.</p>

<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/fiat-marka-direktoru-okan-bas-ve-yeni-fiat-doblo-1' title='fiat-marka-direktoru-okan-bas-ve-yeni-fiat-doblo-1'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/fiat-marka-direktoru-okan-bas-ve-yeni-fiat-doblo-1-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/yeni-fiat-doblo-1' title='yeni-fiat-doblo-1'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeni-fiat-doblo-1-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/yeni-fiat-doblo-2' title='yeni-fiat-doblo-2'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeni-fiat-doblo-2-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/yeni-fiat-doblo-3' title='yeni-fiat-doblo-3'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeni-fiat-doblo-3-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/yeni-fiat-doblo-4' title='yeni-fiat-doblo-4'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeni-fiat-doblo-4-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/yeni-fiat-doblo-kokpit' title='yeni-fiat-doblo-kokpit'><img src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/yeni-fiat-doblo-kokpit-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>

<p></strong></p>
<p>Tofaş&#8217;ın Bursa&#8217;daki fabrikasında 2000 yılından bu yana 1 milyon adete yaklaşan üretimiyle dikkat çeken Fiat Doblo&#8217;nun yeni nesli, Türkiye&#8217;de de satışa sunuldu. Hem Cargo hem de Combi karoser seçeneklerine sahip olacak biçimde Fiat bayilerinde sergilenmeye başlanan yeni Fiat Doblo Cargo 22 bin 900 TL&#8217;den, yeni Fiat Doblo Combi ise 26 bin 400 TL&#8217;den başlayan peşin indirimli anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Daha güçlü daha ekonomik ve aynı zamanda çevreci olmayı başarabilen biri benzinli olmak üzere dört farklı güç ünitesi ise yeni Fiat Doblo&#8217;nun motor yelpazesini oluşturuyor. 1.4 litre 95 HP benzinli motor seçeneğinin yanı sıra 1.3 litre 90 HP, 1.6 litre 105 HP ve 2.0 litre 135 HP&#8217;lik 3 farklı Multijet motor, yeni Fiat Doblo&#8217;nun kalbini oluşturuyor. Yeni Fiat Doblo&#8217;yu Dynamic, Elegance ve Premio adı verilen 3 farklı ve zengin standart donanım paketiyle pazara sunan Fiat Marka Direktörü Okan Baş, &#8221; Yeni Fiat Doblo, sınıfında şimdiye kadar hiçbir rakibinin sunamadığı konforu, teknolojik yenilikleri ve zengin ürün yapısını sunacak biçimde hazırlandı. 2010 yılının konforlu Doblo&#8217;nun olacağına inanıyoruz, sene sonuna kadar 25 bin adetten fazla yeni Fiat Doblo&#8217;yu müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Altın müşteri adı verilen sadakat programı çerçevesinde uzun dönemdir Fiat Doblo kullanan müşterilerine yönelik ön satış aktivitesine kısa bir süre önce başladıklarını buna rağmen şimdiden 500 adet yeni Fiat Doblo satışı gerçekleştirdiklerini de dile getiren Okan Baş, resmi satışların ayın 19&#8242;unda başlayacağını ve şubat ayı sonuna kadar da 1000 adeti aşan bir satış adeti elde etmeyi hedeflediklerini vurguladı. İletişim kampanyalarını da geniş aile konsepti üzerine kurduklarını ve reklam filminde de &#8220;Geniş Aile&#8221; dizisi karakterleriyle çekerek iletişime devam edeceklerine dikkat çeken Okan Baş, yeni Fiat Doblo&#8217;nun geliştirme sürecinde gelen Türk müşterilerden gelen geri beslemeler doğrultusunda aksiyonlar aldıklarının da altını çizdi. Yeni Fiat Doblo&#8217;nun lansman rengi olarak &#8220;Türk Kahvesi&#8221; adı verdikleri yeni gövde rengini seçtiklerini belirten Okan Baş, bu rengin sadece Türkiye pazarına özel olarak olduğunu da belirtti.</p>
<p>Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Türkiye&#8217;ye özel olarak geliştirilen Premio donanım seviyesinin sadece Türkiye&#8217;ye özgü olduğunu müjdelerken, yeni Fiat Doblo satışlarının yaklaşık 15&#8242;ini bu versiyonun oluşturmasını hedeflediklerini vurguladı. Avrupa&#8217;da satışa sunulan veya sunulacak Fiat Doblo modellerine kıyasla daha zengin donanım seviyesini sunan Premio donanım paketinde; EBD destekli ABS, ESP, ASR, Hill holder, otomatik klima, sürücü ve yolcu ön havayastıkları, yan havayastıkları, arka park sensörü, aktif kafalık sistemi, MP3 çalarlı müzik sistemi, 16 inç alaşım jantlar, elektrikli ön ve arka camlar, ön sis farları, karartılmış arka camlar gibi çok sayıda unsur standart olarak sunuluyor.</p>
<p><strong>Yeni Platform, Şık Tasarım, Büyüyen Boyutlar!</strong></p>
<p>Yeni ve modern hatlara sahip tasarımıyla dikkat çekmeyi başaran Fiat Doblo&#8217;nun Combi versiyonları, hem profilinde hem de arka bölümdeki evrimsel değişikliklere ek olarak karakterini belirleyen yeni yüz tasarımıyla da fark yaratıyor. Gövdeyle mükemmel bir şekilde bütünleşen tamponlar ve yeni tip büyük ızgara ile bombeli kaput tasarımı ile sofistike özellikleri harmanlanan yeni Fiat Doblo, belirgin tekerlek boşluk kemeri ve eğimli omuz kuşaklarıyla güçlü ve atak bir yapı sergiliyor. Bagaj kapağının temel çizgileri, kolay erişebilirliği ve oldukça geniş bagaj bölümünün boyutlarını vurgularken, D sütununa konumlandırılmış dikine arka farlar ve geniş arka cam cam, yeni Fiat Doblo&#8217;ya zerafet katıyor.</p>
<p><strong>&#8220;Sınıfının en iyisi&#8221;</strong> hedefiyle yollara çıkacak olan yeni Fiat Doblo, üstünde yükseldiği yeni platformunun avantajlarını kullanıcılarına yansıtacak. 4390 mm&#8217;lik uzunluğa, 1845 mm&#8217;lik yüksekliğe ve 1832 mm&#8217;lik genişliğe sahip yeni Fiat Doblo, 2755 mm&#8217;lik aks mesafesiyle sınıfının en uzunu unvanına sahip. 790 litrelik bagaj hacmi sunan aracın ikinci koltuk sırası katlandığında ise yükleme alanı 3200 litreye kadar genişletilebiliyor. Kabin içinde 7 kişiye kadar oturma alanı sunabilen ve çok sayıda eşya saklama haznesine sahip yeni Fiat Doblo&#8217;da elektrikli arka camlardan her bir yolcu için ayrı ayrı hava üfleyebilen otomatik klimaya kadar birçok konfor unsuruna da yer veriliyor. Yeni Fiat Doblo, bu özellikleriyle hem aileler hem hobi sahipleri hem de sık seyahat eden kişiler için ideal çözüm anlamına geliyor.</p>
<p>1 tona varan yükleme kapasitesine sahip yeni Fiat Doblo Cargo ise kübik biçimli ve etkin kullanım ve yükleme özellikleri sağlayan iç mekanı ve araç içine geçişi kolaylaştıran sürgülü yan kapılarıyla dikkat çekiyor. 2.2 metrelik iç mekan uzunluğuna, 3400 ile 4200 litre arasında değişen bagaj hacmine sahip yine Fiat Doblo Cargo, kısa ve uzun aks mesafeli van versiyonlarının yanı sıra  yüksek ve normal tavanlı olmak üzere farklı karoser tipleriyle de üretilecek.</p>
<p><strong>4 Motor Seçeneği ve Start&amp;Stop Sistemi!</strong><br />
Yeni Fiat Doblo, ilk etapta biri benzinli ve üçü dizel olmak üzere toplam dört motor seçeneğiyle Tofaş&#8217;ın Bursa&#8217;daki WCM sürecinde en yüksek puanla ve &#8220;Gümüş Seviye&#8221; ile ödüllendirilen fabrikasının bantlarından iniyor. Motor yelpazesinin tek benzinli motor seçeneğini oluşturan 1.4 litre 16 supaplı 95 HP&#8217;lik benzinli güç ünitesinin dışında Multijet teknolojili 1.3 litre 90 HP, 1.6 litre 105 HP ve 2.0 litre 135 HP&#8217;lik turbo dizel motorlar görev yapacak. 1.4 litre benzinli ve 1.3 litre 90 HP&#8217;lik Multijet dizel motorlar, 5 ileri vitesli manuel şanzımanla kombine edilirken, 105 ve 135 HP&#8217;lik diğer turbo dizel motorlar ise standart olarak 6 ileri vitesli şanzımanla donatılıyor. Lansmanı takip eden dönemde Fiat&#8217;ın otomatikleştirilmiş manuel şanzıman sistemi Dualogic ile donatılmış bir başka turbo dizel motor seçeneği daha motor yelpazesine katılacak.</p>
<p>Euro 4 ve Euro 5 normlarına uygun üretilen Yeni Fiat Doblo&#8217;nun motorları  otomobil rölantideyken motoru da durduran Start&amp;Stop (Çalıştır&amp;Durdur) mekanizmasıyla da alınabilecek. Bu teknoloji ile donatılan Doblo versiyonları şehir içinde %15&#8242;e varan yakıt tasarrufu ve düşük karbondioksit salınımı değerleri sunabiliyor. Son olarak, Start&amp;Stop sistemiyle birleştirilen Vites Değişim Göstergesi (GSI - Gear Shift Indicator) ise ne zaman vites değiştirileceğine dair öneride bulunan bir &#8220;yardımcı pilot&#8221; işlevi görmektedir. Bu sistem sayesinde, yakıt tüketimi anlamında motordan daha verimli ekonomik çalışma performansı alınabiliyor. Gösterge paneli üzerinden takip edilebilen GSI sistemi daha verimli bir yanma performansı için vites büyütme ya da mevcut torktan en iyi şekilde yararlanmak için vites küçültme önerisinde bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Otomobil Konforu Sunan Süspansiyon Sistemi Sadece Yeni Fiat Doblo&#8217;da! </strong><br />
Fiat Doblo&#8217;nun yeni nesli, bu sınıfta bir ilk olarak bi-link bağımsız arka süspansiyon sistemi ile donatıldı. Bu güne kadar sadece üst sınıf otomobillerde görülen bu sistem sayesinde araç her türlü yol yüzeyi ve yük koşulunda mükemmel seviyede yol tutuşu ve sınıfının standartlarının ötesinde konforu birarada sunuyor. Ayrıca Yeni Doblo&#8217;da bu özelliklere ek olarak maksimum denge kontrolü için EBD&#8217;li ABS, yokuş kalkış yardımcısı Hill Holder ve ESP sistemlerine de yer veriliyor. Yeni Fiat Doblo bu anlamda, ESP&#8217;nin tüm motor versiyonlarında sunulmasıyla bu özelliğe sahip sınıfındaki tek hafif ticari araç olarak ayrıca farklılaşıyor.</p>
<blockquote><p>Yeni Fiat Doblo&#8217;da koruyucu güvenlik seviyesi daha da geliştirilirken, ön hava yastıkları ve yenilikçi ön yan hava yastıkları sayesinde araç, en yüksek güvenlik standartlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Bununla birlikte yenilikçi ön yan hava yastıkları hem baş hem göğüs için koruma sağlamaktadır. Dahası Fiat Doblo, düşük hızlı çarpışmaların sonucunda araçta meydana gelebilecek potansiyel hasar miktarını ölçen sigorta çarpışma testi değerlendirmelerinde de sınıfında liderdir. Birçok Avrupa pazarında (özellikle Almanya ve İngiltere) sigorta primleri, aracın sigorta kategorisine göre değişmektedir. Yapılan değerlendirme, ortalama onarım maliyetlerine ve kazaların istatistiki sıklığına dayanmaktadır. Yeni Doblo hasar miktarını düşüren ve montaj kolaylığı sağlayan tasarımı sayesinde bu değerlendirmelerde sınıfının lideri olmuştur. Bu özellik aynı zamanda tüm kullanıcılar için düşük hasar potansiyeli ve daha ucuz onarım maliyetleri anlamına gelmektedir.</p></blockquote>
<p>Ayrıca yeni Fiat Doblo, ideal kabin konforu ve sürücünün dikkatini yoldan ayırmaması için de birçok donanımı sunuyor. Bunlar arasında arka koltuklar için ayrı üfleme kanallı otomatik klima, hız sabitleyici, görüntülü park sensörleri, MP3 çalarlı müzik sistemi, Blue&amp;Me eller serbest (Hands-free) sistemi ve Türkiye&#8217;de bu sınıfta bir ilk olarak Türkiye haritalı &#8220;Blue&amp;Me TomTom&#8221; entegre navigasyon (Yön bulma) sistemi sayılabilir. Bununla birlikte parfüm püskürtücü, iPod taşıyıcı ve kablo bağlantısı, bagajda 12V&#8217;lik priz gibi unsurlara ek olarak Combi versiyonlarında standart olarak sunulan 5 kişilik oturma kapasitesi, 7 kişiye kadar yükseltilebiliyor.</p>
<p>KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/genis-ailelerin-tercihi-yeni-fiat-doblo.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Z dalgaları ile selülitlerinizden kurtulabilirsiniz</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/z-dalgalari-ile-selulitlerinizden-kurtulabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/z-dalgalari-ile-selulitlerinizden-kurtulabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 21:33:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<category><![CDATA[doktor tavsiyesi]]></category>

		<category><![CDATA[ödem]]></category>

		<category><![CDATA[öneri]]></category>

		<category><![CDATA[sarkma]]></category>

		<category><![CDATA[selülit]]></category>

		<category><![CDATA[Selülit tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[yağ birikmesi]]></category>

		<category><![CDATA[z dalgaları]]></category>

		<category><![CDATA[z wave]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10327</guid>
		<description><![CDATA[Z dalgaları ile dermatoloji ve kozmetoloji dünyasında çığır açan Amerika Birleşik Devletlerinde geliştirilmiş;  radial şok dalgalarının medikal alanda en etkin kullanımını sağlamaktadır. Mevcut sistemlere göre en geniş kapsamlı tedavi olanağı sunan tek üründür. Uygulama etkisi selülit, sarkmalar, ödem ve yağ birikmesi üzerinedir. Tedavinin etkinliği ilk uygulamalardan sonra hemen görülebilmektedir. Tedavi sırasında anestezi gerekmemekte ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/dr-mehmet-akgun.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1160" title="dr-mehmet-akgun" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/dr-mehmet-akgun-225x300.jpg" alt="dr-mehmet-akgun" width="225" height="300" /></a>Z dalgaları ile dermatoloji ve kozmetoloji dünyasında çığır açan Amerika Birleşik Devletlerinde geliştirilmiş;  radial şok dalgalarının medikal alanda en etkin kullanımını sağlamaktadır. Mevcut sistemlere göre en geniş kapsamlı tedavi olanağı sunan tek üründür. Uygulama etkisi selülit, sarkmalar, ödem ve yağ birikmesi üzerinedir. Tedavinin etkinliği ilk uygulamalardan sonra hemen görülebilmektedir. Tedavi sırasında anestezi gerekmemekte ve hastaya herhangi bir girişimsel işlem uygulanmamaktadır. Tedavi seansları ağrısızdır ve uygulanan bölgeye göre 20 dakika kadar kısa sürelidir. Seans adedi uygulama bölgesinin durumuna göre 8 ile 16 seans arasındadır. Seanslar haftada iki veya üç kere olacak şeklinde düzenlenir.</strong></p>
<p>Z dalgaları; vücut dışında oluşturulan radial şok dalgalarının vücut içerisinde 0-35 mm kadar ilerletilerek; yağların alt dermisin içindeki çıkıntılarına ve fibroz septaya müdahale edilmesi sekildedir.</p>
<p>Mevcut şok dalgaları içerisinde en etkin dalga boyutu yaratan z wave sistemi ile vücut içerisine ulaşan  şok dalgaları fibroz septanın kollajenden ayrılmasını sağlamaktadır. Bu sayede uygulanan bölgedeki portakal kabuğu görünümünü ortadan kaldırarak daha pürüzsüz bir yüzey oluşturmaktadır.</p>
<p>Uygulama  bölgesindeki kan dolaşımının artması ve  şok dalgası etkisi ile kollajen oluşumu artmakta; dermis kalınlaşmaktadır. Aynı zaman da şok dalgaları yağ yükseltilerini de azalmaktadır. Yeni lipogenez (yağ oluşumu)&#8217;i  engellenmektedir. Lipoz artışı sağlamakta ve  metobolitlerin açığa çıkması ile ödem sorununu ortadan kaldırmaktadır.</p>
<p>Z wave şok dalgaları ciltte gençleşme ve gerginleşme oluşturmaktadır. Selülit tedavisi yanı sıra uygulama bölgesindeki yağ oranını azaltarak incelme de sağlamaktadır.</p>
<p>Dr Mehmet Akgün<br />
drmehmetakgun@hotmail.com</p>
<p>0505 443 52 52<br />
GOP - ÇANKAYA- ANKARA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/z-dalgalari-ile-selulitlerinizden-kurtulabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tam 6284 kez hastalanıyoruz&#8230;</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/tam-6284-kez-hastalaniyoruz.html</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/tam-6284-kez-hastalaniyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 09:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Handan Güner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[hastalanmak]]></category>

		<category><![CDATA[hastalık]]></category>

		<category><![CDATA[hastalık belirtisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=10320</guid>
		<description><![CDATA[Bir kişinin ömrü boyunca 6284 kez ufak tefek rahatsızlıklar geçirdiği bildirildi.

Daily Mail&#8217;in internet sitesindeki habere göre, Birleşik Krallık&#8217;ta yapılan bir araştırma, bir insanın yılda yaklaşık 80 kez, baş ağrısı, kramp girmesi, sırt ağrısı ve soğuk algınlığı gibi hafif rahatsızlıklar geçirdiğini ortaya koydu.
Buna göre, yılda 21 gün ağrı kesici ilaçlar kullanıyoruz. Ortalama 78,5 yaşına kadar yaşadığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/grip1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10321" title="grip1" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/grip1.jpg" alt="grip1" width="260" height="195" /></a>Bir kişinin ömrü boyunca 6284 kez ufak tefek rahatsızlıklar geçirdiği bildirildi.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Daily Mail&#8217;in internet sitesindeki habere göre, Birleşik Krallık&#8217;ta yapılan bir araştırma, bir insanın yılda yaklaşık 80 kez, baş ağrısı, kramp girmesi, sırt ağrısı ve soğuk algınlığı gibi hafif rahatsızlıklar geçirdiğini ortaya koydu.</strong></p>
<p>Buna göre, yılda 21 gün ağrı kesici ilaçlar kullanıyoruz. Ortalama 78,5 yaşına kadar yaşadığımız varsayılırsa, ağrı kesici ilaç kullandığımız gün sayısı 1649 oluyor.</p>
<p>3000 yetişkin üzerinde yapılan araştırmaya göre, en yaygın diğer bir şikayet sık sık giren kramplar. Kramplar bir kişiyi yılda 19 gün etkiliyor ki bu da bir ömürde 1492&#8242;yi buluyor.</p>
<p>Yılda en az 16 kez baş ağrısı çekiliyor ve bu yaşam boyunca 1256 baş ağrısına tekabül ediyor. Araştırmaya göre ortalama bir Britanyalı yılda 14 kez, bir ömürde 1099 kez sırt ağrısı çekiyor.</p>
<p>Araştırmayı yaptıran şirketin yetkilisi, araştırmanın, bu rahatsızlıkların önemsizmiş gibi görünmesine karşın, toplamda ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterdiğini belirterek, bu rakamlara ciddi hastalıkların dahil olmadığını hatırlattı.</p>
<p>Ömrümüzde en çok mustarip olduğumuz diğer hafif rahatsızlıklarsa kas çekilmesi, boyun tutulması, mide ve karın ağrıları veya bozuklukları, burun kanamaları ve bilek burkulması.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/tam-6284-kez-hastalaniyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
