Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

Sağlıklı bir yaşam için aşı yaptırın!


Dr. Selmin Çetin DoğanBebeğinize doğumdan itibaren 3 yaşına kadar uygulanması gereken aşıları kronolojik sırayla inceleyelim:

DOĞUMDA: Doğduğu gün, doğduğu hastanede Hepatit B aşısının ilk dozu uygulanır. Hastaneden çıkmadan önce bebeğinize ilk Hepatit B aşısının yapıldığından emin olun. KadınMAG yazarı Selmin Çetin Doğan yazdı…

Bunun yanı sıra, Fenilketonüri hastalığının tespitine yönelik ‘topuk kanı alınması’ uygulamasının ilki de doğduğu hastanede yapılmalıdır. Bu hastalık genetik geçişli, metabolik bir hastalıktır; karaciğerde bir enzimin üretilmemesine bağlı olarak hasta proteinli gıdalarda bulunan ‘fenilalanin’ adlı aminoasidi sindiremez. Bu hastalığın en önemli zararı beyin ve zeka gelişimi üzerinedir. İlk 2 ayda tespit edilip tedaviye başlanmazsa ciddi zeka geriliğine neden olur. Hastalık Türkiye’de sık görüldüğü için her yeni doğan bebekten 1 kez ilk doğduğunda doğduğu hastanede, 1 kez de 7-15 gün sonra ailenin bağlı olduğu Sağlık Ocağı’nda olmak üzere 2 kez topuktan kan alınarak tarama yapılmaktadır. Halk arasında ‘zeka testi’ denilen test budur.

Ayrıca, özellikle kız bebekler için daha önemli olmak üzere Doğuştan Kalça Çıkıklığı olup olmadığını saptamak amacıyla Kalça Ultrasonografisi yapılması önerilir. Yine hastaneden ayrılmadan önce İşitme Testi yaptırmanız doğuştan bir işitme sorunu olup olmadığını saptamak açısından önemlidir.

1. AYDA: Hepatit B aşısının 2. dozu yapılır. Mahallenizin bağlı olduğu Sağlık Ocağı’nda veya evinize en yakın Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi’nde yaptırabilirsiniz. Her aşı öncesi bebeğin Sağlam Çocuk muayenesi yapılarak hem genel gelişimi takip edilmeli hem de o sırada aşının ertelenmesini gerektirecek bir hastalığı olmadığı saptanmalıdır.

2. AYDA: Bu ayda 3 aşı aynı gün, vücudun farklı bölgelerine uygulanır. Bu aşılar: 1)BCG yani Verem Aşısı: Bu aşının uygulaması için özel bir eğitim gerekir; hemen her Sağlık Ocağı’nda ve Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi’nde BCG uygulaması eğitimi olan hemşireler vardır. 2) 5’li Aşı: Difteri, Tetanoz, Boğmaca, Çocuk Felci (Poliomyelit) ve halk arasında Menenjit Aşısı olarak bilinen Hemafilus İnfluenza Tip B aşıları aynı enjektörün içinde birlikte uygulanır. 3) Zatürre (Pnömokok) Aşısı. Bu aşıların 3’ü de devlet tarafından ücretsiz olarak yapılmaktadır.

3. AYDA: Bu ayda rutin uygulanan bir aşı yoktur. Eğer önceki aylarda yapılması gerektiği halde yapılamayan bir aşısı varsa o yapılabilir.

4. AYDA: 5’li Aşı ve Zatürre Aşısı’nın 2. dozu uygulanır.

5. AYDA: Rutin aşı uygulaması yoktur.

6. AYDA: Yapılan aşı sayısı açısından en yüklü aydır. Toplam 4 aşı aynı gün uygulanır. Bunlar: 1) 5’li aşının 3. dozu, 2) Zatürre aşısının 3. dozu, 3) Hepatit B aşısının 3. dozu, 4-) Ağızdan damla olarak uygulanan Çocuk Felci aşısıdır.

Bu aydan sonra 1 yaşını doldurana kadar rutin uygulanan bir aşı yoktur.

12. AYDA: 2 Aşı uygulanır: 1) Zatürre aşısının pekiştirme dozu, 2) 3’lü Aşı (MMR) yani Kızamık-Kızamıkçık- Kabakulak aşıları birlikte tek enjektörde uygulanır.

18. AYDA: 5’li aşının pekiştirme dozu yapılır.

Her aşı sonrası bir sonraki aşı tarihi bebeğin aşı kartına yazılır böylece anne-baba bebeği bir daha ne zaman aşıya getireceklerini kesin olarak bilirler.

Gördüğümüz gibi;

Hepatit B aşısı: doğumda, 1. ayda ve 6. ayda,

BCG aşısı 2. ayda,

Difteri-Tetanoz-Boğmaca-Çocuk Felci-Menenjit Aşılarından oluşan 5’li aşı 2.-4.- 6. ve 18.aylarda,

Ağızdan damla olarak uygulanan Çocuk Felci Aşısı 6. ayda,

Zatürre Aşısı 2.-4.-6. ve 12. aylarda,

Kızamık-Kızamıkçık- Kabakulak aşılarından oluşan 3’lü Aşı 12. ayda yapılır. Bu aşıların hepsi modern aşılardır, özel hastanelerde uygulananlarla aynı aşılardır.

Yeni kuşak aşılarda aşı sonrası yüksek ateş görülmesi oranı çok azalmıştır. Yine de hafif ateş (nadiren 38.5 derece üzerine çıkabilir) aşı yerinde kızarıklık, şişme, ağrı, huzursuzluk, aşırı ağlama gibi şikayetler olabilmektedir, 24-48 saat içinde kendiliğinden geçer. 37.5’i geçen ateş durumlarında ateş düşürücü ilaç verilebilir.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı 1. basamak sağlık kurumlarında yani Sağlık Ocakları ve Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde ücretsiz olarak uygulanan aşılar bunlardır. Sağlık Bakanlığı’nın Aşı Takviminde yer almayan fakat hekimler tarafından önerilen aşılar ise şunlardır:

ROTA VİRÜS AŞISI: Bebeklerde ağır ishalin en önemli nedenlerinden biri olan Rota adlı virüse karşı korumak amacıyla uygulanır. Piyasada 2 doz olarak ve 3 doz olarak uygulanan 2 tipi vardır, seçimi ilgili hekim yapacaktır. 2. ayda başlanması önerilir. Aşı, damla şeklinde ağızdan uygulanır.

SU ÇİÇEĞİ AŞISI: Suçiçeği genellikle hafif geçen bir hastalıktır. Fakat nadiren bazı çocuklar ağır geçirmekte daha da önemlisi su çiçeğinin seyri sırasında zatürre, beyin hasarı gibi ciddi problemler görülebilmektedir. Aşılanmamış ya da hastalığı geçirmemiş kadınlar hastalığa gebelik döneminde yakalanılırsa bebeğin ağır hastalıklarla doğmasına hatta kaybedilmesine yol açabilmektedir. Su çiçeği geçirenlerin bir kısmında yıllar sonra Zona hastalığı görülebilmektedir. Bu nedenlerle bebeklere su çiçeği aşısını öneririm. Aşı olan çocukların yaklaşık %95’i hastalığı geçirmez, hastalığı geçirenlerde ise çok hafif belirtiler görülür ve sonrasında sayılan ağır durumlar ortaya çıkmaz. Aşının 12-18 aylar arasında 1 doz olarak yapılması önerilir. Son yıllarda 4-6 yaş arasında 2. bir dozun gerektiği söylenmektedir.

HEPATİT A AŞISI: Hepatit A, genellikle hafif geçirilen bir hastalıktır; Hepatit B gibi kronik karaciğer hastalığına ve kalıcı karaciğer hasarına neden olmaz. Fakat nadiren de olsa ağır geçirildiğinde ölümcül olabilmektedir. Her 10 vakadan biri de 15 yaş altındadır. Bu nedenle önerilir. Aşı, 2-3 yaş arasında 6 ay arayla 2 doz olarak uygulanır.


insanciklar_dostoyevski DOKTOR TAVSİYESİ/
İNSANCIKLAR- DOSTOYEVSKİ

İnsancıklar, Dostoyevski’nin ilk romanı. Romanın 2 temel kahramanı var: Altıncı sınıf memur, dar gelirli, mütevazi, içine kapanık ama soylu bir ruha sahip olan Makar Alekseyeviç Devuşkin ve uzaktan akrabası öksüz, yetim ve zor durumda bir genç kız Varvara Alekseyevna Dobroselova. Roman, tümüyle bu 2 karekterin birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Daha ilk mektuptan Devuşkin’in yaşça kendisinden çok genç olan Varvara’ya aşık olduğunu, ona daha yakın olabilmek için onun evinin tam karşısında bir oda tuttuğunu anlıyoruz. Devuşkin’in yaşadığı bina, oda oda kiraya verilen bir yer ve roman ilerledikçe Devuşkin aracılığıyla diğer odalardaki kahramanları da tanıyoruz. Dostoyevski, örneğin yazar Ratazyayev karekteri aracılığıyla dönemin edebiyat dünyasına olan eleştirilerini kaleme almış. Gorşkov karekteriyle haksızlığa uğrayan ve gün gör(e)meden sesizce ölüp giden tüm insanlara da hüzünle bakmış. Zaten kahramanların çoğu; hayatta ellerinde olmayan bazı olaylarla fakir düşmüş, bir türlü fakirlikten kurtulamamış, hep birilerine sığınmak zorunda kalmış, oradan oraya savrulmuş, gurur kırıcı olaylar yaşamış, her şeye rağmen umutsuzca dik durmaya ve saygınlıklarını yitirmemeye çalışan karekterler.

Romanın başlarında Varvara, Devuşkin’e günlüğünü gönderir. Bu günlük aracılığıyla 4 yaşında babasını, genç kızlık döneminde annesini kaybeden Varvara’nın bugüne kadarki öyküsünü öğrenmiş oluruz. Bu öyküde genç kızı en çok etkileyen kişi; özel dersler vererek geçimini sağlamaya çalışan ve parasının çoğunu kitaplara yatıran, sessiz ve vakur kişiliğiyle gerçek bir entelektüel olan Pokrovski’dir. Aşık olduğu Pokrovski’yi beklenmedik şekilde kaybeden Varvara, yanına sığınmış olduğu akrabası, katı kalpli ve kibirli Anna Fyodorovna tarafından zengin bir adamla evlenmeye zorlanır. Bu teklifi reddeden, akrabasının yanından ayrılan ve koruyuculuğundan mahrum kalan kahramanımız dikiş dikerek geçinebileceğini ve kimseye muhtaç olmayacağını düşünmektedir. Oysa işler ne Devuşkin için ne Varvara için hiç de düşündükleri gibi gitmeyecek, romanın sonu beklenmedik bir şekilde gelecektir.

İnsancıklar, dünyanın en başarılı ilk romanlarından biri. Dönemin sevilen şairlerinden Nekrasov ve önemli eleştirmenlerinden Belinski’yi çok etkileyen ve ‘yeni bir Gogol doğdu!’ diye haykırmalarına neden olan roman, Dostoyevski’nin edebiyat dünyasına bir yıldız olarak girmesini sağlamış. Daha sonra 2 kez gözden düşüp yoksulluk ve unutulmuşlukla tanışan Dostoyevski her seferinde küllerinden yeniden doğmayı başarmış.

Dostoyevski, insan ruhunun derinliklerine inebilme; hem bireyi hem toplumu derinlemesine analiz edebilme özelliğini daha ilk romanından ortaya koyan bir yazar. Romanın kısa olması; anlatımın sade, incelikli ve anlaşılır olmasıyla kitap, okura son derece rahat ve keyifli bir okuma vaat ediyor. İnsancıklar, özellikle henüz hiç Dostoyevski okumamış ve/veya yazarın daha ‘kalın’ bir romanına başlayıp da bitirememiş olan okurlara; Dostoyevski okumaya başlamaları için çok uygun bir roman.

KadınMAG

Benzer Icerikli Haberler:

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.