Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

Bebeğinize dair herşey Tchibo’da !

26 Şubat 2010 admin  
Kategori: Alışveriş

Her hafta yeni bir dünya sunan Tchibo, bu hafta bebekleri düşündü ve onların rahatı için birbirinden keyifli ürünler tasarladı. Tchibo’nun bu yeni teması sadece bebeklerin değil anne adaylarının da dikkatini çekecek türden.

“Her hafta yeni bir dünya” sloganıyla müşterileri ile buluşan Tchibo’nun bebeklere özel yeni teması, “Bebeğime Özel” 1 Mart’ta tchibo.com.tr internet mağazasında, 3 Mart’ta ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor. Tchibo’nun yeni temasında sadece bebekler için değil anne adayları için de kullanışlı takımlar ve iç çamaşırları sunuluyor.

Anne adayları ve bebeklerin şıklığı için tasarlanmış birbirinden kaliteli tekstil ürünleri, deliksiz bir uyku için yumuşacık nevresimler, doğum günlerine eğlence katacak aksesuarlar dikkat çekiyor. Termometreli banyo oyuncağı bebeğiniz için banyo yapmayı sevimli hale getirirken, kapüşonlu banyo havlusu ile bebekler kurulanırken eğleniyor. Duvar saati hem tasarımı hem de farklı özellikleriyle dikkat çekiyor: Saat başlarında hayvan sesleri çıkararak, çocukların, hem hayvanları tanımasını hem de saati öğrenmesini kolaylaştırıyor.

“Bebeğime Özel” temasından bazı ürünler

kapsonlu-banyo-havlusu
Kapüşonlu Banyo Havlusu:
Çok sevimli! Ördek dostlarla kurulanmak yumuşacık ve çok eğlenceli. Cilt dostu saf pamuktan, hem de çok emici. 60 derecede yıkanabilir. Sarı renkte.

3lu-takim
3′lü Takım:
Şık bebekler! Ceket, tişört ve pantolondan oluşan 3′lü set ile bebeğiniz tepeden tırnağa çok şık. Fermuarlı ve iki cepli ceket, kolay giydirilen tişört ve lastik belli pantolondan oluşuyor. Ceket %94 pamuk, %6 viskoz, tişört saf pamuk ve pantolon %93 pamuk, %7 viskoz. 60 derecede yıkanabilir. Ceket gri-beyaz çizgili, tişört beyaz renkte, pantolon gri kırçıllı. 62/68, 74/80, 86/92 ve 98/104 beden seçenekleri ile üç parça halinde.

yemek-takimi
Yemek Takımı:
Küçük gurmelere! Ağzının tadını bilen ufaklıkların iştahı, kendilerine özel yemek takımıyla daha da açılacak. Tabak ve kâse silikon halka ile çevrelenmiştir ve masa üzerinde emniyetli duruş sağlar. Vantuzlu halkaların kolay çözülmesi için çekme dili mevcuttur. Kolay kullanım için bardağın iki tarafında tutma sapları bulunuyor. Hayvan motifi baskılı üç parça halinde.

alt-degistirme-cantasi
Alt Değiştirme Çantası:
Yolculukların vazgeçilmezi! Katlanabilir, yumuşak dolgulu alt değiştirme minderi. Bebek bezi, ıslak mendiller ve silme bezleri için ekstra çanta. Fermuarlı geniş ana bölüm, fermuarlı iç bölme, 2 cep ve cırt bantlı bölme. Cırt kapaklı dış arka bölme. Uzunluğu ayarlanabilir, çıkabilir omuz askısı sayesinde bebek pusetine de takılabilir.

duvar-saati
Duvar Saati:
Çiftliğin sesleri! Her tam saatte resimde olan hayvanın sesini çıkarır. Işık sensörü sayesinde ses fonksiyonu karanlıkta otomatik kapanır ve uykusunu bölmez. Hayvan sesleri düğme ile de tamamen kapanabilir.

termometreli-banyo-oyuncagi
Banyo Termometresi:
Sıcaklığı tam bebeğinize göre! Banyo suyu konusundaki gerçek uzman ile su sıcaklığını ayarlamak çok kolay. Dijital göstergesi sizi asla yanıltmaz. Isı sembolü ile su ısısını hatırlatır.

KadınMAG

Çocuğunuz kasık fıtığı olabilir!

04 Şubat 2010 admin  
Kategori: Sağlık

bebek-gobek-fitigiÇocuklardaki sinsi tehlike: Kasık fıtığı
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selami Sözübir, çocuklarda çok sık rastlanan kasık fıtığının çok sinsi seyredebileceğini belirtti.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selami Sözübir, çocuklarda çok sık rastlanan kasık fıtığının çok sinsi seyredebileceğini belirterek “Çocuklarda kasık fıtığı, tehlikeli hatta sinsi bir hastalıktır. Özellikle fıtığın içine giren barsağın boğulma riski nedeniyle acil ameliyat gerektirebilir. Bu nedenle şüphe durumunda hemen hekime başvurulmalıdır” diyor.

Çocuklarda kasık fıtığı yetişkinlerden farklı mıdır?
Kasık bölgesi çocuk cerrahisi ameliyatlarının en sık yapıldığı bölgedir. Bunların içinde de kasık fıtığı tamiri hem çocuk cerrahisinin hem de kasık bölgesinin en sık uygulanan operasyonudur. Çocuklardaki kasık fıtığı hem oluşumu hem tipi hem de onarım tekniği olarak yetişkinlerden farklılık gösterir. Her 100 erkek çocuğundan yaklaşık 3 ünde kasık fıtığı gelişir. Erken doğan veya düşük doğum kilolu bebeklerde fıtığa çok daha sık rastlanır.

Kasık fıtığı nasıl oluşur?
Erkek bebeklerin testisleri (erkek yumurtası) anne karnında gelişmelerini tamamlarken ilk oluştukları yer olan karının içinden aşağıya doğru bir inme gerçekleştirerek olmaları gereken yer olan yumurta keselerine (torba) yerleşirler. Bu yolculuk 3. ay civarında başlar ve doğuma yakın olarak biter. Karın içinden karın dışına çıkan testisler kasık kanalı dediğimiz kanalın içinden geçerler. Bu kanalda normal şartlarda doğumla beraber işlevini kaybederek kapanır. Ancak bu kanallardan birisi veya ikisi birden kapanmazsa o zaman fıtıklaşma olur. Eğer kanal açıklığı darsa ve sadece karın içi sıvısının geçmesine izin veriyorsa bu şişlik çocuk uyanık ve hareketli iken artar. Çocuk uyuyup sakin yatınca ise azalabilir ya da kaybolur. Tıp dilinde “Hidrosel” olarak bilinen bu hastalığın halk arasında ki adı ise “Su fıtığı” dır. Eğer açık kalan kanal genişse bu kanaldan karın içindeki organlar ve en sık olarak da barsak fıtıklaşır. İşte bu gerçek kasık fıtığıdır.

Nasıl belirti gösterir?
Kasık ve yumurta kesesinde şişlik olabilir. Ağrı yapmaz ancak huzursuzluk, rahatsızlık bazen de kusma yapabilir. Kasık fıtığı sadece erkeklerde değil kızlarda da olabilir. Ancak kız çocuklarında kasık fıtığına daha az rastlanır ve kızlarda dışarı fırlayan organ çoğunlukla barsak değil yumurtalıklardır.

Kimlerde görülür?
Erkeklerde, düşük doğum ağırlıklı, premature bebeklerde ve bazı doğumsal bağ dokusu hastalığı olan çocuklarda daha sık rastlanır. Erkeklerde rastlanma oranı kızlardan 5-6 kat fazladır. Kronik kabızlık, karın içi basıncını artıran şiddetli enfeksiyonlar gibi çevresel faktörler kasık fıtığına direkt olarak neden olmaz ancak bazı durumlarda kasık fıtığının belirgin hale gelmesine neden olabilir.

Fıtık şüphesi olunca ne yapılmalıdır?
Çocukluk çağında kasıkta fark edilen zaman zaman ortaya çıkıp kaybolabilen şişlik akla öncelikle kasık fıtığını getirmelidir. Çocukta kasık fıtığı şüphesi varsa, en kısa zamanda bir çocuk cerrahınca değerlendirmesi ve sonrasında tanısının kesinleştirilmesi gerekir. Çünkü çocuklarda kasık fıtığı mümkün olan en kısa zamanda, yani belli bir yaş veya aya kadar beklenilmeden ameliyat edilerek tedavi edilmelidir. Burada kesinlikle bir yaş sınırı söz konusu değildir.

Neden hemen ameliyat yapılmalıdır?
Çünkü çocuklarda kasık fıtığı özellikle oluşturabileceği komplikasyonlarla oldukça tehlikeli hatta sinsi bir hastalıktır. Özellikle fıtığın içine giren barsağın boğulma riski nedeniyle acil ameliyat gerektirebilir. Çocuklarda hele hele bebeklerde acil ameliyat demek artan risk demektir. Halk arasında fıtık boğulması diye tanımlanan bu durumda, fıtık kesesine girerek sıkışan organların kanlanmaları ve beslenmeleri birkaç saat içinde bozulur ve çürüme meydana gelir. Bu da hayati tehlikeyi arttırır ve çürüyen organların çıkarılması yani kaybı anlamına gelir.

Fıtık ameliyatı zor mudur?
Eğer çocuk acil şartlar olmadan tespit edildikten hemen sonra uygun şartlarda ameliyata alınırsa bu ameliyat zor bir ameliyat değildir. Biz hastanemizde bu ameliyatı “günübirlik cerrahi” olarak uygulamaktayız. Hastaların önemli bir bölümü ameliyattan 2-3 saat kadar sonra evlerine gidebilir ve hastanede yatmaları hiç gerekmez. Ayrıca bu ameliyat hem açık ameliyat biçiminde hem de laparoskopik yani kapalı ameliyat biçiminde gerçekleştirilebilir.

Kasık fıtığı kısırlığa neden olur mu?
Tedavideki gecikme değişik nedenlerle testisleri bozabilir. Öncelikle tedavi edilmemiş fıtık sık sık şişerek damarlara baskı yapabilir veya ısı farklılığına neden olarak yumurtanın normal gelişmesini bozabilir. Diğer önemli kısırlık nedeni ise bu operasyonun yanlış ellerde ve çocuklara uygun olmayan, yetişkin taklidi yöntemlerle ameliyat edilmesiyle oluşan testis zararlarıdır.

Fıtık tekrarlar mı?
Sağ ve sol olmak üzere iki kasık kanalımız mevcuttur, bu iki kanal birbirinden bağımsız olarak fıtık oluşturabilir. Dolayısıyla tek taraflı ameliyatlardan sonra öbür kasıkta fıtık olma ihtimali her zaman vardır. Bu tekrarlama değil yeni bir fıtıktır. Eğer çocuk bir tarafından fıtık geliştirdiyse diğer tarafından da olma riski daha fazladır. Bu riske sahip bebeklerde biz hastanemizde aynı operasyonda çocuğa herhangi bir risk oluşturmadan kapalı yöntemle fıtık deliğini kullanarak diğer taraftaki deliğin açık olup olmadığını da kontrol edebiliyoruz ve eğer açıksa aynı operasyonda o taraf fıtığını da onarıp çocuğun ileride yeniden ameliyat olması ve anestezi alması riskini ortadan kaldırıyoruz.

KadınMAG

Kürtaj yaptıran biri yeniden hamile kalabilir mi?

03 Şubat 2010 admin  
Kategori: Hamilelik

kurtaj_228x300Kürtaj kelime anlamı olarak “kazımak” demektir. Vücuttaki her türlü yabancı maddeyi çıkartmak için kulanılan bir yöntemdir aynı zamanda. Rahim içinde aynı şekilde bu yöntem kullanılmaktadır. Bu işlem herhangi bir patolojik, hastalık olabildiği gibi en çok kullanılan şekil olan bebek aldırmak içinde kullanılır.

Kürtaj operasyonu bir jinekolog tarafından ya da bu konuda eğitim görmüş bir aile hekimi tarafından yapılmalıdır. Kürtaj genel anestezi altında yapılır ve hastane koşullarında yapılması önem taşır. Bunun sebebide kürtaj sonrası komplikasyonlar olabileceğidir bu komplikasyonlara yani yan etkilere müdehale etmek hastane ortamında çok daha mümkündür.

Yapılan her tıbbi operasyonda risk olduğu gibi her zaman kürtajdada risk azda olsa vardır ve yan etkileri olabilir. Bilinen en büyük ve yaygın komplikasyon bir kanama veya enfeksiyon ortaya çıkmasıdır. Tabi bunun haricinde rahimin delinme gibi bir ihtimalide söz konudur. Bunlar çok seyrek rastlanan komplikasyonlardır fakat belirtmekte fayda vardır.

Kürtaj nasıl yapılır?

Kürtaj yapılırken öncelikle hasta evliyse kocasınında onayı alınır, evli değil ve 18 yaşını doldurmuşsa kendi rızasıyla kürtaj olabilir. Eğer 18 yaşını doldurmamış ise velisinin onayı ile kürtaj masasına yatabilir.

Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre istenmeyen gebelikler kadının isteği üzerinde 10.gebelik haftasına kadar sonlandırılmalıdır bu haftadan sonra yapılan kürtajlar yasalara aykırıdır.

Gebelik sonlandırma (kürtaj) işlemi vakum tekniği yani enjektör içerisine negatif basınçla çekme şeklinde uygulanmaktadır.

Yurtdışında ki bazı ülkelerde düşük ilacı da kullanılabilir kürtaj yerine. (RU-486) Fakat ülkemizde bu ilaç kullanılamamaktadır. Ayrıca halk arasında adet söktürücü olarak bilinen hap ve iğneler ise gebelik sonlandırması açısından işe yaramamaktadırlar.

Müdahale genellikle 10 ile 15 dakika arası sürer. Eğer genel anestezi uygulanmışsa hasta 15 dakikada kendine gelir, lokal anestezi uygulanmış ise hasta hemen ayağa kalkabilir ve hasta kendini iyi hissettiği anda eve gidebilir.

Kürtaj sonrası hasta evde yaklaşık olarak 1 gün dinlenmeli ve 15 gün kadar cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. Kürtaj ı yapan doktor hastayı kontrole çağırabilir, çağırırsa aksatılmaması gerekir.

Kürtaj yasaları:

Gebeliğin sona erdirilmesi ile ilgili usul ve esaslar yasal olarak düzenlenmiştir. Mevcut yasada yer alan ve ilgililerin bilmeleri gereken belli başlı maddeler aşağıda sunulmaktadır.

MADDE 5 : Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı taktirde istek üzerine rahim tahliye edilir.

Gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir.

Derhal müdahale edilmediği taktirde hayatı ve hayati organlardan birisini tehdit
eden acil hallerde durumu tespit eden yetkili hekim tarafından gerekli müdahale yapılarak rahim tahliye edilir. Ancak hekim bu müdahaleyi yapmadan önce veya mümkün olmadığı hallerde müdahaleden itibaren en geç yirmi dört saat içinde müdahale yapılan kadının kimliği, yapılan müdahale ile müdahaleyi icabettiren gerekçeleri illerde Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüklerine, ilçelerde Hükümet tabipliklerine bildirmeye zorunludur.

Acil müdahale hallerini nelerden ibaret olduğu ve yapılacak ihbarın şekil ve mahiyeti ile sterilizasyon ve rahim tahliyesini kabul edenlerden istenecek izin belgesinin şekli ve doldurulma esasları, bunların yapılacağı yerler, bu yerlerde bulunması gereken sağlık ve diğer koşullar ve bu yerlerin denetimi ve gözetimi ile ilgili hususlar çıkarılacak tüzükte belirtilir.
MADDE 6 : 5. maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine, küçüklerde küçüğün rızası ile velinin iznine, vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır. Ancak akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz. 5. maddenin birinci fıkrasında belirtilen ve rızaları alınacak kişiler evli iseler, eşin de rızası gerekir.

Veli veya sulh mahkemesinden izin alma zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmediği taktirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde izin şart değildir.

MADDE 468 : Bir kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye 7 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Gebeliğin süresi on haftadan uzun olan bir kadının rızasıyla tıbbi nedenler mevcut olmadan çocuğunu düşürten kimseye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Çocuğunu düşürmeye rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir.

Birinci fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa faile 15 yıldan 20 yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa 8 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

İkinci fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa faile 5yıldan 12 yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa 3 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Gebe sanılan bir kadın üzerinde rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı fiillerde bulunan kimse kadının ölümüne veya bedeni zararına sebep olmuşsa 452. ve 456. maddeler hükümlerince cezalandırılır.

Gebelik süresi on haftadan fazla olan çocuğunu isteyerek düşüren kadına 1 yıldan 4 yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Madde 470 : Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse, gebelik süresi on haftadan az olan bir kadının rızasıyla düşük yaptırdığı taktirde 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil kadının ölümüne veya bedeni bir zararına sebep olmuşsa, fail ayrıca 452. ve 456. maddeler hükümlerince cezalandırılır.

Tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse 468. maddenin 1. 2. 3. ve 4. fıkralarında öngörülen fiilleri işlediği taktirde cezası 1/3 oranında arttırılır.

Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse; gebe sanılan bir kadına çocuğunu düşürtmek için ilaç, gereç tedarik eder veya gebe sanılan bir kadın üzerinde rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı fiillerde bulunur ve kadının ölümüne veya bedeni zararına sebep olursa, 452. ve 456. maddeler hükümlerince cezalandırılır. Fiil kadının rızasıyla işlenmiş ise ceza 1/3 oranında indirilir.


Kürtaj yaptıran biri yeniden hamile kalabilir mi?

Doğal yolla nasıl hamile kalırsınız?

26 Ocak 2010 admin  
Kategori: Hamilelik

dogal_yolla_hamilelik

Amerikan orijinli ve dünyada alternatifi bulunmayan PRE-SEED, çocuk özlemi çekenlere acısız, doğal ve diğer yöntemlere göre uygun fiyatla bambaşka bir seçenek sunuyor…

Son zamanlarda çiftlerin en büyük sorunlardan biri de çocuk sahibi olamamak. Çiftlerde yaşanan sağlık problemlerinin haricinde sebepsiz yere çocuk sahibi olamayan çiftlerin sayısı da oldukça fazla. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2 milyon kişi çocuk sahibi olamıyor. 150 bin çift ise çocuk sahibi olmak için tedaviyi bekliyor.

Günümüzde sık rastlanan, çocuk sahibi olamama problemlerine yardımcı ürünleri, üretkenlikle ilgili teşhis ve kısırlık testlerini ülkemize tanıtmak, ihtiyacı olan çiftlere ulaştırmak amacıyla kurulan Fertiltr, Pre-seed ve Babystart ürünlerinin Türkiye ve K.K.T.C distribütörlüğünü yürütüyor.

Ürünler USA - Food and Drug Administration (FDA) - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi ve Conformité Européenne (CE ) - Avrupa Normlarına Uygunluk belgelerine sahip olup, T.C. Sağlık Bakanlığı onayı ile ithal edilmektedir.

Pre-seed:

* Pre~seed, spermlere antioksidan desteği sağlayan DOĞAL şekilde oluşan, bioaktif bitki şekeri olan Arabinogalaktan içermektedir.

* FDA tarafından “Doğal yolla hamile kalmaya çalışırken kullanılması güvenlidir” onayı alan ilk ve tek vajinal jeldir. Çünkü sıradan vajinal jeller spermlerin hareketliliğine engel olan bir bariyer oluşturarak yaşamalarına engel olmakta, ultrasonlarda kullanılan jeller ise, bakteri üremesine imkan vererek vajinal bölgede kaşıntı ve mantar olmasına sebep olmaktadır.

* Oysa Pre~seed Jel, içeriğinde bulunan doğal bitki şekeri sayesinde, bakteri ve mantar oluşumuna izin vermemektedir. Uygun Ph değeriyle doğal ortamını taklit edip, içerdiği antioksidan destek ile spermlerin yumurtaya olan hareketine önemli ölçüde destek verir. Ayrıca, embriyo gelişimine zarar vermediği yapılan klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.
* 2008 yıllı Kasım ayında yayınlanan AMERİKAN ÜREME TIP CEMİYETİ (AMERICAN SOCIETY OF REPRODUCTIVE MEDICINE ) uygulamalı komite raporunda, ‘ Doğal Üremeyi En İyi Şekilde Sağladığı ‘ yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

Pre-seed ve üreme sağlığına yardımcı diğer Fertiltr ürünleri eczanelerde satışa sunulmuştur.

KadınMAG

Bebek mamalarına dikkat!!!

20 Ocak 2010 Handan Güner  
Kategori: Bebek & Çocuk

bebek-mamasiTarım ve Köyişleri Bakanlığı, 1 Mart 2010 tarihine kadar yurda sokulacak olan GDO olarak bilinen “genetiği değiştirilmiş gıdaların” kapsamını genişletti.

GDO yönetmeliğinin genel hükümleri belirleyen ve bebek mamaları, bebek formülleri, devam mamaları, devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması, insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulmasını yasaklayan 5′inci maddenin uygulamasını 1 Mart erteleyen Tarım Bakanlığı, böylece en son dün kontrol belgesi almış ithalatçılara AB kriterlerine uygun olması koşuluyla 5′inci madde kapsamında yasaklanan ürünlerin ithalatına 1 Mart 2010 tarihine kadar izin vermiş oldu.

Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.

26 Ekim’de yayınlanan GDO yönetmeliğinin ardından izin koşulları, başvuru ve ithalatla ilgili maddelerin yürürlük süresini 20 Kasım’da yayınladığı yönetmelikle 1 Mart 2010 tarihine kadar uzatan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, aldığı son kararla GDO’lu ürünlerle ilgili genel hükümleri içeren 5′inci maddenin uygulamasını da 1 Mart’a kadar uzattı. Yapılan değişiklikle 26 Ekim 2009 tarihli GDO’yla ilgili yönetmeliğin genel hükümlerini düzenleyen 5′inci maddesinin uygulaması 1 Mart 2010′a ertelenmiş oldu.

Yeni yapılan değişiklikle GDO’lu ürünlerle ilgili genel hükümleri düzenleyen 5′inci maddenin uygulaması da ertelenmiş oldu. Uygulaması ertelenen madde ithal edilen, üretilen veya dağıtımı yapılan GDO’lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı açısından olumsuzluğu tespit edildiğinde, gıda veya yem işletmecisi sağlığı ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak, Bakanlığı, diğer ilgili mercileri ve tüketicileri acilen bilgilendirmek ve söz konusu gıda veya yemi, piyasadan geri çekmek zorunluluğu getiriyor.

GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasını yasaklıyor ve insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulmasını engelliyordu.

İlgili yönetmelikle yapılan erteleme kararıyla, yönetmeliğin bugün yürürlüğe girmesi nedeniyle (dün itibariyle) kontrol belgesi alınmış ürünlerin ithalatında, bu ürünlerin Avrupa Birliği’nin kabul ettiği kriterlere uygun olması koşulu ile 5′inci maddeye uygun olması şartı aranmayacak.

Böylece yönetmeliğin çıkarılmasından önce kontrol belgesi almış ithalatçılara AB kriterlerine uygun olması koşuluyla 5′inci madde kapsamında yasaklanan ürünlerin ithalatına 1 Mart 2010 tarihine kadar izin verilmiş oldu.

Şaşılık tanı ve tedavisi

19 Ocak 2010 admin  
Kategori: Sağlık

goz_muayeneleriŞaşılık şüphesi olan her çocuğun belirli bir yaşa gelmesi beklenmeden şaşılık uzmanı göz hekimine götürülmesi gerekir.

Bebeklik ve çocukluk döneminde olan kaymaların bir kısmı yalancı kaymalardır. Yalancı kayma, göz kapaklarının ve burun kökünün genişliği ile ortaya çıkan yanıltılıcı bir görünümdür. Bu durumun tam olarak aydınlatılabilmesi için mutlaka bir göz muayenesi yapılmalıdır.

Şaşılık Nedir?
Her iki gözün birbiriyle olan paralelliğini kaybetmesidir. Her bir gözde altışar adet göz dışı kas bulunur. Bunların birinde veya birkaçında kuvvet azlığı veya fazlalığı olması şaşılığa neden olur. Bir göz düz bakarken diğeri içe, dışa, yukarı veya aşağı kayabilir. Bazı durumlarda kayma her iki gözde de mevcuttur.

Şaşılık Sebepleri:
Şaşılığın oluşmasında tek bir neden yoktur. Sorunlu hamilelik dönemi, doğumun problemli olup olmadığı, çocuğun gelişimi, geçirdiği hastalıklar şaşılığa yol açabilir. Şaşılık için genetik yatkınlık söz konusudur. Ailede gözünde kayma olan varsa çocuklarda şaşılığın görülme ihtimali yükselmektedir. Çocukluk döneminde yani iki yaşından sonra görülen şaşılıklarda genellikle neden göz bozukluklarıdır.

Şaşılık Belirtileri:
• Gözde paralelliğin kaybolması
• Göz sulanması
• Ağrı
• Baş ağrısı
• Çift görme
• Üç boyutlu görüntünün kaybolması
• Bulanık görme
• Baş veya yüzün bir yana dönük olması

Şaşılık Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?
Şaşılık birçok nedenden kaynaklandığı için tedavi şekilleri de kişiden kişiye farklılıklar gösterir.

• Gözlük: Bazı tip şaşılıklar kırma kusuruna bağlı olarak oluşur. Hasta gözlük kullanmaya başlayınca şaşılık düzelir. Bu tip şaşılıklarda gözlük yeterli olmaktadır.

• Kapama Tedavisi: Bu tedavi yöntemi hastanın gözünde tembellik var ise yapılabilir.

• Ortoptik tedavi: Bu tedavi her iki gözle görme yeteneğini ve derinlik hissini kazandırmak amacı ile uygulanır.

• Cerrahi müdahale: Doğuştan olan kaymalar genellikle gözlük gerektirmeyen, erken dönemde (6 ay - 1 yaş ) ameliyat edilmesi gerekli kaymalardır. Kaymaların büyük çoğunluğu ise 2-3 yaş civarında ortaya çıkar ve genellikle gözlükle tam olarak düzelebilir. Gözlük takıldığı halde düzelmeyen kaymalara ise cerrahi tedavi gerekir. Şaşılıkta erken tanı ve tedavi ile göz tembelliği önlenebilir, 3 boyutlu görme sağlanabilir.

• Botox: Bazı şaşılıklarda botulinum toksin (BOTOX) de tedavide uygulanabilir. Felce bağlı oluşan şaşılıklarda, ameliyat olmuş tam düzelme sağlanamamış hastalarda, guatr hastalığına bağlı gözünde kayma olmuş hastalarda BOTOX etkilidir ve tedavi edici olarak kullanılabilir.

KadınMAG

Avrupa’da çocuklar üzerinde yapılmış en büyük araştırma

12 Ocak 2010 admin  
Kategori: Bebek & Çocuk

Avrupa genelinde bugüne dek yapılan en büyük çalışmada 8-14 yaş arası, dijital açıdan bilinçli çocukların yepyeni bir kuşağı tanımlandı. İnternetsiz bir dünyayı hiç bilmeyen ve öte yandan hem kendi gelecekleri hem de gezegenin geleceği konusunda güçlü bir bilinç sahibi olan bu çocuklara ‘XD Kuşağı’ – yani X Kuşağının Dijital Çocukları deniyor.

disney_cocukYeni çocuk kanalı Disney XD için sürdürülen araştırmalar çerçevesinde Disney tarafından hazırlatılan raporda; Avrupa genelinde altı ülkede 8-14 yaş arası 3,000’i aşkın çocukla bir araştırma yapıldı ve elde edilen sonuçlar çocukların internetle olan ilişkilerinin yanısıra, ailelerine ve ünlüler kültürüne yönelik tavırları ile de ilgili pek çok efsaneye son verdi.

Dijital ortamda yetişmeleri nedeniyle önceki kuşaklardan temel bir farkı olan XD Kuşağı; yani X Kuşağından anne-babaların 1995-2001 arasında dünyaya gelen çocukları diğer tüm kuşaklardan daha fazla teknolojik gelişmeye tanık oldular ve dijital eğlencenin, cep telefonlarının ya da sosyal medya kanallarının olmadığı bir yaşamı hiç tanımadılar.

Disney XD EMEA Araştırmadan Sorumlu Yetkili Müdürü Victoria Hardy araştırmayla ilgili şunları söylüyor: Yeni bir on yıla girerken XD raporu; günümüz çocuklarının popüler manzarasını yeniden tanımlamakta ve onları toplumsal bilinci olan pozitif, içinde yaşadıkları teknolojiyi kendi yaşamlarında ve çevrelerindeki dünyada olumlu bir etki yaratmak üzere kullanan bir kuşak olarak göstermektedir.

Araştırma, eşi benzeri görülmemiş bu aidiyetin sonucu olarak aşağıdaki trendleri ortaya koymaktadır:

• Dijital Kuşak - XD’ler teknolojiye çok hakim olmakla birlikte, onu yüzyüze sosyal etkileşimin yerine koymak yerine, etkileşimi güçlendirmek için kullanıyorlar.
- En tercih edilen arkadaşlarla buluşma yöntemi hâlâ yüzyüze sosyal temas (%30). Sonra mesajlaşma (%15), çevrimiçi sohbet (%14) ve cep telefonu (%8) geliyor.
- %95’i internet ve bilgisayarların onlar için önemli olmadığına inanıyor.
- %53’ü internetin okul dışında da arkadaşlarıyla konuşma olanağı vererek yaşamlarını geliştirdiğini düşünüyor.
- %44’ü internetin arkadaşlarıyla bağlantıyı koparmamayı kolaylaştırdığını söylüyor.
- Internetin en yaygın kullanımları konusunda ev ödevi (%59) oyunların (%74) arkasından geliyor.

• Mini-Girişimciler – Kısmen kendilerinden önceki X Kuşağının kredi-ve-borç kültüründen kaynaklanan ekonomik krize rağmen, XD’ler erken dönemde sağlam finansal alışkanlıklar ediniyorlar.
- %70’i harçlıklarını hemen harcamak yerine biriktiriyor
- XD’lerin %64’ü büyüdüklerinde bir başkasının yerine kendileri için çalışmayı istiyorlar

Kuşağın Amaçları – XD’lerin içinde yetiştikleri, ünlülerin etkisindeki ortama rağmen güçlü aile değerleri var ve ün peşinde koşmak yerine geleneksel mesleklere özeniyorlar
- Geleceğin önde gelen beş mesleği veteriner hekimlik, öğretmenlik, futbolculuk, doktorluk ve polislik.
- Her ülkede dünyada en beğendikleri kişi sorusunun yanıtı %43 anne, ardından %30 ile baba oldu.

Yeşil Çocuklar – XD Kuşağı çevreye özen göstermenin önemli olduğunu söylüyor
- XD’lerin %97’si gezegene özen göstermenin önemli olduğuna inanırken, %74’ü daha şimdiden düzenli olarak geri dönüşüm yapıyor.

Stuff Yayın Danışmanı Tom Dunmore şöyle diyor: Yirmili yaşlarındayken tüm modern olanaklara sahip olan X Kuşağının çocukları olarak, XD Kuşağının internetin onlara nasıl yardımcı olacağını çok iyi bilmeleri beklenirdi. Ancak ilginç olan, hayata karşı yaklaşımlarında hem en son teknolojiyi hem de geleneksel aile değerlerini benimsemeleri. Kaçınılmaz olarak David Beckham’a değinilse de, ünlü olmak aileden sonra geliyor ve şarkıcı ya da ünlü olmak yerine veteriner veya öğretmen olmayı istiyorlar. Bu hem şaşırtıcı, hem de cesaret verici. Gerçekten de, XD Kuşağı bildiğimiz şekliyle gençliğin geleneksel tanımını yeniden şekillendiriyor.

Disney XD’den Victoria Hardy ekliyor: XD Kuşağı’ndan çocuklar sosyo-ekonomik sorunları, köklü aile değerlerini çok iyi biliyorlar ve daha şimdiden gelecekte büyük etkisi olacak davranış düzenleri sergiliyorlar. Disney; aile eğlencesinde dünya lideri olarak izleyicilerimizi tanımaya devam etmek, onları esinlendirecek ve kritik bir şekilde, dijital evrenlerinde istedikleri zamanda ve yerde erişebilecekleri içerik üretmemize yardımcı olmak için büyük yatırımlar yapıyor. Bunların her ikisi de Disney XD için merkezi önem taşıyor.

Disney XD 6-14 yaş arası erkek çocuklara odaklanmış, kız çocuklarını da kapsayan, türünün dünyadaki ilk örneği olan bir TV kanalıdır. Türkiye’de Ekim 2009’da yayına başlayan kanal; erkek çocukları ve onların keşfetme, başarı, spor, serüven, müzik ve gülmece arayışlarını hedef alan live-action ve animasyon programlardan oluşan çekici bir program yelpazesi sunuyor.

Daha fazla bilgi için: (www.disneyxd.com.tr)

KadınMAG

Heidi Klum bebeğiyle alışverişte

11 Ocak 2010 KadinMag  
Kategori: Dünya

Alman model Heidi Klum üç aylık bebeği Lou ile ABD’nin Los Angeles kentinde görüntülendi. İngiliz şarkıcı Seal ile evli olan Klum, bebeği Lou Samuel’i bebek arabası yerine kucağında taşımayı tercih etti. Ünlü mankenin 10 kilo verdiği gözlemlenirken, doğum öncesi kilosuna dönmesine çok az kaldığı yorumu yapıldı.


Türkiye’de sezaryen patlaması

08 Ocak 2010 KadinMag  
Kategori: Sağlık

hamilelikSezaryende yüzde 70.50 ile Edirne birinci, yüzde 13.04 ile Ağrı sonuncu oldu.

Türkiye’de sezaryen oranları artıyor. 2002′de yüzde 21-22 olan genel sezaryen ortalaması bu yıl yüzde 47.43′e yükseldi. İller sıralamasında yüzde 70.50 ile Edirne birinci. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) öngördüğü yüzde 15-20′lik rakamın bile altına düşen il ise, Türkiye’de yüzde 13.04 oranıyla sezaryenin en az yapıldığı Ağrı oldu. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof.Dr. İsmail Mete İtil, “Sezaryenlerin tek sorumlusu meslektaşlarım değil. Altyapıdan ebe sayısına, performan uygulamasından ceza kanununa kadar pek çok neden var” dedi.
Tam gün yasası konusunda Sağlık Bakanlığı’yla karşı karşıya gelen kadın doğumcular, artan sezaryen oranlarının aşağıya çekilmesi konusunda bakanlıkla ortak çalışma yapıyor. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof.Dr. İtil, üç büyük ilde yüksek sezaryen oranlarını değerlendirme toplantıları düzenlediklerini, bunlara da Bakanlık yetkililerinin katıldığını söyledi. İzmir’deki toplantıda Türkiye’deki sezaryen oranları il il ortaya kondu. 2009 sezaryen ortalaması 47.43 olan Türkiye’de ilk doğumda sezaryen ortalamasının yüzde 60′ın üzerine çıktığı saptandı.

3 büyük kentte durum
2009 verilerine göre İstanbul’da sezaryen ortalaması yüzde 52.52, Ankara’da 46.25 ve İzmir’de yüzde 59.13 olarak belirlendi. Sezaryen oranlarında birinci olan Edirne’de her 10 kadından 7’sinin sezaryenle doğum yaptığı ortaya çıkarken, Ağrı’da ise sezaryen oranı, DSÖ’nün öngördüğü oranın altında kaldı, yüzde 13.04 olarak saptandı.

Tek sorumlu doktor değil
Sağlık Bakanlığı’nın ilk başta sezaryen artışından hekimleri sorumlu tutup cezalandırdığını belirten Prof.Dr. İtil, “Bakanlığın ilk uygulamaları kadın doğum uzmanlarını cezalandırma niteliğindeydi. Geçen yıl yüksek sezaryen oranı olan hastanelerdeki hekimler görev yaptıkları yerlerden alınıp onur kırıcı bir şekilde Ankara’ya çağrılıyor ve normal doğum eğitimi verildiği belirtiliyordu. Normal doğumu bilmeyen kadın doğum uzmanı olur mu? Bunun yanlış olduğunu sonunda Sayın Bakan da kabul etti ve bir daha bu tip uygulamalara geçilmeyeceğini belirtti. Ocak ayında bu konuşmayı yaptığımızda eğitim için sırada 57 uzman vardı. Bakanlık o zaman yüzde 20 kurumsal sezaryen oranı öneriyordu. Bu orana kısa sürede inmek çok kolay değil” diye konuştu.

Dünyada ortalama  yüzde 25-30

Prof.Dr. İtil, Türkiye’de sezaryen oranlarının özellikle 2000′li yıllardan itibaren artış gösterdiğini, sadece ülkemizde değil, dünyada da artış görüldüğünü söyledi. Türkiye’de 2002′de yüzde 21- 22 olan sezaryen oranlarının 2009′da yüzde 48′e ulaştığını, Amerika ve Avrupa ülkelerinde de sezaryen ortamalarının yüzde 25-30 arasında değiştiğini kaydeden Prof.Dr. İtil, DSÖ’nün öngördüğü yüzde 15-20′lik rakamların hiçbir ülkede tutturulamadığını ifade etti. DSÖ’nün oranlarını çok eskide kaldığını ve tartışıldığını da sözlerine ekledi.

Bebekler ne kadar uyumalı?

08 Ocak 2010 KadinMag  
Kategori: Bebek & Çocuk

bebek1Sağlıklı bir bebeğin ihtiyaç duyduğu en önemli şey; kaliteli bir uyku…

Bir bebeğin huzurlu şekilde uyuduğunu görmek kadar güzel bir şey yoktur. Fakat bu yeni ebeveynlerin çok fazla görmedikleri bir manzaradır, özellikle de bebeklerinin ilk aylarındaki geceleri.

Bir bebeğin tüm gece uyuması her yeni ebeveynin ulaşmaya çalıştığı bir aşamadır. Kısa süre sonra her gece sıcak banyolar, kabarık pijamalar ve resimli hikâyelerin pek çok kez okunması ailenin rutini ve aynı zamanda sevilen bir aile geleneği haline gelecektir.

Konu uyumaya ve kendi bebeklerine geldiğinde ebeveynlerin pek çok sorusu vardır. İlk ve en önemli olanı şudur: Bebeğimin ne kadar uyumaya ihtiyacı var?

İşte bazı genel öneriler!

Yaşlarına göre ihtiyaç duydukları yaklaşık uyku miktarı

Yeni doğan ›Günde 16 - 18 saat

3 hafta › Günde 15 - 18 saat

6 hafta › Günde 15 - 16 saat

4 ay › 9 - 12 saat artı iki kısa uyku (her biri 2 – 3 saat)

6 ay › 10 - 11 saat artı iki kısa uyku (her biri 2 – 3 saat)

9 ay › 10 - 12 saat artı iki kısa uyku (her biri 1 – 2 saat)

1 yaş › 10 - 11 saat artı bir – iki kısa uyku (her biri 1 – 2 saat)

18 ay › 10 - 12 saat artı genellikle bir kısa uyku (1 - 2 saat)

2 yaş › 11 - 12 saat artı bir kısa uyku (1 - 2 saat)

3 yaş › 10 - 11 saat artı muhtemelen bir kısa uyku (2 saat)

Sonraki Sayfa »