<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KadınMAG &#124; Sıradışı Kadınların Sitesi &#187; çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.kadinmag.com/tag/cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinmag.com</link>
	<description>Türkiye&#039;de yaşayan kadınlar için hazırlanmış ve her konuda alanında uzman kişilerin görüşüne başvurulan, gündemi kendisi yaratan en özgün kadın sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 21:51:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuklarda diş tedavisi</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2012/01/22/cocuklarda-dis-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2012/01/22/cocuklarda-dis-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 21:09:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[biberon çürüğü]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dişçi]]></category>
		<category><![CDATA[dişçi korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel engelli çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[genel anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel engelli ocuklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6709</guid>
		<description><![CDATA[Diş hekimi korkusu olan ya da iletişim kurulamayan çocukların genel anestezi altındaki tedavileri riskleri ortadan kaldırırken, çocuğun ailesinden ayrılmaması da tedavi sürecinde önem taşıyor. Çeşitli nedenlerle diş tedavileri yapılamayan çocuklarda genel anestezi kullanımı hem çocukların hem de ailelerin hayatını kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, iletişim kurulamayan ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="center"><strong>Diş hekimi korkusu olan ya da iletişim kurulamayan çocukların genel anestezi altındaki tedavileri riskleri ortadan kaldırırken, çocuğun ailesinden ayrılmaması da tedavi sürecinde önem taşıyor. </strong></p>
<p>Çeşitli nedenlerle diş tedavileri yapılamayan çocuklarda genel anestezi kullanımı hem çocukların hem de ailelerin hayatını kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, iletişim kurulamayan ya da diş hekiminden korkan çocuklarda tedavinin genel anestezi altında yapılmasının, sanılanın aksine birçok avantajı olduğunu söylüyor.</p>
<p>Genel anesteziyle, çürük dişlerin tedavisinden koruyucu uygulamaya kadar tüm işlemler tek seansta gerçekleştiriliyor ve bu sayede hem ailenin hem de çocuğun tedavi sürecinde yıpranması engellenmiş oluyor. Özellikle küçük yaştaki çocukların tedavi sırasında yaptıkları ani hareketlerle oluşabilecek yaralanma riskleri de böylelikle ortadan kalkıyor.</p>
<p><strong>Çocuk ailesinden ayırılmamalı</strong></p>
<p>Doç. Dr. Şule Çıldır, tedavinin genel anestezi altında yapılmasına karar verilmeden önce çocuğun genel anestezi uzmanı tarafından da muayene edilerek anestezi almasında herhangi bir sakınca olup olmadığının kontrol edildiğini belirterek şu bilgileri veriyor: “İşlem günü hastanede çocuk ailesiyle birlikte küçük sürprizlerin bulunduğu özel bir odaya alınıyor. Anne babasının yanında, ağızdan veya fitil şeklinde ilaç verilerek rahatlatılıyor. İlacın etkisiyle hafif uyku haline geçen çocuk, ameliyathaneye alınıyor. Bu sayede anne babasından ayrıldığını hissetmiyor, sonrasında da anımsamıyor. Tüm çürük diş ve koruyucu tedavileri pedodontist tarafından tedavi edildikten hemen sonra uyandırılıyor. Uygulamanın ardından kısa süre içinde ailesinin yanına getirilen çocuk, gözlerini açtığında yine anne-babasını yanında buluyor. Bir-iki saat gözlem altında tutulduktan sonra aynı gün taburcu ediliyor ve normal hayatına devam ediyor.”</p>
<p><strong>Genel anestezi kimlere uygulanabilir?</strong></p>
<p>• Fiziksel engelli çocuklara,</p>
<p>• Zihinsel engelli çocuklara,</p>
<p>• Restoratif veya cerrahi tedaviye gereksinimi olan ancak akut enfeksiyon, anatomik varyasyonlar veya allerji nedeniyle lokal anestezi uygulanamayan çocuklara,</p>
<p>• Acil tedaviye gereksinimi olmasına rağmen iletişim kurulamayan çocuklara,</p>
<p>• Biberon çürüğü veya erken dönem çocukluk çağı çürükleri adı verilen yaygın çürüklere sahip olan küçük yaştaki çocuklara,</p>
<p>• Genel anestezi yapıldığı takdirde tıbbi risklerin azalacağı (bazı kalp hastalıkları gibi sistemik hastalıkları olan) çocuklara,</p>
<p>• Herhangi bir nedenle (uzak yerde oturulması, allerjik reaksiyon riski vb.) tedavisinin tek seansta tamamlanması gereken çocuklara.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2012/01/22/cocuklarda-dis-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken doğan bebeklerde körlük riskine dikkat!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2012/01/01/erken-dogan-bebeklerde-korluk-riskine-dikkat/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2012/01/01/erken-dogan-bebeklerde-korluk-riskine-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 22:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[dünyagöz hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[doç. dr. nur acar]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[körlük]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre retinopatisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6648</guid>
		<description><![CDATA[Stresli yaşam, düzensiz beslenme gibi pek çok çevresel faktör nedeniyle son yıllarda artan erken doğum vakaları, bebek açısından pek çok tehlikeyi de beraber getiriyor. Erken doğan bebekleri tehdit eden hastalıkların başında prematüre retinopatisi hastalığı geliyor. Prematüre bebeklerin retina ve ağ tabakasını etkileyen hastalık, erken teşhis edilmediği takdirde her iki gözde körlüğe neden oluyor Prematüre retinopatisinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify"><strong>Stresli yaşam, düzensiz beslenme gibi pek çok çevresel faktör nedeniyle son yıllarda artan erken doğum vakaları, bebek açısından pek çok tehlikeyi de beraber getiriyor. Erken doğan bebekleri tehdit eden hastalıkların başında prematüre retinopatisi hastalığı geliyor. Prematüre bebeklerin retina ve ağ tabakasını etkileyen hastalık, erken teşhis edilmediği takdirde her iki gözde körlüğe neden oluyor</strong></div>
<p align="justify">Prematüre retinopatisinin erken doğan bebeklere özgü bir hastalık olduğunu söyleyen Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden<br />
Doç. Dr. Nur Acar, “Hastalığın tanısı için olmazsa olmaz şart, prematüre doğmuş olmaktır&#8221; dedi. Bu hastalıkta gözün esas olarak retina tabakasının etkilendiğini de anlatan Doç. Dr. Acar, şu bilgileri verdi: &#8221;Ağ tabakası veya gözün görüntüleri algılayan sinir tabakası olan retina, anne karnında doğrudan beynin bir uzantısı olarak gelişir. Erken doğan<br />
bebeklerde bu gelişme tamamlanmadığı için doğduktan sonra da devam eder. Prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olur. Bunun sonucunda ise<br />
damarlanması tamamlanmamış bebeklerin retinalarında kısaca ROP olarak adlandırılan Prematüre Retinopatisi hastalığı meydana gelir. Erken dönemde tedavi edilmezse her iki gözde de körlüğe yol açar.”</p>
<div align="justify"><strong>Geç kalınırsa tedavisi zor</strong></div>
<div align="justify"></div>
<div align="justify">Prematüre retinopatisinin 1.5 kilo altında doğan bebeklerde daha sık görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Acar, 1.5 kilonun altında ve 32’inci haftadan önce doğmuş tüm bebeklerin mutlaka prematüre retinopatisi muayenesinin yapılması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Doç. Dr. Acar, “Yeni doğan bebekler konusunda uzmanlaşmış çocuk doktorları ve oftalmologlar birlikte çalışmalı. Bu hastalığın erken tanı ve tedavisi mümkün. Hafiften ağıra doğru beş evresi bulunan ROP tedavisindeki başarı, hastalığın evresiyle ilintili. İlk iki evresinde takip yeterli ancak üçüncü evreden itibaren lazer veya krio tedavisine başlanılmalı. Dördüncü ve beşinci evrelerde yapılması zorunlu cerrahi müdahalede ise görsel olarak başarılı sonuç elde edilemiyor” dedi. Bebeklerde rastlanan akciğer, kalp damar rahatsızlıkları, ağır enfeksiyonlar ve beyinde yaşanabilecek problemlerin de retinopati riskini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Acar, doğumdan sonra 4-6 hafta arasında bebeklerin mutlaka göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğinin<br />
altını çizdi.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2012/01/01/erken-dogan-bebeklerde-korluk-riskine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzda süt alerjisi olabilir</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/12/16/cocugunuzda-sut-alerjisi-olabilir/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/12/16/cocugunuzda-sut-alerjisi-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 20:30:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[süt alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[solunum problemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6621</guid>
		<description><![CDATA[Süt alerjisi bulguları süt veya süt ürünlerinin tüketimini takiben birkaç dakika veya birkaç saat sonra ortaya çıkabilir, fakat şiddetli alerji bulguları sıklıkla yarım saat veya bir saat sonra ortaya çıkar. En sık görülen bulgular; vücutta kızarıklık, deride döküntüler, mide ve barsaklarda rahatsızlık hissi, kusma, ishaldir. Daha az sıklıkla görülmekle birlikte dışkıda kan da görülebilir. Bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Süt alerjisi bulguları süt veya süt ürünlerinin tüketimini takiben birkaç dakika veya birkaç saat sonra ortaya çıkabilir, fakat şiddetli alerji bulguları sıklıkla yarım saat veya bir saat sonra ortaya çıkar. En sık görülen bulgular; vücutta kızarıklık, deride döküntüler, mide ve barsaklarda rahatsızlık hissi, kusma, ishaldir.</strong></p>
<p>Daha az sıklıkla görülmekle birlikte dışkıda kan da görülebilir. Bazı bebeklerde süt alerjisi, kronik burun tıkanıklığı, öksürük, hırıltılı solunum veya nefes almada güçlük şeklinde bulgu verebilir. İnek sütü veya süt ürünü alımını takiben ağız çevresinde şişlik, kaşıntı, ürtiker şeklinde döküntü olabilir. Egzema yapabilir. Eğer bebeğinizde inek sütü alerjisinden şüphe ediyorsanız bunu mutlaka çocuk doktorunuzla paylaşmalısınız.</p>
<p>Bebeğiniz süt ve süt ürünü alımını takiben morarıyorsa, soluk ve halsizse, tüm vücudunu kaplayan ürtiker şeklinde deriden kabarık döküntüleri varsa, boyun ve baş bölgesinde ani şişlik oluşmuşsa ve kanlı ishal varsa doktorunuza veya acil servise hemen başvurmalısınız. İnek sütü alerjisinin tedavisinde bebek sadece anne sütü alıyorsa öncelikle annenin diyetinden süt ve süt ürünleri çıkarılır. Bebeğiniz anne sütü almıyor mama ile besleniyorsa doktorunuzun önerdiği hidrolize proteinden oluşan hipoalerjenik mama kullanılmalıdır. Bebeğiniz ek gıda alma döneminde inek sütü alerjisi bulguları gösterirse bu dönemde süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir gibi) bir süre diyetten çıkarılır ve alerji bulgularının gerileyip gerilemediği kontrol edilir.</p>
<p><strong>Süt ve süt ürünlerine dikkat</strong></p>
<p>Daha sonraki dönemde doktorunuzun önerisi ile tekrar az miktarda süt ve süt ürünlerine başlayıp alerjik bulguların tekrarlama olasılığı gözden geçirilmelidir. Bir yaşın üstünde süt alerjisi olan çocukların peynir, yoğurt, dondurma ve süt içeren yiyeceklerden kaçınması gerekir. Bu çocuklarda soya sütü denenebilir fakat soya sütü alerjisi ve inek sütü alerjisinin bir arada olabileceği de unutulmamalıdır. Bu durumda ise çocuk doktorunuz çocuğunuz için uygun süt ürününe karar vermede size yardımcı olacaktır. Çocuk doktorunuz alerjinin şiddetine göre antihistaminik içeren ilaçlar verebilir. Eğer çocuğunuz solunum yolları ile ilgili alerji şikâyeti veriyorsa astıma karşı ilaçlar denenebilir. Tedavinin en önemli kısmı diyetten süt veVsüt ürünlerinin çıkarılmasıdır. Çoğunlukla süt alerjisi 2 veya 5 yaşa kadar sürebilir. İnek sütü alerjisini önlemek için yenidoğan bebek en az 4 ay ideal olarak 6 ay kadar anne sütü almalı, ek gıdalara geçiş döneminde özellikle de ailede yoğun alerjik birey hikayesi varsa yeni ek gıdalar adım adım ve 2 hafta aralarla başlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/12/16/cocugunuzda-sut-alerjisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar için kahvaltı hayati önem taşıyor</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/12/04/cocuklar-icin-kahvalti-hayati-onem-tasiyor/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/12/04/cocuklar-icin-kahvalti-hayati-onem-tasiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 15:19:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[diyatisyen]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6491</guid>
		<description><![CDATA[Kahvaltı öğününü kaçıran çocukların beyin ve vücut fonksiyonları, bunun zararını bütün gün çekmektedir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Bahar konu ile ilgili yaptığı açıklamada çocuklar için kahvaltının önemine dikkat çekiyor.   Kahvaltı yapmak çocukların okul performanslarını ve kilo kontrollerini sağlama günün en önemli öğünüdür. Son yapılan araştırmalarda Kafkas ırkından olan, hispanik çocukların %42 si , Afrikalı Amerikalıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahvaltı öğününü kaçıran çocukların beyin ve vücut fonksiyonları, bunun zararını bütün gün çekmektedir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Bahar konu ile ilgili yaptığı açıklamada çocuklar için kahvaltının önemine dikkat çekiyor. </strong></p>
<p><strong> Kahvaltı yapmak çocukların okul performanslarını ve kilo kontrollerini sağlama günün en önemli öğünüdür. Son yapılan araştırmalarda Kafkas ırkından olan, hispanik çocukların %42 si , Afrikalı Amerikalıların da %59 unun kahvaltı yapmadığı ortaya çıkmıştır. Çok şaşırtıcı ama gerçek olan bu araştırma sonucuna göre kahvaltı öğününü kaçıran çocukların beyin ve vücut fonksiyonları zararını bütün gün çekmektedir. Kahvaltı sizin yoğun günlerinizde bir külfetmiş gibi gelse de bazı pratik alternatifler çok basit ve kolaydır.</strong></p>
<p>1- Geceden organizasyonunuzu yapın: Sabah krep yapacağınız zaman geceden karışımınızı hazırlayın sabah kalktığınız zaman birkaç dakika içinde pişirip tatlı veya tuzlu olarak tüketebilir yanında da 1 meyve tüketebilirsiniz.</p>
<p>2- Kahvaltı öğününüzü kompleks hale getirmeyin sağlıklı ve pratik besinlerle geçirin: Çok erken işe gideceğiniz bir gün kendinize veya miniklerinize tam tahıllı kahvaltı gevreği,muz ve süt karışımı hazırlayıp tüketebilir evden kahvaltı öğününü yapmadan çıkmamış olursunuz.</p>
<p>3- Kahvaltınızı yanınıza alabilirsiniz: Evde kahvaltı gevreği tüketecek vakit de yoksa geceden hazırladığınız tambuğdaylı ekmek arası peynirli sandviç veya 1 muz ve 1 kutu sütü elinize kapıp arabanızda veya serviste tüketebilirsiniz.</p>
<p>Gördüğünüz gibi istedikten sonra çok çeşitli ve basit öğün olarak kahvaltınızı tüketebilir çocuklarınıza da güzel bir rol model olursunuz. Kahvaltı öğününde protein tüketmek çocuklarınızın okul başarısında çok önemli miniklerin öğlen öğününe kadar dikkatlerinin maksimum düzeyde olmasına yardımcıdır. Bu sebeple kahvaltı öğünlerine mutlaka yumurta veya yumurta beyazı, süt, yoğurt, peynir ,fıstık ezmesi gibi gıdalardan mutlaka eklemeye gayret gösterin. Öğlen öğününe kadar enerjilerini ve beyin fonksiyonlarını maksimumda tutmak için meyve veya tam tahıllı ekmek veya gevrekleri , tam tahıllı un ile yapılan kek veya kurabiye de mutlaka öğünlerde kullanın. Taze meyveleri yoğurt veya süt ile karıştırarak veya krep içine doğrayarak, sebzeleri yumurtanın içine ekleyerek vitamin ve besin değerini arttırabiliriz.</p>
<p>Miniklerin sağlığı ve okul başarısı için ne olursa olsun sabah kahvatısını bir külfet gibi görmeyin. Çok pratik ve kolay bir öğün haline getirmek için çaba sarfedin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/12/04/cocuklar-icin-kahvalti-hayati-onem-tasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklikteki yanlış beslenme obezite sebebi</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/11/11/bebeklikteki-yanlis-beslenme-obezite-sebebi/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/11/11/bebeklikteki-yanlis-beslenme-obezite-sebebi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 13:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[inek sütü]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Berthold Koletzko]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6293</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Milli Pediatri Derneğinin 55. kez düzenlediği Milli Pediatri Kongresi için ülkemize gelen bebek beslenmesi uzmanı Prof. Dr. Berthold Koletzko, Türkiye’de ve dünyada bebek ve çocuk beslenmesinin yetişkinlikteki obeziteyle ilişkisi hakkında mesajlar verdi. Prof. Dr. Berthold Koletzko, bebek ve çocukların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere besinleri tam ve doğru miktarlarda sunma misyonu ile SMA mamalarını anne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Milli Pediatri Derneğinin 55. kez düzenlediği Milli Pediatri Kongresi için ülkemize gelen bebek beslenmesi uzmanı Prof. Dr. Berthold Koletzko, Türkiye’de ve dünyada bebek ve çocuk beslenmesinin yetişkinlikteki obeziteyle ilişkisi hakkında mesajlar verdi. Prof. Dr. Berthold Koletzko, bebek ve çocukların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere besinleri tam ve doğru miktarlarda sunma misyonu ile SMA mamalarını anne babaların kullanımına sunan Pfizer Nütrisyon tarafından ağırlandı.</strong></p>
<p>Münih Tıp Merkezi Üniversitesinde uzman olan Prof. Dr. Berthold Koletzko, bebek beslenmesinin sağlık üzerideki etkisinin yalnızca bebeklik dönemiyle kalmayıp, bireylerin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerindeki sağlığı ve kilosu üzerinde de etkili olduğu mesajını verdi. Erken dönemdeki beslenmenin ileriki dönemlerde (diyabet, hipertansiyon, astım, kardiyovasküler hastalıklar gibi) obeziteyle ilişkili hastalık riski üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Dünyada yapılan araştırmaların buna işaret ettiğini ve yaşamlarının ilk yılında vücut ağırlığı hızlı artış gösteren bebeklerin ileriki yıllarda obezite riskinin arttığını söyledi.</p>
<p><strong>Anne sütüyle beslenen bebeklerde obezite riski düşük</strong></p>
<p>Prof. Dr. Berthold Koletzko anne sütüyle beslenen bebeklerde yaşamın ileriki dönemlerinde obezite riskinin yüzde 22-25 daha düşük olduğunu ifade etti. Daha az ancak daha kaliteli protein içeriğine sahip, anne sütüne daha yakın tasarlanan modern formüllerle beslenen bebeklerde de bu riskin azaldığını söyledi.</p>
<p><strong>Türkiye Avrupa’ya kıyasla yüksek obezite riskiyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Dr. Koletzko Avrupa’nın diğer ülkelerine kıyasla Türkiye’nin çocukluk ve yetişkinlikte yüksek obezite riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Türkiye’nin her 4 yetişkinden birinde obezite görülen ABD gibi ülkelerle aynı kategoride yer aldığını bildirdi.</p>
<p><strong>Bebeklikte inek sütü yetişkinlikte obezite sebebi</strong></p>
<p>Dr. Koletzko, bebeklerin ilk altı ayda sadece anne sütüyle beslenmesi gerektiğini, altı aydan sonra bebekler için geliştirilen anne sütüne yakın modern formüllerle besin takviyesi yapılabileceğini vurguladı. Koletzko bebek beslenmesinde anne babaları protein içeriği yüksek olmayan formülleri tercih etmeleri konusunda uyardı. Bebeklerin ilk yılda inek sütüyle beslenmemesi gerektiğini ifade eden Koletzko, anne sütü ve anne sütüne yakın formüllere göre inek sütünün protein içeriğinin 3 kat daha fazla olduğunu ve ileriki dönemlerde obeziteye neden olma riskinin yüksek olduğunun altını çizdi. Anne babalar bu konuda ürün etiketlerini okuyarak bilgilenebilir ya da bir çocuk doktoruna danışabilirler.</p>
<p>Bebek beslenmesinde proteinin önemi konusunda araştırmalarını sürdüren Prof. Koletzko, bebeklik döneminde alınan fazla proteinin çocuklukta hızlı kilo alımına ve yetişkinlik döneminde obeziteye neden olduğunu savunuyor. Bu konuda son yapılan araştırma sonuçları da benzer sonuçlara işaret ediyor. Harder ve arkadaşları (1)’nın 2005’te yaptığı meta-analiz çalışması bebeklerin anne sütüyle beslendiği her ay için ileriki dönemde obezite riskinin yüzde 4 azaldığını ortaya koymuştu. 30 araştırmanın incelendiği 3 farklı meta-analize göre ise erken dönemde hızlı kilo artışı, okul ve yetişkinlik döneminde 2-3 kat daha fazla obezite riskine neden oluyor (2).</p>
<p><strong>Berthold Koletzko hakkında:</strong></p>
<p>Erken dönem beslenme konusunda yapılan AB projelerinde çalışan uzmanlardan biri olan Koletzko, Almanya’da Münih Tıp Merkezi Üniversitesi Hauner Çocuk Hastanesinde Metabolizma ve Beslenme Tıbbı Bilim Dalı Başkanıdır. Güney Afrika ve Tanzanya’daki çalışmalarından sonra Düsseldorf’ta pediyatri alanında uzmanlaşmıştır. Doktora sonrası araştırmasını Kanada’da Toronto Üniversitesi Çocuk Hastanesinde klinik beslenme ve metabolizma alanında yapmıştır.</p>
<p>Araştırmalarında çocukluk dönemi beslenmesi ve metabolizma, hamilelik ve emzirme, metabolik hastalıklar ve klinik beslenme gibi konuları ele almaktadır. Çok sayıda ödüle layık görülmüş olan Koletzko’nun 750’den fazla akademik yayında imzası bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/11/11/bebeklikteki-yanlis-beslenme-obezite-sebebi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi’yle minikler bu bayram her zamankinden daha şık!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/10/27/mavi%e2%80%99yle-minikler-bu-bayram-her-zamankinden-daha-sik/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/10/27/mavi%e2%80%99yle-minikler-bu-bayram-her-zamankinden-daha-sik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 09:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk modası]]></category>
		<category><![CDATA[erkek çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul tişörtleri]]></category>
		<category><![CDATA[jean]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[küçük istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[organik pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[sweatshirt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6262</guid>
		<description><![CDATA[Mavi’nin birbirinden şık çocuk ürünleriyle minikler, bu bayram da tarzlarını konuşturuyor. Erkeklerde Ninja ve Cowboy, kızlarda Minnie, Lara ve Maya, bebeklerde ise Baby isimli jean pantolonlar ayarlanabilir bel özelliği, rahat kesimi, düz, dar ve geniş paçalı modelleri ve yumuşacık jean kumaşıyla bayram için rahat ve şık bir alternatif sunuyor. Lara isimli jean etek ise küçük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mavi’nin birbirinden şık çocuk ürünleriyle minikler, bu bayram da tarzlarını konuşturuyor. Erkeklerde Ninja ve Cowboy, kızlarda Minnie, Lara ve Maya, bebeklerde ise Baby isimli jean pantolonlar ayarlanabilir bel özelliği, rahat kesimi, düz, dar ve geniş paçalı modelleri ve yumuşacık jean kumaşıyla bayram için rahat ve şık bir alternatif sunuyor. Lara isimli jean etek ise küçük hanımların en favori bayramlıkları arasında yer alıyor. Modanın küçük takipçileri, Mavi’nin jean pantolon ve etekleriyle yakaladıkları şıklıklarını kendileri için özel olarak tasarlanan “Küçük İstanbul” tişört ve sweatshirtleriyle tamamlıyor. 1-12 yaş kız ve erkekler için üniseks hazırlanan çevreye duyarlı tişörtlerde, Akdeniz’in doğallığını yansıtan %100 organik pamuk ve ekolojik baskılar kullanılıyor. İstanbul tişörtleri ve jean’leriyle artık çocuklar da anne ve babalarıyla takım giyinerek Mavi modasının tadını çıkarıyor.</p>
<p>Fiyat: Jean’ler: 59,95 &#8211; 69,95 TL, Üstler: 22,95 &#8211; 59,95 TL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/10/27/mavi%e2%80%99yle-minikler-bu-bayram-her-zamankinden-daha-sik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panasonic&#8217;ten akıllı çamaşır makineleri</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/10/15/panasonicten-akilli-camasir-makineleri-2/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/10/15/panasonicten-akilli-camasir-makineleri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 10:54:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı çamaşır makineleri]]></category>
		<category><![CDATA[çamaşır makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[çamaşır yıkama]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi çamaşır makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[leke çıkartma]]></category>
		<category><![CDATA[panasonic]]></category>
		<category><![CDATA[panasonic bayi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6205</guid>
		<description><![CDATA[2,5 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren dünyanın teknoloji devi Panasonic, Türkiye’de yatırıma devam ediyor. Tüketici elektroniği, kişisel bakım ve klima gibi çeşitli kategorilerde ürünler sunan Panasonic şimdi ise %100 Japon teknolojisiyle üretilmiş akıllı çamaşır makinelerini pazara sundu. Gelişmiş Japon teknolojisiyle hayatı renklendiren Panasonic, 5 farklı modelde çamaşır makinesiyle Türk pazarında yerini alıyor. Panasonic akıllı çamaşır makineleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>2,5 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren dünyanın teknoloji devi Panasonic, Türkiye’de yatırıma devam ediyor. Tüketici elektroniği, kişisel bakım ve klima gibi çeşitli kategorilerde ürünler sunan Panasonic şimdi ise %100 Japon teknolojisiyle üretilmiş akıllı çamaşır makinelerini pazara sundu.</h3>
<div>
<p>Gelişmiş Japon teknolojisiyle hayatı renklendiren Panasonic, 5 farklı modelde çamaşır makinesiyle Türk pazarında yerini alıyor. Panasonic akıllı çamaşır makineleri sergiledikleri yüksek performans, A+++ enerji verimliliği, sessiz çalışması, sunduğu leke çözümleri, 3D sensör teknolojisi ve 10 yıl garantili inverter motor ile fark yaratıyor.</p>
<p>Her türlü ihtiyaca uygun çözümler sunan Panasonic, yalnız yaşayanlar için 7 kilo kapasiteli NA-147VB3, iki-üç kişilik küçük aileler için 8 kilo kapasiteli NA-148VG3, NA-168VX3, NA-148VB3 ve daha kalabalık evler için tek seferde 50 gömlek yıkayabilen 10 kilo kapasiteli NA-140VG3 olmak üzere farklı çamaşır makinesi modelleri sunuyor. Panasonic’in G ve X serisi çamaşır makinelerinde bulunan SAZANAMİ (nazik dalga) iç tambur tasarımı, hazneye ve çamaşırlara 5 noktadan su püskürten HydroActive+ sistemi ve 3D teknolojisi mükemmel temizlik sağlıyor. 3D Sensör teknolojisi ise haznenin içine konan çamaşırları algılayarak hızı ayarlıyor ve çamaşırların makine içerisinde en uygun pozisyonda hareket etmesini sağlıyor. Böylece dengesiz çamaşır yüklenmesi engellendiği gibi daha iyi bir yıkama performansı sunuluyor.</p>
<p><strong>Leke Çıkartma Uzmanı NA-168VX3!</strong><br />
Panasonic çamaşır makineleri lekelerle etkili bir şekilde savaşmak isteyenler için Çikolatadan ruja 23 farklı leke çıkarma çözümü sunan NA-168VX3 modelini sunuyor. Leke çıkartma uzmanı NA-168VX3 ile artık çay, tereyağı, sos, makyaj, yumurta, çikolata ve daha bir çok leke hiç sorun değil.</p>
<p><strong>Çocuklar için çok güvenli</strong><br />
Panasonic çamaşır makineleri, makinenin çalıştığı anlarda kapı ve tuşların kullanımını engelleyen çocuk kilidi fonksiyonuna da sahip. Yeni Sessiz Yaylı tasarımın fırçasız Inventer motor ile birlikteliği Panasonic çamaşır makinelerinin oldukça sessiz çalışmalarını sağlıyor. Yıkama döngüsü esnasında ses seviyesi 53 desibelken en yüksek dönüş ses seviyesi ise 72 desibel* olarak ölçülüyor. Makinelerin Sessiz Yaylı tasarımı ses ve titreşimleri en düşük seviyeye indirerek rahatsız edici gürültülere engel oluyor.</p>
<p>Panasonic çamaşır makinesini zincir teknomarketlerden ve Panasonic bayilerinden satın alabilirsiniz. KDV dahil tavsiye edilen tüketici satış fiyatları şöyle;</p>
<p>NA-140VG3 2.599 TL<br />
NA-148VG3  2.299 TL<br />
NA-147VB3  1.599 TL<br />
NA-148VB3  1.899 TL<br />
NA-168VX3   2.999 TL</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/10/15/panasonicten-akilli-camasir-makineleri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/10/11/reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/10/11/reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 16:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pedagog Sevil Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[altın çilek]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi film]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[pembe maske]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6145</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk kanallarında yayınlanan reklamlar çocukların psikolojisini olumsuz etkiliyor. Hedef kitlesi yetişkinler olan reklamlar neden bu kanallarda yer alıyor? Çocuk kanallarında yayınlanan reklamlar yetişkinlere hitap ediyor! “Pembe maske, tütüne son, çamaşır yıkama deterjanları ve altın çilek gibi zayıflama ilaçlarına kadar birçok reklam çocuk kanallarında yayınlanıyor” diyen aileler Türkiye’nin Şikayet Platformu Şikayetvar aracılığı ile şikayetlerini dile getirdiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuk kanallarında yayınlanan reklamlar çocukların psikolojisini olumsuz etkiliyor. Hedef kitlesi yetişkinler olan reklamlar neden bu kanallarda yer alıyor?</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/02/pedagog_sevil_gumus2.jpg"   ><img class="alignleft size-medium wp-image-4036" title="pedagog_sevil_gumus2" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/02/pedagog_sevil_gumus2-300x284.jpg" alt="" width="300" height="284" /></a>Çocuk kanallarında yayınlanan reklamlar yetişkinlere hitap ediyor!</strong></p>
<p>“Pembe maske, tütüne son, çamaşır yıkama deterjanları ve altın çilek gibi zayıflama ilaçlarına kadar birçok reklam çocuk kanallarında yayınlanıyor” diyen aileler Türkiye’nin Şikayet Platformu Şikayetvar aracılığı ile şikayetlerini dile getirdiler. Ailelerin çizgi film aralarında yayınlanan çocukların yaşına hitap etmeyen reklamlar konusundaki bu şikayetlerini haklı buluyorum.</p>
<p>Bir annenin bu konudaki şikayeti; &#8220;Pembe Maske, Tütüne Son Set, Deterjansız Çamaşır Yıkama, Altın Çilek gibi konulardaki reklamlar her çizgi film arasında çıkıyor. Bu ürünlerin reklamlarının bir çocuk kanalında, hele de bu sıklıkta, yer almaması gerektiğini düşünüyorum. &#8221;</p>
<p>Çocuk kanallarında deterjandan, sigara bırakma ve zayıflama tozlarına kadar birçok reklamın yayınlanması hem aileleri, hem de biz uzmanları tedirgin ediyor. Çünkü bu reklamların hedef kitlesi çocuklar değil, yetişkinlerdir. Bu tür reklamlar çocuklara hitap etmediği için çocukların psikolojilerini de olumsuz etkileyecektir. Örneğin sigara bırakma ürünlerinin reklamları çocukta sigara konusunda merak uyandırabilir. Bu reklamı izledikten sonra çocuk sigara içmek isteyebilir. Bu reklamların içeriği incelendiğinde çocuklar üzerindeki birçok olumsuz etkisi bulunacaktır.</p>
<p><strong>Çocukların psikolojisi bozuluyor</strong></p>
<p>Yetişkinlere hitap eden bu reklamların çocuk kanallarında yayınlanması çok anlamsızdır. Bunun yanı sıra hedef kitlesi çocuklar olan reklamlar da aileleri zor durumda bırakıyor. Çocuk kanallarının çoğunda çocukların ebeveynlerinden ısrarla isteyeceği çizgi film karakterlerinin oyuncak ve aksesuarları gösterilmekte ve bu ürünlerin pazarı oluşturulmaktadır. Çocuklar bu reklamları izledikten sonra bu ürünleri almak için ailelerine baskı yapmaktadır. Bu ürünlere sahip olan çocuklar ise bu ürünlere sahip olmayan çocukları rencide etmektedir.</p>
<p>Bu tür kanallar, izlenme oranlarını artırmak ve daha fazla kar etmek amacıyla çocukların psikolojisi ve gelişimini umursamıyor gibi görünüyor. Hem aileler, hem de biz uzmanlar bu durumdan şikayet ediyoruz. Bu yazımı ailelerin sesini çocuk kanallarına duyurmak için yazdım. Umarım çocuk kanalları bu sese kulak verir.</p>
<p>Çocuk kanallarının çocukların gelişimlerini desteklemesi dileğiyle,</p>
<p>Pedagog Sevil Yavuz</p>
<p>Çocuk &amp;Ergen Psikolojisi Uzmanı, Aile ve Çift Terapisti, Filial Terapist.</p>
<p>Parenting Skills &amp; Counseling Center</p>
<p><a href="http://www.pedagogsevilyavuz.com"   >www.pedagogsevilyavuz.com</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/10/11/reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okula yeni başlayan çocuğunuza güven verin</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/09/19/okula-yeni-baslayan-cocugunuza-guven-verin/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/09/19/okula-yeni-baslayan-cocugunuza-guven-verin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2011 18:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu sağlık merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve ergen psikatristi]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[uzm. dr. zafer atasoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6059</guid>
		<description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılına çok az bir süre kala öğrenciler ve veliler son hazırlıklarını yapıyor. Kimi öğrenciler ailesinden ilk kez ayrılarak okula başlamanın heyecanını yaşarken kimileri de üç aylık uzun yaz tatilinin ardından ders başı yapmanın stresini hissediyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Zafer Atasoy bu süreçte ailenin çocuklara yaklaşımının önemine dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;" align="center"><strong>Yeni eğitim-öğretim yılına çok az bir süre kala öğrenciler ve veliler son hazırlıklarını yapıyor. Kimi öğrenciler ailesinden ilk kez ayrılarak okula başlamanın heyecanını yaşarken kimileri de üç aylık uzun yaz tatilinin ardından ders başı yapmanın stresini hissediyor. </strong><strong>Anadolu Sağlık Merkezi</strong><strong> Çocuk ve Ergen Psikiyatristi </strong><strong>Uzm. Dr. Zafer Atasoy</strong><strong> bu süreçte ailenin çocuklara yaklaşımının önemine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>2011-2012 eğitim-öğretim dönemi, ilkokul 1. sınıf öğrencileri için uyum sağlamaları amacıyla bir hafta erken olarak 12 Eylül 2011 Pazartesi günü başlıyor. Diğer öğrenciler ise 19 Eylül 2011 Pazartesi tarihinde ders başı yapacak. Yüz binlerce çocuk ve aileleri de okulların açılması telaşı içinde son hazırlıklarını gerçekleştiriyor. Özellikle okula yeni başlayan çocuklar için ilk günlerin, heyecanın yanı sıra korkulu bir bekleyiş anlamına da geleceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi uzmanları, aileleri uyarıyor: “Eğitime ilk adımı atarken çocuğunuzun yanında olun.”</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Zafer Atasoy okulun korkulacak bir ortam olmadığını çocuğa aktarmanın zaman alacağını, bu nedenle ailelerin sabırlı ve kararlı bir tutum sergilemeleri gerektiğini söylüyor: “Aile bireylerinin, özellikle annenin kırıcı olabilecek tutum ve davranışları, okula uyum sürecinde çocuğu olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle öncelikle çocukların sınıf öğretmeniyle kuracağı ilişki desteklenmeli, öğretmenin önerileriyle hareket edilmelidir.”</p>
<p>Okulun, çocukların hayatındaki ilk ve süreklilik içeren bir sosyal ortam olduğunu belirten Uzm. Dr. Zafer Atasoy; “Çocuğun üzerinde aşırı ilginin bulunduğu ev ortamından uzakta, kendisi gibi onlarca arkadaşının arasında olmanın ve bu duruma alışmak zaman alacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Okulun ilk günlerinde çocuğunuzun yanında olun</strong></p>
<p>Çocuklar için en önemli şeyin ‘güven’ olduğunu belirten Atasoy, anne-babaların ilk günlerde ‘Buradayım, çıkışta seni alacağım. Beni göreceksin, kapıda olacağım’ gibi cümleler kurmalarını öneriyor. Böylece, çocuklarına güven vereceklerini ve onların sakinleşmelerini sağlayacaklarını söyleyen Uzm. Dr. Zafer Atasoy, “Anne-babaların ilk günlerde çocuklarını okullarda yalnız bırakmamaları, çocukların güvenlerini kazanmaları açısından gereklidir. Ayrıca aileler kesinlikle karşılaştırıcı bir tutum içinde olmamalı ve başkalarının çocuklarını ‘iyi örnek’ olarak göstermemelidir” diyor.</p>
<p>Anne-babanın okulun ilk gününden itibaren öğretmenlerle işbirliği içerisinde olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Atasoy, tüm desteklere rağmen çocuklarda aşırı korkunun devam etmesi halinde mutlaka profesyonel yardım alınmasını tavsiye ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/09/19/okula-yeni-baslayan-cocugunuza-guven-verin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaokulu okul değildir!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/08/19/anaokulu-okul-degildir/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/08/19/anaokulu-okul-degildir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 16:27:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pedagog Sevil Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ana okulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokuluna gitme yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[anasınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim yeri]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ilköğretim]]></category>
		<category><![CDATA[kolej]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okul seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=5993</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Anne Babalar, Parenting Skills &#38; Counseling Center’a gelen ailelerde son dönemlerde dikkatimi çeken önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Konu anne babaların “anaokulunu”, “ilkokul” gibi görmesidir.  Anaokulu “Okul ” değil, “Oyun Oynama&#8221; yeridir! “Ana” ve “Okul” kelimelerinin birleşiminden oluşan “Anaokulu” kelimesi aslında sizin düşündüğünüz gibi bir okul değil, öyle bir okul da olmalıdır. Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgili Anne Babalar, Parenting Skills &amp; Counseling Center’a gelen ailelerde son dönemlerde dikkatimi çeken önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Konu anne babaların “anaokulunu”, “ilkokul” gibi görmesidir.</strong></p>
<p><strong> Anaokulu “Okul ” değil, “Oyun Oynama&#8221; yeridir!</strong></p>
<p>“Ana” ve “Okul” kelimelerinin birleşiminden oluşan “Anaokulu” kelimesi aslında sizin düşündüğünüz gibi bir okul değil, öyle bir okul da olmalıdır. Aslında anaokullarının adı “oyun ve sosyalleşme kurumları” olmalıdır. Çünkü anaokulu kelimesinin içinde okul kelimesi geçince hem aileler, hem de anaokulu yöneticileri anaokulu programını ilkokul programına benzetme gayreti içine giriyor.</p>
<p>Anaokulu ve kreş gibi kurumlara çocuklar, 2 yaş itibariyle başlıyorlar. Anasınıfına ise çocuklar 5-6 yaş arası gidiyorlar. Dolayısıyla bizim 2-5 yaş arası çocuklardan sayıları, harfleri öğrenmelerini, ilkokul çocukları gibi türlü türlü branş derslerini almalarını beklememiz doğru olmaz.</p>
<p>Ne yazık ki anaokullarını ilkokula benzetme akımı kolejlerin “kaliteli eğitim” adı altında çocukları çeşitli branş derslerine boğarak, sıradan anaokullarına fark atma kaygısı ile başladı. Çocukların yaşlarının üstünde beklentiler beklemek diğer anaokullarına da yayıldı. Okulun kalitesi, çocukları ne kadar branş dersleriyle sıktığıyla ölçülür oldu. Branş dersleriyle çocukların çeşitli kavramları sanki bir ilkokul çocuğu gibi öğrenmeleri, ders bitene kadar dikkatle dinlemeleri bekleniyor. Bu yaş çocuğunun dikkat süresi kısadır ve dikkat sürelerinin artması için serbest oyuna ihtiyacı vardır.</p>
<p>Hadi 4-5 yaş grubu çocukları geçtim de peki, 2-3 yaş grubu çocukların akademik anlamda neyi öğrenmesini bekliyoruz. Bu yaşlarda çocukların ihtiyacı sadece ilerde akademik kavramları öğrenecekleri becerileri geliştirmektir. Çocuklara anaokulunda 2 yaşından 6 yaşına kadar öğretilmeye çalışılan tüm kavramları çocuklar ilkokulda çok hızlı bir şekilde bir dönemde öğrenirler. Fakat anaokulunda yaklaşımız böyle olursa, serbest oyuna ihtiyacı olan çocuğun 3 senesini bir şeyler öğretme kaygısı ile mutsuz geçirmesine neden oluruz.</p>
<p>Kısacası, anaokulları çocukların arkadaşlarıyla serbestçe oynadıkları, gelişimlerine destek oldukları oyun evleridir. Anaokulu seçerken anaokulunun çocuğa ne kadar branş dersleri sunduğuna değil, çocuğu ne kadar arkadaşlarıyla oynamak için rahat bıraktığına, serbest zaman etkinlikleri ile grup etkinliklerini ne derece dengelediklerine bakın. Anaokulunda yetişkinlerin, yani “öğretmenlerin” görevi ise bu dengeyi sağlamaktır. Anaokulunda öğretmenlerin ilkokul öğretmeni gibi konu ve kavram öğretmesi beklenemez. Anaokulunda öğretmenlerin görevi iyi bir gözlemci olmak ve gereksiz yere çocuğa müdahale etmeden sosyalleşmesine izin vermektir.</p>
<p>Anaokulunun rolünün ne olduğunu bilirseniz, anaokulundan beklediğiniz akademik program beklentileriniz azalır ve böylece anaokulu yöneticileri de ona göre davranarak çocuğunuzu mutsuz eden yoğun bir eğitim programından kaçınacaklardır. Çocuğunuzu arkadaşlarıyla doya doya oynayacağı anaokuluna göndermeniz dileğiyle,</p>
<p>Pedagog Sevil Yavuz</p>
<p>Çocuk &amp; Ergen Psikolojisi Uzmanı, Aile ve Çift Terapisti, Filial Play Terapist</p>
<p>Parenting Skills &amp; Counseling Center<br />
www.pedagogsevilyavuz.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/08/19/anaokulu-okul-degildir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

