Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

Nasıl kilo verilir?

19 Ocak 2010 Editör: Nurhan Demirel  
Kategori: Ana Haber, Diyet

editor_nurhan_demirelMalumunuz geçen yazımda da bahsettiğim üzere; yılbaşında doktorum Selmin Çetin Doğan ve en yakın kız arkadaşlarımla birlikte zayıflama ve şöyle bir silkelenip, kendimize gelme kararı aldık.
Hayatımda ilk defa yılbaşında “bu yıl şunu yapacağım” diye bir karar almış bulunmaktayım. Umarım kararımın arkasında durabilirim. Geçen hafta kararımı hayata geçirmek için ilk adımı attım ve kendimce hayatımda ufak tefek değişiklikler yapmaya başladım.
Biliyorum hiç kolay olmayacak.
Komşu Fırın’ın önünden geçerken koku alma duyularıma engel olmaya çalışacağım.
Canım Büyükada’daki Taş Fırın’ın bol soğanlı lahmacununu çektiğinde başka şeyler düşünmeye çalışacağım.
Kentucky Fried Chicken’ın hot wings ve biscuit’lerini tamamen hayatımdan çıkarmam lazım.
Burger King’in ateşli whopper’ına sesleniyorum: Lütfen ateş beni çağırmasın!

Artık hayatımda yepyeni bir sayfa açıyorum.
Bundan böyle kendime daha fazla özen göstereceğim.
Bilgisayar karşısında kamburum çıkana kadar çalışmayacağım.
Hafta da en az üç kere dışarı çıkacağım.
Haftada bir gün fotoğraf çekmek için sokakları arşınlayacağım.

Yukarıda saydıklarımı yaparak kilo veremeyeceğimin farkındayım. Piyasada satılan merdiven altı diye tabir edilen abuk subuk ilaçlardan da medet umacak değilim. Bunların dışında tv’lerde ciddi ciddi reklamları yapılan elma krommuş, yok biber hapıymış, lahana kapsülüymüş, x-tra gelmiş… Daha neler? Bu tarz ürünlerden medet umacak kadar vahim mi durum? Nerde kaldı kentli, kariyerli, iyi eğitimli kadın olmak?

Beş çaylarında padişah sofraları gibi sofralar kurup, böreği çöreği mideye indirdikten sonra diyet yapmam lazım diye vicdan yapan kadınlara benzetiyorum kendimi. Yemek yeme faslında herşey iyi güzel de sonrasında insanın içini bir huzursuzluk kaplıyor. Yediklerim boğazıma diziliyor bir bir. Bu duyguyu yaşamaktan bıktım, usandım. O yüzden artık bana vicdan azabı çektirmeyecek yiyecekler yemeyi tercih ediyorum. Sabah uyandığımda bir tane elma yiyorum. Sindirim sistemini hızla harekete geçiriyor ve bütün kadınların sinirlerini bozan şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerini gideriyor. Şiddetle tavsiye ederim. Bir de yoğurt yemeye başladım. İştahımı frenlemekte açıkçası çok işe yarıyor. Ne zaman acıksam ya elmalara ya da yoğurda saldırıyorum…

Selmin daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için bana bir yol haritası hazırladı. İşe önce Check-Up yaptırarak başlamam gerekiyormuş. Açıkçası bırakın Check-Up yaptırmayı doktora gitmekten bile ödüm kopuyor. Türk filmlerinin doktor-hasta diyalogları gözümün önüne geldikçe bana bir haller oluyor. Sanki doktora gidince doktor bana 3 aylık ömrümün kaldığını söylecek! Doktora gitmedikçe ömrüm uzayacak gibi geliyor, kendi kendimi avutuyorum… Halbuki benim gibi bir insanın bu konuda böyle anlamsız kaygılar taşımaması gerekiyor. Anlamsız olduğunu biliyorum ama gene de bu duruma mani olamıyorum.

Selmin sadece Check-Up yaptırmakla kalmamamı, kadın hastalıklarına karşı da gerekli önlemleri almamı tavsiye ediyor. Tam anlamıyla sağlıklı bir kadın olmak için eğer varsa ufak tefek sorunların tedavisi ve takibini tam olarak yaptırmak gerekiyormuş. Korkularımı yenebilirsem neden olmasın?

Yoğun iş hayatım nedeniyle malumunuz fiziksel aktivite konusunda sınıfta kalmış durumdayım. Bu durumu değiştirmek için kendimce bir takım kararlar aldım fakat doktorun tavsiyelerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Selmin’in söylediğine göre: “Düzenli yürüyüş yapmanın kilo verdirmesi, vücudu şekillendirmesi, vücut yağ oranını azaltıp kas oranını arttırmasının yanı sıra kalp-damar hastalıkları ve kanser’e karşı koruyucu olması özelliği var… Benim önerin bir pedometre alıp yavaş yavaş süreyi uzatarak 2 günde bir ortalama 10.000 adım olacak şekilde bir yürüyüş düzeni oturtman.

Yürüyüşten döndüğünde yere yatıp (Hayır, uyumayacaksın!! Bildiğin mekik hareketini yapman. Özellikle göbek bölgesinden sorunun olduğunu söylediğin için bu harekte hayat kurtarıcı olacaktır. 25′ten başlayıp haftada-2 haftada bir sayıyı arttırarak 100 mekiğe çıkmanı öneriyorum. Bu düzeni kurmak için harekete geçtiğinde önce belini en ince yerinden ölç, bel çevresi diye kaydet… Sonra kalça kemiklerinin hemen üstünden, göbek deliğinin üzerinde olacak şekilde ölç, göbek çevresi diye yaz. 2 günde bir yürüyüş + mekik’i düzenli olarak yap, 12 hafta sonra tekrar ölç… Mutlaka bir fark olması lazım… “

Gelelim zurnanın zırt dediği yere…
Ne yiyip, ne içeceğim ben? Nasıl besleneceğim?
Şimdilik sadece zararlı diye tabir edilen fast food, her türlü abur-cubur, bakkal ve marketten alabileceğin paketli gıdalar, içinde bol beyaz şeker olduğunu bildiğin tüm yiyecekler, tatlı-tuzlu her türlü pastane ürününden uzak duracağım. Tatlı krizim tutarsa da yarım kase sütlü tatlı yiyeceğim. Kahvaltıda yediğim yarım ekmekten vazgeçip, porsiyonlarımı küçülteceğim.
Ekmek genellikle kahvaltıda 1-2 dilim, diğer 2 öğünde 1′er dilim olarak tavsiye edilirmiş. Dilimler ince olacak ve ekmeklerin üstüne köyden gelen tereyağından sürülmeyecekmiş. Yanlız arada kedimizi şımartıp, ekmeğin içine kekik, nane, kırmızı biber vb. şeyler koyup, zeytinyağına banabilirmişiz. Ne zengin bir menü değil mi? İşim çok zor ama kararlıyım, başaracağım.
Sevgiler,
Nurhan Demirel

Yiyecekleri seçme ve saklama kılavuzu

19 Kasım 2009 admin  
Kategori: Alışveriş, Güncel, Sağlık

meyveAmerikan Hastanesi, Beslenme ve Diyet Bölümü Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu gıdaları satın alırken ilk önce son kullanma tarihlerine ve ambalajının zarar görmemiş olmasına dikkat etmek gerektiğini vurguluyor.

Yaşamımızın devamı için önem taşıyan gıda maddelerini satın alırken ya da saklarken gerekli önemi gösteriyor muyuz? Besinlerin satın alınmasından hazırlanması ve pişirilmesine kadar geçen her aşamada amacın hem besinin hijyenini sağlamak hem de besin değerini korumak gerektiğini biliyor muydunuz? Tüm gıdaları satın alırken ilk önce son kullanma tarihlerine ve ambalajının zarar görmemiş olmasına dikkat etmek gerekiyor.

Satınalmada dikkat edilecek püf noktalar

• Tüm gıdaları satın alırken son kullanma tarihi, ambalajının zarar görmemiş olması gibi özelliklerine bakılarak satın alınmalıdır.

• Ekmek ve benzeri gıdaları satın alırken ambalaj içinde olanları tercih etmek daha güvenlidir.

• Patates alırken yeşillenmemiş, yarık ve çatlakları olmayanlarin tercih edilmesi gerekir.

• Pastorize olmayan sütten yapılmış peynir tüketilmemelidir. Bu nedenle açık peynirler yerine kapalı kutularda satılanları almak daha güvenli olacaktır.

• Süt, hazır meyve suyu satın alırken UHT (Ultra High Temperature) yöntemi ile paketlenen Tetra Pak kutuda olanlar tercih edilmelidir. Bu ürünler besin değerini daha az kaybetmiş olanlardır ve kullanılan yöntem hijyenik olarak en güvenilir teknolojiyle hazırlanıp paketlenen yöntemdir.

• İyi pişmemiş et ürünlerinin tüketimi bazı mikroorganizmaların bulaşması açısından oldukça riskli ve tehlikelidir.

• Plastik kaplarda saklanan asitli gıdalar , içinde bulundukları kaplarla temas ederek zararlı maddelerin besinin içine geçmesine neden olabilir.Örneğin turşu , portakal suyu gibi gıdalar plastik kaplarda saklanmamalıdır.

Diyet ürünlerin satın alınmasında dikkat edilecek püf noktalar
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de şişmanlığın ve buna bağlı olarak oluşan hastalıkların giderek artmasıyla düşük kalorili ürünlere olan talep artmıştır. Tüketiciler bu ürünleri kullanırken üzerinde ‘light, %0 yağlı, diyet, şekersiz’gibi ibareler görmektedirler.Bir ürünün light olması veya şekersiz olması o ürünün kalorisinin düşük olduğunu göstermez. Bir ürünün light olması bu ürünün yağının veya kalorisinin azaltılmış olduğu anlamına gelir.Ancak yağı azaltılmış ürün mutlaka düşük kalorili olmak zorunda değildir. Çünkü ürünün yağının azaltılması işlemi sırasında yağı azaltılırken diğer besin öğelerinin içeriği artabilir. Karıştırılan diğer bir konu ise üzerinde diyet yazan ürünlerin kalorisiz olup istenildiği kadar yenilebileceği düşüncesidir. Oysa bu mümkün değildir; diyet bisküvi olarak satılan ürünler markasına göre farklılık göstermekle beraber ortalama olarak 2-3 adet diyet bisküvinin kalorisi 1 dilim ekmekteki kaloriye eşittir.

Diyabet hastaları için piyasada ‘diyabetik’etiketi ile satılan ürünlerde şeker yerine yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Bunların yağ miktarları azaltılmış olmayabilir. Bu durumda zayıflama diyetlerinde kullanımı uygun olmayacaktır.

Bu ürünlerin piyasadaki yeri kaçınılmazdır.Ayrıca artan hastalıklarla birlikte bu ürün çeşitleri hayatımızda yer almalıdır. Ancak ürünün üzerinde ürün hakkında daha ayrıntılı bilgiler içeren etiketler bulunmalıdır. Bu, hem ürünün daha güvenilir olmasını hem de üründen daha verimli bir şekilde yararlanmayı sağlayacaktır.

Bununla birlikte bu ürünlerin diyetisyenler ve gıda mühendisleri gibi uzmanların yer aldığı belirli kuruluşlar tarafından kontrol edilmesi ve denetlenmesi gereklidir.

Etiketlerin Anlamları
Diyabetik:
Şeker yerine tatlandırıcı ile hazırlanmış ürünlerdir .Ürünün yağı ve kalorisinde azalma olmayabilir.

Light: Yağı %40 azaltılmış ürün veya kalorisi %25 azaltılmış anlamındadır.

Diyet: Kalorisi azaltılmıştır ancak içinde şeker bulunabilir.

Piyasada bulunan bu tür ürünlerin bazıları ülkemize yurt dışından ithal edilerek gelmektedir. Yurt dışında bu ürünlerin yapım aşamasından etiketlenmesi ve sunumuna kadar geçen tüm süreçler profesyönelce yürütülmekte ve denetimler belirli kuruluşlarca yapılmaktadır. Bu ürünlerde bulunan etiketlerde tüketiciyi aydınlatıcı ve besinin içeriği ile ilgili her türlü bilgi bulunmaktadır. Ancak ülkemize girişi sırasında bu etiketlerin bazıları Türkçeye çevrilmekte bazıları ise çevrilmemektedir. Bu noktada tüketicilerin bilgi edinmelerini zorlaşmaktadır.

Gıdaları saklarken dikkat edilecek püf noktalar
• Pişmiş gıdalar buzdolabında saklanırken rafın en üstünde saklanmalıdır. Bu sayede çiğ ve mikrop barındırabilecek olan gıdalardan pişmiş gıdanın içine suyunun akması engellenmiş olur.Özellikle çiğ et/tavuk gibi gıdalar dolapta saklanırken ya da çözdürülürken dolabın en alt bölümünde veya çözdürme bölümlerinde bekletilmelidir.

• Yağlar serin, ışıksız ortamda saklanmalıdır.

• Yumurta buzdolabında yıkanmadan saklanırsa besin değerini korumuş olur. Ancak kullanımdan hemen önce dış yüzeyi iyice yıkanmalıdır.

• Gıdaları açıkta saklarken sıcaklık ve neme dikkat edilmelidir. Örneğin patates aydınlıkta yeşillenir. Bu nedenle serin, kuru ve ışıksız bir dolapta saklanmalıdır. Ekmek iki günden fazla saklanacaksa açıkta değil ,buzdolabında saklanmalıdır.

Hazırlama ve pişirmede besin değerini artırıcı bazı öneriler

• Hamuru mayalandırmak besin değerini arttırır.

• Beyaz un yerine tam buğday unu besin değeri olarak daha yüksektir.

• Şeker yerine pekmez kullanımı hazırlanan gıdanın besin değerini arttırır.

• Kurubaklagiller iyi pişirilirse besin değeri artar.

• Ekmek çok kızartılırsa besin değeri azalır.

• Sebzeler kavrulur veya haşlanıp suyu dökülürse besin değeri azalır

• Yoğurdun yeşil suyu atılmamalıdır. Çünkü riboflavinden (B2 vitamini) zengindir.Yoğurt tüketilmeden hemen önce karıştırılabilir ya da kek, poğaça gibi gıdalar hazırlanırken kullanılabilir.

• Taze meyve suları ve doğranmış sebzeler açıkta bırakılırsa veya hemen tüketilmezse besin değeri azalır.

• Gıdaların temel olarak en iyi pişirme şekli kavrulmadan ve kısık ateşte pişirilmesidir. Besin değerini kaybetmemesi için kavrulmaması, kızartılmaması gerekir.

KadınMAG