<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KadınMAG &#124; Sıradışı Kadınların Sitesi &#187; evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.kadinmag.com/tag/evlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinmag.com</link>
	<description>Türkiye&#039;de yaşayan kadınlar için hazırlanmış ve her konuda alanında uzman kişilerin görüşüne başvurulan, gündemi kendisi yaratan en özgün kadın sitesi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 21:51:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yeni evleneceklere uyarı: Şiddete göz yummayın!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/08/22/yeni-evleneceklere-uyari-siddete-goz-yummayin/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/08/22/yeni-evleneceklere-uyari-siddete-goz-yummayin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 19:14:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik planı]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=6002</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğe adım atacaklara uzmanlardan uyarı: Kavgacı kişiliğe sahip olmayan adayları seçin. Annesini sevmeyen ve iletişim bozukluğu olanlardan uzak durun. Ayrıca düşük gelir de şiddetin başlangıcı olabilir&#8230; &#8216;Kabul edilen şiddet, şiddeti doğurur&#8217; Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Eskin, kabul edilen şiddetin, şiddeti doğurduğunu belirterek, &#8221;Çocukluğunda şiddet gören, kendi de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Evliliğe adım atacaklara uzmanlardan uyarı: Kavgacı kişiliğe sahip olmayan adayları seçin. Annesini sevmeyen ve iletişim bozukluğu olanlardan uzak durun. Ayrıca düşük gelir de şiddetin başlangıcı olabilir&#8230;</strong></p>
<p><strong>&#8216;Kabul edilen şiddet, şiddeti doğurur&#8217;</strong></p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Eskin, kabul edilen şiddetin, şiddeti doğurduğunu belirterek, &#8221;Çocukluğunda şiddet gören, kendi de ailesine şiddet uygular&#8221; dedi.</p>
<p>Eskin, son dönemde kamuoyuna sık sık şiddet olaylarının yansıdığını, bunun dikkati çekici olduğunu bildirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de şiddetin başlıca toplumsal bir sorun olduğunu savunan Eskin, insanlar arasında çok basit nedenlerle tartışmalar yaşanabildiğini, bunların kavgalara, husumete ve sonunda şiddete kadar uzanabildiğini ifade etti.</p>
<p>Şiddetin toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasal nedenlerin yanında psikolojik nedenlere de bağlı olduğunu dile getiren Eskin, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Şiddetin en önemli çıkış noktası egemen olma arzusudur. Bu egemenliği kabul ettiren, şiddetini de artırır. Şiddet, sosyolojik, psikolojik, politik, felsefik, psikiyatrik yönleri olan geniş bir kavramdır. Günümüzün modern, uygar yaklaşımlarına göre, şiddet kabul edilemez bir davranıştır. Kabul edilen şiddet, şiddeti doğurur. Şiddet kavramı dini ve dünyevi kültürlerden, kutsal savaşlara kadar uzanan geniş bir tarihsel ve toplumsal platformda ele alınabilir. Şiddet, sadece bir davranış bozukluğu olarak ele alınamaz.&#8221;</p>
<p>Eskin, anne ve babası arasında duygusal şiddet olan, iletişim sorunu yaşayan, ruhsal sorunu olan erkeklerin eşlerine duygusal ve fiziksel şiddet uygulayabildiğini, çocukluğunda şiddet görenin, ileride ailesine şiddet uygulayabileceğini vurguladı.</p>
<p><strong> Evlilik planları yapanlar dikkat</strong></p>
<p>Eskin, evliliğe adım atacak özellikle genç kızların eşlerini seçerken, kavgacı kişiliğe sahip olmayan adayları tercih etmesini önererek, bunun yanında annesini sevmeyen, iletişim bozukluğu olan erkeklerden de uzak durmalarını tavsiye etti.</p>
<p>Düşük gelirin de bir şiddetin başlangıcı olabileceğini dile getiren Eskin, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;İşi bozulan, ya da düşük gelirle geçimini sağlamaya çalışan erkekler de şiddet uyguluyor. Erkekler çocukluklarında ailesinden baskı ve şiddet görüp, sevgi görmemişse, bunu ileride evlendiği kadına kötü davranarak yansıtabiliyor. Bu tür erkeklerin psikolojik ve psikiyatrik yardım almaları gerekir.&#8221;</p>
<p>Eskin, ADÜ olarak yaptıkları bir araştırmada evlilik terapisi için başvuran 34 çiftin yüzde 75&#8242;inin evliliklerinde şiddet olduğunu, bunların arasında yüzde 57 hakaret, yüzde 44 dikkate almama, yüzde 43 fiziksel şiddetin başı çektiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/08/22/yeni-evleneceklere-uyari-siddete-goz-yummayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet gününüzü tatile göre ayarlayın!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/08/08/adet-gununuzu-tatile-gore-ayarlayin/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/08/08/adet-gununuzu-tatile-gore-ayarlayin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2011 20:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi-Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[adet dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[adet tarihini öne almak]]></category>
		<category><![CDATA[adetliyken tatil]]></category>
		<category><![CDATA[balayı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=5715</guid>
		<description><![CDATA[Bazen beklenen adet kanamasının rastlayacağı tarihler istenmeyen günlere denk gelebilir. Tam evlilik ve balayı günlerine rastlayacak olan, ya da tam önceden planlanmış bir yaz tatile denk gelen bir adet kanaması, ya da yoğun bir iş temposunda oluşacak adet sancıları kadın için bir dezavantaj teşkil edebilir. Bu gibi durumlarda doktor önerisiyle ve bazen de kendi kendine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p dir="ltr"><strong>Bazen beklenen adet kanamasının rastlayacağı tarihler istenmeyen günlere denk gelebilir. Tam evlilik ve balayı günlerine rastlayacak olan, ya da tam önceden planlanmış bir yaz tatile denk gelen bir adet kanaması, ya da yoğun bir iş temposunda oluşacak adet sancıları kadın için bir dezavantaj teşkil edebilir.</strong></p>
<p>Bu gibi durumlarda doktor önerisiyle ve bazen de kendi kendine alınan bazı önlemlerle beklenen adet kanamasının ileri alınması mümkündür. Adet kanamasının senede bir ya da iki kez bu şekilde düzenlenmesinin kadının sağlığı üzerinde olumsuz bir etki yaratması teorik olarak mümkün gözükmemektedir. Ancak, bunu alışkanlık haline getirmemek gerekir.</p>
<p><strong>Adetinizi geciktirmek elinizde</strong></p>
<p>Doktora danışarak doğum kontrol hapı kullanmakta olan kadınlar adet günlerini rahatlıkla geciktirebilir. İki kutu arasında normalde verilen ilaçsız bir hafta ara yerine doğum kontrol hapı yeni bir kutuyla adeti geciktirmek istenen süre kadar devam ettirilir. İlaç kesildiğinde bir hafta içerisinde adet kanaması gerçekleşir. Ancak, bu yöntemi kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Bu yöntemi asla eczaneden aldığınız ilaçlarla kendiniz denememelisiniz. Jinekolojik muayene sonrası önerilmesi daha uygundur. Ancak, sürekli takipte olduğunuz doktora danışıp uygun gördüğü taktirde geciktirmek için bu hapları kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Adet tarihini öne almak</strong></p>
<p>Adet geciktirmeye göre daha zor ve çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanan bir işlemdir. Bir kaç ay öncesinden kullanılmaya başlandığında faydalı olabilir. Onun dışında çok fazla önerilmez. Bu amaçla, yine doktor önerisinde olmak kaydıyla doğum kontrol hapı veya progesteronlar kullanılabilir.</p>
<p><strong>Sakınılması gerekenler</strong></p>
<p>- Eczaneden veya eş dostun önerisiyle alınan geciktirici ilaçlardan sakının.<br />
- Doktorunuz önermediği takdirde hormon içerikli ilaçları kullanmamaya özen gösterin.<br />
- Kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmayın. Kullandığınız ilaçlar sağlığınızı bozabilir.<br />
- Adet geciktirmeyi alışkanlık haline getirmeyin.<br />
- Söktürücü iğne ya da hap kullanmayın.<br />
- Söktürücü ilaçlarla gebelik sonlandırmaya çalışmayın. Bu ilaçlar nedeniyle çocuğunuza zarar verebilirsiniz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/08/08/adet-gununuzu-tatile-gore-ayarlayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kate Middleton ve Prens William&#8217;ın muhteşem düğünü</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/04/30/kate-middleton-ve-prens-williamin-muhtesem-dugunu/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/04/30/kate-middleton-ve-prens-williamin-muhtesem-dugunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 14:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Akhravi Matin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto Galeri]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kate middleton düğün]]></category>
		<category><![CDATA[kate middleton ve prens william]]></category>
		<category><![CDATA[kate middleton wedding]]></category>
		<category><![CDATA[kate middleton wedding dress]]></category>
		<category><![CDATA[kraliyet düğünü]]></category>
		<category><![CDATA[prens william]]></category>
		<category><![CDATA[prenses]]></category>
		<category><![CDATA[royal wedding]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=4405</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere tahtının varisi Prens William ile Kate Middleton 29 Nisan Cuma günü muhteşem bir törenle dünya evine girdi. İşte muhteşem düğünden  muhteşem fotoğraflar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İngiltere  tahtının varisi Prens William ile Kate Middleton 29 Nisan Cuma günü muhteşem bir  törenle dünya evine girdi.</div>
<div>İşte muhteşem düğünden  muhteşem fotoğraflar&#8230;</div>
<div><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding.jpg"   ><img class="alignnone size-full wp-image-4406" title="kate-middletons-wedding" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding.jpg" alt="" width="450" height="662" /></a></div>
<div><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding2.jpg"   ><img class="alignnone size-full wp-image-4407" title="kate-middletons-wedding2" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding2.jpg" alt="" width="450" height="356" /></a></div>
<div><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding-dress.jpg"   ><img class="alignnone size-full wp-image-4408" title="kate-middletons-wedding-dress" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/04/kate-middletons-wedding-dress.jpg" alt="" width="450" height="262" /></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/04/30/kate-middleton-ve-prens-williamin-muhtesem-dugunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk biter mi?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2011/02/14/ask-biter-mi/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2011/02/14/ask-biter-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 10:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[14 şubat sevgililer günü]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[aşık çiftler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk acısı]]></category>
		<category><![CDATA[aylin sezer]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüz aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bağlılık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=3915</guid>
		<description><![CDATA[Aşık olmak bildiğimiz, hissettiğimiz diğer duyguların hiçbirine benzemez. Aklımızdan geçen binlerce düşünceye, kalbimizdeki duygular ve bedenimizin verdiği tepkiler eşlik eder. Duygular yoğunlaşır; mutluluk, hüzün, heyecan, huzur ve özlem aynı anda yaşanır. Peki aşkın söylenildiği gibi gerçekten bir ömrü var mı? Aşkınızı ölümsüzleştirmek mümkün mü? Tüm bu konularla ilgili Anadolu Sağlık Merkezi Psikoloğu Aylin Sezer merak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/02/asik_cift.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-3916" title="asik_cift" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2011/02/asik_cift.jpg" alt="" width="320" height="233" /></a>Aşık olmak bildiğimiz, hissettiğimiz diğer duyguların hiçbirine benzemez. Aklımızdan geçen binlerce düşünceye, kalbimizdeki duygular ve bedenimizin verdiği tepkiler eşlik eder. Duygular yoğunlaşır; mutluluk, hüzün, heyecan, huzur ve özlem aynı anda yaşanır. Peki aşkın söylenildiği gibi gerçekten bir ömrü var mı? Aşkınızı ölümsüzleştirmek mümkün mü? Tüm bu konularla ilgili Anadolu Sağlık Merkezi Psikoloğu Aylin Sezer merak edilenlerle ilgili bilgi verdi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Aşkı ölümsüzleştirmek mümkün</strong><br />
Biyolojik ve evrimsel bakış açısı kadar, popüler kültür de aşkın bir ömrü olduğunu ve bitmeye mahkum olduğunu söylüyor. Oysa sevgi ve aşk bitmek zorunda değil. Sevgi, bağlılık ve tatminin olduğu ilişkilerde aşk zamanla azalacağına, tersine artıyor.</p>
<p>İlişkide bireylerin sevdiklerini ve sevildiklerini hissetmeleri önemli olduğunu belirten Psikolog Aylin Sezer, “<em>Karşılıklı sevgi, içinde tutkuyu barındırmakla birlikte, paylaşımı, fedakârlığı, saygıyı, güveni, desteği ve iyi iletişimi de içerir. İçinde bulunan ilişkiden sağlanan tatmini etkileyen en önemli faktörlerden biri de zevk alma ve verme becerisidir. Birbirinin varlığından, paylaşımlarından zevk almayı ve vermeyi bilmek ve istemek önemlidir”</em> dedi.</p>
<p><strong>Verilen sözler tutulmazsa ayrılık kaçınılmaz</strong><br />
Bağlılık sözünün sadece evlilik töreninde verilen bir söz olmadığını belirten Psikolog Aylin Sezer sözlerine şöyle devam etti; “<em>Birbirlerine bağlanan çiftler aslında ifade etmeseler de birbirlerine, sevgi, saygı, değer verme, sadakat ve diğerinin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılama konularında söz vermiş oluyorlar. Bu sözlerin tutulmadığı noktalarda ilişkilerde sıkıntıların başladığı gözlemleniyor.”</em></p>
<p><strong>Kalıcı ilişki çaba gerektirir</strong><br />
Gerçek ve kalıcı sevgiye karşılıklı emek vererek sahip olunabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Psikoloğu Aylin Sezer, <em>“Kalıcı ilişki çaba gerektirir. Sağlıklı bir ilişkiyi sürdürmek için zamana, enerjiye, denemeye ve sabıra ihtiyaç vardır. İlişki, karşıdaki insanı severek, sayarak, bağlanarak ve ilişkiye yatırım yaparak büyür ve sağlamlaşır”</em> dedi.</p>
<p><strong>İlişkide her iki taraf da tatmin olmalı</strong><br />
Anadolu Sağlık Merkezi Psikoloğu Aylin Sezer sözlerine şöyle devam etti; “İlişkinin başında çiftler birbirlerini tanımak için zaman ve enerji harcarlar. Bir yandan karşılarındaki insanın onun için uygun olup olmadığını anlamaya çalışırken bir yandan da kendilerini o kişiye beğendirmeyi isterler. Bunun için birlikte vakit geçirir, sohbet eder, soru sorar, iltifat veya hediyelerle birbirlerini iyi hissettirir, ortak aktiviteler yaratmaya çalışır, fiziksel temas kurarlar. Tüm bunlar, diğerini tanımak ve bağlanmaya karar vermek içindir. Bağlılık oluştuğunda ise, birbirini tanımaya ayrılan zaman ve enerji azalır. Hayatın diğer alanları tekrar öne çıkar ve enerjinin çoğunu alırlar. İlişkiyi korumanın, geliştirmenin ve kalıcı kılmanın en önemli yollarından biri, fiziksel ve duygusal birlikteliğe ilişkinin başındaki gibi zaman ayırmaktır. Ufak jestler, paylaşılan anlara önem vermek çiftlerin ilişki tatminini önemli ölçüde etkiler. Sağlam ve kalıcı ilişkiler için, ilişkiye bağlılık, saygı, güçlü iletişim, karşılıklı destek, karşılıklı arkadaşlık ve sıcaklık, fiziksel ve duygusal yakınlık, romantizm ve sağlıklı bir cinsel yaşam çok önemlidir.”<br />
KadınMAG</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2011/02/14/ask-biter-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma, boşu-anma ve boş ol!</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/12/20/bosanma-bosu-anma-ve-bos-ol/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/12/20/bosanma-bosu-anma-ve-bos-ol/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 09:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Kite</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[boş ol boş ol boş ol]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma psikolojsi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmış kadın]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmış kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[evli çiftlerin boşanması]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[islamda boşanmak]]></category>
		<category><![CDATA[resmi olarak boşanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=2830</guid>
		<description><![CDATA[©KadınMAG- Artık biliyorum; boşanmış olan gerçekten boşanmıştır… Yürüyebilseydi, yürürdü zaten… Ve bazen yürüyebilmiş olmayı isteyebilir insan ve ama öyle anlar geliyor ki, çekiç misali, biliyorsun… Asla yürümezdi! Bu ne iyidir, ne de kötüdür; sadece bir durumdur. Ve insan herhangi durumdan ancak öğrenebilir; kendini,-tüm duygu ve düşüncesiyle, karşısındakini ve varsa eğer evladını veya evlatlarını… Aile ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/11/deniz_kite2-e1290188905306.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-2651" title="deniz_kite2" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/11/deniz_kite2-e1290188905306.jpg" alt="" width="118" height="153" /></a></strong><strong>©KadınMAG-</strong> <strong>Artık biliyorum; boşanmış olan  gerçekten boşanmıştır… Yürüyebilseydi, yürürdü zaten… Ve bazen yürüyebilmiş  olmayı isteyebilir insan ve ama öyle anlar geliyor ki, çekiç misali, biliyorsun…  Asla yürümezdi! Bu ne iyidir, ne de kötüdür; sadece bir durumdur. Ve insan  herhangi durumdan ancak öğrenebilir; kendini,-tüm duygu ve düşüncesiyle,  karşısındakini ve varsa eğer evladını veya evlatlarını…</strong></p>
<p>Aile ile sıkı sıkıya bağlantılı  olan Noel’e yaklaşırken tüm bunları sorguluyorum ve aslında birkaç gündür içimde  bin-bir hüzün yeniden alevleniyor… İnsan güçlü olmayı, ancak güçsüz kalırsa  öğreniyor. Dualitenin böylesi bir mizah anlayışı var: Aşkı takdir etmek için  önce kaybetmen gerekir mesela… Ve bir sonraki aşk, asla kaybettiğinle olmaz!  Olsaydı, kaybetmemiş olduğunla kaldığın yerden devam ediyor olurdun ki bu,  tekamüle aykırıdır kanımca! İnsan gerçekten sahip olduğunu asla kaybetmez: Ruhu  gibi mesela. O sebeple boşanmış olmak, sahip olmadığını resmi olarak ilan etmek  anlamına geliyor… Oysa ruh, resmi olana ihtiyaç duymazdı!</p>
<p>Boşanmak, esoterizm açısından  herhangi şeyi salıvermek. Bu açıdan bakınca İslam’nın üç kez<strong> “boş ol” </strong>demekle  boşanılacağına ilşkin yaklaşımı anlaşılabilir hale geliyor. Ama salıvermek, pek  çoğunun dediği gibi “evrene atayım, orada bir yerde kalsın, benden uzak”  yaklaşımıyla olmuyor. Bu tıpkı bir dağdan bağırırken yankının gelmeyeceğini  düşünmeye benzer!</p>
<p>O sebeple insanın aklıyla  afirmasyon yapıp, oraya buraya düşüncelerini salması ve bu şekilde boşanacağına  inanması yerine, insan kalbine, tüm acısıyla yaşamasına izin vermeli ve ardından  da o acının iyileşmesine olanak yaratmalı kanımca.</p>
<p>Çünkü insan kendisine bahşedilmiş  iki yakıtla yaşamını sürdürüyor; düşünce ve duygu. Her ikisi de son derece iç  içe geçmiş enerjiler; hem kendi aralarında, hem de her yerde ve herkesle  bağlantı olması sebebiyle insanın, başkalarının düşünce ve duygularıyla.   Evlilik gibi bir ilişkide, duygu yoğun bir enerji söz konusu; daha kırılgan,  daha acıtan, daha mutlu eden, daha naif bir enerjisinden söz ediyoruz: Her  dokunuş ve seks sonrası <strong><em>tüm duyguların karşılıklı değişimi</em></strong> olan bir  ilişkiden bahsediyoruz. Karşılıklı daha iyi duyguların oluşmasıyla yaratıcı bir  sevgiden veya karşılıklı kötü duyguların oluşmasıyla yok edici nefretten söz  ediyoruz: Bu şekilde bakınca Yüzüklerin Efendisi’ndeki iyi-kötü karakterlerden  farkı yok herhangi ilişkinin enerjisel boyutunun! Ve evlilik gibi bir ilişkide  duygudan düşünceye geçiliyor, oysa ticari bir anlaşma olsaydı, ki son zamanlarda  sıklıkla tanık olduğumuz kimi evlilikler buna benzer, düşünceden duyguya  geçilirdi! İşte tam da bu sebeple, düşünsel afirmasyonlar işe yaramaz bir  boşanma da… Çünkü düşünce değildir salıvermek istediğimiz, duygularımızın  dönüşmesi sürecidir yaşanması gereken!</p>
<p>Ben son birkaç gündür bu durumu  çok net anlıyorum. Eski eşimle <strong>“daima dostuz” </strong>derken aslında düşüncelerimle  kendimi kandırmaktaymışım ve duygularımla hiç yüzleşmemişim meğer. Aniden olan  biten her şey bana inanılmaz acı vermeye başladı ki, boşanalı on bir sene olmuş!  Şimdi fark ediyorum ki evliliğim duygularımı hiç beslememiş… Mesela eski eşim  bana asla güzelsin veya çirkinsin demedi, beni sevdiğini sanırım 6 sene içinde  en fazla üç kez söylemiştir, bana asla çiçek almadı, bulaşık yıkarken gelip  omzuma dokunmadı, sabahları uyandığımda onu beni seyrederken görmedim hic,  sadece gözlerimin içine bakıp sohbet etmedi benimle, ellerimi tutup öpmedi hiç,  sevişmek bir rutindi tıpkı duş almak gibi, evlilik bir şekilde kuralları  belirlenmiş bir yaşam şekliydi; tıpkı herhangi firmada çalışmak gibi…  Boşandığımızda sadece çekip gitti ve ne benim, ne de oğlumuzun herhangi ihtiyacı  olup olmadığını asla sormadı. Bugüne kadar da bunu sormuş değildir! Ben ise  düşüncemde daima onunla dost olduğumu söyledim kendi kendime… Evet, elbette dost  idik; ama acı veren hiçbir şey konuşulmamış, sadece üzerleri örtülmüştü.  Duygularım, hala orada bir yerde, on bir sene önce de; tüm kırılganlığı ile  dururken, ben aklımla işi çözdüğümü sanıyordum… Afirmasyon denilen şeyle sözüm  ona af ediyordum; onu, kendimi ve sonra da salıveriyordum evrene bu  düşünceleri!</p>
<p>Ama duygu yoğun hiçbir şey  boşanma ile kurtulabileceğimiz bir durum değildir. Bu olsa olsa boşu-anma gibi  bir işlem olur… İşe yaramaz yani. Hani bazı motivasyon hocaları vardır; size  sürekli yaparsın der ve siz de yapacağınızı düşünürsünüz… O düşünce duygu  başlangıçlı olmadığı sürece, motivasyon hocanız yanınızdan ayrılır ayrılmaz,  duygunuz düşüncenizi ele geçirir! Yani düşünce kaybeder… Eninde sonunda duygu  dağlardaki yankı gibi çıka gelir ve hiç beklemediğin bir yerde sana tokadını  indirir…</p>
<p>Ben fark ettim ki dün, evlilik  denilen şeyde gerçekten istediğim bana sarılmasıymış eski eşimin… Tuhaf ama hiç  sarılınmamış olmak; sadece fiziksel değildir sarılmak, çok acıtmış içimi. Öyle  korumaya almışım ki kendimi, ona dair söylediğim dost kelimesiyle ve yanıma  yaklaşan herkesi kendimden uzaklaştırmakla, ben sanki sarılmak istemiyorum gibi  karmaşıklaşmış düşüncelerle yok etmeye çalıştığım duygularım. Böylesi derin bir  duygu enerjisini deneyimler ve bunu da kendinize itiraf edebilirseniz, olan  biten her şey gözyaşıyla birlikte, tıpkı acının hüzne dönüşmesi gibi, kendi  kendini dönüştürüyor.</p>
<p>Bana da dün itibariyle olan  buydu! Gözlerim ağlamaktan şişmiş ve bir anda kendimi hafiflemiş bulduğumda,  duygumun, tıpkı şu an yazıp da sizlerle paylaştığım gibi, dönüşmeye başladığını  anlamış oldum.</p>
<p>Sanırım artık şunu  söyleyebilirim: <strong>Boş ol, boş ol, boş ol!</strong> Ki yeniden dolabilsin….</p>
<p><strong>©KadınMAG</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/12/20/bosanma-bosu-anma-ve-bos-ol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma davası hangi gerekçelerle açılabilir?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/12/13/bosanma-davasi-hangi-gerekcelerle-acilabilir/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/12/13/bosanma-davasi-hangi-gerekcelerle-acilabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 10:58:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aile hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşarak boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşmalı boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşmalı boşanma dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşmalı boşanma protokol]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet görme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli geçimsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma davası]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma davası açmak]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma davası dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma davası nasıl açılır]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmaların sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[cana kast]]></category>
		<category><![CDATA[cürüm ve haysiyetsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[eşler arasında anlaşmazlık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte ayrılık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte ayrılma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte yaşanan sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[fikir ayrılığı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk davası]]></category>
		<category><![CDATA[kötü muamele]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[medeni hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[medeni kanun]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[terk etme]]></category>
		<category><![CDATA[velayet]]></category>
		<category><![CDATA[zina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=2766</guid>
		<description><![CDATA[©KadınMAG- Evlilik ilişkisi ne kadar mutlu başlıyorsa bitişinin de bir o kadar gergin ve zor olduğu bir gerçek. Günümüzde boşanma davaları en zor davalardan. Çünkü bu davalarda iki tarafın duyguları ve özel hayatları masaya yatırılıyor. Tarafların müşterek çocuklarının velayeti, mal varlıklarının, ortak oturdukları meskenin paylaşımı gibi çetrefilli konular tartışılıyor boşanma davalarında. Boşanma süreci her iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/12/ofis-fotolar-099-Kopya.jpg"   ><img class="alignleft size-medium wp-image-2767" title="Av. Nazlı Sezer" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/12/ofis-fotolar-099-Kopya-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a>©KadınMAG- </strong><strong>Evlilik ilişkisi ne kadar mutlu başlıyorsa bitişinin de bir o kadar gergin ve zor olduğu bir gerçek. Günümüzde boşanma davaları en zor davalardan. Çünkü bu davalarda iki tarafın duyguları ve özel hayatları masaya yatırılıyor. Tarafların müşterek çocuklarının velayeti, mal varlıklarının, ortak oturdukları meskenin paylaşımı gibi çetrefilli konular tartışılıyor boşanma davalarında. Boşanma süreci her iki tarafı ve ailelerini hem maddi hem de duygusal anlamda yıpratıyor.</strong></p>
<p><strong>Bu noktada anlaşmalı boşanma eşler için bu sıkıntılı süreci çok daha kolay atlatabilmek için bir fırsat olabiliyor.</strong></p>
<p><strong>NASIL ANLAŞMALI BOŞANABİLİRİM?</strong></p>
<p>Kamuoyunda daha çok tek celsede boşanma olarak bilinen süreç hukuken anlaşmalı boşanma olarak nitelendiriliyor. Çünkü gerekli başvuru ve koşullar sağlandığında taraflar anlaşmalı olarak tek celsede boşanabiliyorlar.</p>
<p>Peki nedir anlaşmalı boşanabilmek için gerekli şartlar? Öncelikle eşlerin kendi aralarında boşanma, reşit olmayan çocukların velayeti, tazminat, nafaka ve gayrimenkul-menkul paylaşımı hususunda mutabakata varmaları gerekiyor. Tüm bu konularda anlaşma sağlayan eşler bu koşulları yazılı bir protokol haline getirip imzalayarak anlaşmalı boşanma talebi ile Aile Mahkemelerine sunabiliyorlar. Eşlerin bunlardan ayrıca bir de Aile Mahkemesi tarafından kendilerine bildirilen duruşma gününde mahkemeye gelerek hakim önünde anlaşmalı boşanmayı kabul ettiklerini beyan etmeleri gerekiyor. Böylelikle hakim eşler tarafından sunulan protokolde yazan şartlar çerçevesinde eşlerin boşanmasına o celsede karar verebiliyor.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma bir yılını doldurmamış evliliklerde mümkün olmuyor.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma hakkında en çok sorulan sorulardan biri ise eşlerin bizzat duruşmaya katılım sağlamalarının zorunlu olup olmadığı ile ilgili oluyor.<strong> </strong>Çünkü diğer davalarda kişiler kendilerini avukat ile temsil ettirirken anlaşmalı boşanmada eşlerin avukatları olsa dahi bizzat mahkemeye gelip duruşmada boşanma iradelerini beyan etmeleri aranıyor.</p>
<p><strong>ANLAŞMALI BOŞANIRKEN NAFAKA VE TAZMİNAT ALINABİLİR Mİ?</strong></p>
<p>Tarafların birbirilerinden boşanma sonrası nafaka ve tazminat alabilmeleri içim illaki çekişmeli yargı yoluna başvurmaları gerekmiyor. Taraflar anlaşmalı boşanma protokollerinde taraflardan birinin bir diğerine ödeyeceği tazminatı ve/veya nafaka miktarını kararlaştırabiliyorlar. Bunun için protokoldeki miktar ve koşulları her iki tarafında onaylaması yeterli görülüyor.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar evdeki eşyalardan taşınmazlarına, arabalarına kadar her türlü varlıklarının paylaşımlarını kararlaştırabiliyorlar.</p>
<p><strong>ÇEKİŞMELİ YARGI YOLU İLE BOŞANMA</strong></p>
<p>Boşanma sürecinde çoğu zaman maalesef ki eşlerin mutabakat sağlamaları güç olabiliyor. Eşler arasındaki anlaşmazlık mal paylaşımından, reşit olmayan çocukların velayetinin kimde kalacağından, boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine kadar varabiliyor.</p>
<p>Bu durumda eşlerden birinin Aile Mahkemesine başvurarak boşanma talepli dava açması gerekiyor.</p>
<p>Boşanma Türk Medeni Kanunun 2. bölümünde tüm ayrıntıları ile ele alınıyor. 2.Bölümde yer alan maddelerde tek tek çekişmeli yargı yolu ile boşanma sebepleri aktarıyor. Yani dava açan eşin boşanmak için bu sebeplerden birine dayanması aranıyor. Bunlar; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, evlilik birliğinin sarsılmasıdır.</p>
<p><strong>MEDENİ KANUNUMUZDAKİ BOŞANMA NEDENLERİ</strong></p>
<p><strong>1. ZİNA</strong></p>
<p>Medeni Kanunumuzda zina sadece eş dışındaki biri ile cinsel ilişki kurulması değil evli bir kişinin evlilik birliğinden kaynaklanan “sadakat” yükümlülüğüne aykırı bir şekilde başka biri ile duygusal ve fiziksel yakınlaşması olarak kullanılmaktadır. Eşi zina yapan diğer eş zina sebebi ile mahkemeden boşanma talebinde bulunabilecektir.</p>
<p>Ancak yine kanuna göre eğer eş zina yapan diğer eşi affetmiş ise zina sebebine dayanarak dava açamayacaktır. Yine zina eyleminin üzerinden 6 ay ve her halde 5 yıl geçmekle zina sebebiyle dava açma hakkı ortadan kalkacaktır.</p>
<p><strong>2.</strong> <strong>HAYATA KAST, PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ </strong></p>
<p>Kanunda boşanma sebebi olarak tanımlanan bir diğer durum ise hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranıştır. Eşlerden her biri kendisinin hayatına kast edilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle bu fiil ve davranışlarda bulunan eşe karşı boşanma davası açabilir.</p>
<p>Bu boşanma sebebinde hayata kast açıklamaya gereksinim olmaksızın açık olup, pek kötü ve onur kırıcı davranış ise kişinin durumu ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Örneğin onur kırıcı davranış somut olayın özelliğine, şahısların sosyal statüsüne ve kişiye özgü diğer kriterlere göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak onur kırıcı davranışın bu davranışa maruz kalan eşi manevi olarak ağır derecede etkilemesi ve manevi dünyasında bir kayıp ve zarar oluşturması gerekmektedir.</p>
<p>Yine kanun bu boşanma sebebine dayanarak açılacak davalarda davayı açacak eşin bu durumu öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl süre geçmesini hak düşürücü süre olarak belirlemiştir.  Bu sürelerin geçirilmesi sonrasında mağdur eşin dava açma hakkı kalmamaktadır.</p>
<p><strong>3.</strong> <strong>TERK </strong></p>
<p>Kanuna göre; eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ise ve istem üzerine hakim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş terke dayanarak boşanma talep edebilir.</p>
<p>Bu nedene dayanılarak açılan davalarda hakim dava esnasında talep üzerine terk eden eşi, 2 ay içinde ortak konuta dönmesi ve evlilik birliğinin devam etmesi amacıyla gerekenin yapılması aksi halde boşanmanın gerçekleşeceği hususlarında ihtar eder. Bu ihtar üzerine de eşin eve dönmemesi halinde terk sebebiyle boşanmaya karar verilir.</p>
<p><strong>4.</strong> <strong>AKIL HASTALIĞI </strong></p>
<p>Kanunumuzda eşlerden birinin akıl hastası olması boşanma nedeni olarak kabul edilmiştir. Ancak Kanun sadece bir eşin akıl hastası olmasını boşanma için yeterli görmeyip ayrıca akıl hastalığı sebebiyle, diğer eş için ortak hayatın çekilemez hale gelmesini de aramıştır. Bu sebeple açılan davalarda akıl hastalığın geçmesine olanak bulunmadığına dair resmi sağlık kurulu raporu aranmaktadır. Bu şartların birlikte oluşması halinde, akıl hastalığına yakalanan eşe karşı diğer eş akıl hastalığı sebebine dayanarak boşanma davası açabilir.</p>
<p><strong>5. EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI </strong></p>
<p>Yukarıda sayılmış olan boşanma nedenleri Kanunumuzda belirlenmiş çok daha net ve görülebilir sebeplerdir. Evlilik birliğinin sarsılması ise daha soyut bir kavramdır. Hakim bir çok sebep ve delili taraflar arasında evlilik birliğinin sarsıldığı yönünde yorumlayabilecektir. Bu boşanma nedeninin içerisine bir çok durum girebilmekte olduğundan evlilik birliğinin sarsılması genel bir boşanma sebebi olarak nitelendirilebilecektir.</p>
<p>Medeni Kanuna göre evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması çok çeşitli hallerde ortaya çıkabilir. Bunlar; cinsel uyumun kurulamaması, evlilik birliği içinde güven duygusunu sarsan davranışlar, ev işlerini yapmaktan kaçınma, kayınvalide ve kayınpederin eşine kötü davranmasına engel olmama, aşırı şekilde borçlanarak birçok icra takibinin yapılmasına meydan verme, aşırı derecede kıskançlık, evlilik sırlarını başkalarına anlatmak şeklinde örneklendirilebilecektir.</p>
<p><strong>BOŞANMA SÜRECİNDE MAL PAYLAŞIMI</strong></p>
<p>Türk Medeni Kanunumuzda 2001 yılında özellikle çalışmayan kadınlar lehine olacak bir değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklik sonrası, özellikle farklı bir mal rejimi seçmiş eşler için evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara katılma rejimi uygulamaya konmuştur.</p>
<p>Peki nedir diğer mal rejimleri ve özellikle bir mal rejimi seçilmediğinde uygulanan edinilmiş mallara katılma rejimi?</p>
<p><strong>YENİ TÜRK MEDENİ KANUNDA YER ALAN MAL REJİMLERİ</strong></p>
<p>- Edinilmiş Mallara Katılma (Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.)</p>
<p>- Mal Ayrılığı (Her bir eşin kendine ait malın boşanma sonrası kendi mülkiyetinde kaldığı rejimdir.)</p>
<p>- Paylaşmalı Mal Ayrılığı (Eşlerin malları kendi anlaşmaları çerçevesinde paylaştığı rejimdir.)</p>
<p>- Mal Ortaklığı (Her bir malın yarı yarıya eşlerin ortak mülkiyetinde kaldığı mal rejimidir.)</p>
<p><strong>2002 YILI ÖNCESİNDE EVLENMİŞ EŞLER İÇİN MAL REJİMİ NEYE GÖRE BELİRLENECEK?</strong></p>
<p>Kanuna göre, yeni Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenmiş olan eşler için bu tarihe kadar hangi mal rejimine tabi iseler, o rejimin devam etmesi öngörülmüştür.</p>
<p>Ancak eşler, Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden başlayarak bir yıl içinde, başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren yasal mal rejimini, yani “edinilmiş mallara katılma rejimini” seçmiş sayılacaklar.</p>
<p>Yani boşanma halinde eşlerin 2002 yılı öncesinde edindikleri mallarda evlenirken seçtikleri mal rejimine göre paylaşıma gidilecek 2002 yılı sonrası için edinilmiş mallara, edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaşım koşulları uygulanacaktır. Eşler 2002 yılı öncesinde evlenirken farklı bir mal rejimi seçmemişler yani özel olarak bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa da bu tarih öncesi yasal olarak geçerli olan mal ayrılığı rejimine göre mal paylaşımı yapılacaktır.</p>
<p><strong>EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ</strong></p>
<p>Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmada, her eşin iki tür malvarlığı vardır:</p>
<p><strong> 1. Edinilmiş Mallar:</strong></p>
<p>Her eşin edinilmiş malları şunlardır:</p>
<p>- Çalışmanın karşılığı olan maaş, ücret v.s.<br />
- Sosyal güvenlik kuruluşlarının yaptığı her türlü ödemeler,<br />
- Çalışma gücünün kaybı dolayısıyla ödenen tazminat,<br />
- Kişisel malların geliri (kira, faiz gelirleri gibi)</p>
<p>Mal rejimi tasfiye edildiğinde sadece yukarıda sayılan ‘’edinilmiş mallar’’ eşler arasında yarı yarıya eşit olarak paylaştırılır.</p>
<p><strong>2. Kişisel Mallar:</strong></p>
<p>Her eşin kişisel malları şunlardır:</p>
<p>- Eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşya,<br />
- Evlenmeden önce sahip oldukları mallar,<br />
- Evlendikten sonra miras veya bağış yoluyla geçen mallar,<br />
- Manevi tazminat alacakları,</p>
<p>Kanunda sayılan bu kişisel mallar, tasfiye halinde paylaştırmaya tabi olmayıp, ait olduğu eşin mülkiyetinde kalacak mallardır.</p>
<p>Saygılarımla</p>
<p>Av. Nazlı SEZER</p>
<p><strong>©KadınMAG</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846  sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır.  Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar,  sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla  yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile  ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika  haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/12/13/bosanma-davasi-hangi-gerekcelerle-acilabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Türkiye&#8217;nin en iyi modeli Tuğçe Sarıkaya</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 10:12:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[alexander mcqueen]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm ve para]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Masur]]></category>
		<category><![CDATA[best model]]></category>
		<category><![CDATA[best model birincisi]]></category>
		<category><![CDATA[best model of the world]]></category>
		<category><![CDATA[best model of turkey]]></category>
		<category><![CDATA[best model tuğçe sarıkaya]]></category>
		<category><![CDATA[best model yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[cemil ipekçi]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz abazoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dünya güzeli]]></category>
		<category><![CDATA[dizi oyuncusu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu asena]]></category>
		<category><![CDATA[eat pray love]]></category>
		<category><![CDATA[emel acar]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi manken]]></category>
		<category><![CDATA[erol albayrak]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[foto galeri]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik sırları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[nurhan demirel]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[ramazzo]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sunucu]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[türk modacıları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye güzeli]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin en iyi modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Sarıkaya]]></category>
		<category><![CDATA[turgay tanülkü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=2088</guid>
		<description><![CDATA[©KadınMAG- Bu hafta ki röportaj konuğum Türkiyenin ve Dünya’nın en iyi modellerinden biri: 2009 Best Model of Turkey birincisi ve Best Model of World Dünya üçüncüsü Tuğçe Sarıkaya.  “O”nun hakkında aslında çok az şey biliyoruz. Hatta O’nu yanlış tanıdığımızı bile söyleyebilirim. İşte Tuğçe Sarıkaya hakkında bilmedikleriniz ve merak ettikleriniz&#8230; Tuğçe Sarıkaya kimdir? 1988 İzmir doğumluyum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/nurhan_demirel_small_photo.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-130" title="nurhan_demirel_small_photo" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/nurhan_demirel_small_photo.jpg" alt="" width="105" height="135" /></a>©KadınMAG- </strong><strong>Bu  hafta ki röportaj konuğum Türkiyenin ve Dünya’nın en iyi modellerinden  biri: 2009 Best Model of Turkey birincisi ve Best Model of World Dünya  üçüncüsü Tuğçe Sarıkaya.  “O”nun hakkında aslında çok az şey biliyoruz.  Hatta O’nu yanlış tanıdığımızı bile söyleyebilirim. İşte Tuğçe Sarıkaya  hakkında bilmedikleriniz ve merak ettikleriniz&#8230; </strong></p>
<p><strong>Tuğçe Sarıkaya kimdir? </strong><br />
1988  İzmir doğumluyum. Şu anda Yeditepe Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve  Uluslararası İlişkiler son sınıfta okumaktayım. Profesyonel olarak  mankenlik yapıyorum.</p>
<p><strong>Şu aralar nelerle meşgulsun? </strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/17-copy.jpg"   ><img class="alignright size-large wp-image-2099" title="17 copy" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/17-copy-667x1024.jpg" alt="" width="280" height="430" /></a><br />
İşim  görsellikle ilgili olduğu için kendimi bu alanda geliştirmeye  çalışıyorum. Kuş Dili Diksiyon ve Spikerlik Okulu’ndan eğitim aldım ve  podyuma çıktığım defileleri aynı zamanda sunuyorum. Ekol Drama Okulu’nda  Ayla Algan’dan oyunculuk eğitimi aldım. Daha sonra Turgay Tanülkü’yle  beraber oyunculuk üzerine çalışmaya başladım. Eğitimim halen devam  ediyor. Aynı zamanda Goldmina yapım şirketinin yapımcılığını üstlendiği  Ölüm ve Para adlı dizide oyuncu koçum Turgay Tanülkü’yle birlikte rol  alıyoruz. Dizi Şubat ayında ekranda olacak. Dizi dışında özel bir  kanalla program anlaşması yapmak üzereyim fakat detaylar ay sonunda  kesinleşeceği için kanalın ismini vermem pek doğru olmaz sanırım.</p>
<p><strong>Maşallah. On parmağında on marifet&#8230; Başka hangi işlerle uğraşıyorsun? </strong><br />
Esteworld  ve Duygu Asena’nın kurduğu ve şu anda Oya Demirtok editörlüğünde çıkan  Kadınca Dergisi’nin Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü’nü yürütüyorum.  İşlerim yoğun gidiyor. Defileler, çekimler, dizi,dergi ve okul derken özel hayatıma çok vakit ayıramaz oldum.</p>
<p><strong>Erkek arkadaşın ne diyor bu duruma? </strong><br />
İşteki  başarının da özel hayatla çok alakalı yürüdüğüne inanıyorum çünkü  kafanız daha rahat oluyor ve işinize daha çok konsantre olabiliyorsunuz.  Benim de uzun süredir hayatımda  sevdiğim ve saygı duyduğum bir erkek  arkadaşım var.</p>
<p><strong>2009&#8242;da Best Model yarışmasında birinci oldun. Best Model olma sürecini anlatabilir misin?</strong><br />
2009  Best Model of  Turkey yarışmasında birinci seçildim ve 2 ay sonra  yapılan Best Model of the World yarışmasında da ülkemizi temsil ederek,  ülkeme 3.lük getirdim. Bunu söylerken bile gururlanıyorum ve mutlu  oluyorum çünkü biraz milliyetçi bir yapım var. Benim için çok heyecanlı  bir süreçti. Gerçekten çok istediğim bir şeydi. Modellik yapmak  istiyordum fakat popülerliği elde edebilmek için komik magazinsel  haberlere konu olmak bana göre değildi. Bu yüzden Best Model of Turkey  benim modellik kariyerimi profesyonelliğe taşıyacağım kaliteyi ve  popülerliği bana verebilecek tek adresti. Bu yüzden bu yarışmayı tercih  ettim ve hedefim için çok çalıştım. Biraz kilo fazlam vardı onları  verdim,modelliğimi geliştirdim ve kendime gerçekten çok inanarak  başardım.</p>
<p><strong>FOTO GALERİ: BEST MODEL OF TURKEY BİRİNCİSİ VE BEST MODEL OF THE WORLD ÜÇÜNCÜSÜ </strong>- <strong>TUĞÇE SARIKAYA </strong></p>

<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/dsc01056/"   title='DSC01056' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/DSC01056-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC01056" title="DSC01056" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/dsc01058/"   title='DSC01058' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/DSC01058-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC01058" title="DSC01058" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/dsc01098/"   title='DSC01098' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/DSC01098-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC01098" title="DSC01098" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/dsc01101/"   title='DSC01101' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/DSC01101-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC01101" title="DSC01101" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/dsc01127/"   title='DSC01127' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/DSC01127-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC01127" title="DSC01127" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/7-copy/"   title='7 copy' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/7-copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="7 copy" title="7 copy" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/7-copy-2/"   title='7 copy' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/7-copy1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="7 copy" title="7 copy" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/12-copy-3/"   title='12 copy' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/12-copy1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="12 copy" title="12 copy" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/15-copy/"   title='15 copy' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/15-copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="15 copy" title="15 copy" /></a>
<a href="http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/17-copy/"   title='17 copy' ><img width="150" height="150" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/17-copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="17 copy" title="17 copy" /></a>

<p><strong>Önümüzdeki  günlerde tacını devredeceksin. 2010 Best Model yarışmasında tacını  devredeceğin Best Model arkadaşına neler tavsiye edersin?</strong><br />
Azimli  olup, çalışmasını tavsiye ederim. Herşey altın tepside sunulmaz  insanlara. Bir şeyi istemek, onu elde etmenin yarısıdır. Çok istesin ve  bunun için azmetsin, hırs yapsın demiyorum çünkü hırs zarar veren bir  duygudur. En çok da insanın kendisine&#8230;.  Ama azim insanın ilerlemesini  sağlayacak olan en temel histir.</p>
<p><strong>En beğendiğin Türk moda tasarımcıları?</strong><br />
Başta  Cemil İpekçi olmak üzere, Özgür Masur, Ramazzo, Cengiz Abazoğlu, Emel  Acar, Erol Albayrak diyebilirim&#8230; Bence çok süper modacılar ve hepsiyle  de çalışma şansım olduğu için çok mutluyum.</p>
<p><strong>Hangi Dünyaca ünlü moda tasarımcının defilesinde podyuma çıkmak isterdin?</strong><br />
Alexander McQueen&#8230; Gerçekten çok sıradışıydı çizimleri&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/7-copy1.jpg"   ><img class="alignleft size-large wp-image-2096" title="7 copy" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/10/7-copy1-667x1024.jpg" alt="" width="320" height="491" /></a>Güzelliğini neye borçlusun? Kozmetik ürünlerine mi yoksa doğal bakımlara mı?</strong><br />
Öncelikle  nazik iltifatınız için teşekkür ederim. Ben yüzüme hiçbir kozmetik  ürünü sürmem. hep doğal olan ürünlerden yanayım. Yüzümü bile normal  kükürtlü sabunla yıkıyorum ve nem vermesi için cildime haftada bir veya  kuruluğuna bağlı olarak haftada 2 kez bal maskemi yapıyorum. 2 tatlı  kaşığı bal, bir kaç damla limon ve bir çay kaşığı zeytin yağını  karıştırıp, yüzüme sürüyorum ve 15 dk. kadar bekletiyorum. Bu karışımın  çok da faydasını gördüm, herkese tavsiye ederim. Bunun dışında uykuma  dikkat ediyorum. Günde 8 saat uyumaya çalışıyorum. Bol su içiyorum.  Yüzümün nemini koruması için ve C Vitamini deposu olan yeşil sebze ve  meyveleri bolca tüketiyorum. Zayıf olmamı da aslında biraz komik olacak  fakat çok yemek yemeğe borçluyum. Günde 6 öğün yemek yiorum fakat küçük  porsiyonlarda&#8230;. Ve bölece metabolizmamın hızlı çalışmasını sağlayıp,  kilo almıyorum&#8230;</p>
<p><strong>Yeni projelerinden bahsedebilir misin?</strong><br />
Aslında  röportajın başında biraz bahsettim. Belirttiğim gibi Ölüm ve Para  dizisinde oynuyorum. Esteworl ve Kadınca Dergisi’nin Halkla İlişkiler  Koordinatörlüğü’nü yürütüyorum. Defilelerim ve çekimlerim oluyor. Bir de   şu anda görüşmesini sürdürdüğüm haftanın 5 günü yayınlanacak bir  Sağlık Programı da bu listeye eklenebilir.</p>
<p><strong>Kariyerini nasıl yönetiyorsun?</strong><br />
Bir  işi sadece yapmak için yapmıyorum. Eğer bir işe girmişsem; en iyisini  seçip, en iyisini yapmaya çalışıyorum. İşim konusunda çok seçiciyim  çünkü şuna inanıyorum; “Seçici olmazsan, geçici olursun!” Bu yüzden  diğer bir çok meslektaşımın yaptığı gibi gelen her projeye balıklama  atlamıyorum. Önce bi düşünme süresi istiyorum. Uzun bir süre  araştırdıktan sonra kabul ediyorum veya reddediyorum. Bir şeyi sırf  yapmak için yapmak hiç benim tarzım değil.</p>
<p><strong>Bildiğim kadarı ile 2011&#8242;e evli gireceksin. Nasıl evlenme teklifi aldın? Kimle evleneceksin?</strong><br />
Evlenmeden  önce  taçlarımı devretmem gerekiyor. Önümüzdeki günlerde Best Model of  Turkey tacımı devredeceğim. Daha sonra Best Model of World tacımı  devretmem gerekiyor. Tacımı Ocak 2011’de devredicem inşallah. Aynı  zamanda Best Model of World üçüncüsü seçildiğim için 16 Aralık’ta Best  Model of Russian tacını takıcam. Sonrasında ise Aralık ayının 22’sinde  Best Model of Azerbaycan tacını takıcam. Bütün bunları hallettikten  sonra inşallah 2011 Mayıs ayında evlenmeyi düşünüyoruz&#8230;</p>
<p><strong>Evinin kadını, çocuklarının annesi mi olmayı mı tercih edersin yoksa Dünya&#8217;nın en çok kazanan modeli mi?</strong><br />
En  çok para kazanmak benim için bir amaç değil. Benim için amaç; en  başarılı modellerden birisi olabilmek&#8230;  Biraz idealist bir yapım  vardır fazla para pulda gözüm yok. Planlı programlı ve disiplinli bir  kadının hem iş hayatını hem de aile hayatını aynı anda yürütebileceğine  inanıyorum. Hatta ikisinin birbİnirinden besleneceğine düşünüyorum&#8230;</p>
<p><strong>Yemek yapmayı biliyor musun? Eşine romantik bir akşam yemeği hazırlayacak olsan neler yaparsın?</strong><br />
Evet!..  Hem de çok güzel yemek yaparım. Erkek arkadaşım İzmir Köfteyi çok  seviyor ve ben yaptığımda çok severek yiyor. Pek romantik olmayacak  sanırım ama İzmir köfte yapardım&#8230;</p>
<p><strong> Modellik dışında sosyal hayatında neler yapıyorsun?</strong><br />
Çok  gezmeyi sevmiyorum. Evimde DVD izlemek veya kitap okumak bana daha  keyifli geliyor. Bazen çok sevdiğim bir arkadaş grubum var onlarla bir  yerde kahve içmek veya yemek yiyip, biraz da dedikodu yapmak hoşuma  gidiyor&#8230;</p>
<p><strong>Kız arkadaşlarınla dedikodu yapar mısın?</strong><br />
Arada&#8230; Ama gerçek olmayan şeyleri konuşmam da, konuşturmam da&#8230; Çünkü ah almaktan korkarım.</p>
<p><strong>En son izlediğin sinema filmi hangisi?</strong><br />
Eat, Pray, Love! Bence çok güzel bir filmdi, çok etkilendim&#8230;  Biraz da kendimden bir şeyler buldum&#8230;.</p>
<p><strong>Romantik aşk filmlerini mi seversin yoksa korku filmlerini mi?</strong><br />
İkisi de değil&#8230;. Macera filmlerini çok seviyorum.</p>
<p><strong>Cumartesi gecesi evde pijamalarınla oturmayı mı tercih edersin yoksa dışarıda eğlenmeyi mi?</strong><br />
Duruma  göre değişir. Eğer çok çalıştığım ve yorgun olduğum bir haftaysa, evde  kalıp kendime vakit ayırıp, yalnız kalmayı tercih ederim. Fakat daha  rahat bir hafta geçirdiysem, biraz eğlenmek benim de hakkım deyip,  kesinlikle eğlenmeyi tercih ederim. Sonuçta bende bi genç kızım.</p>
<p><strong> Röportaj: Nurhan Demirel</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>©KadınMAG</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846        sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın       yapmaktadır.  Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel       fotoğraflar,  sitemiz kaynak gösterilmek ve ilgili sayfamıza link       verilmek koşuluyla  yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi       ve/veya kuruluşlar ile  ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır.       Güncel ya da son dakika  haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle       iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;"><strong><a href="../wp-content/uploads/2010/10/mos_kadinmag_kampanya21.png"   ><img class="alignleft size-medium wp-image-2072" title="mos_kadinmag_kampanya2" src="../wp-content/uploads/2010/10/mos_kadinmag_kampanya21-300x250.png" alt="" width="300" height="250" /></a>©KadınMAG- </strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/10/12/roportaj-best-model-of-turkey-birincisi-tugce-sarikaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En iyi çamaşır deterjanı hangisi?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/09/14/siz-hangi-camasir-deterjanini-kullaniyorsunuz-bingo-omo-persil-tursil-ariel-alo-matik-ve-butun-deterjanlari-test-ettik/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/09/14/siz-hangi-camasir-deterjanini-kullaniyorsunuz-bingo-omo-persil-tursil-ariel-alo-matik-ve-butun-deterjanlari-test-ettik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Sep 2010 17:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nurhan Demirel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ace bahar kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[alo matik]]></category>
		<category><![CDATA[ariel]]></category>
		<category><![CDATA[ariel m-zim5]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[çamaşır deterjanları]]></category>
		<category><![CDATA[çamaşır suları]]></category>
		<category><![CDATA[ürün testi]]></category>
		<category><![CDATA[bayram temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[bherry]]></category>
		<category><![CDATA[bim markaları]]></category>
		<category><![CDATA[bingo]]></category>
		<category><![CDATA[desto]]></category>
		<category><![CDATA[domestos]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi deterjan]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[konsantre deterjan]]></category>
		<category><![CDATA[kosla oxygen]]></category>
		<category><![CDATA[omo]]></category>
		<category><![CDATA[persil]]></category>
		<category><![CDATA[persil jel]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[reklam kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı çamaşır deterjanı]]></category>
		<category><![CDATA[türk kadınlarının temizlik sırları]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[toz deterjan]]></category>
		<category><![CDATA[tursil]]></category>
		<category><![CDATA[uğur dündar]]></category>
		<category><![CDATA[vernel]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>
		<category><![CDATA[yumoş]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşatıcı]]></category>
		<category><![CDATA[zamane kızları ve anneleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=1688</guid>
		<description><![CDATA[© KadınMAG – Ben küçükken annem sürekli bana çeşitli işler buyurur, bu işleri hiç vakit geçirmeden derhal yerine getirmemi beklerdi. Özellikle de temizlikle ilgili işler geciktirmeye gelmezdi. Canım çoğu zaman bu işleri yapmak istemezdi ve mızmızlanırdım. Annem de bana “Temizlik imandan gelir” diye psikolojik baskı yapardı. Düşünürdüm de o zaman, eğer temizlik imandan geliyorsa eğer, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/nurhan_demirel_small_photo.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-130" title="nurhan_demirel_small_photo" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/nurhan_demirel_small_photo.jpg" alt="" width="132" height="164" /></a></strong><strong>© KadınMAG – </strong><strong>Ben küçükken annem sürekli bana çeşitli işler buyurur, bu işleri hiç vakit geçirmeden derhal yerine getirmemi beklerdi. Özellikle de temizlikle ilgili işler geciktirmeye gelmezdi. Canım çoğu zaman bu işleri yapmak istemezdi ve mızmızlanırdım. Annem de bana “Temizlik imandan gelir” diye psikolojik baskı yapardı. Düşünürdüm de o zaman, eğer temizlik imandan geliyorsa eğer, benim imanım oldukça kirliydi&#8230; Hem kirli çamaşırları yıkamanın, yağlı tabaklarla sıkı fıkı olmanın maneviyatla ne ilgisi vardı ki?&#8230;</strong></p>
<p>O zamanlar annemi anlamakta zorluk çekiyordum. O da bana sık sık <strong>“Anne olunca anlarsın” </strong>ya da <strong>“Evlenince anlarsın” </strong>gibi serzenişlerde bulunuyordu. Ne evlendim, ne de anne oldum. Şuan yalnız yaşıyorum ve ürün testlerine başladığım günden itibaren tipik bir ev kadınına dönüştüm. Haftada en az bir kez çamaşır yıkıyor, iki haftada bir camları siliyorum. Evin köşe bucak temizliğinden ben sorumluyum ve <strong>itiraf ediyorum: Annemi şimdi daha iyi anlıyorum! </strong></p>
<p><strong>Bayram temizliği yaptım</strong></p>
<p>Artık temizlik yaparken kendimi yorgun, argın ve hayatından bezmiş hissetmiyorum. Komşularımla, arkadaşlarımla ve ailemle bu hafta bol bol temizlik ürünlerini konuştum. Hatta konuşmakla kalmadım, bir sürü ürün test ettim. Hem bayram öncesi bu vesile ile dip köşe <strong>“bayram temizliği”</strong> de yapmış oldum.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/ace-ayse_teyze.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-1690" title="ace-ayse_teyze" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/ace-ayse_teyze.jpg" alt="" width="231" height="185" /></a>Bu hafta modern “Ayşe Teyze” oldum</strong></p>
<p>Fotoğrafçı Niko Guido ile Taksim’de görüşmeye gitmiştim geçen hafta. Yanımda da fotoğraf makinam vardı tabii ki. Niko ile görüştükten sonra kendimi saldım sokaklara ve fotoğraf çekerek önce Kabataş’a, sonra da yürüyerek Karaköy’e ulaştım. Karaköy’e her geldiğimde muhakkak Fasuli’de -kuru fasülye, pilav ve cacık- dan oluşan muhteşem üçlüyü sipariş ederim. Kural gene değişmedi&#8230;</p>
<p>Yemeğimi yerken kuru fasulyenin yağına bakıp, yemeğin suyu masa örtüsüne dökülürse kim bilir çıkarması ne kadar zor olur diye düşündüm. <strong>“Acaba hangi deterjanı kullanıyorlar?” </strong>diye aklımdan geçirirken, yanıma garson geldi ve başka bir isteğim olup-olmadığını sordu. Ben de: <strong>“Masa örtülerini hangi deterjanla yıkıyorsunuz?” </strong>diye sordum. O an kendimi elinde Ace Çamaşır Suyu’yla restoranı basan Ayşe Teyze gibi hissettim. Zaten o gün bembeyaz giyinmişim. Üstümde beyaz bir t-shirt, altımda ise beyaz, keten bir pantolon var. Anlayacağınız beyazlıkta adeta Ayşe Teyze ile yarışıyorum&#8230;</p>
<p><strong>Siz hangi deterjanı kullanıyorsunuz? </strong><br />
Hatırlar mısınız bilmem&#8230; Hani Ayşe Özgün’lü bir Ariel reklamı vardı. Reklamda Ortaköy’deki Bol Kepçe Restoran’a gidiliyor ve kirlenmiş masa örtüleri Ariel’le bembeyaz oluyordu. Ben de Ayşe Özgün misali sanki deterjan testi yapıyormuşum gibi hissettim kendimi biran için. Ben geçmişe flash back yapıp, Ayşe Özgün’lü deterjan reklamını hatırlamaya çalışırken, garson telefonla birini arayıp; <strong>“Abi biz masa örtülerini hangi çamaşır deterjanı ile yıkıyorduk?” </strong>diye soruyordu. O sırada geçmişe öyle bir flash back yapmış olmalıyım ki önümde ki çay bardağını görmeyip, hem masa örtüsünün hem de bembeyaz kıyafetlerimin üstüne bir bardak çayı boca ettim. Karşı masadaki aile ve ben hep beraber gülmeye başladık, <strong>“Vallahi bilerek yapmadım”</strong>,<strong> “Gerçekten bilerek olmadı” </strong>gibi cümlelerle kasten çayı dökmediğimi anlatmaya çalıştım. <strong>“Hangi deterjanı kullanıyorsunuz?”</strong> diye sorduktan sonra, açıkçası çay bardağını devirmem hiç de masum bir hareketmiş gibi görünmüyordu. Ama öyleydi&#8230;</p>
<p>Sonra üstümü lavaboya giderek, sıvı sabunla temizledim. Yerime döndüğümde yeni örtüler çoktan serilmişti bile. Çayım da yeniden servis edildi. Bu sefer daha dikkatli çayımı yudumlarken, Fasuli İşletme Müdürü Emin Pekergöz geldi masaya ve müsade isteyerek, karşıma oturdu. Emin Bey, uzun yıllar Amerika’da kalmış ve eğitimli bir işletmeci. <a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>USP</strong><strong></strong></a><strong></strong><strong>H</strong><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> (</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>United</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>State</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Public</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Health</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>)’</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>ta</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>yani</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Amerikan</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Halk</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Sağlığı</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong> </strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>Derneği</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>’</strong></a><a href="http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.usphs.gov%2F&amp;sa=D&amp;sntz=1&amp;usg=AFQjCNHyGlDoTr2FBFYpOCbK3zXjosA4lA"   ><strong>nde</strong></a> temizliğin nasıl olması gerektiğini A’dan Z’ye öğrenmiş biri. Her yazımı olabildiğince tarafsız ve uzman görüşü alarak yazmaya gayret gösteriyorum. Açıkçası çamaşır deterjanları testimle ilgili Emin Bey statüsünde bir uzmanı mumla arasam bulamazdım ki, o beni geldi buldu.</p>
<p><strong>Mutfakları sadece Uğur Dündar denetliyor</strong></p>
<p>Emin Bey’le restoranda hijyenin nasıl sağlandığını konuştuk. Halk Sağlığı ile ilgili Amerika’daki gibi bir eğitim sisteminin olmamasından bahsetti Emin Bey. Türkiye’de Uğur Dündar’ın mekan basmalarıyla yürüyor bu işler diye de ekledi. Belediye mutfakları denetlemiyormuş yani mekan çalışanlarının insafına kaldık anlayacağınız&#8230;</p>
<p><strong>Fasuli Restoranları’nda hangi deterjan kullanılıyor? </strong><br />
Fasuli ünlü gurme Vedat Milor’un da tavsiye ettiği bir mekan. İşte mekanın İşletme Müdürü Emin Bey’in ağzından Fasuli’nin temizlik sırları: “İstanbul’un suları kireçli. Bu yüzden zamanla çamaşırlarda renk değişimi oluyor. Biz işletmemizde Omo Matik ve beraberinde sanayi tipi çamaşır suyu kullanıyoruz. Ağırlıklı olarak beyazlardan oluşan çamaşırları 90 derecede</p>
<p>yıkıyoruz. Çamaşırları hijyen nedeniyle yüksek ısıda yıkamayı tercih ediyoruz. Böylelikle kirler çıkmış oluyor. Yemeklerimizde ağırlıklı olarak tereyağı kullanıyoruz. Tereyağı lekesi düşük ısıda çıkmadığı için muhakkak çamaşırları yüksek ısıda yıkamak gerekiyor.”</p>
<p><strong>Ariel çamaşırları solduruyor</strong></p>
<p>Annemin önerisi ve reklamların da etkisiyle  ben de tipik bir Ariel kullanıcısı oldum. Ariel’den ilk başlarda memnundum aslında. Marka yıkanan çamaşırların solmayacağını, kıyafetlerinizi defalarca yıkasanız da hala ilk günkü gibi yeni görüneceğini vaat ediyordu. Bu vaadi gerçekletiriyordu da&#8230; Nitekim önce toz deterjan kalıntılarıyla tanıştım ki bu deterjan alerjisi olan şahsiyetimin hiç de hoşuna gitmedi. Çamaşırların üstünde kalıntı kalmasın diye artık daha az deterjanla yıkama yapıyorum ama bu sefer de kirler çıkmıyor. Sanki çamaşırları sadece suya sokup, çıkarmışım gibi. Renkli ve siyah kıyafetlerimin halini hiç sormayın. Beyazlarsa sanki mutasyon geçirerek, krem rengine dönüşüyor.  Baktım ki olacak gibi değil neredeyse bir  yıldır kullandığım ve bitmek bilmeyen, <a href="http://www.ariel.com.tr/"   >Ariel</a>’in 6 kiloluk MZIM-5 ve “Dağ Esintisi“li toz deterjanını çamaşır yıkama testini de bahane ederek, terk ettim. Zaten ben evimdeki deterjanı bitirene kadar bu rünün bir üst versiyonu çıkmış. Yeni ürünün ismi Ariel Pro-Zim 7. Teleffuz edemediklerinden midir nedir, kimse bu versiyondan bahsetmedi bana&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/PERSIL-JEL-SIVI-CAMASIR-DETERJANI-GULUN-BUYUSU.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-1691" title="PERSIL-JEL-SIVI-CAMASIR-DETERJANI-GULUN-BUYUSU" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/PERSIL-JEL-SIVI-CAMASIR-DETERJANI-GULUN-BUYUSU.jpg" alt="" width="181" height="326" /></a>Çamaşırlarım Persil Jel’le tertemiz yıkanıyor ve mis gibi kokuyor</strong></p>
<p>Toz deterjanları ezelden beri sevmem, deterjanının vücudumla temas etmesinden hoşlanmam. O yüzden şu yeni çıkan (bana göre) deterjanlardan test edeyim dedim ve 2 haftadır Persil Jel kullanıyorum. Deterjan sıvı olduğu için artık toz deterjan alerjisi de yaşamıyorum haliyle. Ürünün ambalajı kadınların hoşnutsuzlukları düşünülerek tasarlanmış sanırım. Çünkü deterjanı nerede saklayacağım gibi bir sıkıntı yaşamadığınız gibi, çamaşır yıkarken de makinenin deterjan gözüne şişenin kapağını kullanmak suretiyle 1 ölçek deterjan koyup, etrafı toz deterjanla batırmadan yıkama işlemine geçebiliyorsunuz. <a href="http://www.henkel.com.tr/cps/rde/xchg/henkel_trt/hs.xsl/Detergents-3657.htm?iname=Persil&amp;countryCode=tr&amp;BU=detergents&amp;parentredDotUID=000000QUQU&amp;redDotUID=000000QUQU&amp;brand=000000QUQZ"   >Persil Jel</a>, Vernel Gül’ün büyüsü katkılı. Tek başına kullanıldığında da çamaşırlarınız etrafa güzel koku yayıyor. Persil Jel’in <strong>“Persil Jel Gülün Büyüsü” </strong>ve<strong> “Persil Jel Deniz Esintisi” </strong>olmak üzere iki çeşidi var. Ben <strong>“Gülün Büyüsü”</strong>nü daha çok sevdim. <strong>“Deniz Esintisi”</strong> daha çok erkek parfümünü anımsattı bana. Hala bekar gezen ve kendi çamaşırlarını kendisi yıkayan erkek arkadaşlarıma tavsiye ederim. Bu ürün tam size göre!</p>
<p><strong>Elektrik ve su tasarrufu için konsantre deterjan kullanın</strong><br />
Çamaşırları 40 derecede yıkamayı tercih ediyorum. Çok yüksek ısılarda çamaşır yıkamayı tercih etmiyorum. Çamaşırların tamamını birbirinden farklı kumaşlar oluşturduğu için çamaşırları yüksek derecede yıkadığımda kıyafetlerde bozulmalar oluyor. Hatta lastikli olan bazı kıyafetlerin lastikleri bile eriyebiliyor. Kıyafetlerin en az 1 beden küçülmesine hiç değinmeyeceğim&#8230; Zaten konsantre deterjanların en sevdiğim yönü düşük ısıda daha etkili olmaları. Düşük ısıda çamaşır yıkamanın bir diğer avantajı da elektrik ve sudan daha fazla tasarruf ediyorsunuz. Son bir yılda elektriğe ve suya yapılan zamları düşünürsek, konsantre deterjan kullanmanın gerçekten de iyi bir seçim olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Ayrıca toz deterjanlara oranla konsantre deterjanlar doğaya daha az zarar veriyor. Çevreyi korumak için de alışkanlıklarımızı değiştirip, konsantre deterjan kullanmak artık farz oldu.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/vernel_max_parfum_incileri_yumusatici.jpg"   ><img class="alignleft size-full wp-image-1692" title="vernel_max_parfum_incileri_yumusatici" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/vernel_max_parfum_incileri_yumusatici.jpg" alt="" width="226" height="127" /></a>Çamaşır yıkayın, rahatlayın</strong><br />
Persil Jel’le birlikte yumuşatıcı olarak Vernel Max Parfüm İncileri kullanıyorum. <a href="http://www.henkel.com.tr/cps/rde/xchg/henkel_trt/hs.xsl/Softener-3663.htm?iname=Vernel+Max&amp;countryCode=tr&amp;BU=detergents&amp;parentredDotUID=000000QUQW&amp;redDotUID=000000QUQW&amp;brand=000000QUSO"   >Vernel</a>’in Gül’ün Büyüsü, Deniz Esintisi, hassas ciltililer için Sensitive’i  ile Aromatheraphy Relax ve Sensual olarak beş çeşidi var. Benim favorim Aromatheraphy Relax. Hani şu ambalajı mor olan. Bu ürünün özündeki lavanta ve çiçek özleri beni rahatlatıyor, üzerimdeki stresi alıyor. Artık ne zaman çalışırken bunalsam, kendimi kirli sepetinin yanında buluyorum ve makinayı doldurup, 40 derecede çalıştırıyorum. Çamaşırlar bitene kadar evi altını üstüne getirip, temizlik yapıyorum. Bütün işler bittiğinde yorgunluktan üzerimde stres falan kalmıyor. Çamaşırları asarken, deterjanın ve yumuşatıcının etrafa yaydığı koku beni iyice keyiflendiriyor.</p>
<p><strong>Siyah ve gri çamaşırlar için Perwoll Siyah Sihir<a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/perwoll_siyah_sihir.png"   ><img class="alignright size-large wp-image-1693" title="perwoll_siyah_sihir" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/perwoll_siyah_sihir-567x1024.png" alt="" width="238" height="430" /></a></strong></p>
<p>Deterjan markaları rekabette <strong>“beyazlığa” </strong>yoğunlaştığı için bu da beraberinde deterjanların formüllerinde daha fazla ağartıcıların kullanılmasına neden oldu. Deterjanların içinde yoğun olarak kullanılan ağartıcılar nedeniyle siyahlar ve renklilerde renk kaybı görülmeye başlandı. Bu durum nedeniyle de artık tek tip deterjan kullanmak yeterli olmamaya başladı. Beyaz ve renkliler için rahatlıkla tek bir deterjan yeterli olurken, siyahlar için muhakkak farklı bir ürün kullanmak durumunda kalıyorsunuz. Bu ürün de haliyle Perwoll. Açıkçası ben Perwoll’ü deterjanla kullanılan, yardımcı bir ürün olarak algılıyordum. Meğer öyle değilmiş. Perwoll tek başına siyah ve gri çamaşırları yıkamakta kullanılıyormuş ve işin en güzel tarafı yeni formülüyle rengi açılan siyah çamaşırları yeniden simsiyah yapıyor olması. Bu deterjanın seveceğiniz bir başka özelliği ise kıfafetlerin üzerinde biriken ipliklerden sizi kurtarması yani tiftiklenmiş kıyafetlerinizi traş bıçağı ile kazımaktan kurtuluyorsunuz.</p>
<p><strong>Saçlarını “Omo Matik”le yıkayan adam </strong></p>
<p>Geçen akşam arkadaşım Handan, kız kardeşi Nalan’ı da alarak bana misafirliğe geldiler. Havadan sudan konuşurken birden konu döndü dolaştı benim ilginç testlerime geldi. Bizim kızlar dururlar mı hiç, bombayı patlattılar: Enişteleri saçlarını “Omo Matik”le yıkıyormuş. Nasıl olur, olmaz öyle şey falan derken, anlattıkları daha absürd hikayelerden sonra çaresiz inanmak durumunda kaldım. Sağlıklı bir insan saçlarını çamaşır deterjanı ile nasıl yıkar hala akıl sır erdiremiyorum o ayrı&#8230;<strong></strong></p>
<p><strong>“Zamane kızlar</strong><strong>ı ve anneleri”ni kurtlar yemiş</strong></p>
<p>Kırmızı başlıklı kızın hikayesini bilmeyeniniz yoktur. Hani bir Kırmızı Başlıklı bir kız vardı, büyük annesini kurt yemişti. Test için reklamlarda görüp de acaba nasıl bir deterjan diye ettiğim  Bingo çamaşır deterjanı ve Bingo Soft hakkında mini bir araştırma yapayım dedim ama kimse <a href="http://www.bingo.com.tr/"   >Bingo</a> kullanmıyor. Sosyal medyada neredeyse sormadığım kimse kalmadı.  Halbuki markanın reklamları pek bir sevilmiş, <a href="http://www.zamaneannelerivekizlari.com"   >Zamane kızı Sinem Kobal ve annesi Nuray Kobal’ın</a> temizlik maceraları alışveriş merkezlerinde yapılan etkinliklerle devam etmişti. Sanırım Zamane kızı ve annesini kurtlar yemiş. Çünkü pazarın liderleri halen Ariel, Persil, Omo Matik ve Alo Matik.</p>
<p><strong>Komşulara, arkadaşlara ve eşe-dosta <span style="text-decoration: underline;">“çamaşırları nasıl yıkadıklarını”</span> sordum. İşte Türk insanının çamaşır yıkama alışkanlıkları&#8230; </strong></p>
<p><strong>Annem: </strong>Çamaşırları yıkarken Ariel kullanıyorum. Diğer deterjanlara göre pahalı ama temizliğinden memnunum. Renklileri ve beyazları 50 derecede yıkıyorum. Ayrıca beyazları yıkarken biraz da Ace Bahar kokusu ilave ediyorum. Deterjanımdan memnunum, herhangi bir sorun yaşamıyorum.</p>
<p><strong>Aysel ablam: </strong>UKM marka deterjan kullanıyorum. Fabrikasından geliyor bana. Aynı zamanda aynı markanın yumuşatıcısını kullanıyorum. Nilüfer kokulu. Sanayi tipi deterjan bu bahsettiğim. Eşimin arkadaşının fabrikası üretiyor. Bazen bu firmanın yumuşatıcısı kalmadığında Yumoş aldığım oluyor ama memnun kalmıyorum.</p>
<p><strong>Ayşe ablam: </strong><a href="http://www.pg.com.tr/procter/alo.htm"   >Alo Matik</a> Konsantre toz deterjan kullanıyorum. Ambalajı turuncu olan. Yeni çıkan üründen. İçinde lacivert, turuncu, kırmızı toplar var. Kokusu çok güzel. Çamaşırları yıkarken yarım ölçek koyuyorum, sonuçtan çok memnunum. Kokusu ve verdiği yumuşaklık çok hoş. Yumuşatıcı olarak da Yumoş kullanıyorum. Beyazlarda leke olduğunda 40 derecede çıkarıyor. Geçen gün çarşafları yıkadık, kızım Emine diyor ki <strong>“Anne miss gibi kokuyor”.</strong> Yumuşatıcı olarak çiçek bahçesi Yumoş kullanıyorum. Kalıcı parfüm özellikli. Müthiş güzel kokuyor. Renklileri de beyazları da güzel yıkıyor. Renklileri soldurmuyor. Siyahları soldurmamak için deterjanı daha az kullanıyorum. Kızımın kitabında çamaşırları çok kirletmeden yıkamayın, çevreyi korumak için daha az deterjan kullanın diyor. Fazla deterjan kullanmanın yararı değil, zararı var. Beyazları sadece yüksek derecede yıkıyorum. En fazla 60 derecede yıkıyorum beyazları. Fazla sıcakta yıkadığımda çamaşırların lastikleri eriyor ve çok kırışık oluyor.  Arada başka deterjanlar da deniyorum ama memnun kalmıyorum.</p>
<p><strong>Arkadaşım ve  doktorum Selmin:</strong> Persil Sıvı kullanıyorum. Performansından gayet memnunum, kokusu da çok güzel <img src='http://www.kadinmag.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) Deterjan tozuna karşı alerjim olduğu için sıvı deterjan tercih ediyorum. Fiyatına dikkat etmedim, muhtemelen toz olanlardan daha pahalıdır ama alerji durumumdan dolayı buna aldırmıyorum.</p>
<p><strong>Apartman görevlimiz Sadık Efendi:<a href="http://www.henkel.com.tr/cps/rde/xchg/henkel_trt/hs.xsl/Detergents-3657.htm?iname=Tursil&amp;countryCode=tr&amp;BU=detergents&amp;parentredDotUID=000000QUQU&amp;redDotUID=000000QUQU&amp;brand=000000QUR3&amp;param1=history"   > </a></strong><a href="http://www.henkel.com.tr/cps/rde/xchg/henkel_trt/hs.xsl/Detergents-3657.htm?iname=Tursil&amp;countryCode=tr&amp;BU=detergents&amp;parentredDotUID=000000QUQU&amp;redDotUID=000000QUQU&amp;brand=000000QUR3&amp;param1=history"   >Tursil</a> kullanıyorum. Hem ekonomik hem de fena yıkamıyor. Markete gidiyorum, en ucuz Tursil olduğu için bu deterjanı kullanıyorum.  Bana göre en ucuz ve en kaliteli deterjan. Lekeleri çıkarıyor, deterjan kalıntısı bırakmıyor. Kokusu da normal. Beyaz ve renklileri temiz yıkıyor, siyahları soldurmuyor. Son zamanlarda reklamlarını görmüyorum ama bence buna rağmen hala tercih ediliyor. Tursil’le çamaşırları yıkarken çamaşır suyuna ya da yumuşatıcıya gerek duymuyorum. Tek başına kullandığımda sonuçtan memnunum.</p>
<p><strong>Arkadaşım müzmin bekar Cüneyt: </strong>Evde tek başıma olduğum için çok sık çamaşır yıkıyorum. Makineyi çabuk dolduramıyorum. Az da olsa çamaşırlarımı Alo Matik Konsantre ile yıkıyorum. Normalde makinem 7 kg çamaşır almasına rağmen, ben 1,5 kilodan öteye geçemiyorum. Çamaşırlarımı yıkarken yumuşatıcı olarak Vernel kullanıyorum. Beyazları yıkarken ayrıca Kosla Oxygen kullanıyorum. Renklilerde tertemiz ve rengarenk olan çamaşırlarım, beyazlarda ise kar bembeyaz kar gibi çıkıyor.</p>
<p><strong>Sydney, Australia’da yaşayan arkadaşım Dilek :</strong> Ben <a href="http://www.unilever.com/brands/homecarebrands/radiant/index.aspx"   >Radiant</a> kullaniyorum. Ariel normalde tercihim fakat burada satilmiyor malesef. Kokusu gayet guzel ve anladigim kadariyla guvenilir ve tercih edilen bir marka. Sonucundan da gayet memnunum.</p>
<p><strong>Özden: </strong>Ben yıkamıyorum cicim, kadın yıkıyor.</p>
<p><strong>Tuğba: </strong>Daha evlenmedim canım, çamaşır yıkamıyorum. Çamaşırları annem yıkıyor. Sanırım Ariel kullanıyor.</p>
<p><strong>Murat abinin eşi:</strong> En ucuz hangisiyse eşim onu kullanıyor. Bulaşıklar için Desto, el sabunu Bherry, katı sabun Işıl,  yüzey temizleyici olarak da Aks kullanıyor. Yani genelde Bim markaları. Çamaşır suyunda ise tercihini Güldal markasından yana kullanıyor. Çamaşırlarını ise <a href="http://www.kirlenmekguzeldir.com/"   >Omo</a> ile yıkıyor.</p>
<p>© KadınMAG</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel fotoğraflar, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Güncel ya da son dakika haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/09/14/siz-hangi-camasir-deterjanini-kullaniyorsunuz-bingo-omo-persil-tursil-ariel-alo-matik-ve-butun-deterjanlari-test-ettik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>O dut ağacının altında</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/07/10/o-dut-agacinin-altinda/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/07/10/o-dut-agacinin-altinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 20:37:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betül Yüzüncüyıl Tavlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aile onayı]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[dut ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[küslük]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=1326</guid>
		<description><![CDATA[© KadınMAG – En büyük aşklar nefretle başlar… Yok, olmadı! En büyük nefretler aşkla başlar… Haa, tamam… Hayırrr mı? Öyle öyle… Zamanda geri gidelim:  64 yıl önce Adam bıçkın bir delikanlı… Boyu, posu yerinde&#8230; Yürüdü mü, kaldırım taşları zıplıyor etrafta. Genç kızlar hayran kalkık bıyıklara. Adam efe sanki… Mekân da Aydın zaten… Bir de beyaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/betul_yuzuncuyil_tavli.jpg"   ><img class="alignleft size-medium wp-image-1306" title="betul_yuzuncuyil_tavli" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/09/betul_yuzuncuyil_tavli-238x300.jpg" alt="" width="238" height="300" /></a><strong>© KadınMAG –</strong> <strong></strong><strong>En büyük aşklar nefretle başlar… Yok, olmadı!</strong></p>
<p><strong>En büyük nefretler aşkla başlar… Haa, tamam…</strong></p>
<p><strong>Hayırrr mı? Öyle öyle…</strong></p>
<p><strong>Zamanda geri gidelim:  64 yıl önce</strong></p>
<p><strong>Adam bıçkın bir delikanlı… Boyu, posu yerinde&#8230; Yürüdü mü, kaldırım taşları zıplıyor etrafta. Genç kızlar hayran kalkık bıyıklara. Adam efe sanki… Mekân da Aydın zaten… Bir de beyaz at tam olurdu ama, devir o değil…</strong></p>
<p>Kadın, güzel. Uzun, kınalı saçları var. Kirpikleri çekik gözlerinin üzerinde, nazlı nazlı süzülmüş… Yere bakmadan yürüyemiyor. Adamın varlığından ise tam olarak emin. Biliyor; ona bakıyor.</p>
<p>Adam ile kadın gizli sevdanın pençesinde. Gece yarısı, koca bir dut ağacının altında buluşup kaçmaya karar veriyorlar. Kaçıyorlar da…</p>
<p>Adam mutlu, kadın mutlu…</p>
<p>Velhasıl…</p>
<p>Uzun sürmüyor bu mutluluk… Her erkek ve kadın gibi, uzun süre yan yana durup, birbirlerini zehirlemeye başlıyor bir gün…</p>
<p>“Yav, arada sus sen; bırak canım o konuşsun biraz, sen de dinliyormuş gibi yap; Ya onayla işte sık sık, ne çıkar; Ay bırak istediği oldu sansın” gibi kimilerinin kullandığı panzehirleri de alamamışlar ne yazık. Katı, koyu ve gerçeğinden yaşayıvermişler aşkı ortaya karışık…</p>
<p><strong>AŞK YOK!</strong></p>
<p>Ve işte bitivermiş aşk. Bir gün adam kadına öyle kızmış ki ve diyivermişşş:</p>
<p><strong>“Bıktım senden… Yürü git”</strong></p>
<p>Kadın öyle üzülmüş ki, ne yapacağını bilememiş. Kulaklarına inanamıyormuş. Duyduğu gerçek miymiş bunca yıldan sonra… Yüreği ezilivermiş. Bir ses varmış içinden bağıran. Onu dinlemeden edememiş. Adama küsmüş…</p>
<p>Ne olduysa ikna edememişler kadını. Kadın küstükçe adam darılmış. Adam darıldıkça kadın küsmüş… Düğüm büyümüş, kördüğüm oluvermiş…</p>
<p>Biri bir odada, diğeri öbür odada ama aynı evin içinde yaşamışlar, tam 27 yıl. Birbirleriyle hiç mi hiç konuşmamışlar. Arada adam kadının sesini özlemiş, söyleyememiş. Arada kadın, adamın en çok kullandığı kelimeleri hatırlamaya çalışmış, olmamış… Zaman da onlara ihanet etmiş; zaten hep hainmiş o…</p>
<p>Kadının çizgileri derinleşmiş, adamın saçları ağarmış… Gözleri iyi görmüyor, elleri titriyormuş artık. O büyük aşkın anıları yavaş yavaş silinmiş hafızalarından…</p>
<p>Ama, bir gün, bir yerde, bir an da olsa birbirlerini deli gibi sevdiklerini hiç unutamamışlar. İkisi de içinde her daim yakıcı bir alevi taşımış son nefeslerini verene kadar…</p>
<p><strong>VE BİR GÜN…</strong></p>
<p>İlk yenik düşen kadın olmuş bu amansız sessizliğe… Bir gün, öyle yalnızken ruhu ayrılıvermiş bedeninden.</p>
<p>Acı haber tez ulaşmış adama.<strong> ‘Öldü’</strong> demişler: Başın sağ olsun.</p>
<p>Adam ne yapacağını bilememiş. Yanına koşmak istemiş, olmamış. Bağırmak istemiş, olmamış. Ağlamak istemiş, olmamış. Yumruklarını sıkmış, gözlerini kapamış.</p>
<p>Sessizliği neyse de, yokluğu çok ağır gelmiş…</p>
<p>Adam da oracıkta can vermiş… Kadının ölümünün üzerinden sadece iki saat geçtikten sonra…</p>
<p>Adam ile kadın o dut ağacının altında, yan yana gömülmüşler…</p>
<p>Yakınları demiş ki; <strong>“Ne yaptıysak barıştıramadık. Ama bilirdik, birbirlerini severlerdi.”</strong></p>
<p>Belki de en büyük intikamı, kendisini kolayca bir kenara bırakıveren bu kadın ile adamdan aşk almış; son nefeslerinde bile, birbirlerini, bir gün, bir yerde, bir an bile olsa deli gibi sevdiklerini onlara hiç unutturmamış…</p>
<p><strong>YAZIYA NEDEN OLAN OLAY:</strong> Haziran 2009’da, Aydın’da yaşandı. Aileleri onay vermediği için kaçıp evlenen kadın ile adam iki saat arayla ölmüşlerdi. Öğrenildi ki, evlendiklerinde kadın 17, adam 19 yaşındaydı. Evlendikten 37 yıl sonra bir gün tartışmış ve küsmüşlerdi. Adam ile kadın 27 yıl hiç konuşmamıştı. Olay bazı gazetelere,<strong> ‘ölümüne inat’ </strong>diye yansıdı…</p>
<p>Betül Yüzüncüyıl Tavlı</p>
<p>© KadınMAG</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haber sitemiz 5846   sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yayın  yapmaktadır.  Sitemizde yayınlanan özel haber, köşe yazıları ve özel  fotoğraflar,  sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link  verilmek koşuluyla  yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi  ve/veya kuruluşlar ile  ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır.  Güncel ya da son dakika  haberlerde kaynak olmadığı takdirde bizimle  iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/07/10/o-dut-agacinin-altinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma çocuğa nasıl anlatılır?</title>
		<link>http://www.kadinmag.com/2010/07/05/bosanma-cocuga-nasil-anlatilir/</link>
		<comments>http://www.kadinmag.com/2010/07/05/bosanma-cocuga-nasil-anlatilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 20:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pedagog Sevil Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılan çiftler]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[boşanan çiftler]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[pedagog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[sevil yavuz gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[suçluluk duygusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinmag.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Anne babalar çeşitli nedenlerden dolayı ayrılmaya karar verebilirler. Uzun veya kısa bir evlilik yıllarından sonra bu kararı almak her iki taraf için kolay olmamıştır. Asıl zor olan onları bekleyen yeni bir hayat düzenine adapte olabilmektir. Bu bir yetişkin için kolay değilken, elbette küçük bir çocuk için daha acı olacak ve bu ayrılıktan en çok zarar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-173" title="takinti" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/takinti-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />Anne babalar çeşitli nedenlerden  dolayı ayrılmaya karar verebilirler.  Uzun veya kısa bir evlilik yıllarından sonra bu kararı almak  her iki taraf için kolay olmamıştır. Asıl zor olan onları bekleyen yeni bir hayat düzenine adapte olabilmektir.  Bu bir yetişkin için kolay değilken, elbette küçük bir çocuk için daha acı olacak ve bu ayrılıktan en çok zarar gören çocuklar olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Çocuklar boşanmayı nasıl algılar?</strong><br />
Çocuğun boşanmayı alğılayışı yaşına göre değişecektir. Çocuk için boşanma ilk etapta anne babasını kaybetme anlamını taşıyabilir. Çocuklar anne babasın boşamasını; anne babasının anne babalıktan istifa etmesi, anne baba olmaktan boşanması gibi algılayabiliyorlar.</p>
<p>Bazen bu durumdan dolayı kendilerini suçlu bile hissedebilirler. Yani <strong>“ annem babam benim yüzümden ayrıldı” </strong>diye düşünebiliyorlar.</p>
<p><strong>Çocuk boşanmaya nasıl tepki gösterir?</strong><br />
Boşanmayı bu şekilde algılayan çocuk için boşanmayı kabullenmek zor olacaktır. Her çocuğun boşanmayı kabullenmesi farklı olacağı için. bu durumda vereceği tepkiler de farklı olacaktır. Çocuğun duygusal özelliklerine, anne babanın boşanma şekline, çocuklarını boşanmaya nasıl hazırladıklarına ve çocuğu nasıl bir hayatın beklediğine göre farklılık gösterecektir. Genel olarak bir çocuğun anne babasının ayrılığından mutlu olacağı düşünülmemelidir. Aynı zamanda boşanmadan dolayı çocuğun yaşayacakları zorlukların da önüne geçmek mümkün değildir. Ancak boşanma süreci ve sonrasında bu olumsuz etkilerin derecesi azaltılabiliir.</p>
<p><strong>Boşanmadan çocuk nasıl etkilenir?</strong></p>
<p>Boşanma sonrası çocuk anne veya babasını suçlayabilir ve onlara karşı öfkeli olabilir. Kısa bir depresyon yaşayabilir. Uyku düzeninde değişiklik olabilir. Çocuk okuyorsa okul başarısında düşmeler gözlenebilir. Çocuğun davranışlarında, yeme içme alışkanlıklarında değişiklik olabilir. Anne ve babayı cezalandırmak için saygısızlık yapabilir. Anne babaya aşırı tepkili davranabilir.  Anne baba ayrı yaşadığı için istekleri doğrultusunda anne babayı kullanabilir.  Ayrılıktan sonra anne veya babayı daha az görüyorsa, onların eksikliğini her alanda hissedebilir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun boşanmadan olumsuz etkilenmesini önleyemezsiniz!</strong><br />
Çocuğun boşanmadan olumsuz etkilenmesini tamamen  önlemek mümkün değildir. Psikolojik destekle sadece bu durumu daha kolay kabullenmesi sağlanılabilir..  Aile içi tartışma ve şiddete şahit olmasındansa tabi ki anne babanın ayrılması daha sağlıklı bir karardır.</p>
<p><strong>Boşanma öncesi ve sonrası alanında uzman bir pedagogtan danışmanlık almanız, çocuğunuzun psikolojisi açısından çok önemlidir!</strong><br />
Boşanma çocuğun hayatında çok ciddi değişikliklere neden olacağı için çok hassas bir konudur ve bir uzman desteğinde boşanma süreci planlanabilir. Boşanma uzman bir pedagog rehberliğinde çocuğa anlatılmalıdır. Boşanma öncesi ve sonrası anne babanın çocuğua nasıl yaklaşacağı konusunda rehberlik alması, çocuğun boşanmada daha az zarar görmesini sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Kendinizi suçlamayın ve gerekirse psikolojik destek alın!</strong><br />
Kimse boşanmak için evlenmez ve boşanacağını bilerek çocuk sahibi olmaz. Çeşitli nedenlerle ayrılmak zorunda kalmanız çocuğunuz için de sizin için de edünyanın sonu değil. Çocuğunuzun psikolojisini düşünüken, kendi psikolojinizi de düşünmelisiniz. Çünkü siz iyi olmazsanız, çocuğunuza iyi bakamazsınız. Boşanma sürecinin ağır geçeceğini hissederseniz, mutlaka psikolojik destek almanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Boşanma sürecinizin problemsiz geçmesi dileğiyle&#8230;</p>
<p><a href="http://www.pedagogsevilgumus.com"   ><img title="psclog" src="http://www.kadinmag.com/wp-content/uploads/2010/06/psclog-300x61.jpg" alt="" width="300" height="61" /></a><br />
Parenting Skills &amp; Counseling Center</p>
<p>Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz Gümüş</p>
<p>Kurucu, ,Çocuk Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı,Psikolojik Danışman,<br />
Oyun ve Filial Terapist</p>
<p>Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan/Baltalimanı İstanbul</p>
<p>Tel: 0212 277 04 94</p>
<p>Tel: 0212 450 00 42</p>
<p>Gsm: 0545 788 81 52</p>
<p>info@pedagogsevilgumus.com</p>
<p><a href="http://www.pedagogsevilgumus.com"   >www.pedagogsevilgumus.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinmag.com/2010/07/05/bosanma-cocuga-nasil-anlatilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

