Medyada Türkiye Gündemi
01 Şubat 2010 Basın Takip Merkezi
Kategori: türkiye
MEDYADA TÜRKİYE GÜNDEMİ Pazartesi 1 Şubat 2010
Tekel İşçilerine müjde
Hükümetin, Türk-İş önündeki eylemleri 48′inci gününe giren TEKEL işçileri hakkındaki bugün bir açıklama yapması bekleniyor. Kıdem ve ihbar tazminatını almayan işçilerin paralarının bugün bankaya yatacağını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Gerekirse 4C’nin içeriğinde de bir değişikliğe gidilebilir ama kaldırmak asla” dedi. Erdoğan, TEKEL işçilerinin eylem yapmasına neden olan 4C konusunda samimiyetten uzak bir yaklaşım bulunduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, “Ankara’da bulunanlar, TEKEL işçilerinin tamamı değildir. TEKEL işçileri de var, farklı sendikaların oraya gönderdiği temsilcileri de var” dedi. Erdoğan, “2004′te açıkta kalan olmasın diye 4C’yi gündeme getirdik. Türk-İş başta olmak üzere bize teşekkür ettiler. Kimsenin sesi çıkmıyordu. ‘Kapatma durumunda bunları 4C kapsamına alalım’ dedik. Bu bizim bir iyi niyet göstergemizdi. Asgari ücret alıyorlardı. Arkadaşlara ‘bunun üzerine çalışın’ dedim. İlköğretim mezunlarına yaklaşık 750, orta öğretim mezunlarına 850, üniversite mezunlarına da 933 TL ücret verdik” dedi.
BDP Kongresi bugün yapılıyor
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) bugün sandık başına gidiyor. BDP 1. Olağanüstü Kongresi, Ankara’da Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda toplanarak yeni dönem yönetimini seçecek. Parti yaptığı nabız toplantıları sonucunda Eşbaşkanlığa Diyarbakır Milletvekilleri ve Grup Başkanvekilliği görevi yapan Selahattin Demirtaş ile Gülten Kışanak’ın getirilmesini kararlaştırmıştı. Siyasi Partiler Yasası’na göre Eşbaşkanlık sistemi olmadığı için ‘Resmen’ Genel Başkanlık, ‘fiilen’ ise Eşbaşkanlık sistemi işletilecek. Genel Başkanlık seçimine Demirtaş ‘tek aday’ olarak girecek. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP’nin eski Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın kardeşi Demirtaş, ‘eşbaşkanlık’ gereği partiyi Grup Başkanvekili Gültan Kışanak’la birlikte yönetecek. Kongrede 80 asil, 45 yedek olmak üzere 125 Parti Meclisi (PM) üyesi belirlenecek. Yönetime yazar Ayşegül Devecioğlu, Ayhan Bilgen, Manisalı köylülerin sözcüsü Oktay Konyar, Doç. Ahmet Yıldırım, Prof. Büşra Ersanlı, oyuncu Yeşim Dormen de yeni yönetime dâhil edilecek.
Talat Aydemir dosyası Askeri Mahkeme’de yok
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, 5 Temmuz 1964′te darbe girişimleri nedeniyle idam edilen Albay Talat Aydemir hakkındaki yargılama dosyasının kayıtlarında bulunamadığını bildirdi. 1′inci Ergenekon davasına bakan İstanbul 13′üncü Ağır Ceza Mahkemesi geçen Ekim ayındaki duruşmada, darbe girişimleri nedeniyle idam edilen Albay Talat Aydemir hakkındaki iddianame ve karar örneğinin tasdikli birer suretinin istenmesine karar vermişti. Yaklaşık 3 ay sonra mahkemeye gönderilen yazıda, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nin kayıtlarında yapılan aramalarda Talat Aydemir hakkında yargılamaya rastlanmadığı bildirildi. Gönderilen yazıda, “Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nin kayıtlarının tetkikinde sanık Talat Aydemir hakkında yargılamaya rastlanmamıştır” bilgisi verildi ve “Yapılan harici araştırmada Talat Aydemir’in Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 numaralı Askeri Mahkemesi’nde yargılandığı anlaşılmış olup, bu mahkemenin kayıtları, mahkememizde mevcut değildir” denildi.
Albay serbest kaldı astsubay tutuklandı
Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı Albay Recep Gençoğlu çıkarıldığı mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Albay Gençoğlu’nun önceki gün saat 13.30′da başlayan sorgusu gece 02.50′de bitti. Gençoğlu’na, “İrtica ile Eylem Mücadele Planı’na katıldığı, Göyne Barajı’nda bulunan mühimmatla ilgisi olduğu” iddiaları soruldu. Tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkeme, Gençoğlu’nu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakırken yurtdışına çıkış yasağı getirdi. Albay Gençoğlu’nun “Şerefle taşıdığım üniformama, bayrağıma leke değdirmemiş bir silahlı kuvvetler mensubu olarak ne bir terör örgütü üyesi, ne de destekçisi oldum. Yüce Türk Adaletine güvenim sonsuzdur” dediği öğrenildi. Ardından Eskişehir’e gelen Gençoğlu, askeri personel ve yakınları tarafından karşılandı. Gençoğlu, teşekkür etmekle yetinirken avukatı Erol Halka, “Sürecin sonunda aklanacağımıza olan inancım tam” dedi. Aynı kapsamda sorgulanan Kahramanmaraş Jandarma İstihbarat’ta görevli Astsubay Şenol Bozkurt ise tutuklandı.
Kürtlerin Viyana buluşması
Yaşamını yurtdışında sürdüren Kürt sanatçı Şivan Perver’in Viyana’da verdiği konseri, Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer, Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Ak Parti, BDP ve eski DTP’den milletvekilleri de izledi. Türkiye’ye her zaman gelebileceğini belirten Perver, “Şu anki Türkiye’nin beni kaldırması mümkün değil” dedi. Konserthaus’taki konser öncesi düzenlenen kokteyle ilk gelen Cumhurbaşkanı Fischer oldu. Ardından Barzani, kapatılan DTP’nin eski milletvekilleri ile birlikte salona girdi. Yaklaşık 1500 izleyici arasında, milletvekilllikleri düşürülen Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, AK Parti milletvekilleri Dengi Mir Mehmet Fırat ve Gülşen Orhan da yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Fischer, “Her insan dini, dili, derisinin rengi ne olursa olsun özgürce yaşamalı ve ayrımcılığa uğramamalıdır” dedi ve şöyle devam etti: “Bugün güzel bir konsere ev sahipliği yapan ülkem Avusturya adına sevinç duyuyorum. Sevgili Başkan Mesut Barzani’yi burada görmek beni ayrıca sevindirdi. Kendisini çocukluğundan beri tanırım. Kültür ve sanat burada birçok insanı bir araya getirdi
‘Okkan olayında Hizbullah taşerondu’
Ölümünün 9′uncu yılında Gaffar Okkan suikastında yaralanan polis memurları ilk kez konuştu. Okkan’ın makam korumalığını yapan ve suikastta bileğinden yaralanan eski polis memuru Veli Göztepe, suikast anını şöyle anlattı: “Önce şehirde elektrik kesildi. Diyarbakır’da kaçak elektrik çok kullanıldığı için yine şalter attı sandık. Kaleş mermisinin sesini duyduk ve ardından bir el bombası atıldı. Yunus geçtikten sonra Gaffar Okkan’ın aracını taramaya başladılar. Biz, ne oluyoruz derken ben aracın yönünü başka yöne kaydırdım; ama üç köşeden biz de saldırıya uğradık. Bu olayda Hizbullah taşeron olarak kullanılmış ve olaya Hizbullah süsü verilmiş olabilir. Diyarbakır eroin sevkiyatının geçiş noktası. Kaçakçılıkla ilgili çok operasyon yaptık. Bunlar birilerinin işine gelmemiş olabilir. Biz o dönem konuşmak istedik; ama can güvenliğimizden korktuk” dedi.
Doğu Avrupa’nın tekerleğini Türkiye çevirecek
Gemlik’te madeni yağ fabrikası bulunan BP’ye bağlı madeni yağ firması Castrol, Türki Cumhuriyetler ve Hazar bölgesinin ardından yakında Doğu Avrupa ve Rusya’ya madeni yağ ihracatına hazırlanıyor. Castrol Bölge Müdürü Fikret Şen, Yunanistan’da kapanan bir fabrikanın ardından bu ülkelere ve Rusya’nın belirli bir bölümüne Türkiye’den ihracat yapılması konusunun gündeme geldiğini ve 6 ay içerisinde bu konuda karar verileceğini söyledi. Şu anda 80 bin ton civarında iç pazara, 10 bin ton civarında ise ihracata ürün verdiklerini belirten Şen, bu ülkelere de ihracata başlanması halinde iç pazar kadar dışarıya da ürün göndereceklerini kaydetti. Castrol’un yüzde 25′e yakın pazar payını kriz döneminde 2-3 puan daha artırdığını ve pazarın en büyüğü olduğunu ifade eden Şen, “Kriz dönemi bizim için gerçekten önemli bir fırsat oldu. Pazar payımızı daha da artırdık” dedi. Gemlik’teki fabrikanın Avrupa’da güvenlik seviyesi en yüksek fabrika olduğunu da ifade eden Şen, yatırımın düşünülüyor olmasında bu konunun da önemli bir etken olduğunu kaydetti.
Şimşek: 22 ülke IMF’ye başvurdu, biz el açmadık
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı programda son bir yıl içinde aralarında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin de bulunduğu 22 ülkenin Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kapısını çaldığını ve program yaptığını belirterek, “Çünkü kendi başlarına işi götüremediler. Türkiye ise bu krizi kendi tedbirleriyle kendi kaynaklarıyla götürdü” dedi. Dünya ve Türkiye’nin ekonomik krizin ardından toparlanma sürecine girdiğini ifade eden Şimşek, “Ama tabii istihdamın artması biraz gecikmeli olacak” diye konuştu. Şimşek, şunları söyledi: “Eğer Türkiye krizden dünyada en çok etkilenen ülke ise nasıl oluyor da bugün Türkiye kredi notu en fazla artan ülke oluyor. Uluslararası kuruluşlar değerlendirme yapamıyor mu? Durum ne muhalefetin abarttığı kadar kötü, ne de hiç bir şey olmamış bir durum… Eğer Türkiye bu krizden bu kadar büyük darbe yediyse nasıl oluyor da Türkiye daha önceki krizlerde olduğu gibi IMF’ye gidip el açmadı” dedi.
Unilever’de ‘Küresel Türk Lider’ oldu dondurma pazarına yön verecek
Algida Türkiey Genel Müdürlüğü’nden, Unilever Global Dondurma Kategorisi’nde Pazar Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı’na atanan Ahmet Coşar’ın transferi sektörde en çok konuşulan konulardan biri oldu. Ahmet Coşar çalışmaya ilkokulda başlayanlardan. İlk parasını, Adana’da ilkokulda okurken arkadaşı Yavuz’la bir lunaparkta kaleye şut çektirip kazandı. Babası subay olduğu için Lüleburgaz’da başlayan eğitim hayatı Adana’da devam etti. Matematik yarışmalarında derece alınca Diyarbakır Maarif Koleji’ne geçti. Ardından Robert Koleji kazandı. Yazları ise dedesinin İstanbul’daki bakkalında çalıştı.Boğaziçi Üniversitesi’nde ikinci sınıftayken kendi yazılım şirketini kurdu. O dönemlerde Unilever’in, şirketine destek verdiği büyük bir projesi vardı. O projeyi yönetmek için Unilever’den teklif aldı ve 1989′da Unilever Türkiye ailesine katıldı. Ahmet Coşar, 1997′de şirketini devredip Unilever Türkiye’nin IT sistemleri, pazarlama ve satış departmanlarında çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra da 2006′da Algida Genel Müdürlüğü’ne atandı. 2001 yılından bu yana da Unilever Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Ahmet Coşar, 1 Şubat’tan itibaren görevini Roma’daki Unilever Global binasında sürdürecek.
AVM sadece bakkalı değil 60 mesleği tehdit ediyor
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, büyük mağazalar ve AVM’lerin sadece bakkalları değil ayakkabıcıdan berbere, taksiciden konfeksiyoncuya varıncaya kadar yaklaşık 60 meslek grubunu olumsuz etkilediğini belirterek, “Başbakan Erdoğan’a küçük esnaf konusunda bilinmeyenleri detaylı olarak aktarmak için acil randevu talebinde bulundum” dedi. Palandöken, dün yaptığı yazılı açıklamasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün İstanbul’da bir iş merkezinin açılışında yaptığı konuşmanın küçük esnaf ve sanatkarı derinden yaraladığını belirtti. Büyük mağazalar ve AVM’lerin sadece bakkalları değil, ayakkabıcıdan berbere, taksiciden konfeksiyoncuya ve terziye varıncaya kadar yaklaşık 60 meslek grubunu olumsuz etkilediğini belirtti.
Pierre Cardin Diyarbakır’da çorap fabrikası hedefliyor
Türkiye’de 2003 yılından beri Çarşıbaşı bünyesinde faaliyet gösteren ve 2008 yılı ile birlikte üretime başlayan Pierre Cardin çorapları, İstanbul’daki fabrikasının faaliyete alınmasının ardından Diyarbakır’da da fabrika kurmaya hazırlanıyor. Pierre Cardin Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Çarşıbaşı 150’si kadın olmak üzere 200 kişinin çalışacağı İstanbul fabrikasının 4.5 milyon euro yatırımla yılın ilk yarısında faaliyete geçeceğini söyledi. Çarşıbaşı, “Yılda 4 milyon çift çorap üreteceğiz. Pierre Cardin olarak lisans sahibi olduğumuz İran, Irak, Suriye’ye ihracat yapacağız. 2011 yılında Diyarbakır bölgesinde açmayı planladığımız fabrikayla üretimimiz 5 milyon çifte yükselecek” dedi.Şu anda yüzde 15′in üzerinde pazar payına sahip olduklarını dile getiren Çarşıbaşı, kriz dönemlerinde satış kaybı yaşamadıklarını söyleyerek şöyle konuştu: “Kriz döneminde çorap tüketiminde ciddi anlamda satış artışı yaşıyoruz. Pierre Cardin bayan çorapları ürünlerin detaylarındaki farkıyla insanların satın aldıklarında ve kullandıklarında mutlu oldukları, kendilerini ödüllendirmiş olarak hissettikleri bir markadır. Yani kriz dönemlerinde müşterilerin ürünlerimizle bilinç altında mutluluklarını arttırdıklarını hissettik. Bu da satışlara olumlu yansıdı” dedi.
Hazine geçen yıl 5.9 milyar lira gelir elde etti
Hazine’nin 2009 yılında vergi dışı genel toplam gelirleri 5 milyar 980,6 milyon lira oldu. Hazine Müsteşarlığı, kamu sermayeli bankalar, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve GSM şirketlerinden elde edilen gelirlere ilişkin ”Vergi Dışı Normal Gelirleri” açıkladı. Buna göre, 2009 yılında KİT’lerden elde edilen temettü gelirleri toplamı 1 milyar 666,3 milyon lira, KİT’lerden elde edilen hasılat payları 281,4 milyon lira, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Kalkınma Bankası, Eximbank ve Merkez Bankası’ndan oluşan kamu bankalarından elde edilen temettü gelirleri 2 milyar 92 milyon lira, kamu bankalarından elde edilen diğer gelirler 139,3 milyon lira olarak belirlendi. Aynı dönemde GSM şirketlerinden elde edilen vergi dışı gelirler 1 milyar 800,3 milyon lira oldu. Böylelikle Hazine’nin vergi dışı normal gelirleri 2009 yılında 5 milyar 980,6 milyon lira olarak saptandı. 3. nesil GSM lisans ihalesinden elde edilen 1 milyar 753,7 milyon lira ve GSM 900 ilave frekans bandı tahsis bedelinden elde edilen 42,8 milyon lira eklendiğinde Hazine’nin vergi dışı genel toplam gelirleri 2009 yılında 7 milyar 777 milyon lira olarak belirlendi
Erdoğan EMASYA’yı kaldırma sözü verdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sivilleşmenin yolu açmak için yapılacakları şu 4 başlıkta topladı; “Önce Milli Güvenlik Siyaset Belgesi değişecek, EMASYA’yı kaldıracağız, iç tehdit bitecek ve anayasa değişecek.” “EMASYA protokolü diye bir şey olamaz olmayacak” diyen Erdoğan, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin de kanuni geçerliliği olmadığını ve bu yıl yeniden ele alacaklarını belirtti. Erdoğan bir tv’de yayınlanan programa katılarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Berkan’ın “2003′te Başbakan olarak göreve başladığınızda Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni gördünüz. Belgede, sizin de mensubu olduğunuz siyaset akımı ve şahsınızı içeren vatandaş kitlesi ‘iç düşman, tehdit’ olarak yorumlanabileceği şeklinde ifadeler vardı. Bunu görünce ne hissettiniz?” sorusu üzerine şöyle dedi: “12 Eylül sürecinden sonraki yapılanma içerisinde çok farklı yaklaşımlar oldu. Bunlar sivil irade ile uyumlu yaklaşım tarzları değildi. Siyaset belgesinin aslında kanuni geçerliliği yok, bir genelge. Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) göreve geldikleri dönemdeki havası farklıydı. AB sürecinde MGK’nın bir istişari kurul olarak geçmesi ve uygulamaya o şekilde devam etmesi süreci çok farklı bir şekle dönüştürdü ve siyaset belgesi içinde çok ciddi değişiklikler yapıldı” dedi.
Seçim barajı Anayasa değişikliğiyle düşebilir
TBMM Başkanı Şahin: Bir anayasa değişikliği açar” diye konuştu. teklifinde belki seçim barajının düşürülmesi maddesi de olacaktır. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, seçim barajının düşürülmesiyle ilgili olarak, “Bir anayasa değişikliği teklifi içerisinde belki böyle bir madde de olacaktır” dedi. İslam Kalkınma Örgütü Parlamento Başkanları (İKÖPAB) Konferansı dolayısıyla bulunduğu Uganda’nın başkenti Kampala’da AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Şahin, Anayasa’da değişiklik yapılıp yapılmayacağı sorulunca şunları söyledi: ” Bir anayasa değişikliğinde, en azından Türkiye’nin gelişimini, demokrasisinin daha çağdaş hale gelmesini engelleyen maddelerinde değişiklik yapılmalıdır.” Şahin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “seçim barajı düşürülebilir” dediği anımsatılınca, “Bir anayasa değişikliği teklifi içerisinde belki böyle bir madde de olacaktır. Ben, Meclis Başkanı olarak tarafsız bir konumda olduğum için, Meclis Başkanlığı’na gelmesi muhtemel bir değişikle ilgili fikir beyan etmem farklı yorumlara yol
Tarihi Meclis binasında özel oda tahsis edildi
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanlığı’na seçilen AK Parti Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na tarihi binada makam odası tahsis etti. Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan Meclis’e geçen tarihi ‘Taş Bina’daki bu oda, aslında Genel Sekreter Ali Osman Koca için hazırlanmıştı. Meclis Başkanı Şahin konuya ilişkin şöyle konuştu: “Çavuşoğlu çok önemli bir görev üstlendi. Tabii Ankara’da bulunduğu sırada kendisini ziyarete gelecek yabancı konukları da olacaktır. Şu anda kendisinin Halkla İlişkiler Binamızda bir çalışma ofisi var. Ancak buradaki odayı kullanması Meclis’imizin saygınlığı ile bağdaşmayacaktır. Yeni Meclis’e geçen Orman Bakanlığının eski binasında hem benim hem de genel sekreterimiz için çalışma ofisleri oluşturuldu. Ancak biz o çalışma ofislerin kullanmıyoruz. Orada, genel sekreterimiz için hazırlanan çalışma ofisini Sayın Çavuşoğlu’nun kullanımı için ayırdık. Orası kendisi için daha uygun” dedi.
Cumhuriyet sonrası Türk ırkçılığı oluşturuldu
Eski Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, “Cumhuriyetin kuruluş aşamasında Atatürk’ün Kürtlere “haklarını verme” sözü verdiğini ancak Cumhuriyetin kurulmasından kısa süre sonra Kürtlerin varlığı yok sayılarak Türk ırkçılığına dayalı bir siyasi sistem oluşturulduğunu ileri sürdü. Adıyamanlı olan Fırat, Adıyamanlılar Vakfı’nın çıkardığı Adıyamanlılar Dergisi’ne “Daha Çok Demokrasi ve Daha Çok Özgürlük İçin Bu Açılım Şarttır” başlığı altında yazdığı makalede şunları kaydetti: ” İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidara egemen olduktan sonra ırkçı, şoven düşüncelerini ortaya koydu. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında Kürtler Mustafa Kemal’in öncülüğündeki harekete destek sundu. Bu dönemde M. Kemal paşa ‘Türkiye’de yalnız Türklerin, yalnız Çerkezlerin değil bil cümle anasır-ı İslamiyet’in yaşadığını… ve yekdiğerinin öbürünün harsi ve ırki özelliklerine hürmetkâr olacağı’ mealinde demeçler veriyordu. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından başlayarak, şoven, ırkçı, baskı uygulamalarına karşın Kürt isyanları baş gösterdi ve hepsi de kanla bastırıldı. İleri gelen pek çok aile yerlerinden göç ettirilerek zorunlu iskân uygulamasına tabi tutuldular. Kürt dili üzerine yasaklar kondu” dedi.
CHP’yi değil 68′lileri eleştirdi
CHP yönetimi, Kılıçdaroğlu’nun “sol halktan koptu” sözlerini “emek ve sermaye ilişkisi devam ettiği sürece sol ölmez” görüşüyle değerlendirdi. CHP yönetimi, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye’de sol sorunu var. Sol halktan ve sendikalardan koptu. Türkiye’de CHP dışındaki sol öldü” sözleri, “Eleştiri o salondaki 68′lilere yapıldı” diye yorumlandı. Kılıçdaroğlu, önceki gün ODTÜ Mezunları Derneği’nde mezunların soruları üzerine özetle şu açıklamayı yaptı: “Türkiye’de sol sorunu var. Sol halktan ve sendikalardan koptu. Türkiye’de CHP dışındaki sol öldü. Sol yok, sağımız güçlü bu yüzden sağa doğru gidiyoruz. Çünkü oy alacağız, kimden alacağız? Sol sokağı göremedi. Oturduk sıcak evlerimizde gazete okuduk. Ankara’da sosyolojik uçurumlar var. ‘Ankara’nın öbür tarafına gidelim’ dedik mi? Altındağ’da bir aileye misafir olduk mu, onları misafir ettik mi? Onlar bunu yapıyor, biz yapmıyoruz. Rahata alıştık, tatillere gidiyoruz.” Kılıçdaroğlu dün de, “CHP liderliğine aday olacak mısınız?” sorusuna, “Ne böyle bir düşüncem ne böyle bir çabam var. Hatta, Deniz Bey Türkiye için fırsattır, bu süreçte mutlaka genel başkan olması gerekir” yanıtını verdi.
Şimdi kime ahmak diyelim
MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bülent Arınç’ın 15 gün öncesine kadar her gün televizyonlarda olduğunu, “Beni öldürmek istiyorlar, suikast” dediğini öne sürerek, “En gizli yerler de arandı bir şey çıkmadı. Sayın Arınç’ı göreniniz var mı? Kendisi ‘Bu suikast iddialarını ciddiye almayanlar ahmaktır’ diyordu. Şimdi bunların ciddi olmadığı ortaya çıktı. Ahmak diye kime dememiz lazım” dedi. Erzincan Kültür Müdürlüğü Salonu’ndaki konferansta Bölükbaşı, şunları söyledi: “Türk halkı inim inlerken, sayın Başbakan tartışmalarla hem gündemi değiştiriyor hem de sizin acıma ve merhamet duygularınızla acaba kendine ‘Son bir kez yer bulabilir miyim?’ diye orta oyunu sergiliyor” dedi.
‘Yahudi güvenlik timi’ iddiasına destek
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un, “ABD İstanbul Başkonsolosluğunun, resmi makamların bilgisi dışında İstanbul’daki dini azınlıklara güvenlik eğitimi verdiği” iddiasına, işadamı Doğan Kasadolu’dan destek geldi. Kasadolu, lise mezunu gençlerin yurtdışında güvenlik eğitimi gördükten sonra Türkiye’de Musevi dernek, vakıf gibi kurumların korunmasında gönüllü güvenlik görevlisi olarak kullanıldığını ileri sürdü. Kasadolu, El Kaide tarafından 15 Kasım 2003′teki Şişli Beth İsrael Sinagogu’na düzenlenen bombalı saldırıda ölen Yoel Kohen Ülçer’in (19) de bu gönüllü güvenlik görevlilerinden olduğunu savundu.
Kıbrıs BM Genel Sekreteri’ni bekliyor
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Kıbrıs konusunda sürdürülen müzakerelere destek belirtmek ve liderlerle görüşmek üzere bu akşam Ada’ya geliyor. Ban yarın taraflarla bir araya gelecek. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon bu gün saat 19.00′da özel uçakla Güney Kıbrıs’taki Larnaka Havalimanı’nda olacak. Ban gelişinin ardından Larnaka Havalimanı’nda açıklama yapacak. Daha sonra Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak olan BM Genel Sekreteri Ban yarın ise temaslarına Ledra Caddesi’ndeki bir sanat galerisinin açılışını yaparak başlayacak. Saat 11:00′deki açılışın ardından Lokmacı Kapüsü’ndan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçerek 11:30′da KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile bir araya gelecek. Talat-Ban görüşmesi, KKTC Cumhurbaşkanı’nın saat 12:00′de Ban onuruna vereceği öğle yemeğinde devam edecek.
Körfez’de savaş hazırlığı
ABD’de Başkan Barack Obama yönetiminin, “İran’ın gelecekteki olası askeri saldırılarını önleme girişimi” çerçevesinde, Suudi Arabistan ve Körfez’deki diğer müttefikleriyle birlikte silah satışlarının hızlandırılması ve petrol terminalleri ile diğer önemli alt yapı tesislerine yönelik savunma sistemlerinin güçlendirilmesi konusunda “sessizce” çalışma yürüttüğü öne sürüldü. Amerikan Washington Post gazetesinin, Amerikalı ve Ortadoğu’daki hükümet yetkililerine dayanarak verdiği habere göre Washington’ın girişimleri, “hava savunma sistemlerinde önceden görülmemiş boyutta koordinasyon sağlanmasını ve ABD ile Arap orduları arasında ortak tatbikatların artırılmasını içeren daha büyük bir çaba” çerçevesinde yer alıyor ve “Tahran’a karşı baskının artırılmasını” amaçlıyor. Haberde, ABD’nin bölgedeki silah satışlarında Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın başı çektiğine işaret edildi.
İran’a karşı füze kapanı
ABD’nin Basra Körfezi’ndeki müttefiklerini olası İran kaynaklı füze saldırılarına karşı savunma girişimlerini artırdığı açıklandı. Pentagon yetkililerine dayandırılan bilgilere göre Beyaz Saray başta Suudi Arabistan olmak üzere müttefik 0larak gördüğü Körfez devletlerindeki füze savunma sistemlerini geliştirmeye başladı. Amerikan donanmasından bir yetkili de Basra Körfezi’ndeki füzesavar silahlarla donatılmış savaş gemilerinin sayısının artırıldığını açıkladı. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı General David Petraeus, 11 gün önce Georgetown Hukuk Fakültesi’nde yaptığı konuşmada ABD’nin Basra Körfezi’nde dört ülkeye konuşlu ikişer Patriot sistemleri bulunduğunu söylemişti. Bu ülkelerin Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar olduğu iddia edilmişti. Gelişme ABD basınında da yankı buldu.
Teröristler ‘cerrahi bomba’ ile saldıracak
İngiliz istihbarat servisi MI5, son dönemde terör tehdidine karşı arttırılan ve aralarında havaalanlarındaki tartışmalı tam vücut tarayıcılarının da bulunduğu güvenlik önlemlerinin yetersiz olabileceğini iddia etti. El Kaide militanlarının yeni eylemler için sıra dışı yöntemler geliştirdiğini belirten MI5, bu yöntemler arasında en tehlikelisin ise “cerrahi bomba” yöntemi olduğunu duyurdu. Cerrahi bomba yönteminde, teröristlerin vücutlarına cerrahi operasyonlarla bomba yerleştirilmesi ve ardından deri üzerinden şırıngayla enjekte edilen bir madde ile bombanın patlatılmasını öngörülüyor. Uzmanlar deri altına yerleştirilen bombaların tarayıcılara yakalanmayacağını kaydediyor.
Pakistan Talibanı’nın lideri Mesud öldü mü?
Taliban’ın Pakistan tarafındaki lideri Hekimullah Mesud’un ABD’nin 14 Ocak’ta gerçekleştirdiği saldırıda yaralanıp daha sonra öldüğü bilgisinin Pakistan ordusu tarafından araştırıldığı belirtiliyor. Pakistan Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü General Athar Abbas dün, Mesud’un kuzeybatıda Afgan sınırına yakın Orakzai aşiret bölgesinde öldürülmüş olabileceğini söyledi. Mesud’un öldüğü iddiası Pakistan Taliban Hareketi Sözcüsü Azam Tarık tarafından dün yalanlandı. Tarık, Hekimullah Mesud’un canlı ve güvenli bir yerde olduğunu belirtti. Tarık, “Düşmanlarımız Hekimmullah’ın ölüm haberini yaymakla Taliban’ı bölmeyi amaçlamaktadır” dedi. Ayrıca dün Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, ülkesindeki Taliban güçlerine silah bırakma çağrısı yaptı.
Gaziantep marka başvurusunda rekor kırdı
Gaziantep, 2009 yılında 1780 marka başvurusuyla rekor kırmayı başardı. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Araştırma Servisi, 2009 yılı marka başvuruları raporunu yayınladı. Rapora göre, 2009 yılında Türkiye’de yapılan marka başvurularında yüzde 1,3′lük düşüş yaşanmasına karşın, Gaziantep marka başvuru sayısını artırmayı başaran şehir oldu. Gaziantep, 2009 yılında gerçekleştirdiği 1780 başvuru ile 2008 yılına göre bir basamak yükselerek, Türkiye’de marka başvuru sayısında İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın ardından 5. il olmayı başardı.
Şam’da ilk şube İş Bankası’ndan
Türk bankalarının özellikle Ortadoğu merkezli dış genişleme stratejilerinde en ciddi adımlardan birini İş Bankası attı. İş Bankası, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Şam şehrinde temsilcilik açmak için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan gerekli izinleri aldığını açıkladı. Böylece Bahreyn’de 9, Bağdat’ta 1 şubesi ve Tahran’da 2 temsilciliği bulunan Türk bankacılık sektörü Ortadoğu’nun dördüncü kritik şehrine de giriş yapmak için adım önemli bir adım atmış oldu.
Yeniden Yıldırım Demirören
107 yıllık Beşiktaş Kulübü dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Beşiktaş Kulübü Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda Yıldırım Demirören yeniden başkanlığa seçildi. BJK Cola Turka Arena’da gerçekleştirilen genel kurulda 20 sandıkta oy verilirken, 7600 oyun 4506’sını alan Demirören, üst üste 3. kez başkanlık koltuğuna oturma yetkisi alarak, siyah-beyazlıların 33. başkanı oldu. Demirören’in 1669 oy gerisinde kalan Aksu, 2837 oy alırken, geçersiz ve boş oy sayısı ise 257 oldu. Güvenlik önlemleri ve salonda yapılan bomba araması nedeniyle gecikmeli başlayan seçimde gündemde olmasına rağmen başkan adayları oy verme işleminin bir an önce başlaması için konuşma yapmadı. Kongre divan başkanlığına da Uluç Gürkan seçildi.
BASIN TAKİP MERKEZİ
Tel: (0212) 222 36 59 - 221 46 09 Faks: (0212) 320 96 38 www.basintakipmerkezi.com
3 Türk erkeğinden 2’sinde sertleşme sorunu var
Türkiye’de 25 il ve 13 ilçede, 15-82 yaş arasında 66 bin 670 erkeğin sağlık taramasından geçirildiği ”Erkek Erkeğe Sağlık Konuşuyoruz Projesi” sonucunda, her 3 erkekten 2’sinin sertleşme problemi yaşadığı ortaya çıktı.
Türk Androloji Derneği’nin Bayer’in katkılarıyla 6 ay önce başlattığı ”Erkek Erkeğe Sağlık Konuşuyoruz Projesi”nin sonuçları, düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
Proje sözcüsü Ümit Aktan’ın sunuculuğunu yaptığı basın toplantısına, Bayer’in Türkiye Müdürü Sebastian Guth, Türk Androloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Yaman, derneğin önceki Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, Bayer Erkek Sağlığı Direktörü Dr. Oğuz Mülazımoğlu ve Bayer Erkek Sağlığı Ürün Müdürü Sinan Aktan katıldı.
Ümit Aktan, proje kapsamında 66 bin 670 erkeğin sağlık taramasının yapıldığını, 68 yaşına kadar hiç doktor görmeyen erkekleri doktorla tanıştırdıklarını belirterek, ”6 ay boyunca erkek görmekten bıktım, karımın kıymetini anladım” diye espri yaptı.
Türk Androloji Derneği’nin önceki Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu da 14 Ocak 2009 tarihinde İstanbul’dan başlayan projenin sonuçlarını aktardı.
Proje kapsamında erkeklerin sertleşme sorunu için risk faktörü olan hastalıklar açısından tarama yapıldığını belirten Kadıoğlu, obezite ve metabolik sendrom açısından bel çevresi ve vücut kitle endeksinin ölçüldüğünü, şeker hastalığı açısından kan şekeri tahlillerinin yapıldığını, yüksek tansiyon açısından tansiyonlarının ölçüldüğünü anlattı.
Taramaların proje kapsamında yaklaşık 8 bin kilometre yol kat eden TIR’ın içindeki sağlık ekibi tarafından yapıldığını ifade eden Kadıoğlu, her ilde ve ilçede de Ümit Aktan ve ekibinin erkekleri, kahvelerde ve iddia bayilerinde broşür dağıtarak bilgilendirdiğini söyledi.
Projenin Türkiye’de erkek sağlığı alanında yapılan en büyük tarama ve bilinçlendirme projesi olduğuna dikkati çeken Kadıoğlu, 25 il ve 13 ilçede, 15-82 yaş arasında toplam 66 bin 670 erkeğin sağlık kontrollerinin yapıldığını, proje boyunca ”penisin erkek sağlığının barometresi olduğu”nun vurgulandığını kaydetti.
Kadıoğlu, günümüz tıbbının geldiği noktada özellikle erkek cinsel sağlığı ile ilgili birçok ürünün olduğunu ve her derdin çaresi bulunduğunu belirterek, ”Taramalar sonucunda ülkemiz erkekleri gerek yaşam koşulları, gerekse de beslenme bozukluğundan kaynaklanan cinsel fonksiyon bozukluğu sorunu yaşamaktadır” dedi.
Seks yapmak sperm kalitesini yükseltiyor
En kilolu erkekler Konya’da
Prof. Dr. Kadıoğlu, Türkiye’de ortalama kilonun 86,44 kilogram, ortalama boyun 174,9 santimetre, ortalama bel çevresinin 97,82 santimetre (olması gereken değer 70-93), ortalama yüksek tansiyonun 123,88 (olması gereken değer 120 mmhg), ortalama tokluk şekeri 117,12 (olması gereken değer 140 mg/ml), ortalama vücut kitle endeksinin 33,72 (olması gereken değer 25 ve altı), ortalama ereksiyon sertlik derecesinin de 17,28 puan (olması gereken değer 22-25 puan) olduğunu bildirdi.
En kilolu erkeklerin bulunduğu ilin 95,33 kilogram ile Konya olduğunu ve bunu 93,31 kilogramla Gaziantep ve 91,13 kilogramla Adana’nın izlediğini, en zayıf erkeklerin ise 75,46 kilogramla Antalya’da yaşadığını ve bu ili 76,56 kilogramla Trabzon ve 78,3 kilogramla Mersin’in takip ettiğini belirten Kadıoğlu, en uzun boylu erkeklerin İzmir’de (1,81 santimetre), en kısa boylu erkeklerin ise Trabzon’da (1,68 santimetre) yaşadığını kaydetti.
En kalın belli erkeklerin Konya, Adana ve Kayseri’den, en dar belli erkeklerin ise Antalya, Trabzon, Zonguldak’tan çıktığını ifade eden Kadıoğlu, sağlık taramasından geçirilen erkeklerin vücut kitle endeksine göre yüzde 60′ının obez, yüzde 32’sinin kilolu ve sadece yüzde 8′inin normal olduğunu bildirdi.
Kadıoğlu, en obez erkeklerin Konya’da yaşadığını, bu ili Adana ve Gaziantep’in izlediğini, sırasıyla Giresun, Ordu ve Rizeli erkeklerin ise iyi beslendiğini dile getirerek, projeye katılan erkeklerin yüzde 75′inin yüksek tansiyon şikayeti bulunduğunu söyledi.
Projenin, her 3 Türk erkeğinden 2’sinin sertleşme problemi yaşadığını ortaya koyduğunu vurgulayan Kadıoğlu ”Sağlık kontrolünden geçirilen erkeklerin yüzde 67’sinin sertleşme sorunu yaşadığını, yüzde 33′ünün de yaşamadığını tespit ettik. Sertleşme sorununun en az İzmir’de, en fazla Konya’da görüldüğü ortaya çıktı. İzmir’i Antalya ve Trabzon, Konya’yı ise Gaziantep ve Adana izliyor” diye konuştu.
NTVMSNBC VE AJANSLAR
Aymerkez’de büyük indirim
İlki 1997 yılında Gaziantep’te kurulan ve 2002 yılında İstanbul Büyükçekmece’de Türkiye’nin ilk Inlet & Outlet mağazası olarak hizmet vermeye başlayan Aymerkez Büyükçekmece, bundan tam bir yıl önce yeni bir kardeşe kavuştu. Kuruluşunun ilk yıldönümü kutlanan Aymerkez Gaziosmanpaşa’da müşterilere çok özel indirimler sunuluyor.
Türkiye çapında 150’ye yakın perakende satış mağazası, 3 alışveriş merkezi ve 500’ü aşkın satış noktasıyla hazır giyim sektörünün önde gelen kuruluşu Aydınlı Grup, Aymerkez Gaziosmanpaşa’nın birinci yılını kutluyor. İlki 1997 yılında kurulan Aymerkez Çok Katlı Mega Mağazaları’nın üçüncüsü olan Aymerkez Gaziosmanpaşa’da, Aydınlı Grup bünyesinde yer alan Pierre Cardin, Cacharel, US Polo Assn. ve Becon Berlin markalarının yanı sıra pek çok farklı dünya markası da sıra dışı bir kampanya ile tüketicileriyle buluşuyor.
26-28 Aralık tarihleri arasında kutlanacak olan yıldönümü kapsamında Aymerkez Gaziosmanpaşa’da farklı ürün gruplarında Aralık sonuna kadar sürecek çarpıcı indirimler bulunuyor.
Pierre Cardin marka ürünlerin tamamında yüzde 50 indirim bulunurken yine Pierre Cardin imzalı takım elbise alanlara 1 adet takım elbise hediye ediliyor. US Polo Assn. markasında ise 200 YTL ve üzerinde alışveriş gerçekleştiren müşteriler US Polo Assn. Mug’a sahip oluyor. Bunun yanı sıra Becon marka takım elbise satın alan müşterilere ise ikinci takım elbise hediye ediliyor.
Aymerkez Gaziosmanpaşa’da yer alan Adidas, Colin’s, Converse, Defacto, Dockers, Levi’s, Mavi Jeans ve Nike markalı tüm spor ürünlerde de yüzde 40 indirim uygulanıyor. Aynı şekilde kadın ve çocuk ürünlerinde yüzde 50, ayakkabı reyonlarında da yüzde 40’a varan indirimler bulmak mümkün. Ayrıca fırsat reyonlarında da 39 YTL’den başlayan birbirinden cazip ürünler sahiplerini bekliyor.
Kadın Magazin

