Hamilelik için en uygun günler
Bir kadın, hangi gün hamile kalabileceğini bilmek istemez mi?
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için en önemli soru, en doğru zamanın hangisi olduğudur. Her kadının bildiği klasik yöntemde, düzenli adet görülüyorsa, ilk gününden itibaren saymaya başlanır, 11 ve 18′inci günler arasında gebe kalma ihtimali olduğu bilinir. Planlı hareket eden çoğu çift, bu hesabı yapar. Kimilerininki tutmaz, bebek hayali sonraki aylara ertelenir… Gebelik testinin yaratıcısı ve aynı zamanda tüm dünyada kadınların en güvendiği markalardan biri olan Predictor, “Ovülasyon Testi” ile çiftlere, zahmetsiz bir yöntemle hamile kalmaya en elverişli iki günü gösteriyor. Dünyada uzun yıllardır yaygın olarak kullanılan bu güvenli yöntemi, şimdi Predictor, Türkiye’de kadınlara sunuyor… Ürüne, Türkiye çapında tüm eczanelerden ulaşmak mümkün.
Predictor Ovülasyon Testi ile artık evde, birkaç dakikada doğru zamanı öğrenmek mümkün. Üstelik testin yüzde 99′un üzerinde kesin sonuç verdiği laboratuar testi ile de kanıtlanmış bulunuyor.
VKV Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, konuyla ilgili verdiği görüşte, yumurtlama zamanının doğru şekilde saptanmasının, gebeli şansını artırmak için doğru bir yaklaşım olduğuna dikkat çekiyor: “Çocuk sahibi olmaya karar vermek, hayattaki dönüm noktalarından biridir. Ancak iş çoğu zaman karar vermekle bitmez. Genelde bu kararı verip korunmayı bıraktıktan sonra hamile kalmak belirli bir zaman alır. Kimileri korunmayı bıraktıkları ilk ay hamile kalırken, bazı kadınlarda bu süre çok daha uzun sürebilir. Klasik tanım olarak çocuk sahibi olamama yani kısırlıktan söz edilebilmesi için ise düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yılsonunda gebelik elde edilememesidir. Bu bir yıllık süre pek çok çifte oldukça uzun gelmekte ve gebeliği kolaylaştırıcı yöntemlere yönelmelerine neden olmaktadır. Bu yöntemlerden birisi de klasik infertilite araştırmalarında yer alan “ovülasyon” yani yumurtlama takibidir. Gebeliğin oluşabilmesi için yumurta ile spermin bir araya gelmeleri gerekir. Ancak bu durum uygun zaman ve yerde gerçekleşirse gebelik şansı vardır. Dolayısıyla yumurtlama zamanının doğru şekilde saptanması ile gebelik şansının artmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşımdır.”
Mumcu’nun verdiği bilgilere göre, insanda yumurtlama yani ovülasyonun gerçekleşmesi için öncelikle folikül adı verilen kesecik içinde yumurta hücresinin olgunlaşması gerekiyor. Daha sonra Luteinize edici hormon (LH) adi verilen bir hormonun kandaki seviyesi yükseliyor, belirli bir süre yüksek kaldıktan sonra da azalmaya başlıyor. İşte bu artış, ovülasyonu tetikleyen mekanizma ve LH piki olarak adlandırılıyor. LH pikinden belirli bir süre sonra yumurtlama gerçekleşiyor. Yumurtlamanın gerçekleştiği dönem gebe kalma şansının en yüksek olduğu an…
Mumcu, ovülasyon kitlerinin, işte bu LH pikinin zamanını saptamaya yaradığını ve kişinin olası ovülasyon zamanını öğrenmesine yardım ettiğini söylüyor ve testlerin yöntemini şöyle anlatıyor:”Tükürükte yapılan testler, ovülasyondan hemen önce kandaki östrojen hormonunun yükselmesi ve buna bağlı tükürük salgısında ortaya çıkan değişimlerin minik bir mikroskop yardımı ile incelenerek ovülasyon zamanının tahmin edilmesi prensibine dayanır. Ovülasyon testleri idrarda ya da tükürük salgısında LH yükselişini ya da bunun etkilerini saptama temeline dayanır. Test adet döngüsünün belirli dönemlerinde yapılır. Teste başlama gününü saptamak önemlidir. Bunun için öncelikle adet döngüsünün süresinin bilinmesi gerekir. Testler içindeki tablolar kullanılarak uygun başlama günü hesaplanır ve günün herhangi bir saatinde, idrar ya da tükürük örneği test üzerine damlatılarak sonucu yorumlanır. Testin her gün hemen hemen aynı saatlerde yapılması önemlidir. İdrarda yapılan testlerde 3-4 saat öncesinden itibaren sıvı alımını kısıtlamak önemlidir. Bu yüzden sabah kalktıktan sonraki ilk idrarda yapılması şart olmamakla birlikte önerilmektedir. Testere LH piki saptanana kadar devam edilmelidir. Testler LH pikini yüzde 90′in üzerinde bir oranda saptayabilirler.”
KadınMAG
Doğal yolla hamile kalmak isteyenler dikkat!
Tüp bebek tedavisi öncesinde doğal yolla hamile kalmak mümkün
PRE-SEED, açıklanamayan nedenlerle bebek sahibi olamayan çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir bir seçenek sunuyor
Açıklanamayan kısırlıktan şikayetçi çiftlere, tüp bebek tedavisi öncesinde doğal bir çözüm getiren vajinal jel Pre-seed, içerdiği bioaktif bitki şekeri Arabinogalaktan ile spermlere antioksidan desteği sağlayarak hamile kalma şansını yükseltiyor.
Pre-seed, FDA (Food and Drug Administration) - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından “Doğal yolla hamile kalmaya çalışırken kullanılması güvenlidir” onayı alan ilk ve tek vajinal jel olması ile diğer vajinal jellerden çok farklı özellikler taşıyor.
Embriyo gelişimine zarar vermediği klinik çalışmalarla kanıtlanan Pre-seed, uygun Ph değeriyle doğal ortamı taklit edip spermlere yumurtaya doğru hareketlerinde yardımcı oluyor. Sıradan vajinal jeller ise, spermlerin hareketliliğini engelleyen bariyerler oluşturarak yaşamlarına engel oluyor. Bu tür jeller bakteri üremesine de izin vererek vajinal bölgede kaşıntı ve mantar oluşmasına neden olurken, Pre-seed içeriğinde bulunan doğal bitki şekeri sayesinde bakteri ve mantar oluşumunu da engelliyor.
Pre-seed’in, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere son bir yol olarak önerilen aşılama ve tüp bebek yöntemlerinden önce, 6 ay boyunca denenmesi tavsiye ediliyor. Pre-seed, 2008 Kasım ayında yayınlanan Amerikan Üreme Tıp Cemiyeti (Amerikan Society of Reproductive Medicine) uygulamalı komite raporunda, ‘Doğal Üremeyi En İyi Şekilde Sağladığı’ yönünde tavsiye kararı almıştır.
Hamile kalma dönemini tespitte en pratik çözüm: Tükürükten Ovulasyon Testi
Hamilelik şansını artıran yumurtlama dönemlerinin tespitinde kullanılan Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi kadınlara büyük kolaylıklar getiriyor. Ruj şeklindeki şık görünümüyle dikkatleri çeken Babystart Tükürükten Ovulasyon Testi, istenildiği zaman ve yerde kullanılabilme pratiği sağlıyor, sınırsız kullanım özelliğiyle de ekonomik bir tercih sunuyor.
Pre-seed ve Babystart ürünlerinin Türkiye ve K.K.T.C distribütörlüğünü Fertiltr yürütüyor.
T.C. Sağlık Bakanlığı onayı ile ithal edilen ürünler, USA - Food and Drug Administration (FDA) - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi ve Conformité Européenne (CE) - Avrupa Normlarına Uygunluk belgelerine sahip. Pre-seed ve üreme sağlığına yardımcı diğer Fertiltr ürünleri, eczanelerde bulunuyor.
KadınMAG
Bebeğinize dair herşey Tchibo’da !
Her hafta yeni bir dünya sunan Tchibo, bu hafta bebekleri düşündü ve onların rahatı için birbirinden keyifli ürünler tasarladı. Tchibo’nun bu yeni teması sadece bebeklerin değil anne adaylarının da dikkatini çekecek türden.
“Her hafta yeni bir dünya” sloganıyla müşterileri ile buluşan Tchibo’nun bebeklere özel yeni teması, “Bebeğime Özel” 1 Mart’ta tchibo.com.tr internet mağazasında, 3 Mart’ta ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor. Tchibo’nun yeni temasında sadece bebekler için değil anne adayları için de kullanışlı takımlar ve iç çamaşırları sunuluyor.
Anne adayları ve bebeklerin şıklığı için tasarlanmış birbirinden kaliteli tekstil ürünleri, deliksiz bir uyku için yumuşacık nevresimler, doğum günlerine eğlence katacak aksesuarlar dikkat çekiyor. Termometreli banyo oyuncağı bebeğiniz için banyo yapmayı sevimli hale getirirken, kapüşonlu banyo havlusu ile bebekler kurulanırken eğleniyor. Duvar saati hem tasarımı hem de farklı özellikleriyle dikkat çekiyor: Saat başlarında hayvan sesleri çıkararak, çocukların, hem hayvanları tanımasını hem de saati öğrenmesini kolaylaştırıyor.
“Bebeğime Özel” temasından bazı ürünler

Kapüşonlu Banyo Havlusu: Çok sevimli! Ördek dostlarla kurulanmak yumuşacık ve çok eğlenceli. Cilt dostu saf pamuktan, hem de çok emici. 60 derecede yıkanabilir. Sarı renkte.

3′lü Takım: Şık bebekler! Ceket, tişört ve pantolondan oluşan 3′lü set ile bebeğiniz tepeden tırnağa çok şık. Fermuarlı ve iki cepli ceket, kolay giydirilen tişört ve lastik belli pantolondan oluşuyor. Ceket %94 pamuk, %6 viskoz, tişört saf pamuk ve pantolon %93 pamuk, %7 viskoz. 60 derecede yıkanabilir. Ceket gri-beyaz çizgili, tişört beyaz renkte, pantolon gri kırçıllı. 62/68, 74/80, 86/92 ve 98/104 beden seçenekleri ile üç parça halinde.

Yemek Takımı: Küçük gurmelere! Ağzının tadını bilen ufaklıkların iştahı, kendilerine özel yemek takımıyla daha da açılacak. Tabak ve kâse silikon halka ile çevrelenmiştir ve masa üzerinde emniyetli duruş sağlar. Vantuzlu halkaların kolay çözülmesi için çekme dili mevcuttur. Kolay kullanım için bardağın iki tarafında tutma sapları bulunuyor. Hayvan motifi baskılı üç parça halinde.

Alt Değiştirme Çantası: Yolculukların vazgeçilmezi! Katlanabilir, yumuşak dolgulu alt değiştirme minderi. Bebek bezi, ıslak mendiller ve silme bezleri için ekstra çanta. Fermuarlı geniş ana bölüm, fermuarlı iç bölme, 2 cep ve cırt bantlı bölme. Cırt kapaklı dış arka bölme. Uzunluğu ayarlanabilir, çıkabilir omuz askısı sayesinde bebek pusetine de takılabilir.

Duvar Saati: Çiftliğin sesleri! Her tam saatte resimde olan hayvanın sesini çıkarır. Işık sensörü sayesinde ses fonksiyonu karanlıkta otomatik kapanır ve uykusunu bölmez. Hayvan sesleri düğme ile de tamamen kapanabilir.

Banyo Termometresi: Sıcaklığı tam bebeğinize göre! Banyo suyu konusundaki gerçek uzman ile su sıcaklığını ayarlamak çok kolay. Dijital göstergesi sizi asla yanıltmaz. Isı sembolü ile su ısısını hatırlatır.
KadınMAG
Mikroenjeksiyondaki tehlike!
Kısırlık tedavisinde kullanılan mikroenjeksiyon yönteminin, kısırlığın bir sonraki kuşağa geçmesine yol açabileceği bildirildi. Uyarı, bizzat yöntemin öncülüğünü yapan Belçikalı profesörden geldi.
Daily Telegraph’taki habere göre, düşük kaliteli ve düşük sayıdaki spermler için geliştirilen yöntem, kısırlığın doğacak bebeğe de geçme riskine rağmen çok yaygın uygulanıyor.
Spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi için her ikisinin de bir kaba konulduğu tüp bebek yönteminden farklı olarak, mikroenjeksiyon yönteminde, embriyoloji uzmanı tek bir spermi yumurtaya enjekte ediyor.
Sürecin normal işleyişi içinde doğal olarak ayıklanacak anormal bir sperm, bu yöntemle yumurtayı döllemiş oluyor. Yöntem 1992’de uygulanmaya başladı ve ondan sonra çok yaygınlaştı. Ancak bazı uzmanlar, bu tedavi konusunda kaygılarını dile getiriyor. Erkek kısırlığı için geliştirilen bu yöntemin, normalde kusurlu olduğu için yumurtayı dölleyemeyecek spermlerdeki genetik kusurların bebeğe geçmesine yol açacağı belirtiliyor.
Haddinden fazla kullanılıyor
Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesi’nden Prof. Andre Van Steirteghem, ABD’deki bir konferansta yaptığı konuşmada, mikroenjeksiyon yönteminin haddinden fazla kullanıldığını söyledi.
Steirteghem, tedavide diğer yöntemler kullanılabileceği hallerde bu yönteme başvurulmaması gerektiğini belirtti.
Prof. Steirteghem, kısırlığın genetik nedenlerinin yardımcı üreme teknikleriyle baypas edilebildiğini, ancak bu genetik kusurların bir sonraki neslin kısır olmasıyla sonuçlanabileceğini söyledi.
Sheffield Üniversitesinden Dr. Allan Pacey de, bu yöntemle doğan bazı bebeklerde sağlık problemleri olduğunu hatırlatarak, bu yönteme gereğinden fazla başvurmanın risklerine işaret etti.
Ne zaman hamile kalacağınızı bilmek ister misiniz?
Bir kadın, hangi gün hamile kalabileceğini bilmek istemez mi?
Çoc
uk sahibi olmak isteyen çiftler için en önemli soru, en doğru zamanın hangisi olduğudur. Her kadının bildiği klasik yöntemde, düzenli adet görülüyorsa, ilk gününden itibaren saymaya başlanır, 11 ve 18′inci günler arasında gebe kalma ihtimali olduğu bilinir. Planlı hareket eden çoğu çift, bu hesabı yapar. Kimilerininki tutmaz, bebek hayali sonraki aylara ertelenir… Gebelik testinin yaratıcısı ve aynı zamanda tüm dünyada kadınların en güvendiği markalardan biri olan Predictor, “Ovülasyon Testi” ile çiftlere, zahmetsiz bir yöntemle hamile kalmaya en elverişli iki günü gösteriyor. Ürüne, Türkiye çapında tüm eczanelerden ulaşmak mümkün.
Gebeliğin ilk koşulu, yumurta hücresinin yumurtalıktan serbest kalması, yani ovülasyon. Bu dönem, ayda yalnızca bir kez gerçekleşiyor. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için en garantili yol, bu dönemi tespit etmek! Laboratuar ve hastane ortamında bu testleri yapmak çiftler için oldukça can sıkıcı olabilir. Predictor Ovülasyon Testi ile artık evde, birkaç dakikada doğru zamanı öğrenmek mümkün. Üstelik testin yüzde 99′un üzerinde kesin sonuç verdiği laboratuar testi ile de kanıtlanmış.
Test, şöyle bir yöntem ile sonuca ulaşıyor: Ovülasyon öncesinde, kadın vücudunda luteinizan (LH) adı verilen hormon kısa ve ani olarak yükseliyor. Bu yükselişi takip eden ilk 24-36 saat içerisinde cinsel ilişkiye girildiğinde hamile kalma olasılığı en yüksek seviyeye çıkıyor. Test, bu yükselişi tespit ediyor. Ayda bir kez gerçekleşen ovülasyondan sonra ise yumurta yalnızca 24 saat yaşayabiliyor…
KadınMAG
Meme ucu çatlakları

Emziren annelerde sıklıkla görülebilen meme ucu çatlakları maalesef anneye ağrı ve sıkıntı veren bir durumdur
Anneler, ilk 6 ay sadece anne sütü vermek için bebeklerini emzirmeye hevesliler ve bunu uyguluyorlar. Bebeklerine ve kendilerine sayısız fayda bu şekilde sağlamış oluyorlar.Ancak arada onları sıkıntıya sokan meme başı çatlaklarından, önleme ve tedavisinden bu hafta bahsetmek istiyorum.
Annede süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör, bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır.Bebeğin her emmesinde meme başı sinir uçları uyarılır.Beyine sinirsel yolla iletilen mesajlar ile hipofiz bezinin ön kısmından prolaktin yapımı başlar. Kan dolaşımı ile prolaktin memeye ulaşarak süt yapımını başlatır.
Meme başı çatlakları emzirmenin başlangıcında daha belirgin olmak üzere tüm emzirme süresince rastlanabilir. En sık nedeni bebeğin emme pozisyonunun,tutma şeklinin doğru olmamasıdır. Bebek emerken memenin areolasını (meme ucu etrafındaki kahverengi halka bölümünü) tam kavramayıp yalnızca meme başından emmeye çalışırsa, meme başı zedelenir ve önce ağrılı meme başı ortaya çıkar. Bu durum düzeltilmezse, meme başı çatlağı ve yarıkları gelişir. Diğer bir neden de memenin nemli bırakılmasıdır. Ayrıca meme başının temizlik maddeleri (sabun,alkol gibi) silinmesi ya da bebeğin ağzından bulaşan kandidaya bağlı olarak da meme başı çatlağı sık görülür.
Gebelikte meme başı çatlak ve yarıklarının oluşmaması için alınacak önlemler:
Anne adaylarının vücudu doğum öncesi süt üretimine doğal olarak hazırlanmaya başlar. Gebelikte meme dokusu
büyüdükçe memeye gerekli desteği sağlayan ve sıkmayan sütyen kullanılması uygundur .Gebeliğin sekizinci ayından itibaren meme ucu ve çevresine bitkisel içerikli pomat önerilir.
Lohusalık döneminde meme başı çatlaklarını önlemek için:
Öncelikle doğru emzirme tekniğini bilmek gerekir. Emzirme tekniği düzeltilmeli,emzirmeler kısa süreli, ancak sık aralarla olmalı,farklı pozisyonlarda emzirilmeli,bebek çok acıkmadan emzirilmeli,bebeğe biberon ya da yalancı meme verilmemeli, ek besin verilecekse biberon yerine bardak kullanılmalı,meme başı kuru tutulmalı, sütyenin pamuklu kumaştan olmasına dikkat edilmeli, her emzirmeden sonra az miktarda süt sıkılarak meme başına sürülmeli, kendi kendine kuruması beklenmelidir.
Meme başı çatlağının oluşmaması için emzirirken dikkat edilecek durumlar:
*Bebeğin başı ve vücudu aynı doğrultuda,düz bir hat üzerinde olmalı,
*Bebeğin burnu meme başının hizasında olacak şekilde yüzü memeye bakmalı,
*Anne bebeği kendi vücuduna yakın tutmalı,
*Anne işaret parmağı ile memeyi alttan desteklemeli,başparmak memenin üstünde olmalı ve meme ucu ile bebeğin dudaklarına dokunmalı,
*Bebek ağzını genişçe açtığında bebeğin alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde çabucak memeye yaklaştırılmalı,
*Bebek ağzıyla yalnız meme ucunu değil,etrafındaki areolayı da kavramalı,alt dudak dışa kıvrık olamalı,çenesi memeye dayanmalıdır.
*Beslenme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalı(günde 8-12 kez) ilk emzirmelerde sütün hemen gelmemesi endişelenecek bir durum olmamalı,bebeğe başka besin verilmemeli,
*Her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalı, yağdan zengin son süt tokluk hissine neden olacak bebeğin kendiliğinden ayrılmasına neden olacaktır.
*Diğer öğünde bebeğin emmediği ya da tam boşaltamadığı memeden başlanmalıdır.
Çatlayan veya yarılan meme uçlarında yapılması gerekenler:
Bebeğin emerken yerleşimi kontrol edilir.Kısa süreli ve sık emzirme, bebeğin acıkmadan emzirilmesi,emzirmeye daha az ağrılı taraftan başlanması,çatlak meme uçlarına bitkisel yağ ya da lanolin içeren krem sürülmesi,göğüslerin sadece ılık suyla temizlenmesi,plastik tabanlı göğüs ucu pedlerinin kullanılmaması,emzirme sonunda meme başlarını birkaç damla süt ile ıslatıp açık havada kurutulması önerilir.Meme başı çatlakları ortalama bir haftada iyileşir,daha geç iyileşen kronik meme başı çatlak ve ağrılarının nedeni mantar enfeksiyonudur.Sıklıkla bebekte ağızda kandida vardır ve tedavi edilmelidir.
Meme başı çatlaklarının tedavisi:
Bitkisel içerikli veya saf lanolin içeren kremler tercih edilir.Bu kremler hasarlı bölge üzerinde kapanmayı sağlayan bir bariyer oluşturur.Bu bariyer ciltte bulunan nemin buharlaşmasını önler ve çatlak yerinin onarması sağlanır. Nemli iyileştirme yoluyla derinin kuruması önlenir ve kabuk oluşumu görülmez. Her emzirmeden sonra meme ucu ve çevresine yumuşatılarak sürülür.
Kaynak: Actual Medicine
Emzirme sonucunda olan meme ucu çatlakları nasıl engellenir?
Mucize doğum kontrol hapı
Cinsel ilişkiden 5 gün sonra bile alınsa istenmeyen gebeliği önleyen doğum kontrol hapı üretildi.
Amerikalı bilim adamları, cinsel ilişkiden tam 5 gün sonra bile alınsa dahi istenmeyen gebeliği önleyen doğum kontrol hapını üretmeyi başardılar.
HRA Pharma adlı firma tarafından EllaOne adıyla üretilen doğum kontrol hapı tam bin 241 kadın üzerinde denendi. Cinsel ilişkiye giren kadınların yüzde 97,9′u bu hapı kullandığı için hamile kalmadı. Amerika’da piyasaya sürülen doğum kontrol hapının Avrupa’da satışa sunulacağı ilk ülke ise Almanya olacak.
59 yaşında ve doğum yapma izni aldı
İngiltere’de 59 yaşındaki Susan Tollefsen tüp bebek tedavisiyle ülkesinde hamile kalmak için gerekli izni alan 50 yaş üstü ilk kadın oldu.
The London Women’s Clinic isimli özel klinik, ilk çocuğunu 2008’de Rusya’da doğuran Susan’ın ikinci kez anne olması için yardım teklif etti.
Ülkede özel kliniklerde dahi 50 yaş üstü kadınlara tüp bebek tedavisi verilmiyor. Ancak Londra’daki The London Women’s Clinic yönetimi geçen perşembe günü Tollefsen’a tüp bebek tedavisi uygulanabileceğine dair karar aldı. Tollefsen “Benim yaşımdaki diğer kadınlar da tüp bebek tedavisi ile bunu yapabilmeli” dedi.
Gebe kalma günleri
17 Ocak 2010 Handan Güner
Kategori: Hamilelik
Gebe kalma gününüzü hesaplamanın kolay yolu var.
Dr. Ogino nun bütün dünyaca kabul edilen yöntemine göre, ovulasyon (yumurtlama), beklenen bir sonraki adet kanamasından önce 12. ve 16. günler arasında, beş günlük süre içinde olur.
Kitabın sonundaki takvimde görüldüğü gibi, otuz günlük adet periyodu olan bir kadında yumurtlama bazen son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere hesaplanan 15. ve 19. günler arasında olur.
Fakat spermlerin üç gün süreyle canlı kalabildikleri düşünülmelidir. Eğer cinsel ilişki son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere 12., 13., veya 14. günde yapılmışsa, ya da tahmin edilen “emin günlerde”cinsel birleşimde bulunulmuşsa, gene de gebe kalmak olasılığı vardır.
Zira spermler yumurtlama periyoduna kadar canlı kalabilir.
Öte yandan, cinsel ilişki 20. günde veya yumurtlama periyodunun olduğu günün ertesi günü yapılmışsa, gene de gebe kalmak olasılığı vardır. Çünkü yumurta hemen hemen bir gün kadar canlı kalır.
Onun için, “emin günleri” hesaplamak amacıyla, spermlerin canlı kaldıkları süreyi yumurtlama periyodunun ilk kısmına, yumurtanın canlı kalacağı günü ise yumurtlama periyodunun son kısmına eklemek gerekir.
Kitabın sonunda takvimde gösterildiği gibi, 30 günlük periyotta emin devre ilk yarıda 11. güne kadar devam eder. İkinci yarıda ise emin devre 21. gün başlar.
Bu sayıların akılda kalması kolaydır. Çünkü her iki günde de bir sayısı vardır. Bu kural her türlü adet periyotlarına uygulanır.
Örneğin: 32 günlük periyotta emin günler birinci devrede 13. güne kadar devam eder ve ikinci yarının 23. gününde yeniden başlar. 28 günlük periyotta bu sayılar 9. ve 19. günlerdir. Böylece kadının kendi döllenme tehlikesi olmayan günlerini hesaplaması çok kolaylaşır.
İlk gebe kalma tehlikesi olmayan devrenin son gününü saptamak için, adet periyodu süresinden 19 gün çıkarılır. İkinci devrenin ilk gününü hesaplamak için de 9 gün çıkarılır.
2. PERİYODUN İLK YARISINDAKİ OLDUKÇA EMİN GÜNLER NASIL HESAPLANIR?
Yukarda ele alman emin devre, gebe kalınamayacağına dair %100 garanti değildir. Bazı kadınlar, emin devrede ilişkide bulunmaya çok dikkat etmelerine karşın gebe kaldıklarını söylemiştir.
Bunun nedeni, adet periyodunda bazı düzensizlikler olabileceği içindir. Kadınlar adet periyotlarını bir yıl süreyle kaydederlerse, ilk günün bir gün önceye ya da bir gün sonraya kayabildiğini ayırdedeceklerdir. Bu tek günlük fark gebeliği önleme çabasını boşa çıkarabilecektir.
Onun için, bir ya da iki gün, yumurtlamanın erken olabileceğini hesaplamak yararlıdır. Gerçekten emin günleri saptamak için, uzun bir süre adet periyotlarının tarihini kaydetmek ve buradaki en aşırı düzensizlikleri hesaba katmak gerekir.
Eldeki kayıtlardan en kısa adet periyodu 26 gün, en uzunu ise 30 gün görünmüyorsa, ilk yarıda emin devrenin 7. güne kadar devam edeceği anlaşılır. Yani, adet kanaması beş gün sürerse, ancak bunu izleyen iki günde gebe kalmak korkusu olmadan birleşmede bulunulabilir; bu gerçek, adet kanamasından sonraki üç günün emin devre olduğu hakkındaki genel görüşü çürütmektedir.
3. İKİNCİ YARININ EN EMİN GÜNLERİ NASIL SAPTANIR?
Birinci yarıda en emin günleri saptamak için yukardaki yöntem en başarılı olanıdır; aynı yöntem ikinci yarıya da uygulanırsa, bundan bazı hatalar doğar. Örneğin, adet periyodu en az 25, en çok 31 gün, ortalama ise 28 gün süren bir kadın, gebe kalmak tehlikesi olmadan birinci devrede 6. güne kadar ilişkide bulunabilir. İkinci yarıda ise birleşme 22. günden sonra başlayabilir. Bu da döllenme olasılığının çok uzun olduğu bir süredir.
Bu yöntemin düzeltilmiş şekli bazal ısı adı verilen vücut sıcaklığının ölçülmesidir. Her sabah, yataktan kalkmadan belirli bir zamanda ağızdan dereceyle vücut ısısı ölçülürse (en iyisi 6,30 ile 7,30 arası), adet periyodu içinde vücut ısısının farklılık gösterdiği anlaşılır.
Yumurtlama günü esas olmak suretiyle ısı bir süre azdır, bir süre fazlalaşır. Isı, yumurtlama gününe kadar 36,7 derecenin altındadır ve yumutlamanın olduğu günün ertesi sabahı 36,7 santigradın üzerine çıkar.
Böylece kadın her sabah döllenme tehlikesi olan devreye kadar vücut ısısını ölçer. Bir sabah ısının 36,7 santigradın üstüne çıktığını görecektir. O zaman yumurtlama olayının oluştuğunu anlamalıdır.
İşi güvenceye almak için, kadın ertesi sabah vücut ısısını bir kez daha ölçebilir, ısı 36,7 santigradın üzerinde kalırsa, gelecek yumurtlamaya kadar gebe kalmak korkusu olmadan ilişkide bulunabilir. Bu şekilde ikinci yarının emin günleri artırılmış olur.
Oysa ki basit hesapla bu süre daha az olacaktır. Ayrıca böylelikle kadın gelecek kanama gününü de kesinlikle hesaplayabilir.
NOTLAR:
a. Bazı kadınların vücut ısıları yumurtlama sırasında yukarıdaki özellikleri göstermez. Böyle kadınlar ancak hesap yöntemine güvenmelidir.
b. Bir doğum yaptıktan sonra, gelecek adet kanamasına kadar yumurtlama gününü kesin olarak söyleyebilmek olanağı yoktur. Bu, gelecek aylarda önlemlere uymak gerektiğini gösterir.
Genellikle yumurtlama iki veya üç ay olmaz. Fakat bazı kadınlarda ikinci ayda da yumurtlama başlayabilir. Annenin çocuğunu emzirdiği sıralarda çoğu kez yumurtlama olmaz, fakat bu kural yüzde yüz kesin değildir. Dört veya beş ay geçtikten sonra annenin gene gebe olduğunu ayırdetmesi, ender durumlardan değildir.
Hamilelik çatlakları önlenebilir mi?
Bu dönemi minimum zararla atlatmak mümkün.
Hamilelikte oluşan çatlaklar can sıkabiliyor ve bunlardan kaçınmak kolay değil. Ancak gerekli önlemler alınarak bu sorunu minimum zararla atlatmak mümkün.
Gebelik boyunca vücudunuzun her bölgesinde olduğu gibi cildinizde de bazı değişiklikler ve sorunlar olması maalesef kaçınılmaz. Ancak gerekli tedbirleri alarak bu problemleri azaltmak zor değil. Yapılan araştırmalar, gebelik döneminde kadınların en çok şikayet ettiği estetik sorunların başında çatlakların geldiğini gösteriyor. Çatlaklar hamile bayanların yüzde 90′ında gözlenen bir kozmetik problem. Genelde ilk önce karın bölgesinde başlayıp göğüs, bacaklar ve koltuk altına yayılım gösteriyorlar.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, “Çatlak gelişiminin tam nedeni bilinmemektedir,” diyerek bazı risk faktörlerini şöyle sıralıyor: “Hormonal faktörler ve ailesel yatkınlığın rolü göz ardı edilemez. Gelişen fetüsün cildi germesi, hamilelik sırasında alınan kilolar da çatlağı başlatmaktadır. Hamilelik esnasında yetersiz sıvı alımı, cildin elastikiyetini azaltıcı rol oynadığından çatlak oluşumunu kolaylaştırır.”
Neler yapmalı?
İnsan cildinin çok esnek bir yapısı var. Ancak bu yapı, kendi kapasitesinin üzerinde esnerse o zaman cilt altında bulunan kolajen lifleri yırtılabiliyor. Bunun sonucunda da çatlaklar oluşuyor. Bu çatlakları minimuma indirgemek için öncelikle dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Op. Dr. Numan Bayazıt, bu önlemleri şöyle sıralıyor:
- Düzenli uyumaya gayret edin.
- Aşırı kilo alımından kaçının.
- Gebeliğiniz boyunca bol su için.
- Çatlak önleyici kremleri düzenli kullanın.
Ne zaman önlem almalı?
Hamileliğin beşinci ayından itibaren ilgili kozmetik ürünleri kullanarak doğum sonrası oluşabilecek çatlaklara karşı önlem almak gerekiyor. Bu kremlerin doğum sonrasında da düzenli olarak kullanılmasında fayda var. Op. Dr. Numan Bayazıt’ın görüşüne göre, “Kozmetik kremlerle kesin sonuç alımının söz konusu olmadığını bilmek gerekir. Ancak çatlak üzerine etkili kremlerin, cildin elastikiyetini arttırıcı rolü vardır. Bu sayede tam oluşumunu önlemek mümkün olmasa da kalıcı kozmetik sonuç elde edilmektedir.”



