Kadin sagligi, kadin ve saglik, Makyaj, Guzellik bakim, eglence, cocuk bebek, aile ev dekorasyon, kadinmag.com

Sevgilinizden ‘zoraki romantik’ yaratmayın, yoksa….

14 Şubat 2010 Yasemin Saraç  
Kategori: Yaşam

yasemin_saracYoksa 15 Şubat’a yalnız girersiniz:)

Eski Roma İmparatorluğu günlerinden beri kutlanıyor “Sevgililer Günü”… Tarihçesini her yıl bu konuda yapılan yayınlardan az çok herkes bildiği için burada tekrar anlatmaya gerek yok… Ama bugün yine büyük ihtimalle sevgililer sevdiklerine gazetelerde yalnız karşı tarafın anlayabileceği “komik” mesajlar iletecekler… Elinde kalp taşıyan peluş ayıcıklar alacak fazla parası olmayanlar… Belki tek bir kırmızı gül… Ya da kalp şeklinde çikolata… Parası olan ise sevgisini daha ağır şeylerle, mesela “tektaşlarla” gösterecek aşkına…

Ama şu bir gerçek ki, “Seni Seviyorum” cümlesini söylemeyi basitlik sayanlar daha çok yüklenecek maddi göstergelere… Ve bu güzel sözcükleri duymamayı kanıksamış kulakların sahipleri de, hiç değilse sevdiğini bir gün de olsa göstersin diyerek daha çok şey bekleyecek ’sevdiğinden’….

Mesajlarım var, anlayana…

Ben özel günlere -biraz fazla- önem veren bir insanım. Hatta bu özelliğimle bazılarını çileden çıkardığım da olmuştur. Doğum günleri ve evlilik yıldönümleri özellikle… Arkadaşlarımın evlilik yıldönümlerini bile hatırlayıp kutlamayı severim. Ama “Sevgililer Günü” nedense bende aynı etkiyi yapmıyor. 14 Şubat’larda sevgiden anlayan, sevgiye değer veren arkadaşlarıma günlerini kutlayan küçük mesajlar atıyorum… Ya da minicik simgesel hediyeler vermeyi seviyorum. Anlayan anlıyor… Anlamayan bir daha benden mesaj almıyor… Ama sevgililerin bu güne bazen ederinden fazla değer verdiğini düşünüyorum… Yani Sevgililer Günü için çok özel şeyler bekleyip hayal kırıklığına uğrayan insanları gördükçe üzülüyorum…

Sınav gününe psikolog uyarısı

Sevgililer Günü nedeniyle birçok basın bülteni geliyor gün içinde… Genelde hediye seçenekleri üzerine… Ama geçen gün bir psikologdan değişik bir basın bülteni geldi. Klinik Psikolog Sinem Demir’in yorumları vardı bu günle ilgili… En ilgimi çeken “Sevgililer Günü’nde sevgilinizi zoraki romantik yapmayın! Evlilik kararının en çok alındığı gün olan Sevgililer Günü, ayrılık kararlarının da en çok alındığı gün” uyarısı oldu… Ben de çevremde bu özel gün için çok romantik beklentiler içine giren arkadaşlarımı düşündüm. Sonrasında anlattıkları hayal kırıklıklarını… Psikolog Demir’in söyledikleri de neden oldu aslında bunları düşünmeme…

Elektrik kesikti, çalışamadım!

Çünkü bu günlerde -daha çok kadınlar- kişiler, karşısındaki kişinin doğru insan olup olmadığını daha fazla düşünüyormuş. Daha bir teste tabii tutuyormuş sevdiceğini… “Acaba bu kişi, hayatımdaki doğru kişi mi? Bakalım bana beklediğim sürprizleri hazırlayacak mı?”

Sınavdan habersiz garipler sorulara hazırlanmamış olunca… Romantik sürprizi bırakın kutlamıyor bile Sevgililer Günü’nü ve sınavdan çakıyor.

“Bak, hayatımdaki doğru kişi olsaydı, ne bekleyeceğimi bilir, ona göre hazırlanırdı” diyor baş kahraman… Ve ayrılık çanları çalıveriyor. Ha, sınavı geçen çıkmıyor mu? Çıkıyor herhalde ki, Sevgililer Günü evlilik kararlarının da en çok alındığı günlerin başında geliyor… Sınavı geçemeyenlerin durumunda ayrılık için çalan çanlar, bazıları için evlilik müjdesi verebiliyor.

Sevgililer Günü’ne de….

Bir de bu günleri tamamen anlamsız bulanlar, umursamayanlar, hatta böyle günleri icat edenlere küfredenler var ki, bu da bir seçenek… Ve bu durumdaki kişilere de saygı duyuyorum. Onların kendileri gibi âşıklar bulup kimseyi üzmemesini diliyorum:)

Sevgiyle kalın
Yasemin Saraç
ysarach@gmail.com

Aşk Pandora’nın Kutusu’nda…

11 Şubat 2010 Yeliz Aras  
Kategori: Ana Haber, Yaşam

yeliz_aras_haber_iciHer yer aşkın rengi kırmızıya mutluluğun simgesi pembeye büründü. Sevgi pıtırcıkları hazırlıklarına başladı her sene olduğu gibi…

Haftalar öncesinden hazırlandık ‘14 Şubat’a, sevgililere bahşedilen güne… Hediye alma çabaları, özel sürprizler, sayfa sayfa ilanlar… Baş döndüren, bayıltan, abartılan kırmızılara sarıp sarmalanıyoruz, telaşlı ve heyecanlıyız! (mı?)

Hazır olun! Yaşında haneleri artan, ‘Nerede o eski sevdalar?’ diye nutuklara başlayacaklar yine. Klasiktir, bayramlarda da atılır bu nutuk alışığız, her özel güne nedense methiye düzülmesi zorunludur ya…

“Öncedenmiş o birbirine bakan sevdalı gözler, tutkulu aşklar, can emanet edilen sevgililer” diye vurulacak yüze cümleler… “Sevgi bu, emek, yürek, mücadele ister” diye yakınmalarla da sürüp gidecek. Kulaklara itinayla sevgi sözcükleriyle süslenmiş küpeler takılacak. İsyan edilecek günümüzdeki sevgilere, sevgililere… “Bir mendili ömür boyu koynumuzdan çıkarmazdık biz heyyy!” diyerek bağlılıklar dile getirilecek, uzun uzun…

Dinlerken özeneceğiz belki de şaşıracağız o sabra, o mücadelelere, emeğe ve pek ortalıklarda görünmeyen sadakate!

Cümleler uzayacak ve daha bir ateşlenecek öğütler… Bugünle dün hayalde kavga edecek ortada, “Kimin sevdası kimi döver?” diye bir çocuk gibi hırsla… Oysa bilmiyorlar günümüzde ne sevdalar yaşıyoruz dillere destan… Leyla ağlıyor mudur bir yerlerde? Dağları delebilen Ferhat sızlanıyor mudur uzaktan acaba iki metre yürümeye mecal bulamayan, kelebeklerden uzun yaşayamayan sevdalara…

Ne aşk sözcükleri dökülüyor, bir renkli kutunun içine hapsolmuş insanların dilinden… “70 milyonun önünde, herkes izliyor, kayıtları var ya!”

Şartlanmış, kurgulanmış, mantıkla dans eden sevdalara yelken açıyorlar, cici kızlar, yakışıklı erkekler… Yapaylık akıyor sevda niyetine gözümüze dizimize… Sözde sevgi melekleri çırpıyor kanatlarını hevesle…

Atılan nutuklar havada kayboluyor, eski bir romanın cümleleri boşlukta uçuyor gibi… Derin derin

iç çekip anlatıyorsun da, bilmiyorsun ki ne sevdalar yaşıyoruz! Tarifelerle süsleyerek, cepten cebe yaşıyoruz aşkı! Mesajların, çağrıların içinde hissediyoruz kalp atışlarını… Sürekli bir ulaşma, haberdar olma haliyle yaşıyoruz. Sevgiyi körükleyen, coşturan, taze tutan, merak etme, özleme, gibi duyguları tadamadan, vuslatı “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor”u duymadığımızda yaşıyoruz bir tuşla… Koca ekranlara bakarak gülümsüyoruz. Klavyeler yeminimiz, mauselar şahidimiz oluyor aşklarımıza… Farklı bir ‘yama’ biçimiyle kaplıyoruz hayatımızı…

CIMBIZ: Yine sevginin adının geçtiği, “özelleştirilen” gün 14 Şubat’ta aşk kokacak her yer… Herkes yaşadığına ‘aşk’ diyecek. Oysa hakkı ödenen aşk, heyecanla Pandora’nın Kutusu’ndaki ‘umut’un yanına kıvrılarak gizlenecek, kim merak edip kutuyu açma cesaretini gösterecekse, o hissedecek…

Sevgiler,

Yeliz Aras
arasyeliz@gmail.com

Sevdiğinize en güzel hediye: Multinet Giftcard

11 Şubat 2010 admin  
Kategori: Alışveriş

giftcard

Onu çok seviyorsunuz, görünce heyecanlanıyorsunuz. Kalp atışlarınız hızlanıyor, etrafınızda kelebekler uçuşuyor. Böylesine güzel bir duyguyu, aşkı size yaşatan sevgilinize dilediği hediyeyi vermek istemez misiniz? Üstelik Sevgililer Günü gibi anlamlı bir günde… Günlerce düşündünüz ama her şeyi olan birine ne alacağınızı hala bulamadınız. Verdiğiniz hediyeyle sevgilinizi mutlu etmenin tek yolu var. Ona, 2000′i aşkın üye mağazadan, en avantajlı şekilde, dilediği hediyeyi seçme ayrıcalığını yaşatın. Sevgiliniz yüzlerce ürün seçeneğiyle alışveriş yaparken siz de onu mutlu görmenin keyfini çıkarın. Nasıl mı? Tabii ki Multinet Giftcard ile.

Aşk bir hastalık mı?

10 Şubat 2010 admin  
Kategori: Güncel, İlişkiler

ask_opucuguBayramlar, doğum günleri ve yıldönümlerinden sonra modern pazarlama tekniklerinin yaşamımıza kattığı vazgeçilmez kutlamalardan en sevimlisi “Aşıklar Günü”, diğer adıyla St.Valentine Günü’dür.

Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Şefi Dr. Sabri Derman, romantik aşkın bir hastalık olmadığını; yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öğe olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynadığını belirtiyor.

Nasıl evlilik yıldönümleri beraber geçmiş ve geçmemiş zamanların yeniden değerlendirilmesine, yılbaşları daha çok iş ve sosyal yaşamımızın gözden geçirilmesine, doğum günleri yaptıklarımızla yapacaklarımız hakkındaki perspektif ayarlamalarına vesile oluyorlarsa aşıklar günü de, sevdiklerimizi ve sevemediklerimizi düşünmemize yol açıyor. Psikolojik anlamda bu özelleştirilmiş günler, bizim kendimiz ve yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, çiçek, çikolata, yemek, tiyatro, mum, hafif müzik, tütsü, kırmızı iç çamaşırı gibi rutinlere ilaveten, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öge olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynuyor.

Son yıllarda dinamik görüntüleme tekniklerinin yardımıyla sadece beyin yapılarının değil, işlevlerinin de renkli resimler ve kliplerle belirlenebilmesi, iki kulağımızın arasındaki 1.350 gramlık et parçasının fiziksel olduğu kadar duygusal alanda da ne denli olağanüstü karmaşık bir yapıda olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor.

“Aşka dair” konularda sürpriz sayılacak gelişmelerden bazıları, kadın beyninin gerçekten daha küçük olmakla beraber en az erkek beyni kadar mükemmel olduğunun bunu da gramajdan kaybettiğini “verimli çalışmayla” dengelediğinin gösterilmesi, anatomik yapı olarak, sinir hücresi yoğunlukları, sinirlerarası kimyasal ileticilerin cins ve miktarlarındaki dağılım farklılıkları ve nihayet bilgiyi alma, işleme, depolama ve geri-çağırma konularındaki işlevsel farklılıklar gösterilebilir. Kadınlarla erkeklerin beyni hem yapısal hem işlevsel olarak farklılıklar gösteriyorlar çünkü bazı farklar onların biyolojik olarak üstlendikleri görevleri daha iyi yerine getirmelerini sağlıyor.

İnsanların aşık olacakları ve/veya eş seçecekleri insan hakkında beyinlerinde taşıdıkları şablonların 2 ile 8 yaşlar arasında oluştuğu düşünülüyor. Bu özellikler sadece yakınlarında olan anne, baba, kardeş, bakıcı, akraba, öğretmen, arkadaşlar tarafından değil, sinema, TV, dergi vb kaynaklarda rastladıkları ve etkilendikleri sanal kişilerle de belirleniyor. Beynin derinliklerinde birçok farklı alanda depolanan bu sevgili/eş resmine uygun bir kişiye rastlayınca, şimdi beyinde romantik aşk dediğimiz bir “kimyasal heyelan” ortaya çıkıyor. Basit bir tetiklenme değil bu! İlk etkileri saniyeler, dakikalar içinde (yıldırım aşkı), daha karmaşık etkileri günler, haftalar içinde beliriyor ve beynimizde - zorlama bir ayırım yaparsak bir çok farklı duygusal ve bedensel olayı harekete geçiriyor. Bunların en önemlileri, otonomik sistemimizi canlandıran dopamin ve noradrenalin salgılarının artması. Testosteron hormonunun artmasıyla artan sex dürtüsünün aksine bunlar, bedensel ve duygusal bir ödüle ulaşma konusunda beynin ve vücudun hedefe kilitlenmesini ve ona ulaşmak için biyolojik anlamda “gaza basmasını” sağlıyor. Kalp atışları hızlanıyor, ateş basmaları, terlemeler oluyor, iştah azalıyor, sevgili dışında herşey ve herkes giderek önem ve açıklık kazanıyor. Konsantrasyon saplantıya varacak düzeylere çıkıyor, uyku kaçıyor, aşık olunan dünyanın en akıllı, güzel, sevimli, iyi huylu bulunmaz hazinesi haline getirilirken bütün olumsuz özellikler beyin tarafından filtreleniyor, çarpıtılıyor ve bastırılıyor. Bu süreç içinde aşık olunana ulaşamama, sadece ulaşma dürtülerini daha da arttırmaya, yanmaya tutuşmaya sebep oluyor. Tahmin edileceği gibi, biyolojik bir sistemin yemeden içmeden uyumadan kısıp metabolizmasını ve beyin faaliyetlerini tek bir kişide yoğunlaştırması uzun süreli olamaz. Bu noktada iki olasılık var: Birincisi sevgiliye ulaşmak, birlikte olmak, birlikteliği sürdürmek ve bunun sonucu “motorun turunu düşürmek” ikincisi, ilgiyi hastalıklı bir saplantı haline getirmek, yıkıcı ve zarar verici fikirleri giderek arttırmak ve sonunda sevgiliye ve kişiye zarar verecek akıl hastalığı düzeyine vardırmak. Cinayetler, intaharlar, yakmalar, yıkmalar bu aşama ortaya çıkan çaresizliklerin olumlu yoldan çözümlenememsi halidir. Eğer sevgiliye ulaşılırsa beyinde farklı hormonlar, oksitosin ve vazopressin gibi kimyasallar, çiftin “aşkın ateşinden” çıkıp, zamanla “oda ısısında” bir sevgiye, güvene ulaşmalarına , karşılıklı saygı ve bağlılığa ulaşmış bir çift olarak çok uzun yıllar beraber olmalarını sağlıyor. Bütün bu anlattıklarım hem insanlardaki laboratuvar testleriyle, hem de hayvanlar aleminde yaşayan bazı tek eşli hayvanlarda yapılan deneysel yöntemlerle ortaya konmuş bulunuyor.

Aşk konusundaki anlaşılmazlığın temelinde, sanırım, kavram kargaşası yatıyor. Seks, şehvet, arzulama, üreme dürtüsü, sosyal statü aracı olarak seks alma ve verme, toplumsal baskınlık için elde etme, elde tutma ve elden çıkartma gibi çok farklı duygusal durumlar için “aşk” kelimesi kullanılıyor. Cuma akşamından Pazartesi sabahına “aşklar” yaşanıyor, yenisi bulunana kadar seviyeli beraberliklere giriliyor, ve bunların hiçbirisi “romantik aşkı” tarif etmiyor.

Aşkın biyolojik önemi ve temel işlevi, evrim süreci içinde ortaya çıkan ve bizi akıllı maymunların çok ötesinde yaratıklar haline dönüştüren beyin gelişmesi ile ilgili. Bence romantik aşk olmasaydı insan neslinin sürmesi mümkün olmazdı. Bizi nesli tükenmiş maymunsu/insansı diğer primatlarda ayıran en kritik evrimsel sıçrama, üreme yaşına gelmiş insanlar arasında ortaya çıkan “mucizevi” aşk duygusu ve bağlılığıdır. Atalarımızın dört ayaktan vazgeçip ayağa kalkmasının bedeli olarak doğum kanalının küçülüp uzamasına yol açan sürecin, bir yandan beynin büyüyüp özelleşmesine olanak sağlarken, tam gelişmiş büyüklükte bir beyni olan çocuğun normal yoldan doğumunun olanaksız hale gelmesi, nesil tüketecek bir sorun yarattı: Yüzbinlerce yıl öncesinin mağra koşullarında aylarca gebe, sonra aylarca-yıllarca aciz bir bebek bakmakla yükümlü olan bir annenin, kendisini ve yavrusunu koruyup besleyecek bir “partner” bulmaya ve elde tutmaya ihtiyacı var! Bu ikilinin, bizim şimdiki babalık kavramı ve bilgilerinin olmadığı bir çağda, seks, şehvet, sosyal üstünlük kanıtlama gibi katma getirileri olmadan birbirine ve yeni doğan bebeğe yıllarca (yaklaşık 3 yıl kadar) “karşılıksız” bakmaları ancak son derece güçlü ve özverili bir duygusal ilişkiyle olur. Bu ilişkiyi yönlendiren duygular ve bunları yöneten fizyolojik sistemler, tıpkı gebelik, doğum, erkenlik, menapoz gibi doğal yaşamın doğal süreçlerinden biri olan AŞK’tır. Ne hastalıktır, ne anormallik. Her insanda biraz farklı ortaya çıkan ve gelişen bir insanlık halidir. Son 8-10 senede evrimsel gerekliliğinden uzaklaşıp daha çok duygu zenginlikleriyle bezenmiş olsa da, aşk yaşanabilecek en karmaşık ve iz bırakan duygu durumlarundan birisidir. Üstelik bu haliyle aşk, üreme fizyolojisinin ve neslin sürdürülme dürtülerinin çok üstünde farklı bir düzeye çıkmıştır önbeynimizin gelişmesi sayesinde. Üstelik duygu ağırlığı üstün bu tutkular, sevenler arasındaki cinsiyet, yaş, sosyal statü, ırk, din gibi farklılıkların da üstesinden gelebilecek bir güce ulaşmıştır. Montaigne’nin dediği gibi “Her insanda insanlığın her hali vardır”, bu nedenle de insan sayısı kadar çeşitli aşk vardır, her aşk eşsizdir, kendi içinde herbirisi güzel ve saygıdeğerdir. Marifet yargıcı olmadan bu duyguyu dürüstce ve alabildiğine yaşamak, değerini bilmek ve anısına saygı gösterebilmektir.

KadınMAG

Joker’den sevgilinize “en masum” hediye seçenekleri

06 Şubat 2010 admin  
Kategori: Alışveriş

Aşkın en masum hali…
Sevgililer Günü’nde sevgilinizin kalbini fethetmenin en masum ve sevimli yolu Joker’den geçiyor…

Sevgililer Günü’nde sevgilinize “çocuksu bir coşku” yaşatmak mı istiyorsunuz?
Joker Mağazaları’nın birbirinden sevimli peluş oyuncakları ile sevgilinize aşkınızın masumiyetini gösterebilirsiniz…

Zengin ürün çeşidi içerisinde çocukların yanı sıra “içindeki çocuğu” yaşatan her yaştan kişiye hitap eden bir ürünü mutlaka bulabileceğiniz Joker Mağazaları’nda satılan; Sevgililer Günü’ne özel, her bütçeye uygun peluş oyuncaklar, sevgisinin masumiyetini anlatmak isteyenler için ideal.

Aşkınızı, dilerseniz Sevgililer Günü’ne özel Mickey Mouse karakterleri ile anlatabilir veya “kucak dolusu kalpleri ve çiçekleri” sevimli bir ayıcık ile sevgilinize sunabilirsiniz.

14 Şubat’ta sevgilinize “çocuksu bir coşku” yaşatmak istiyorsanız, en yakın Joker Mağazası’na uğrayabilir veya www.joker.com.tr ‘yi ziyaret edebilirsiniz.

FOTO GALERİ:

KadınMAG

Tuluyha Uğurlu’dan sevgililer günü konseri

06 Şubat 2010 admin  
Kategori: Kültür Sanat

Piyanist Tuluyhan Uğurlu’nun 14 Şubat Pazar günü Notre Dame de Sion Kültür Merkezi’nde vereceği Sevgililer Günü konserleri bugüne özel etkinliklerinden hayli farklı. Müzik ve görüntülerle aşkın ve sevginin her halinin anlatıldığı bu duygusal konserlerin öncesinde konuklara Kahve Dünyası tarafından kahve, lokum, kurabiye ve çikolata ikram edilecek.
tuluyhan_ugurlu

İkramlar tümüyle sevgiyi anlatacak sürprizlerle dolu. Bu özel etkinlik herkesin rahatlıkla katılabilmesi için saat 15.00 ve 18.00′da iki kez tekrarlanacak. Konserlerde Tuluyhan Uğurlu’nun piyanosuna bazen bir keman, bazen yanık bir kaval sesi eşlik edecek.

Uğurlu konserlerde beş kişilik kendi müzik topluluğu ile birlikte sahneye çıkacak.

Tuluyhan Uğurlu bugüne özel besteleriyle ruhunuzu farklı boyutlara doğru sürükleyip, sizi zirvelerde gezdirirken, Kahve Dünyası tutkuyu anlatan çikolataları,lokumları ve kahveleriyle bu güzelliği tamamlıyor. Piyanoya zaman zaman bir keman, bazen yanık bir kaval sesi eşlik ediyor… Saraylarda, çöllerde, gökyüzünde sonsuzluk içinde sevgiyi arıyorsunuz. Ve belki de hayatın gerçek anlamını keşfediyorsunuz…

14 Şubat Pazar günü Sevgililer Günü, ister yanınızda sevgiliniz, ya da bir arkadaşınız, çocuğunuz, ya da anneniz, ya da yalnız…

Kadın kadına, belki erkek erkeğe maç izlediğiniz arkadaşlarınızla…

Sizleri insanın sevgi üzerine yaptıklarını ve yapabileceklerini birlikte yaşayacağınız bir etkinliğe bekliyoruz.

TULUYHAN UĞURLU AŞKI VE SEVGİYİ ANLATIYOR
14 Şubat 2010 Pazar
Birinci seans: Saat 15.00 - İkinci Seans: Saat 18.00
Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Kültür Merkezi
(İstanbul Radyosu ve Harbiye Orduevi karşısı)

Biletler: Biletix 0216 556 98 00

Aşkın fotoğrafını çeken, tektaş kazanıyor!

03 Şubat 2010 admin  
Kategori: Alışveriş, Güncel

“En güzel aşk bizimki, fotoğraflarla da ispat ederim” diyorsan, çek sevgilinle aşk dolu fotoğraflarını, 12 Şubat’a kadar web üzerinden www.perapirlanta.com’a gönder. Aşkının fotoğrafı yapılacak halk oylamasında birinci seçilirse, Pera Pırlanta’dan çok güzel bir tektaş, Sevgililer Günü’nde aşkına hediye.

pera_pirlanta

Pera Pırlanta, Sevgililer Gününe özel düzenlediği yarışma ile “En Güzel Aşk Fotoğrafı”nı seçecek. Herkesin katılabileceği yarışmada, tek yapmanız gereken; sevgilinizle çekilmiş fotoğrafınızı www.perapirlanta.com’a yüklemek ve sonrasında arkadaşlarınızdan oy istemek. Çünkü yarışmanın galibini halkın sesi belirleyecek.

KadınMAG

Sabri Özel’den sevgilinize özel hediye seçenekleri

03 Şubat 2010 admin  
Kategori: Alışveriş

sabri_ozel_sevgililer_gunu_Her sezon olduğu gibi bu sezonda şıklığın adresi olan Sabri Özel, Sevgililer Günü ile kendini özel ve şık hissetmek isteyen sevgililer için kapılarını aralıyor. Sabri Özel hediyeleri ile daha değerli ve anlamlı olacak bu özel günde, ‘Sevgiyle Sevgiliye Özel’ mesajı ile sevdiklerinizi özel hissettirin.

Sabri Özel dünyaya barış ve huzurun gelmesi, paylaşımların artması, savaşların son bulması, dostlukların çoğalması dileğini güvercinlerle sembolize ediyor. Sevgililer Günü’nde güvercinlerle başladığı barış, mutluluk, huzur odaklı serüvenine gelecek sezonlarda da devam ettirmek istiyor. Sabri Özel, sevgi, huzur ve bağlılık temalarını kış ayını yoğun yaşadığımız şu günlerde Sevgililer Günü için özel ürettiği içimizi ısıtan pembe ve mavi renklerdeki trikolarla buluşturuyor.

Sevgililer Gününde, Sabri Özel vitrinlerinde barış güvercinleri uçurarak, sevginin birleştirici uzlaştırıcı gücüne her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan günümüzün şu küreselleşen dünyasında kaybolan değerlerimizin önemini bir kez daha vurguluyor.

Farklı koleksiyonları ve yarattığı trendler ile kendine özgü giyinmeyi sevenlerin tercih ettiği moda markası Sabri Özel, birbirinden şık ve rahat ürünleri ve aksesuarları arasından sevdiklerinize armağan seçebilme olanağı sağlıyor. Özel ve şık giyinmeyi sevenler; sevdiklerine en güzel hediyelerini, SABRİ ÖZEL’in birbirinden farklı ve benzersiz ürünleri arasından seçebilecekler.

Küçük detaylarla büyük farklar yaratılarak hazırlanan Sabri Özel koleksiyonları ile giyimine önem veren, hem rahatlığı hem de şıklığı arayanlar için ideal alternatifler sunuyor.

KadınMAG

Sevgililer günü armağanı aşk romanları

30 Ocak 2010 admin  
Kategori: İlişkiler

kolera-gunlerinde-ask-love-in-the-time-of-choleraSevgililer günü sevgilime ne alsam, diye düşünenlerden ve karar veremeyenlerdenseniz,  iste alternatif ve romantik bir öneri: Sevdiğinize aşkınızı ilan etmenin en güzel yolu aşkı en iyi anlatan kitaplardan birini hediye etmek…, aşk öyküleri, aşkı anlatan mektuplar, aşk şarkıları… Hepimizin hayatının vazgeçilmezleri…  Hepimiz seviyoruz aşkı anlatan kitaplar okumayı, aşkı anlatan filmler izlemeyi..

Aşk romanları

Bu sevgililer gününde biraz aşk’tan söz etmeye ne dersiniz? O zaman, sevgilinize Sevgililer Günü’nde aşkı en iyi anlatan roman ya da öykü kitaplarından birini hediye edin! İşte, pudra.com’un sizin için seçtiği en güzel aşk romanları…

Kolera Günlerinde Aşk
Gabriel Garcia Marquez / Can Yayınları
Bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsünü anlatıyor Gabriel Garcia Marquez.

19. yüzyılın 20. yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun saçmalıkları da yazarın ince alay süzgecinden geçiyor.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk / İletişim Yayınları
Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum” sözleriyle başlayan Türk filmi tadındaki romanı, yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizi derinden etkiliyor.

1975’te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbul’lu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun’un hikayesi, insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüne sahip.

Son Mektup / Bir Aşk Hikayesi
André Gorz / Ayrıntı Yayınları
Hayatları boyunca yeryüzündeki haksızlıklar karşısında yol arkadaşlığı da yapan Gorz ve Dorine, Dorine’nin uzun yıllar süren acı verici, geri dönüşsüz hastalığının ardından radikal bir karar alırlar ve kendi hayatlarına son verme haklarını kullanırlar. Böylece Gorz’un sevgili karısına yazdığı son mektupta söylediği gibi “diğerinin ölümünden sonra yaşamak” zorunda kalmayacaklardır.

“Yakında 82 yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa 45 kilosun ve hala güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. 58 yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum” diye başlayan mektubu gözünüzde iki damla yaşla bitirirken, sevginin yüceliğine hayran olacaksınız.
ask-romani-sevgililer-gunu-hediyesiNe Güzel Bir Hiçlikti Aşk
Neslihan Acu / Epsilon Yayınları
Neslihan Acu, romanda uyumsuz bir adamla saplantılı bir genç kızın aykırı aşk hikayesini anlatıyor. Düzene başkaldırdığı için acımasızca cezalandırılanlardan biridir Tarık. İdeallerini ve masumiyetini yitirdiği noktada küçük sahtekarlıklara, çıkar ilişkilerine bırakır kendini. Derken Aysel çıkar ortaya.

Bir tarafta kendini tutkulu bir aşka sorgusuz sualsiz teslim eden kız, diğer tarafta onun bu bağlılığını karanlık dünyasının çıkarları için kullanmaktan hiç çekinmeyen erkek…

Aşk Köpekliktir
Ahmet Ümit / Doğan Kitap
Ahmet Ümit, “Aşk, imkansızı ümit etmektir”i anlatıyor kitabında. Bir taraftan da aşkın göz kamaştıran yanılsamasını, muhteşem bencilliğini, karanlık cesaretini, görkemli yıkıcılığını…

10 öyküden oluşan kitapta aşk, kimi zaman kanlı bir cinayet için kafi delil oluyor, kimi zaman bir mucize, kimi zaman çözümsüz bir problem, kimi zaman bir ütopya, çoğu zaman da köpeklik
Yeni Moda Aşklar
Ayşe Kilimci / Altın Kitaplar
Masalsı diliyle yoğurduğu öykülerinde birbirinden farklı kahramanlarına şaşırtıcı aşk tarifleri yaptıran Ayşe Kilimci, bir kahramanının ağzından “Aşk, komutanım, dellenmektir, arz ederim!” derken, bir diğerinden, “Anarşinin Allah’ı, kendine hükümsüzlük, amenna onursuzluk” diye tanımlıyor aşkı.
Farklı toplum kesitlerinden aşk fotoğraflarının yer aldığı bu kitaptaki öyküler, aşkın her halini anlatıyor.
Aynada Aşk Vardı
Duygu Asena / Doğan Kitap
Üç kuşak kadın; anneanne, kız, torun etrafında gelişiyor romanın konusu. Nilüfer, Berlin’de Hitler’i dinliyor; Nilgün, Ay’a inen astronotları izliyor; Nil, Sting konserinde. Üçü de aşık…

Aşkların kimi acılı, kimi gülünç, kimi mantıklı… Kimi zaman güldüren, kimi zaman kızdıran, kimi zaman hüzünlendiren taraflarıyla Duygu Asena, sizi romanın içine çekiyor.

Aşk
Elif Şafak / Doğan Kitap
Elif Şafak’ın çok satanlar listelerini aylarca meşgul eden ve halen listelerin başında yer alan kitabı, unutulmaz aşk romanları arasındaki yerini aldı bile.

Ella Rubinstain adlı Amerikalı bir ev kadınının A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmek üzere başladığı serüven, onu dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkarırken, bizi de okuyucu olarak Zahara’nın kitabından Mevlana ile Şems’in ilahi aşklarına götürüyor.

Burçların aşk rehberi

28 Ocak 2010 admin  
Kategori: Burçlar Astroloji

anlasan_burclar_burc_uyumu
Bir Koç”a mı aşıksınız?
Azimli ve biraz da dalkavuk olmanız gerekiyor. Koç”lar fark edilmeyi sever ve ona gösterdiğiniz ilgi ve sevginin tadını
çıkarmak ister.

Ben-merkez sayabileceğimiz bu kişi, her zaman kendinden bahseder. Kendi ayakları üstünde rahatça urabileceğinden,
sizden de bunu bekler. İlgi odağı olmaktan delicesine hoşlanan Koç”la birlikte mutlu bir hayat geçirebilmek için onu
kalbinizin tam ortasına oturtmanız gerekir. Aşkının peşinden koşan ve belli belirsiz değişen dengelerin adamıdır. Kolay olursanız onu er geç kaybedeceksiniz demektir. Şoför koltuğuna onun geçmesine izin vermeli ancak bindiğiniz
arabayı tamamiyle onun kontrolüne bırakmamalısınız. Her an kendinizi hatırlatmalı, varlığınızın gideceğiniz istikameti az da olsa değiştirmesini sağlamalısınız. Aksi taktirde onu kaybettiniz demektir. Ona belli ipuçları verip isteklerinizi kavramasını beklemenizse sizde hayalkırıklığı yaratacaktır. Kin gütmeyi beceremeyen, yaralarını kendi kendine tedavi etmekte başarılı olan Koç, dolaylı mesajları kesinlikle anlamaz. Ona direkt yaklaşın.

Bir Boğa”ya mı aşıksınız?

Onun hayatınızın aşkı olduğundan ve ona sadık kalabileceğinizden emin olmalısınız. Bu burç hareket ve denemelerin değil, tek bir insanla güvenli bir hayatın burcudur. Değişiklikten hiç hoşlanmaz ve onunla birlikte olmak için ona ayak uydurmak size kalır. Görünüşünüze gösterdiğiniz özeni ona vereceğiniz hediyelerle perçinlemelisiniz.

Bu evcil burcu elde etmek için göze aldığınız her şey ve verdiğiniz tüm emek kötü bir aşçıysanız boşunadır. Kalbinin
asıl anahtarı onun için pişirdiğiniz yemeklerde bulacağı lezzettir. Ona sorduğunuz herhangi bir sorunun noktasını ve
virgülünü tamamen kafasında oturtmadan size asla cevap vermeyecek, komplimanlarınızın altında gerçeklik
bulamayınca da omuz silkecektir.
Gözünüz korkmasın; morali bozulduğunda saklanabileceği bir omza sahipseniz gerisini berababerce halledersiniz zaten.

Bir İkizler”e mi aşıksınız?

2010 burç yorumları, 2010 burç falları

2010 burç yorumları, 2010 burç falları

Sadece kendiyle olabileceği, sadece kendine hesap vereceği, sizin asla girmeyeceğiniz ve bunu talep etmeyeceğiniz bir alanı olmak zorundadır İkizler”in. Bu burç insanının duyguları yerine düşüncelerini dinlediğini göz önüne alarak onu kendinize bağlayabilirsiniz ancak ne olursa olsun tamamen, her şeyiyle sizinle olmasını bekleyemezsiniz. Tam tersine ne kadar özgür olursa ilişkiniz için o kadar iyi olacaktır.

Görünüşünüzü sık sık değiştirişiniz, rutinden uzak bir yaşam vaadi ve gözlerinde gördüğünüz ufacık bir pırıltının ardından bir anda “Hadi kalk, bütün işlerini bırak, güneye gidiyoruz!”  deyişinizle onu kolayca kandırabilirsiniz.

Unutmayın ki ikizler ikiliklerin burcudur; kendinizi aynı bedene sahip iki bambaşka insanla birlikte gibi hissedebilirsiniz. Birinden birini daha çok sevmek gibi bir şansınız da olmayacaktır zira hangisinin ne zaman karşınıza çıkacağından emin olamadığınız gibi onda sevmeniz gerekenin bu belirsizlik ve çatışma olduğunu er geç anlarsınız. Gerekli sabrı diğer türlü göstermek mümkün olmayacaktır.

Bir Yengeç”e mi aşıksınız?

Kabuğundan çıkarılması gereken duygusal ve hassas bir ruha aşıksınız. Sessiz ve utangaç biriyle karşı karşıyasınız ve onun için vazgeçilmez olmanız göstereceğiniz peygamber sabrına, anlayışa ve onda oluşturacağınız güven duygusuna bağlıdır.
Bunu sağladığınızda hayatının her noktasında sizi ilk sıraya yerleştirecek ve karşılık olarak bunu sizden de bekleyecektir. Tutku onun için düşündüğünüzden, gösterdiğinden ve hatta  talep ettiğinden daha da önemlidir. Seksi iç çamaşırları ve saten çarşaflar onu kendi tahmininden bile fazla etkileyecektir. Onun mutluluğu için çok önemli bir rolünüz olduğunu aklınızdan çıkarmamalı ve isteklerinizi belirtmekte açık olmalısınız. Tabi onunkileri sormaktan da geri durmamanız gerekir.

Evcimendir ve dürüst olduğunuzda, birlikte ev işleri yapmayı bile eşsiz bir romintizme çevirecek, sizi kalesinin kralı / kraliçesi yapacaktır.

Bir Aslan”a mı aşıksınız?

Sırtını sıvazlamayı başardığınız ölçüde hayatınızı baştan sona renklendiren tutkulu bir aşıkla karşı karşıyasınız ancak sizin için yaptıklarını, anlamını sürekli farkında olmak ve onu motive etmek zorundasınız. Aslanlar bütün o heybetli, kendine güvenen, ortalığı titretecek görünümlerinin altında oldukça utangaçtırlar. Onaylanmaya ve takdire herkesten fazla ihtiyaç duyarlar.

Bir Aslan”la birlikte olabilmek için sürüden ayrılan, göze çarpan, beğenilen bir yönünüzün olması gerekir. O, ikinizin
yan yana göz kamaştırmasını ister, ışığı sizi sönük bırakmamalı veya sizin yanınıda gözden kaçırılmamalıdır. Kalbini bir kez kazandığınızda sadakat ilişkinize eşlik edecek demektir. Ondan çok şey bekleyebilirsiniz; onun hayatı eğlenceli ve ilginç kılmaya dair özel bir yeteneği vardır, canlılık ve dinamizm her an ona eşlik eder.

Bir Başak”a mı aşıksınız?

Onu detaylarla etkiler, çok çaba harcayarak keşfettiğiniz ve hareket etmek için biraz emir beklediği yönünü keşfedip
gerekli noktalarda müdahale ettiğinizde büyük bir zafer kazanırsınız.

En ufak ayrıntılara takılışı, baktığında mükemmeli görüşü yüzündendir. Sizde de aynı durum söz konusu olacaktır
mutlak. Eleştirilerinin sizin mükemmel halinizi görmesinden ve ufak tefek aksaklıkları sadece sizi düşündüğü için
düzeltmeye çalışmasından olduğunu bilemlisiniz.
Hayata entellektüel bir çerçeveden bakması duyguları anlamasına veya umursamasına engel değilir; ancak ona
hislerinizi uzun uzun oturup açıklamanız gerekebilir.

Bir Terazi”ye mi aşıksınız?

Ona ilgi gösterin ve destekleyin. Kısa süre sonra bir de bakarsınız hayatının en özel yönlerine kadar sizinle
paylaşması yetmezmiş gibi size kendini adamış sadık bir eş sahibi oluvermişsiniz. Sorun bu bağlılığı sadece size değil
etrafındaki herkese; ailesine, arkadaşlarına tanıdıklarına da göstermesidir.

Hep dengeli olmak isteyen ancak hep iki arada bir derede kalan biriyle birlikte olduğunuzu sakın aklınızdan çıkarmayın.
Yaptığı bir seçimden memnun değilseniz bunu seslendirmek yerine bekleyin, nasıl olsa bir de diğer seçeneği deneyecektir.

Sıradan her şeyi ondan uzak tutmalısınız, dolayısıyla ona bir buket karanfil göndermek yerine orkide veya zambak tercih etmelisiniz.

Onun zevkine güvenmeli, evi bir sürü tuhaf eşyayla doldurma fikrini sabırla karşılamalı ve yaratacağı güzellikleri görmeden asla tahayyül edemeyeceğinize inanmalısınız.

Bir Akrep”e mi aşıksınız?

Hareketlerinizi en ince ayrıntısına kadar çözebilen ve her değişimi fark eden Akrep”le birlikteliğinizde ilginiz ve
adanmışlığınız her zaman maksimumda olmalıdır. Sır saklayamazsınız, anında yakalar. Dürüstlüğünüzün size
fazlasıyla artı puan sağlayacağı bu ilişkide duygularınızı en ufak dalgalanmalara kadar ona hissettirmeniz onu mutlu
edecektir.

Sözcüklere ihtiyacınız yoktur her zaman, bakışlarınız ancak en çok dokunuşlarınızla ona kendinizi anlatırsınız. Fiziksel temas sizi pek açmıyorsa derhal kendinize yeni bir partner aramaya başlasanız iyi olur. Sadakat onun karşısında bir erden değil gereklliktir, aklınızdan çıkarmayın. İlişkideki ufak bir hatanızı dahi asla unutmayacaktır; affedebilir ancak unutmaz.

Karşılığında mümkün olduğunca az tökezleyen ve yaptığı yanlışları da asla unutmayan bir partner bulacaksınız. Onun
gücüne istediğiniz kadar hayran olun, asıl silahlarını hep gizlediğini aklınızdan çıkarmamalı, onunla yarışa girmek
yerine, kendinize başka alanlar seçmelisiniz.

Bir Yay burcuna mı aşıksınız?

Ona karşı dürüst olmalı ve bağımsızlığına saygı göstermelisiniz. Kendiyle baş başa kalmayı seven ve çok zor
bağlanan Yay”ı kıskanmamanız gerektiğini kafanıza kazıdıktan sonra her konudaki bilgi ve deneyiminin yanında oldukça keyifli muhabbetini paylaşmaya başlamalısınız.

Dağınık, düzensiz ve sürekli meşgul bir ruhla berabersiniz ancak onun yalandan nefret ettiğini ve asla söyleyemeyeceğini de göz önünde bulundurmalısınız. Bu da demek oluyor ki; sizinle beraberse sizinle beraberdir, değilse öyleymiş gibi yapamaz. Oradan oraya koşuşturup bulaştığı onca projede başarılı olmaya çalışırken desteğinize delicesine ihtiyaç duyar.
Hatta denilebilir ki; ne kadar çok görev alırsa sizden o kadar çok destek göreceğinden bu kadar maymun iştahlıdır!

Son derece dinamik, eğlenceli, kıpır kıpır bir ilişkiniz, sabahlara kadar muhabbet edebileceğiniz bir partneriniz var.

Bir Oğlak burcuna mı aşıksınız?

Tam bir işkolikle berabersiniz; ancak onu yanlış anlamayın. O size paranın satın alabileceği en güzel hediyeleri bulmak için bu kadar çalışıyor ve ihtiyacı olan sizin destek ve ilginiz. Her an onun aklındasınız, bunu size çoğunlukla gösteremeyecektir ancak hislerinize güvenin.

Kariyeri onun hayat damarı gibi ve en büyük rol de sırtını sıvazlayan partnerinin, ister kabul edin, ister etmeyin. Arada sırada size yönelttiği eleştirilerin dozunu bazen kaçırsa da son derece iyi niyetlie sarf edilmiş, sadece iyiliğinizi hedefleyen sözler bunlar. Esasında utangaç olduğunu siz zaten çoktan çözmüş olmalısınız ve ona eşlik etmeniz temel ihtiyaçlarından biri. Bir oğlakla beraberlik insandan çok şey götürebiliyor, kabul, ancak el ele verdiğinizde hedefiniz yıldızlardan aşağısı olmayacak ve biraz çabayla parıldamayı başaracaksınız.

Bir Kova burcuna mı aşıksınız?

Gördüğünüz görebileceğiniz en özgürlüğüne düşkün insanla karşı karşıyasınız. Bu konuda en ufak kıskançlık, sitem veya surat asılmasına gelemez. Belki size fazla mülayimce gelebilir ancak onun bu özelliğine saygı göstermeniz ilişkiniz adına yeterli olacaktır. O hayata bambaşka bir pencereden bakacak etrafındakileri tamamen farklı anlamlandıracaktır ve bu yönünün takdir edilmesine çok büyük ihtiyaç duyar.

O yaşamı güzelleştirmeye çalışıyordur çünkü çevresinin erişebileceği mükemmelliği görür ve bir şekilde mevcut durum konusunda kendini sorumlu hisseder. Sizinle konuşmalarında bulunduğu yerden çok daha yükseklerden dünyaya bakmakta, olayları kuş bakışı kavramakta ve sizinle ta oralardan tartışmaktadır. İnanılmaz derecede hoşgörülüdür ancak tahammül edemeyeceği bir olgu vardır; hoşgörüsüzlük.

Ayaklarının üstünde durmak ister ve sizden de bunu bekler. Eşit, adil ve ilginç bir ilişkiyse istediğiniz, tam yerindesiniz.

Bir Balık Burcuna mı aşıksınız?

İnsancıl, şefkatli ve nazik bir biçimde size her türlü hava koşulunda yanaşıp kendinizi güvende hissedebileceğiniz bir
liman sağlar.
Yolculuğunuza devam etme konusunda da her zaman onun desteğine güvenebilirsiniz. Küçük ama candan hediyeler onu mutlu edebilir, tüm maaşınızı bir gülümsemesine yatırmak zorunda kalmazsınız. Tam olarak içine kapanık olduğu söylenemez ancak siz deşmedikçe duygularından, bunalımlarından asla söz etmeyecektir ve ne yaparsanız yapın
anı kesesinde taşıyacağı üzüntüler, mutlulukları hep aşacaktır doya doya yaşayamaması yüzünden. Yalnız kalmak istediğinde şaşırmamalı ve altında bit yenikleri aramamalısınız, bu onun ruh sağlığı için gereklidir.

Kaba sözcükler ve yüksek ses tonlarından nefret eder, dünyasında her şey nazik olmalıdır, aksine tahammül edemez.
Onunla güzel bir bağ kurabildikten sonra ilişkinizin uzun soluklu ve oldukça güzel olacağından en ufak şüpheniz
olmasın.

Sonraki Sayfa »